İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2092 K.2024/449

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/2092Karar2024/449Tarih26 Mart 2024Okuma10 dk · 1.940 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Mart 2024
Dosya no
2021/2092
Karar no
2024/449
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/09/2021
Numarası
2018/573 Esas - 2021/848 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
26/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.940 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ticari ilişkisi olduğu, ayakkabı üreticisi olan davalı şirketten bakiye 113.834.91 TL alacağının olduğunu, bu alacağın tahsili için Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve %20 inkar tazminatına mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddialarının dayanağının olmadığını, müvekkiline yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %20 tazminata mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...İİK’nın 67/2. maddesine göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir.

İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan, borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurların bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.

(Bursa BAM 5.HD 2018/857 E, 2020/65 K) Bu kapsamda somut olayda, itiraza konu alacağın likit olduğu anlaşılmakla, kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davacı tarafından müvekkil ile davacının arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, davacının müvekkile banka kanalı veya çek ile ön ödeme yaptığını, bunun karşılığında müvekkilden ayakkabı satın aldığını, satın alınan ve Pakistan’a ihraç edilen 1754 çift ayakkabının ayıplı olduğunu ve bu nedenle davacı tarafından reklamasyon faturası düzenlendiğini, ancak müvekkilin talebi üzerine reklamasyon faturasının iptal edilerek 12.502,51-USD tutarında satış faturası düzenlendiğini ve müvekkilin bu bakiyeyi ödemediği iddiasıyla tarafı aleyhine İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğü’nün ... Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkil aleyhine başlatılan haksız icra takibine itirazı neticesinde ise davacı tarafından itirazın iptali talebi ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/573E.

Sayılı dosyası üzerinden dava açılmış mahkeme tarafınca yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, takibin 113.762,09-TL yönünden devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, mahkeme tarafından verilmiş olan karar usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma gereği doğduğunu, davacı tarafından yapılmış usulüne uygun ayıp ihbarı bulunmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen mallar davacı tarafından müvekkile teslim edilmemekle birlikte mallara ilişkin olarak davacının düzenlemiş olduğu fatura, müvekkil şirketin yetkilisi veya çalışanı olmayan şahıs tarafından sehven teslim alındığını,

dava ile itirazın iptali talep edilen icra takibinin dayanağı olarak gösterilen alacağın mevcut olmadığı yalnızca fatura konusu mallara ilişkin ayıp ihbarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığını, malların davacı tarafından müvekkile iade edilip edilmediğini ve iade edildiği iddiası bulunması halinde davacı tarafından düzenlenen satış faturasına ilişkin sevk irsaliyesinin müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanıp imzalanmadığını araştırılarak ortaya çıkabilecek iken yapılan eksik yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, işbu gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurma gereği hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle,

Tehir-i icra talebinin kabulü ile istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar mahkeme kararının uygulanmasının geri bırakılmasına, istinaf başvurusunun kabulüne; mahkemenin 2018/573E. - 2021/848K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

GEREKÇE

Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının dava konusu açık hesaptan kaynaklı hüküm altına alınan miktar kadar alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün...

Esas sayılı takip dosyasına kaydedilen takip talebi ile "20/01/2018 tarihli, 113.834,91 TL'lik cari hesap ekstresi ve bu borcun dayanağı olan banka ödeme dekontları, faturalar ve irsaliye" açıklamasıyla ve takip talebine cari hesap ekstresi, fatura ve irsaliye örnekleri, dekont ve ticaret sicili gazeteleri eklenerek 113.834,91 TL asıl alacak, 1.487,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 115.322,56 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.

Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir.

Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.

Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.

Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.

Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı ve davalı beyanlarından taraflar arasında davacının siparişi üzerine üretilip davacıya teslim edilen ayakkabı satışına dair satım, sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Ancak taraflar arasında sözleşmenin içeriği, cari hesabın işleyiş şekli ve davalı adına düzenlenen ayıplı ürünlere ilişkin reklamasyon faturası ve bunun iptal edilmesi ile malların iadesini için satış faturası ve sevk irsaliyesine dayalı malların davalıya iade edilip edilmediği, bahsi geçen faturanın davalı ticari defterlerine sehven işlenip işlenemediği, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, alıcı tarafından ayıplı hali ile kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacının iddiası davalı ile olan ticari ilişkisinde satış ve teslim öncesi davalıya bir kısım çek veya nakit olarak avans verildiği, bakiyenin teslimden sonra ödendiği, taraflar arasındaki cari ilişkinin bu şekilde yürüdüğü yönündedir.

Davalı taraf ise bu iddiayı inkar etmekte davacı tarafça 10.000 ayakkabı alınacağı yönünde beyanda bulunulması üzerine davacı tarafça ödemeler yapıldığını, kendilerine sipariş edilen ayakkabıların tabanlarının üretildiğini, ancak davacı tarafça taahhüt edilen miktar ayakkabı sipariş edilmediğini, ödenen bedelin üretilen ayakkabı tabanlarına ilişkin olduğunu savunmaktadır.

Dosyaya alınan bilirkişi raporu ile her iki tarafın ticari defterleri üzeride yapılan incelemede 31/12/2017 tarihli 3.631,95 TL kur farkının davalı kayıtlarında bulunmadığı, bunun dışındaki davacı lehine ve aleyhine olarak yer alan bakiye farkların davalı ticari defterleri esas alındığında davacı alacağının davalı ticari defterlerine göre 113.762,09 olarak belirlendiği görülmektedir.

Yine bu kayıtlardan davacı ve davalının ticari defterlerinin davacı iddialarını doğrular nitelikte önce ödemeler yapıldığı, bilahare satış yapılması üzerine faturaların kaydedildiği görülmektedir.

Davalı ticari defterlerinde 120 Alıcalar hesabının önce mal satılıp sonra bedelin ödenmesi şeklinde sürekli alacak bakiyesi (+) vermesi gerekirken uyuşmazlık konusu olayda sürekli (-) bakiye verdiği görülmekle önce sipariş avansı alındığı bilahare malların üretilip teslim edildiğine yönelik davacının cari hesap işleyişine ilişkin iddialarının ispatlanmış olduğu, davalının savunmasının ise kendi ticari defterleri ile ispatlanmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacı tarafın cari hesap ilişkisine dayanarak yaptığı avans ödemelerinin karşılığı malların davacıya teslim edildiğinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir.

Davalı taraf bu şekilde davacıya mal satıp teslim ettiğini savunmamış yapılan ödemelerin 10,000 Adet ayakkabı siparişi için üretilen ayakkabı tabanları için yapıldığını savunmuş ancak bu konuda herhangi bir delil sunmadığı gibi kendi ticari defterleri dahi bu savunmasını doğrulamamıştır.

Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu davacıya satılan ve onun tarafından Pakistan Ülkesine satılan ancak ayıplı olduğu iddiasıyla iade edilen ürünlerin davalıya iade edilip edilemediği, bu ürün bedelini cari hesap alacağında dikkate alınıp alınmayacağı noktasındadır.

Taraflar arasında satışa konu ürünlerin davacı tarafça Pakistan'daki müşterisine satıldığı, Pakistan'daki müşterinin ürünlerin ayıplı olduğunu davacıya bildirmesi üzerine davalı ile iletişime geçildiği, whatssApp ve e-mail yazışmalarından anlaşılmaktadır. Pakistanlı müşterinin bildirimi üzerine davacı tarafça ayıp ihbarının 8 günlük sürede yapıldığına dair dosyada bir evrak bulunmamaktadır.

Davacı taraf bu ihbarın telefon konuşmaları ile yapıldığını, davalının e-mail ve whatsap yazışmalarında "biz inspection (kontrol ) yaparız, %20 nin üzerinde major hata varsa (ürünler ticari değilse) ürünlerin tamamını iade alırız.

Aksi takdirde daha az miktarda sorun varsa o tutarın iadesini alırız" şeklindeki beyanda bulunduğunu, davalı tarafla ürünlerin iadesi konusunda anlaştıklarını, ayıplı ürünler hakkında önce davalı tarafa 16/01/2018 tarihli iade faturası düzenlendiğini, faturanın davalı tarafa kaşe ve üzerinde imza ile teslim edildiğini, bilahare davalı tarafın "tamir sonrası bu malların yeniden çıkışında sorun yaşanacağını bildirdiği için" reklamasyon faturasını iptal edildiğini ve 17/01/2018 tarihli fatura ve aynı tarihli sevk irsaliyesinin düzenlendiğini,

davalı tarafça fatura ve sevk irsaliyesi üzerine kaşe ve üzerinde imza atılarak teslim edildiğini belirtmiştir. Davalı taraf ise fatura ve sevk irsaliyesinin sehven alındığını imzaların şirket çalışanına ait olmadığını ve malların kendisine teslim edilmediğini savunmuştur. Davacı tarafça ayıplı ürünlere ilişkin düzenlenen 17/01/2018 tarihli fatura aynı tarihli yevmiye kaydı ile davalı ticari defterlerine işlenmiştir.

Bu faturaya davalı tarafça 8 günlük yasal sürede itiraz edilmemiştir. Davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı 15 Mart 2018 tarihinden 1 ay sonra davalı tarafça, 16/04/2018 tarihinde düzenlenen iade faturası 28/05/2021 tarihli dilekçe ekinde mahkemeye sunulmuştur. Basiretli bir tacir olan davalının teslim almadığı ürünlerin fatura ve sevk irsaliyelerini kaşesi üzerinde imza atarak teslim almaması ve ticari defterlerine kaydetmemesi gerekir.

Bu durumda bahsi geçen ürünlerin davalıya iadesi konusunda taraflarca anlaşıldığı, ayıplı ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği, davacının düzenleyip davalının kendi ticari defterlerine itirazsız kaydettiği fatura ve sevk irsaliyesinden anlaşılmakla davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf istemleri de yerinde değildir. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.660,05 TL harcın, alınması gerekli olan 7.771,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.111,03 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/2092, K. 2024/449, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2092
Karar No
2024/449
Tarih
26 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2095 K.2024/561
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2103 K.2024/516
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2108 K.2024/517
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2123 K.2024/519
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2130 K.2024/564
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2132 K.2024/565

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.