KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/50
- Karar no
- 2024/384
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/09/2020
- Numarası
- 2018/308 Esas - 2020/394 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 13/03/2024
Karar Metni
1.889 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ile davacı şirket arasında "gazlı ve gazsız ürün miktar direkt satış noktası sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmenin 3. Maddesi gereğince sözleşmenin süresiz akdedilmiş olduğunu, sözleşme ile 2.000 koli ürünün satışının hedeflendiğini, 2.000 koli ürünün satışı ile sözleşmenin kendilinden sona ereceğini, davalı ...'un anılan sözleşmede kefil olarak yer aldığını, sözleşmenin 7. maddesi gereğince davacı şirketin yazılı onayı alınmaksızın davalının satış noktasını kapatmamayı taahhüt ettiğini,
davalının sözleşmedeki taahhütlerine aykırı davranarak işletmeyi kapattığının Beyoğlu ... Noterliği'nin 07/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı tutanağı ile tespit edildiğini, davalının sözleşmeye aykırılık teşkil eden davranışı nedeniyle Kadıköy .... Noterliği'nin 09/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname davacının sözleşmeyi feshettiğini, ayrıca İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile sözleşmeye aykırılıktan dolayı 13.627,04 TL'si bedelsiz olarak verilen ürünlerin kıstelyevm usulü kalan bakiyesi ve 233,83 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 13.860,87 TL üzerinden icra takibine başlandığını, davalıların ödeme emrine itiraz ettiğini, davalı borçluların borca itirazlarında yersiz ve haksız olduğunu, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı borçlunun takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile dava konusu olan toplam 13.860,87 TL alacağın icra takibi tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı/borçlulardan tahsiline, kötüniyetli ve icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik itiraz nedeniyle davalı/ borçlunun icra takibi ve dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden husumet itirazında bulunulduğunu, davacı ile davalı şirket arasında direkt satış noktası sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'un irsaliyeli faturalarda ve sözleşmeden isminin geçmediğini, borçlu olduğunu gösterir bir ibarenin bulunmadığını, müteselsil kefalet sözleşmesinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasında ibraz edilmediğini, takipteki sebebin genişletilmesine muvafakat etmediklerini, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin süreli olduğunu, sözleşmenin 01/01/2012 tarihinde başlayıp 01/01/2014 tarihinde bittiğini, takibe dayanak toplam 13 adet faturanın 12 adedinin sözleşmenin bitim tarihi olan 01/01/2014 tarihinden sonra tanzim edildiğini, bedelsiz ürünlerin bedelleri için kötüniyetli olarak takip başlatıldığını, sözleşmede promosyon ürünlerin iade edileceğine dair bir şart bulunmadığını belirtmiş, cevap dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yapılan yargılamaya göre. Beyoğlu .... Noterliği'nin 07/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı tutanağı ile tespit olunduğu üzere davalı şirketin ticari işletmesinin faaliyetine son vermesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, davacı şirketin haklı nedenle Kadıköy ....
Noterliği'nin 09/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiği, buna göre iskontolu olarak teslime edilen ürünlerin kıstelyevm hesabına göre belirlenen tutarının iadesinin talep edilebileceği, sözleşmenin gerçekleşme oranının %59 olduğu, kıstelyevm usulüne göre iadesi gereken tutarın 3.537,15 TL olduğu, davalı ...'un sözleşmeden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı, müteselsil kefalete ilişkin şekil şartlarının gerçekleşmediği, davalının anılan tutar yönünden sorumlu olmadığı, ihtarname masrafının yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı tarafından ...
Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında borçlu .... Tic. Ltd.
Şti. tarafından yapılan itirazın 3.537,15 TL asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı tarafından ... aleyhine açılan davanın reddine,koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, ihtarname masrafının yargılama gideri olarak değerlendirilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince satışı yapılacak ürünlerin davalı tarafından sadece ve sadece sözleşmede yer verilen bayi’den satın alınması gerektiğini, bu çerçevede sözleşme yer verilen bayi dışında 3. kişilerden satın alınan ürünlerin sözleşmede ifade edilen 2.000 koli üründen mahsup edilmesinin mümkün olmadığını,
ilk derece mahkemesi tarafından müteselsiz kefalete ilişkin şekil şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davalı ... açısından davanın reddine karar verilmiş ise de Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 1. maddesi gereği geçerlilik şartlarına ilişkin kurallar için geçmişe etkili olmama kuralının söz konusu olduğunu, bu sebeple davalı ...'un sözleşmenin imzalanması tarihi itibarıyla bugün için yürürlükten kalkmış olan eski Borçlar Kanununa tabii olan kefalet sözleşmesinin geçerli olduğunu beyanla Yerel Mahkemenin kısmen kabul yönündeki kararının kaldırılarak,
her iki davalı açısından davanın kabulüne yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, satış noktası sözleşmesinin haklı nedenle feshi ile bedelsiz olarak verilen ürünlerin kıstelyevm usulü kalan bakiyesinin davalılardan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davacı, taraflar arasında satış noktası sözleşmesinin akdedildiğini, davalı şirkete ait ticari işletmenin faaliyetine son verdiği iddiasıyla sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek bedelsiz olarak verilen ürünlerin kıstelyevm usulü kalan bakiyesinin tahsili istemiş, davalı şirket ise 01/01/2012 tarihinde başlayıp 01/01/2014 tarihinde bittiğini, takibe dayanak toplam 13 adet faturanın 12 adedinin ssözleşmenin bitim tarihi olan 01/01/2014 tarihinden sonra tanzim edildiğini, bedelsiz ürünlerin bedelleri için kötüniyetli olarak takip başlatıldığını,
sözleşmede promosyon ürünlerin iade edileceğine dair bir şart bulunmadığını, diğer davalı ise davalı ...'un irsaliyeli faturalarda ve sözleşmede isminin geçmediğini, müteselsil kefalet sözleşmesinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında ibraz edilmediğini, takipteki sebebin genişletilmesine muvafakat etmediğini savunmuştur. Davaya konu İstanbul Anadolu ....
