KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/1231
- Karar no
- 2024/1437
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2022
- Numarası
- 2021/288 Esas - 2022/497 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
1.426 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin sigortalısı dava dışı ... tarafından Almanya'da mukim ... ve ... şirketlerine sattığı alüminyum rulo ve ve folyo emtiasıın nakliyat sigortacısı olduğunu, davalı ... firmasının söz konusu emtianın Tuzla/Türkiye adresinden Almanya'ya taşınması konusunda anlaştıklarını, emtianın 11.10.2014 tarihinde davalı tarafından tahsis edilen ... plakalı araca yüklendiğini, 22.10.2014 tarihinde alıcısına ulaşması beklenen emtianın, yüklü olduğu aracın 21.10.2014 tarihinde Almanya'nın Mannheim kentinde ...'nın tesisinde park halindeyken çalındığı,
emtianın yüklü olduğu ... plakalı aracın 31.10.2014 tarihinde içi boş bir şekilde bulunduğunu, davalının sorumluluğunda yapılan taşıma sırasında, davalının kusuru nedeni ile tam zayi olduğundan davalının dava konusu zarardan mutlak bir şekilde sorumlu olduğunu, davacı ... şirketinin ... nolu Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile ... ve ... numaralı zeyilnameler altında sigorta teminatı içinde bulunan zarar için toplam 60.333,98EURO (59.344,02EURO yük zararı ve 989,96 EURO ekspertiz ücreti) sigorta tazminatı ödeyerek halefiyet kazandığını,
davacı şirketin tazmin ettiği sigorta tazminatını rücuen tahsili amacıyla davalı ... firmasına karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı firmanın ödeme emrine itiraz etmesi ile takibin durduğunu, bu nedenle, takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hasarın teminat altında olduğunun, lütuf ödemesi yapıp yapmadığının dava dışı sigortalısının emtia üzerinde devam eden menfaatinin bulunduğunu davacı tarafça kanıtlanması gerekmekte olduğunu, dava konusu olayın CMR 17/2 ve CMR 17/4 maddesi uyarınca davalı olan taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan ve hırsızlık vakası gibi sebeplerden ileri geldiğinden dava dışı sigortalısının davacıdan talep hakkı bulunmadığından davacıya devredebileceği hakkı da olmaması nedeniyle aktif husumet yokluğu ile davanın reddini talep ettiklerini,
davaya uygulanması gereken hukukun CMR Konvansiyonu olduğunu, CMR 30. Maddesi uyarınca davalıya usulüne uygun ihbar yapılmadığını, bu nedenle davalının meydana gelen zarardan hukuken sorumlu tutulamayacağını, CMR hükümleri gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davanın açıldığını bu nedenle zaman aşımından dolayı davanın reddi gerektiğini, CMR 17/4 maddesine göre taşımacının sorumluluğunu ortadan kaldıran durumun varlığı nedeniyle davalı şirketin kusuru ve sorumluluğu olamayacağını bu nedenle davanın esastan reddinin gerektiğini,
davalının sorumlu olduğuna hükmedilmesi halinde tazminat miktarının CMR Konvansiyonuna uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen faizin haksız ve konvansiyona aykırı olduğunu, davalı şirketin sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ne davanın ihbar edilmesini, davalı şirketin takibe itirazda haklı olduğundan davacı şirketin dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Dava. Türkiye – Almanya arasında karayoluyla taşınırken taşıyıcının tesislerinde çalınıp bulunamayan yük nedeniyle tazminat ödeyen sigortacının taşıyıcıya karşı halefiyete dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda Piyasada oluşan Alüminyum emtia fiyatları Londra Metal Borsası hammadde fiyatları temel alınarak hesaplandığı, Alüminyum emtia fiyatları LME hammadde fiyatları üzerine her üreticinin kendi üretim maliyetleri ilave edilerek oluştuğu, her üreticinin farklı üretim maliyetleri olmasına rağmen ortalama fiyatlar kabul edilerek piyasa satış fiyatları oluştuğu, genel olarak 2014 yılı üretim maaliyetleri 1 ton Alüminyum için H19 kalitesinde 50 micron Alüminyum Folyo için 1375 Euro 2 mm 1050 H24 kalite Alüminyum için 850 Euro kabul edilebileceği,
yükün taşınmak üzere kabul edildiği tarih olan 11.10.2014 tarihinde Londra Metal Borsasında 1 ton Alüminyum 1.600,00 Euro olarak işlem gördüğü, 11.10.2014 tarihli piyasa fiyatlarına göre.
50 micron alüminyum folyo 15663 x 2,975 = 46.597,425 Euro, 2 mm Alüminyum rulo 5614 x 2,450 = 13.754,3 Euro olmak üzere toplam 60.351,725 Euro olarak hesaplandığı, Alüminyum folyo ve bobinden ibaret iki kalem eşya için (13.529,74- EUR + 45.814,28- EUR) 59.344,02- EURO tutarında fatura kesildiği, bunun
piyasa fiyatlarına da uygun olduğu, davalı tarafın emtiayı teslim aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar oluşabilecek her türlü zarardan mutlak bir şekilde sorumlu olduğu, davalı tarafça aracın park edildiği alanın hırsızlık olaylarını engelleyecek düzeyde güvenli olduğunu ispat edemediğini, CMR 17. Maddesinde öngörülen sorumsuzluk hallerinden yararlanamayacağı, DDP (Tüm masrafların ve risklerin satıcıya ait olduğu tek teslim) satış yapıldığı için bu aşamadaki zıya riski satıcı/sigortalı üstünde olup henüz alıcıya geçmediği, bu zarar nedeniyle yapılan ödeme sigorta kapsamında olduğu, lütuf ödemesinin olmadığı,
Davacının talep ettiği %5 faizin CMR hükümlerine uygun olduğu ve davalının hasardan sorumlu olduğu kanaatine varılmakla denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, her ne kadar davacı tarafça icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de alacağın likit olmadığı, yargılama ve incelemeyi gerektirdiği anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzmanlardan oluşan bilirkişi heyeti tarafından hasarın oluşum şekline ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan tanzim edilen rapora dayanak hükmün hatalı olduğunu, bilirkişinin dosya içerisindeki mevcut eksper raporunu dikkate alarak iddia konusu hasardan herhangi bir inceleme dahi yapmadan davalı şirketin sorumlu olduğu yönünde rapor tanzim etmesinin HMK'nın bilirkişilerden beklediği olayı çözümleme ve aydınlatma görevini ihmal ederek adaleti yanlış, eksik ve geç tesis edilmesine sebep olduğunu, emtianın hasarın oluşumunda davadışı ...
GMBH'in sorumluluk sahasında iken meydana geldiğinden müvekkilin kusuru bulunmadığı gibi sorumluluk atfının da kabul edilemeyeceğini, CMR Belgesine şerh düşülmesi CMR Konvansiyonu 30. maddesindeki sürelerin işlenmesi açısından uygulama alanı taşımakta olup, kusurun veya hasarın oluştuğuna karine teşkil etmediğini, yerel mahkeme tarafından gerçek zararın açıklanmadığını, söz konusu hasarın davalı şirketin değil ...
GMBH'in deposunda meydana geldiğinden dolayı iddia konusu hasardan dolayı sorumlu tutulması gereken şirket ... olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, karayolu taşımasına konu yükün alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketinin, ödediği zarar tutarını taşıyıcıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı taşıyıcının kusurunun bulunup bulunmadığı ve zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Dosya içerisinde mevcut 2 adet CMR belgesi, göndericisi dava dışı sigortalı ... Tic.
A.Ş., alıcısı ... GMBH olan 2 palet alüminyum bobin cinsi emtianın Tuzla/İstanbul adresinden .../Mannheim adresine davalı ... Tarafından ... plakalı araç ile; göndericisi dava dışı sigortalı ... Tic. A.Ş., alıcısı ... olan 15 palet alüminyum folyo cinsi emtianın Tuzla/İstanbul adresinden .../... adresine davalı ... Tarafından ... plakalı araç ile yapılacak taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiştir. Ancak 21.10.2014 günü ...
GMBH'in Mannheim adresinde bulunan fabrika binasında ... plakalı treylere mal yüklendikten sonra 22.10.2014 tarihinde müşteriye yapılacak teslimatın gerçekleşmemesi üzerine treylerin fabrika binasında olmadığı tespit edilerek Alman emniyet birimlerine 24.10.2014 tarihinde şikayet dilekçesi verilmiştir.
Davacı ... şirketince yaptırılan ekspertiz çalışması sonucunda çalınan emtianın bedeli olan ve sigortalısının faturalarında ibraz edilen 5.736 kğ brüt ağırlıktaki emtia için 13.529,74 euro, 17.025 kğ brüt ağırlıktaki emtia için 13.529,74 euro olmak üzere toplam 59.344,02 euro hasar bedeli sigortalı şirketin talimatları doğrultusunda 22.01.2015 tarihinde ... kanalı ile ödenmiştir.
Davacı ... şirketine 03.02.2015 tarihli rücu talep yazısı iletilmiş, daha sonra ise davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında 21.10.2015 tarihinde ödenen hasar bedeline dayalı olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine 60.333,98 USD asıl alacak ve 2.248,06 USD işlemiş faiz üzerinden icra takibi başlatılmış, takibe itiraz edilmesi üzerine icra takibi durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen ilk karar eksik inceleme nedeniyle Dairemizce kaldırılmıştır. Bunun üzerine ilk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak yeniden karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararında belirtildiği gibi taşımaya konu emtia içinde bulunduğu treyler ile birlikte çalındığından taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği hiçbir durum somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu halde yükün göndericisine yüklenebilecek bir kusur da bulunmadığından davalı taşıyıcı zarardan sorumludur. Hırsızlık olayının ... GMBH'in tesislerinde gerçekleşmiş olması durumunun davalının sorumluluğuna etkisi bulunmamaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda DDP satış yapıldığı için bu aşamadaki zıya riski satıcı/sigortalı üstünde olup henüz alıcıya geçmediği tespit edilerek bu zarar nedeniyle yapılan ödemenin sigorta kapsamında olduğu belirlenmiştir.
Buna göre davalı taşıyıcı zarardan sorumlu olup ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/1231, K. 2024/1437, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama