İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1940 K.2025/640

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/1940Karar2025/640Tarih8 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.151 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Mayıs 2025
Dosya no
2021/1940
Karar no
2025/640
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/06/2021
Numarası
2018/652 Esas - 2021/440 Karar
Dava
İtirazın İptali (Tedarik Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
08/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.151 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı müvekkili şirketin Davalı borçlu şirket ile arasında, Davalının müvekkili şirketten satın alıp mağazalarında, sanal alış veriş siteleri veya elektronik ortamda pazarlayacağı ürünlerin ticari şartları hakkında "Tedarikçi Satın Alma Esas Sözleşmesi" düzenlendiğini bu kapsamda müvekkili şirket tarafından farklı tarihlerde davalı borçlu şirkete sözleşme uyarınca ürün tedariki sağlandığı ve bunlara ilişkin olarak faturalar tanzim edildiğini müvekkili şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri zamanında ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı şirketin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği,

08.11.2018 takip tarihinde cari hesap bakiyesi tutarı olan 174.596,03 TL. alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Md. ... E. Sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığı ve borçlunun alacağın 69.359,00 TL.'lik kısmını kabul ederek fer'ileri ile birlikte icra dosyasına ödendiği ancak bakiye 105.237,03 TL'lik kısmına itiraz ettiğini,

borçlu şirketin İcra takibine itirazında taraflar arasında akdedilen 15.05.2018 tarihli "Satın Alma Sözleşmesine" göre "Satış Devir Hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan ürünleri iade etme hakkı olduğunu" ve bunları müvekkili şirket tarafından iade alınmasını istediklerini ifade etmiş olsa da Davalının bu iddiasının gerçek dışı olduğunu zira Davalı şirket tarafından Müvekkili şirkete yönelik herhangi bir ayıp ihbarı veya süresinde iade talebi yapılmadığını bunun da kötü niyetin bir göstergesi olduğunu;

kaldı ki sözleşmenin 3.2 maddesi uyarınca Davalı Şirketin ürün teslimatından itibaren 30 günlük gözden geçirme süresi bulunmakta olup bu süre zarfında müvekkili şirkete herhangi bir ayıp/iade bildiriminde bulunulmadığı gibi muhtelif tarihlerde teslimatı yapılan ürünleri satım tarihi üzerinden de en az 90 gün geçmiş olduğu olduğunun bu itibar ile borçlunun itirazlarının mesnedi bulunmadığını" belirterek borçlunun kısmı itirazının iptali ile takibin talep gibi bakiye alacak yönünden aynen devamına,

haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı borçlu hakkında dava konusu bedelin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama gideri vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı şirkete dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu görülmekle Davalı vekili 04.04.2019 günlü delil listesi ekli cevap dilekçesinden Davacı şirket ile müvekkili arasında 1994 yılından itibaren Ticari ilişki sürdüğünü, taraflar arasında en son aktedilen 15.05.2018 tarihli Sözleşmenin 3.27 maddesine göre müvekkili şirketin bilgilendirilmesi doğrultusunda, satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan ürünlerin muhatap tarafından iade alınması gerektiği ve yine aynı sözleşmenin 3.28 maddesinde 30 gün süre içerisinde alınmayan ürünlerin müvekkili şirkete geçeceği kararlaştırıldığını,

müvekkili şirketin elinde alacaklıya ait satılmayan ürünleri bulunup Beşiktaş ... Noterliğinin 19.11.2018 gün ... Y. Nolu ihtarnamesi İle KDV Dahil 76.856 TL. tutarında ihtarname ekinde tablolarda/listelerde yer alan ürünlerin 30 gün içinde iade alınması istendiği ayrıca 69.359 TL. tutarında icra dosyasına masraf ve vekalet ücreti ile ödendiği müvekkili şirketin bunun dışında başkaca borcu bulunmadığından usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır.

Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler.

Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur.

Davalının cevap dilekçesindeki savunmasına göre taraflar arasında ticari ilişki 1994 yılında başlamış olup cari hesap ilişkisi bulunduğu davacının davalıya teslim ettiği emtialar içerisinde sözleşme hükümlerine göre mal iadesi yaptığı takip tarihine kadar taraflar arasında bu konuda herhangi bir ihtilaf olmadığı anlaşılmıştır. Bu konu tarafların cevap ve cevaba cevap dilekçelerinden bu husus açıkça anlaşılmaktadır. İcra takibinden sonra davalı ...

Yatırım A.Ş. tarafından 26/11/2018 tarihli '' Mutabakat Mektubu''başlıklı olan ve davalı ... A.ş. Kayıtlarından çıkarılmış ve dosyaya konulmuş belge de davalı ... A.Ş. 31/10/2018 tarihi itibari ile cari hesap kayıtlarına göre davacı ... A.Ş.'ye 173.776,86 TL borçlu olduğunu kabul etmektedir. Mutabakat mektubu altında ... A.Ş. İmzalı ve kaşeli olarak ''Mutabık Değiliz'' diyerek davalının borcunu 174.424,22 TL olduğu belirtilmiştir.

Taraf şirketler arasındaki bakiye hesaplar birbirini tutmadığı ve farkın ne husustan kaynaklandığı da davacı tarafından somut olarak ispat edilemediğinden davalı ticari defterlerindeki kayıtlar dikkate alınarak ve gene davalı şirket tarafından düzenlendiği belirtilen 26.11.2018 tarihli mutabakat metninin davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre usulüne uygun çift imza ile imzalı olmadığı ve dolayısıyla bağlayıcı olamayacağı,

davacıya ait satılmayan ve iadeye tabi ürünlerin davacı tarafça iade alınmasına yönelik davalı tarafından ihtarname keşide edildiği ancak malların davacı tarafından süresi içerisinde teslim alınmadığı ve dolayısıyla taraflar arasındaki imzalanan sözleşme nin 3.28.

Maddesi uyarınca ürünlerin mülkiyetinin davalı şirkete geçtiği takip tarihi 08.11.2018 tarihi itibarıyla davalı şirketin bakiye borcunun 162.355,42 TL olduğu icra dosyasına yapılan 69.359,00 TL ödemenin düşümü yapıldığında 92.996,42 TL borcun geriye kaldığı iade edilemeyen ve davalı mülkiyetine geçen ürün bedellerinin de 76.856,00 TL olduğu ve kalan bakiye borçtan mahsubunun yapılması gerektiği sonucuna varılarak hükme esas alınan bilirkişi raporu,

dosyadaki fatura ve sözleşmeler ile tüm belgeler göz önüne alındığında davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle 16.140,42 TL asıl alacaklı olduğu bu nedenle yapılan icra takibine konu olabilecek alacak miktarının Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve rapor yerinde görülmekle, Davanın KABULÜNE karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Somut olay bakımından da alacağın likit ve borçlu tarafından belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne;" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin sözleşme kapsamında üstlenmiş olduğu yükümlülükleri zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davalı şirketin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı borçlu şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından icra takibine kısmi itiraz edildiğini ve alacağın 69.359,00 TL'lik kısmının kabul edilerek,

ferileriyle birlikte icra dosyasına ödendiğini, ancak bakiye 105.237,03-TL'lik kısma itiraz edildiğini, davacı şirket tarafından ürünlerin tam ve zamanında davalı şirkete teslim edildiğini, icra takibi açılıp ödeme emri davalı şirkete tebliğ edilene kadar da davalı şirket tarafından davacı şirkete yönelik herhangi bir ayıp ihbarı veya süresinde iade talebinin de bildirilmediğini, davalı şirketin bu süreçte davacı şirkete herhangi bir iade talebinde bulunmayarak hakkında icra takibi başlatılıp ödeme emri tebliğ edildikten sonra iade talebinde bulunmasının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, kök raporda,

davalı tarafın kendi ticari kayıtlarında takip tarihi (08.11.2018) itibariyle davacı ... firmasına 162.355,42 TL borcu yer aldığının tespit edildiğini, ayrıca 31.10.2018 tarihli mutabakat mektubunda davalı-borçlu tarafından 173.776,86-TL borçlu olduğunun davacı firmaya bildirildiğini, dolayısıyla davalı tarafın icra takibinden önce ikrar ettiği borcunu, aleyhinde yasal yollara başvurulması sonucunda (ki mutabakat mektubu ve davalının itirazı arasında sadece 18 gün vardır) inkar etmesinin hukuken kabul edilemez olduğunu,

davalı borçlu şirket iadeye tabi olduğunu iddia ettiği ürünlerin satış devir hızlarının gerçekten de istenilen seviyeye ulaşmadığına dair herhangi bir delil de sunamadığını, İlk derece mahkemesince bu hususun araştırılmadığını ve davalı borçlu şirketin soyut iddialarının hükme esas alındığını, hakkını açıkça kötüye kullanan davalı borçlu şirketin soyut iddiaları nazara alınarak oluşturulmuş olan ilk derece mahkemesi kararının kısmen redde ilişkin bölümünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tedarik sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde sözleşmenin 3.27 maddesi kapsamında davacıya iadesi gereken mal bedelinin, davacı açık hesap alacağından düşülmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında, İstanbul ...

İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile "Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 174.596,03 TL tutarlı cari hesap bakiyesi" borcun sebebi gösterilerek 174.596,03 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun alacağın 69.359,00 TL lik kısmını kabul ettiği, bakiye 105.237,03 TL yönünden borca itiraz ettiği, kabul ettiği kısmı ferileriyle icra dosyasına ödediği, bakiye kısım yönünden takibin durduğu ve eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.

Davalı taraf borca itiraz ve cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmenin 3.27 ve 3.28 maddeleri gereği davacıya iadesi gereken 76.856 TL tutarındaki malların; davalı tarafa iade alınması için gönderilen ihtara rağmen iade alınmadığını, sözleşme gereği bu malların mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, bu tutarın düşülmesi gerektiğini savunmuştur.

Taraflar arasında 1994 yılından itibaren Ticari ilişki bulunduğu , bu süreçte değişik tarihlerde Tedarikçi satınalma sözleşmeleri imzalandığı, taraflar arasında en son aktedilen 15.05.2018 tarihli Sözleşmenin 3.27 maddesinin; "... satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmayan ürünleri veya mevsimsel ürünleri satıcıya(e-porta, faks, ihtar vb.) bilgilendirip, nakliye bedelleri de satıcıya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini satıcının piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahiptir.

Satıcı bu hususu kabul eve taahhüt eder. Ayrıca ... satıcı'dan gelen sipariş fazlası ürünleri bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satıcı'ya iade etme hakkına sahiptir. 3,28 maddesinin; satıcı bu sözleşmenin herhangi bir maddesine ve/veya mevzuata uygun olmaması nedeniyle ... tarafından iade alınması bildirilen ürünleri satıcı kondisyon özet tablosunda belirtilen sürede veya en geç 30 (otuz) gün içinde bulundukları mağazalar veya depolardan iade almakla yükümlüdür.

Ürünler belirtilen sürede satıcı tarafından iade alınmadığı taktirde ... her türlü nakliye gideri ücreti, masrafı ve nakliye sırasında meydana gelebilecek her türlü hasarı satıcıya ait olmak üzere ürünü iade edebilir veya belirtilen sürede teslim alınmayan ürünlerin mülkiyeti ...'e geçer" düzenlemesini içerdiği, davalı tarafça davacıya Beşiktaş ... Noterliği'nin 19/11/2018 tarihli ihtarı ile sözleşmenin 3.27 ve 3.28.

Maddeleri gereği "devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan ürünlerin " 30 gün içinde iade alınması, iade alınmayan ürünlerin mülkiyetinin ...'e geçeceği bu kapsamda KDV dahil 76.850 TL tutarındaki ürünlerin davalı şirkete ait listede belirtilen mağazalardan alınması ihtar edildiği, ihtarnamenin ekine iade alınması talep edilen ürün listesi eklendiği ve davacı tarafa tebliğ edildiği, ancak davacı tarafın malları iade almadığı anlaşılmaktadır.

Dosyaya toplanan deliller ve taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup kendi lehlerine delil olma niteliğine sahip olduğu, 2018 yılına devir rakamlarında taraflar arasındaki 647,36 TL'lik farkın daha önceki inceleme yapılmayan yıllardan kaynaklandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. Maddesine göre davalı ...'in defterlerinin HMK 193 uyarınca geçerli bağlayıcı ve kesin delil olacağının düzenlendiği, dolayısıyla bahsi geçen bu fark konusunda davalı ticari defterlerinin esas alınması gerektiği, bu fark dışında tarafların ticari defterleri arasında 31/10/2018 tarihi itibari ile 173.776,86 TL'lik alacak/borç bakiyesi ile mutabakatın bulunduğu anlaşılmaktadır.

Kök bilirkişi raporuna eklenen 26/11/2018 tarihli mutabakat mektubunda davalı taraf 173.776,86 TL alacağı olduğunu, "bu miktar tahakkuk eden ödenebilir alacağınızı ifade etmemektedir. Tahakkuk eden ödenebilir alacağınız sözleşmenizin türüne göre (vadeli, sat-öde, konsinye ve toplu alım) ayrıca hesaplanacaktır" kaydının bulunduğu, davacı tarafça mutabık değiliz şerhi altında 174.424,22 TL kaydının bulunduğu görülmektedir.

Taraf ticari defterlerinde yapılan incelemede birbirine uyumlu olarak 31/10/2018 ile takip tarihi olan 08/11/2018 tarihleri arasında 1.421,44 TL emtia iadesi yapıldığı, ayrıca 07/11/2018 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu suretle toplam 11.421,44 TL'nin davacı alacağından düşülmesi gerektiği, buna göre takip tarihi itibari ile davalı kayıtları esas alınarak davacıya borcun 162.355,42 TL olması gerektiği, bu miktardan sözleşmenin 3.27 ve 3.28 maddesi gereği iadesi gereken mal bedeli olan 76.856,00 TL'nin düşülmesi ile davacı alacağının 85.499,42 TL kaldığı,

davalı tarafça alacak miktarının 69.359,00 TL'lik kısmının kabul edilerek ödendiği anlaşılmakla, itirazın 16.140,42 TL'lik kısmına yapılan itirazın haksız olduğu, bakiye yönünden yapılan itirazın ise sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne dair verilen kararında bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.312,51 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 697,11 TL istinaf karar harcının davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.08/05/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1940, K. 2025/640, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1940
Karar No
2025/640
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1944 K.2025/699
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1947 K.2025/720
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1948 K.2025/746
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1950 K.2025/826
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1955 K.2025/712
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1955 K.2025/739

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.