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalılar ... İle ... hakkında asıl alacak ve ihtarname masrafı toplamı 13.860,87 TL tutarındaki alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi yapılmış, takibe itiraz üzerine takip durmuştur.
Taraflar arasındaki Gazlı ve Gazsız Ürün - Miktar Direk Satış Noktası Sözleşmesi'nin 7. Maddesinde işleticinin, şirketin yazılı onayını almadan sözleşme ve oluşmuşsa eklerindeki hak ve yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, sözleşme süresince satış noktasında sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devretmek, faaliyet türünü değiştirmek vb) yapmamayı kabul ve taahhüt edeceği düzenlenmiş olup, Beyoğlu ...
Noterliği'nin 07/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı tutanağı ile davalı şirketin ticari işletmesinin faaliyetine son vermesi nedeniyle davacı Kadıköy ...
Noterliği'nin 09/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmiştir.Somut olayda, davalı tarafça her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin icra dosyasına sunulan belgeler arasında yer alan 'sözleşme özeti' başlıklı belgeye göre 01.01.2012-01.01.2014 tarihleri arasında geçerli olduğu ileri sürülmüş ise de genel hükümler ve özel hükümlerin yer aldığı taraflar arasındaki sözleşmede tarih ve sözleşme süresi yer almadığı gibi davacıya ait ticari defterlerin incelenmesinde davalı şirkete 01.01.2014 tarihinden sonra da satış yapıldığı görülmekle sözleşme süresinin iki yıl olduğuna ilişkin davalı savunması yerinde
görülmemiştir.Davacı tarafından sunulan Beyoğlu .... Noterliği'nin 07/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı tutanağında davalı şirketin işyerini kapattığı tespit edilmiş olup, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi gereğince davalının davacı şirketin yazılı onayı alınmaksızın satış noktasını kapatmamayı taahhüdüne aykırı davrandığı anlaşılmakla davacı tarafça sözleşmenin haklı nedene dayalı olarak feshedildiğinin kabulü gerekir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesinde işletmecinin haksız bir nedenle şirkete iade etmemek koşuluyla gazlı ve gazsız ürünler için toplam 2.000 koli miktarında ürünü, müşterilerine satmayı planladığı, sözleşmeye herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın iş bu satış miktarının tamamlanması ile birlikte sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiş olup, davacının, sözleşmenin 2.000 koli alıma kadar süreceği inancıyla iskontolu ürün teslimi yapması nedeniyle sözleşmenin fesih tarihine göre kalan süre bakımından bedelsiz olarak verilen ürünlerin kıstelyevm usulü kalan bakiyesinin davacıya iadesi gerekir.
Davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede bilirkişi tarafından sözleşmenin feshi tarihine kadar gerçekleşen satış oranının %59 olduğu, sözleşme kapsamında davalıya verilen bedelsiz ürünlerden sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar kıstelyevm usulüne göre iadesi gereken tutarının KDV dahil 3.537,15 TL olduğu belirlenmiş olup, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davalı şirket yönünden bu bedele hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.
Her ne kadar davacı vekilince bayi dışında 3. kişilerden satın alınan ürünlerin sözleşmede ifade edilen 2.000 koli üründen mahsup edilmesi ile satış oranının %59 olarak bulunduğu ileri sürülmüş ise de davalının üçüncü kişilerden ürün satın aldığına ilişkin iddianın ispatı mahiyetinde yazılı bir delili bulunmadığı gibi bu oranın tespitinde davacı defterleri esas alındığından mahkemece davacının bu iddiasına itibar edilmemesi isabetli olmuştur.Diğer yandan davalılardan sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olan ... müteselsil kefalet sözleşmesini, adını ve kefalet miktarını(10.000 TL) el yazısı ile yazarak kefil sıfatı ile imzalamıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin davalının da kabulünde olduğu üzere 01/01/2012 tarihinde düzenlendiği görülmekle 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 1.madde uyarınca TBK nun yürürlüğünden önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse o kanun hükümleri uygulanır.Bu nedenle kefaletin koşulları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nu (BK) hükümlerine tabiidir.Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları BK'nın 484.maddesinde gösterilmiş olup, kefaletin geçerliliği,
tahriri şekle riayet etmeye ve kefilin mesul olduğu muayyen bir miktar gösterilmesine bağlıdır.Dosyada mevcut müteselsil kefalet sözleşmesi ise 818 sayılı BK.nun aradığı şartları haiz olup, müteselsil kefalete ilişkin şekil şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
13/03/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/50, K. 2024/384, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama