KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2021
- Dosya no
- 2021/960
- Karar no
- 2021/868
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2020
- Numarası
- 2020/538 Esas - 2020/695 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/07/2021
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile borçlu şirket ... Tic. Ltd. Şti.
Arasında 04/07/2019 tarihli ... irsaliye numaralı ve 04/07/2019 irsaliye tarihli faturada da görüleceği üzere tekstil ürün ticareti yaptığını ve borçlu tarafından borcun ödenmediğini, bunun üzerine icra takibinin başlatıldığını, borçlu yan yetkilisi 27/07/2020 tarihli itiraz dilekçesinde yetki yönünden itirazda bulunulduğunu, ancak bu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları ile banka hesapları üzerine İİK 257 maddesi uyarınca İhtiyati Haciz konulmasına karar verilmesini, borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile icra takibinin devam etmesini,
borçlunun kötü niyetinin sabit olduğunu ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17/12/2020 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili icra müdürlüğünde ve yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili icra daireleri ve mahkemeleri Elazığ olduğunu, bu nedenle mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı tarafın yetki itirazlarını bertaraf etmeden huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davacı tarafın icra takibine yapmış oldukları yetki itirazının kaldırılmasını istememesi nedeni ile yetki itirazımızı zımnen kabul etmiş olacaklarını, davacı tarafın arabuluculuk başvurusunda bulunmaksızın huzurdaki davayı ikame ettiklerini,
dosya kapsamı bütün olarak incelendiğinde müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığının görüleceğini, davacı tarafın fatura konusu malların eksiksiz bir şekilde müvekkil şirkete teslim edildiğini de ispatlamak zorunda olduğunu, müvekkil şirketin ticari ikametgahının Elazığ olması ve icra takibinin ilamsız takip oluşu nedeni ile davanın yetkili Mahkemede ikame edilmemesinden ötürü mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun taleplerini içerir davasının reddini,
davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğinden müvekkil şirket lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu ilk derece Mahkemesince dava hakkında, "Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Davacının davasından feragat ettiği görülmekle, davacının davasından feragati nedeniyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve bu şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın feragat nedeni ile reddi kararı verilmesine rağmen müvekkili şirket lehine yargılama gideri ile ücreti vekalete hükmetmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK'nın 312 maddesi gereğince davanın feragat nedeni ile reddi halinde yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, dosya kapsamında yargılama gideri ile ücreti vekalet talebinin bulunuşu da nazara alındığında mahkemenin HMK 312'ye aykırı olarak Müvekkili Şirket lehine yargılama giderleri ile ücreti vekaletine hükmetmemesinin usul ve yasaya olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve müvekkili lehine yargılama gideri ile ücreti vekalete hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, feragat nedeniyle reddine karar verilen davada davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama masrafına hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 326/1. Maddesinde, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, düzenlenmiştir.
HMK'nın 323/1-ğ maddesinde ise, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama giderlerinden sayılmıştır. HMK'nın 312/1. maddesinde, feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hüküm altına alınmıştır.
Buna karşın mahkemece davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirmesine rağmen ret ile sonuçlanan davada davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi, anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur, şeklindedir.
İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesince, duruşma yapılmadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu halde Tarife hükümleriyle belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmolunması gerekir. Tarifenin 13/1. Maddesine göre konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla nispi olarak belirlenir. Ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 169.
Maddesine göre; yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
Davanın ön inceleme duruşmasından duruşmasından önce feragat nedeniyle ret kararı verilerek sonuçlandırıldığı anlaşıldığına göre, Mahkemece davalı lehine Tarife hükümlerine göre maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla nispi tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin yarısının takdiri gerekirken, vekalet ücreti hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.
Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davalı yararına vekalet ücreti de takdir edilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/960, K. 2021/868, 7 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama