KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2022
- Dosya no
- 2020/797
- Karar no
- 2022/444
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2019
- Numarası
- 2017/759 Esas - 2019/642 Karar
- Dava
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 07/04/2022
Karar Metni
1.438 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin ... markası ile uzun süreli araç kiralama işi yaptığını, ... plakalı dizel otomobiline davalı şirkete ait akaryakıt istasyonunda benzin konulması nedeniyle motorunun arızalandığını, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/12 D. iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda hasar tutarının 23.300,00 Tl. olarak tespit edildiğini, otomobilin yetkili serviste 21.324,08 TL bedel ile onarıldığını, otomobilin 7 gün serviste kaldığı ve 3.325,00 TL kira kaybı ile toplam zararın 24.649,08 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.649,08 TL zararın ... A.Ş'den hasar tarihinden davalı sigorta şirketin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... AŞ vekili, davanın davalıların ikametgâhlarının bulunduğu veya olayın vukuu bulduğu yer bakımından yetkili olan İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacının müvekkilinden hizmet almadığını, müvekkilinin bayiinden akaryakıt satın aldığını, müvekkiline husumet düşmediğini, değişik iş dosyasında gıyaplarında alınan raporun kabul edilmediğini, parça değişimi ve/veya onarım yapılmasının zaruri olup olmadığının araştırılmadığını, meydana gelen hadisede davacı araç sürücüsünün, de kusurunun olduğunu, kâr mahrumiyeti talebinin ispata muhtaç olduğunu, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığının belli olmadığını, davacının faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, dava dışı bayiinin mali mesuliyet teminatı kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olduğu üst limit 220.000 TL olup, ayrıca her bir hasarda en az 100 USD olmak üzere %10 muafiyet olduğunu, davacının tek taraflı yaptırdığı tespitin kabul edilmediğini, araçtaki hasarın yanlış yakıt konulmaya bağlı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, kusur ve zararı bilirkişinin belirleyebileceğini, temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait ... plaka sayılı araç davalı şirkete ait akaryakıt istasyonundan 16.01.2017 tarihinde akaryakıt alındığı, petrol istasyonunda çalışan pompa görevlisinin aracı " motorin" yerine benzin koyduğu, ... plakalı otomobilin üzerinde dizel olduğunu belirten CDI yazısı ile akaryakıt kapağının içinde dizel olduğunu belirten yazı bulunduğu dikkate alındığında pompacının asli ve %100 kusurlu olduğu,
dizel ile benzinin yanma teknolojileri, ısıl güçleri ve genleşme kat sayıları farklı olduğu için silindir, pompa, piston, enjektör benzeri yakıt ile temas eden ve yüksek sıcaklık, yüksek basınç, yüksek hız altında çalışan parçaların hasar göreceği ve değiştirilmesi gerektiği, davacının hasar bedeli yönünden talebiyle bağlı kalınarak 21.324,08 TL ve kira kaybı 910,00 TL olmak üzere toplam zararının 22.234,08 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluk limiti dahilinde dava tarihinden itibaren, davalı ...
A.Ş. yönünden ise hasar tarihinden itibaren avans faizinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 21.324,08 TL hasar bedeli, 910,00 TL kira kaybı olmak üzere 22.234,08 TL'nin davalı ... sigorta A.Ş.nin 20.010,68 TL sorumluluk sınırı gözetilerek davalı ... Sigorta AŞ. yönünden dava tarihinden itibaren; diğer davalı ...
A.Ş. yönünden 16/01/2017 hasar tarihinden itibaren değişen ve değişecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; yetki ve husumet itirazlarının karşılanmadığını, aracına yakıt alan davacının hangi yakıt aldığını bilmesi gerektiğini, meydana gelen hadisede kusurunun bulunduğunu, hasarlanan enjektör ve pompanın tamir imkânı olup olmadığının araştırılmadığını, aracın tamirde kaldığı 7 günlük süre boyunca, yeni bir aracın günlük kirası üzerinden, kâr mahrumiyetine uğradığından bahisle bunun da ödenmesinin istendiğini, ancak aracın tamirat süresinin 7 gün alıp almayacağı hususu netleştirilmediği gibi ayrıca ikame aracın, hasarlı araçla emsal nitelikte bir araç olup olmadığı da meçhul olduğunu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda, servis faturasındaki rakamların doğru olup olmadığı yolunda bir inceleme yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, motorin (dizel) akaryakıt yerine yanlışlıkla benzin satışı nedeniyle araçta meydana gelen hasarın ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunuluştur. HMK 355.
Maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni nedenleri ile sınırlı olarak kararın istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı, maliki olduğu ... plakalı araca motorin (dizel) akaryakıt yerine yanlışlıkla benzin satışı yapıldığını, araçta hasar meydana geldiğini, aracın yetkili serviste onarıldığını, ödenen onarım bedeli ile aracın servisteyken kaldığı süre için kira kaybını davalılardan tahsilini istemiş, davalı dağıtım şirketi, sorumluluğun bayiide olup, davalı dağıtım şirketine husumet tevcih edilemeyeceğini, zararın da ispata muhtaç olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Somut olayda, davacı şirket tarafından, maliki olduğu ... plakalı aracına 16.01.2017 tarihinde davalı dağıtım şirketinin akaryakıt bayii olan dava dışı ... Ltd Şti’nden akaryakıt satın aldığı, dizel akaryakıtla çalışan araca mazot yerine benzin doldurulduğu ihtilafsızdır. Dava dışı bayii ... Ltd Şti ile davalı dağıtım şirketi ... AŞ arasındaki bayilik sözleşmesi ilişkisi kapsamında, dava dışı bayii, dağıtıcı ...
A.Ş.'den almış olduğu akaryakıt ve türevlerinin kendisine ait petrol istasyonunda kendi nam ve hesabına satmaktadır. Başka bir ifadeyle dava dışı bayii tarafından satılan ürünlere ilişkin olarak nihai tüketicilerle kendi nam ve hesabına satım sözleşmesi yapılmakta olup, ürün satışına ilişkin sözleşmeler davalı dağıtıcı ... AŞ nam ve hesabına yapılmamaktadır.
Satım sözleşmesi sözleşmenin taraflarına hak ve yükümlülükler yüklemekte olup, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilerin sözleşmeden kaynaklı zararlardan kural olarak sorumlu kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Diğer yandan dava dışı bayii tarafından satılan akaryakıt ürününde her hangi bir ayıp bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir.
Araçtaki hasarın akaryakıtın ayıplı olmasından kaynaklanmadığı, dava dışı bayiinin çalışanı tarafından motorin yerine benzin konulması nedeniyle hasarın oluştuğu açıktır. Bayilik sözleşmesi gereğince dağıtıcının ürünün kalitesiyle ilgili denetim ve sorumluluğu bulunmakla birlikte, dağıtıcının iş yeri organizasyonu ve özellikle bayinin çalışanlarının haksız fiil niteliğindeki eylemlerinden dağıtıcının sorumlu tutulması mümkün değildir. Davalı ...
AŞ'nin, davacıya akaryakıt satışına ilişkin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle, satım sözleşmesinden doğan bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, bu davalının haksız fiil sorumluluğunu gerektirecek bir davranışının bulunduğu da kanıtlanmadığına göre, davalı dağıtım firmasının eldeki davada pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle dağıtım şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/797, K. 2022/444, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama