KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Dosya no
- 2022/1500
- Karar no
- 2026/494
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/03/2022
- Numarası
- 2018/907 Esas - 2022/264 Karar
- Dava
- Alacak
- İstinaf karar tarihi
- 12/03/2026
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 23/07/2016 tarihli KHK ile ... A.Ş'nin kapatıldığını, kapatılan bu şirketin ticaret sicil kaydının resen terkin edildiğini, 670 sayılı KHK'nın 5 maddesinde bu tür kapatılan şirketlerin her türlü ticari ilişkilerini devam eden sözleşmeler veya işleri var ise takip etmeye sonlandırmaya yetkili usul ve esasları belirlemeye ...
Genel Müdürlüğü, değerleri yönünden ise Maliye Bakanlığının yetkili olduğunu, bu firma uhdesinde bulunan 25.000,00 TL çek aslı ve 2.500,00 TL çek tazminatı ve bunlardan doğan faizlerin keşideci olan davalı ... tarafından ödeme yapılmadığını, bu bedellerin keşide tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalının alınan ıslak imza örnekleri, kurumlardan celbedilen davacıya ait imza asılları ile dava konusu çekteki imzanın karşılaştırılması suretiyle davalı ...'ın eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ile dava konusu çekteki imzanın davalının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, düzenlenen rapor denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğundan çekteki imzanın davalının eli ürünü olmadığı sabit olduğundan dava konusu çekten dolayı davalının davacıya borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;23/07/2016 tarihli KHK ile ... A.Ş kapatıldığını, kapatılan bu şirketin ticaret sicil kaydı resen terkin edilmiş, 670 sayılı KHK'nın 5.maddesinde bu tür kapatılan şirketlerin her türlü ticari ilişkilerini devam eden sözleşmeler veya işleri var ise takip etmeye sonlandırmaya yetkili usul ve esasları belirlemeye ...
Genel Müdürlüğü, değerleri yönünden ise Maliye Bakanlığı'nın yetkili kılındığını, bu firma uhdesinde bulunan 25.000,00 TL çek aslı ve 2.500,00 TL çek tazminatı ve bunlardan doğan faizlerin keşideci olan davalı ... tarafından ödenmesi gerektiğini, mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu ve davanın reddine karar verildiğini ,ayrıca ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk usulünün uygulanmaya başlamasından önce dava açılmış olup mahkemece zorunlu arabuluculuk ücretine hükmedildiğini beyanla Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, OHAL KHK'ları kapsamında kapatılıp Hazineye devredilen ... A.Ş.nezdindeki çek nedeniyle çek bedelinin ve çek tazminatının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ... A.Ş'nin OHAL KHK'ları kapsamında kapatılması üzerine...
Bankasına ait 31.12.2014 keşide tarihli 25.000 TL bedelli keşidecisi davalı, lehtarı ve ilk cirantası ... , hamili ...
A.Ş olan dava konusu çekin de dahil olduğu malvarlığının Hazineye devredilmiş olduğu , çek üzerinde, çekteki keşideci imzası ile keşidecinin banka nezdindeki imzaları ile benzerlik olmadığından ödeme yapılmadığına ilişkin şerh bulunduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı tarafça çek bedeli ve çek tazminatının tahsili talep edilmiş , davalı tarafça imza inkarında bulunulmuştur.İmza inkarına dayalı sahtelik iddiası mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilir.
Yargılama sırasında alınan ve istinaf denetimine de elverişli bulunan bilirkişi raporları içeriğinden dava konusu çekteki keşideci imzasının davalı eli ürünü olmadığı tespit edilmekle dava konusu çekten dolayı davalının, davacıya karşı borçlu olmadığının kabulü gerekir.
Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenen 7155 sayılı kanunun 20. maddesi ile ticari davalarda 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren arabuluculuk müessesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte olmadığı ve tarafların zorunlu arabuluculuğa başvurmadıkları gözetildiğinde mahkemece davacı aleyhine zorunlu arabuluculuk ücretine hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.
Mahkemece eldeki davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/1500, K. 2026/494, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama