KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/14
- Karar no
- 2024/378
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2020
- Numarası
- 2019/795 Esas - 2020/220 Karar
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 12/03/2024
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı adına faturalar düzenlendiğini, davalının bir kısım ödemeleri gecikmeli olarak yaptığını, bu kapsamda geç ödenen fatura tutarlarının faizinin ödenmesinin gerektiğini, anılan nedenlerle cari hesap alacak bakiyesi, faiz alacağı, eksik ödeme ve ödenmeyen tutarlar için şimdilik 500 TL'nin avans faizi ile ödenmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilin iddiası olan anlaşma bulunduğunu iddiasına açıklık getirmesi gerektiğini, davacının müvekkil adına düzenlediği tüm faturaların ödendiğini, müvekkilin temerrüde düşürülmeden faiz İstenemeyeceğinİ, davacı taleplerinin dayanağı olmadığını, davacının iddialarını ispat edemediğini, zira hangi faturaların Ödenmediğini açıkça belirtmediğini, cari hesap ekstresi sunmadığını, anılan bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"...taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunun taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, taraflar arası ticari ilişkinin varlığının davalı taraf ticari defterleri ile de sabit olduğu, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığı,
bu haliyle ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil teşkil edeceği, buna karşılık davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil edeceği, davalı taraf ticari defterlerinde davacı tarafla ilgili olarak dava tarihi itibariyle herhangi bir borç kaydının bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf taraflar arasında sözleşme akdedildiğini iddia etmişse de dosyaya ibraz edilen sözleşme suretinin altında davalı tarafın imzasının bulunmadığı,
bu nedenle sözleşme hükümlerinin davalı tarafı bağlamayacağı, bununla birlikte davacı tarafın hangi faturaların geç ödendiğine ilişkin iddialarını somutlaştıramadığı gibi ödenmediğini ya da geç ödendiğini iddia ettiği faturalara ilişkin alacak kalemleri bakımından davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair de dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, bu haliyle, davacı tarafça dava konusu iddiaların ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verdiğini, Bilirkişi raporunda müvekkilinin defterlerinde bir kısım eksikliklerden bahsetmiştir ki böyle bir eksiklik bulunmadığını, bilirkişinin dosyadaki tüm delilleri eksiksiz incelemesi ve raporunu buna göre düzenlemesi gerektiğini, ortada kesilmiş faturalar ve ödenmemiş bedeller bulunduğunu, davalının ve müvekkili banka kayıtlarının ve fatuların incelendiğinde ortaya çıkacağını, davalı firma ile müvekkili arasında yapılan anlaşma gereği müvekkilinin davalı kuruma taşıma hizmeti verdiğini,
müvekkilinin vermiş olduğu taşıma hizmeti karşılığında fatura kesilmekte ve söz konusu tutarın ise banka yolu ile müvekkiline ödenmek üzere anlaşıldığını, müvekkilinin verdiği hizmetlerin karşılığı olan tutarların çoğu zaman geç tahsil etmesinden dolayı bu durumun müvekkilin zararına yol açtığını, söz konusu geç tahsilat nedeniyle, gerek cari hesapta yer alan gerekse faturada yer alan tutarların işlemiş faizinin davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, karşı tarafın geç ödemenin yanında, verilen taşıma hizmetlerinin karşılığını da çoğu zaman eksik ödediğini veya hiç ödeme yapmadığını,
verilen taşıma hizmeti karşılığı geç yapılan ödeme, eksik yapılan ödeme ve hiç ödememe durumları gerek müvekkilinin kayıtlarında yapılacak inceleme neticesi gerekse davalı firma bünyesindeki kayıtlarda yapılacak olan incelemeler neticesi açıkça ortaya çıkacakken bu incelemelerin gerektiği gibi yapılmamasının hatalı bir bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasına neden olduğunu, açıklanan nedenlerle, eksik yapılan inceleme ve hatalı bilirkişi raporu ve değerlendirmelerle hukuka aykırı olarak davanın reddine karar veren Mahkeme kararının istinaf taleplerinin kabul edilerek kaldırılması/bozulması,
usulüne ve olaya uygun olarak yapılan inceleme neticesi davanın talepleri doğrultusunda kabulü ile karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma ilişkisine dayalı cari hesap ve faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının davalıdan talep edebileceği cari hesap ve geç ödemeden kaynaklanan alacağının olup olmadığı noktasındadır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3.
Maddelerine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117/1. Maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre ise borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur. Taraflar arasında vadeye ilişkin bir sözleşme bulunmadığı takdirde TBK'nın 117. maddesi uyarınca borçlunun temerrüde düşürülmesi için usulüne uygun şekilde keşide edilen ihtarname bulunması gerekir.
Fatura üzerinde vadeye ilişkin bir kayıt bulunması borçlunun temerrüdü için yeterli değildir. Ayrıca ihtarname gönderilmesi gerekir.
Somut olayda bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davacının 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 30.09.2018 tarihinden sonraki ticari hareketlerin deftere yazdırılmadığı, bilanço kapanış kayıtlarının yapılmadığı, davalı şirketin ise ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının tanzim ettiği faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı adına düzenlenen faturalarda ödeme vadesinin belirtilmediği, davacının davalı adına tanzim ettiği irsaliyeli faturaya konu ürünlerin ... isimli şahsa teslim edildiği,
faturaların teslim alan kısmında bir imza bulunduğu fakat ürünlerin kim tarafından teslim alındığının belli olmadığı, 1.004,89 TL tutarlı faturaya konu ürünlerin ise teslim alan kısmının boş olduğunun görüldüğü, faturalarda imzası bulunan ...isimli şahsın davalı ile olan bağının tespit edilemediği, taraflar arasındaki ticaretin son bulduğu 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı defterlerine göre davacının borç ve alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.
Kural olarak taşıma sözleşmesi şekle tabi olmasa da ispat bakımından yazılı olması gerekir. Somut olayda taşıma hizmetine ilişkin taraflar arasında temerrüt halini de düzenleyen yazılı bir sözleşme, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü gösteren herhangi bir ihtarname bulunmamaktadır.
Öte yandan davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, usulüne uygun tutulan davalı defterlerinde davacının alacaklı olmadığı, cari hesap ve faiz alacağı yönünden ispat yükü kendisine düşen davacının kesin delili bulunmadığı gözetildiğinde davacı, davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamamıştır.
Taraflar arasında ödemelerin banka kanalıyla yapılacağına dair bir sözleşme veya kararlaştırma olduğu davacı tarafça ispatlanmadığından davacının banka kayıtlarının incelenmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/14, K. 2024/378, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama