KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2021/1400
- Karar no
- 2025/33
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2020
- Numarası
- 2018/364 Esas - 2020/488 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
1.432 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili bankanın ... Şubesi ile borçlu ... arasında imzalanan kredi sözleşmesine müsteniden borçluya kredi kullandırıldığını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine, müvekkili banka tarafından borçlulara Beşiktaş ...
Noterliğinin 08/06/2016 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2843 sayılı D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep edildiğini, taleplerinin kabulü ile borçluların menkul, gayrimenkul, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borç miktarı ile sınırlı olarak ihtiyaten haczine karar verildiğini, ... sayılı dosyası ile borçlu hakkında haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini belirterek,
fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili banka alacağının takip talebinde yazılı faiz ve fer'ileriyle birlikte tahsilini teminen, davalıların itirazının reddi ile ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçluların haksız itirazı nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı tarfa usulüne uygun bir şekilde kat edilmiş herhangi bir borçlarının bulunmadığını, hesabın usulüne uygun bir şekilde kat edilip müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini, kat edilmemiş bir borçtan dolayı müvekkillerinden faiz istenmesinin hukuken mümkün olmadığını, başlatılan icra takibinde hesap hatası yapıldığını, farklı kredilere ilişkin alacakların tamamı toplanmak suretiyle icra takibi başlatıldığını,
davacının müvekkillerinin temerrüde düşürülmeden başlatmış olduğu icra takibine karşı müvekkillerinin yaptığı itirazın iptali için açılan davada %20 kötü niyet tazminatı istemesinin de hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tarafların tüm delilleri celp olunarak konunun teknik uzmanlık gerektirir bir alan olması nedeni ile bankacı bilirkişiden bir kök ve bir ek rapor alınmış olup raporlar kapsamında yapılan inceleme neticesinde dosyadaki ihtilafı çözmeye elverişli somut ve doğru hesaplamalar ihtiva eden raporlardaki görüşe iştirak edilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Öyle ki temerrüt tarihleri ve ihtarnamelerin tebliğ adresleri göz önünde bulundurulduğunda davacı bankanın davalılardan toplamda 42.408,39 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği, takip talebinde akdi faiz ve temerrüt faizi ayrı ayrı kalemlerde istenmemesi nedeni ile taleple bağlı kalınarak işlemiş faiz adı altında 4.650,78 TL ve BSMV olarak ise 232,54 TL nin de talebinde bulunulabileceği ve bu belirtilen miktarlarda davalıların müteselsilen sorumlu olacağı görülmüş ve rapor bu itibarla hükme esas alınmıştır.
İzah olunan gerekçeler ile davacının davasının kısmen sübut bulduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyasında; davalıların 42.408,39 TL asıl alacak 4.650,78 TL işlemiş faiz 232,74 TL BSMW olmak üzere toplam 47.291,71 TL'ye yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca dava konusu alacağın likit niteliği gözetilerek davacı lehine hükmedilen alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemenin iş bu kararda belirttiği üzere yapılan bilirkişi incelemesine karşı itirazlarını ve beyanlarını dikkate almayarak eksik inceleme yaptığını, bilirkişi raporunda değerlendirme bölümünde açıkça müvekkilinin tüm talep ve alacağında haklı olduğu ve alacağını talep hakkı bulunduğu beyan ederek mükerrer faiz hesaplanması veya hatalı değerlendirme yapıldığı kanaatiyle 4.424,70 TL'lik kısmi talebin yerinde olmadığı şeklinde beyanda bulunulurken takip talebinde talep edilen miktardan 4.424,70 TL eksik olarak hesaplama yapıldığını,
müvekkili bankaca borçlulara gönderilen ihtarname yasa ve usule uygun olup, borçluların bu ihtarnamenin kendilerine tebliği ile temerrüde düştüklerini ve müvekkili bankanın temerrüt faizi talep hakkı doğduğunu, davalı borçluların borçlu oldukları ve bankaca uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranlarının yasaya uygun olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini beyanla yerel mahkemenin 2018/364 Esas sayılı dosyada vermiş olduğu kısmen kabule ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesi ile haklı davanın kabulüne,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, reddedilen kısım yönünden davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı banka ile davalı ... arasında 18.11.2013 tarihli 60.000 TL tutarlı kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesi kapsamında davalıya 02.07.2015 tarihinde 19.000 TL, 16.10.2015 tarihinde 20.000 TL, 09.02.2016 tarihinde 10.000 TL, 09.03.2016 tarihinde 17.000 TL tutarında ticari kredi kullandırıldığı anlaşılmıştır.Davalılar ... ve ...'in 18.11.2013 tarihinde 50.000 TL tutarlı kefalet sözleşmesi imzaladıkları, imzalanan sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583.maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır" ve TBK'nın 584/1 ve 2.maddelerinde "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." düzenlemelerine uygun olduğu görülmüştür.Davacı banka tarafından davalılara gönderilen Beşiktaş ...
Noterliği'nin 08.06.2016 tarihli ve ...
Yevmiye nolu ihtarname ile kredi hesabı kat edilerek kredi alacağının ödenmesi ihtar olunmuş, kat ihtarı davalı ... ve müteselsil kefil ...'e 10.06.2016 tarihinde, davalı müteselsil kefil ...'e 13.06.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, 1 günlük süre dikkate alındığında davalılar ... ve ...'in 14.06.2016 tarihinde, davalı ...'in 15.06.2016 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalılar hakkında başlatılan... sayılı takip dosyasında 50.167,74 TL asıl alacak, 4.650,78 TL işlemiş faiz, 232,54 TL BSMV olmak üzere toplam 55.051,06 TL alacağın tahsili için 26.08.2016 tarihinde ilamsız takip başlatılmış,
itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı bankanın kat tarihi olan 07.06.2016 tarihinde 43.875,01 TL olarak talep ettiği faizli alacak tutarını 26.08.2016 takip tarihinde 50.167,74 TL olarak talep etmesi nedeniyle mükerrer faiz hesapladığı, takip tarihi itibariyle davacı bankanın 42.408,39 TL ana para, 7.826,65 TL akdi ve temerrüt faizi ve 391,32 TL BSMV olmak üzere toplam 50.626,36 TL alacaklı olduğu,
görevsiz mahkemece alınan 22.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 50.919,26 TL alacak tutarı ile oluşan farklılığın ... No.lu kredinin akdi faiz oranı yıllık % 13.68 olması gerekirken % 17.04 olarak dikkate alınması ve ihtiyaç/tüketici kredileri için uygulanması gereken %15 KKDF'nin kurumsal-ticari krediler için uygulanmasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Ek bilirkişi raporunda ise davalı ...'in temerrüt tarihinin düzeltilmesi neticesinde davacı bankanın davalı ...'den 42.408,39 TL ana para, 6.106,78 TL temerrüt faizi ve 388,06 TL BSMV olmak üzere toplam 50.557,81 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 21.09.2004 tarih 2004/488 - 8998 E.K.
Sayılı kararında da belirtildiği gibi kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarı bulunması gerekir.
Ancak somut olayda mahkemece kat ihtarındaki faizden arındırılmış ana para üzerinden akdi faiz ve temerrüt faizi hesabı yapılmak suretiyle tespit edilen alacak miktarına karar verilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınmadan hazırlandığından denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir.Mahkemece, konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma ve örnek alma yetkisi verilerek icra takibine konu kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip,
bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunması suretiyle ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1400, K. 2025/33, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama