KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Dosya no
- 2022/428
- Karar no
- 2025/1576
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2021
- Numarası
- 2019/267 Esas - 2021/1105 Karar
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
2.216 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yanlar arasındaki 28/02/2018 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi gereğince müvekkilinin sahibi olduğu araçların yakıtlarını davalıdan aldığını, davalının ise alınan akaryakıt bedelinin KDV hariç toplamının %8,25'i tutarında fatura üzerinden iskonto uygulamayı taahhüt ettiğini ancak davalı şirketin sözleşmede tanınan yetkiyi dürüstlük kurallarına aykırı kullanarak 15/05/2018 tarihi itibariyle iskonto oranını %5,5'e düşürdüğünü, hukuka aykırı şekilde düşürülen iskonto bedeli nedeniyle müvekkilinin fazla ödediği şimdilik 500,00 TL'nin olarak fatura tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş olup, bilahare 05/11/2021 günlü dilekçesi ile alacağını 19.062,51 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya fatura edeceği akaryakıt bedelinin %8,25'i oranında olmak üzere KDV hariç fatura tutarı toplamı üzerinden iskonto yapılacağının kararlaştırıldığını ancak maddenin devamında müvekkili şirketin söz konusu iskonto oranlarını iş bu anlaşmanın akdi tarihi esas alınmak üzere güncel tavsiye edilen akaryakıt ortalama pompa satış fiyatlarının %20 artması durumunda veya USD kurunun TL karşısındaki yüzdesel değişimi %25 farkın üzerinde değişmesi ve orandaki değişimin 1 aydan uzun bir süre seyretmesi durumunda tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahip olduğunun taraflarca kabul
edildiğini yine aynı madde de mücbir sebepler veya sair öngörülmeyen olumsuz ekonomik gelişmeler ya da kamusal uygulamalar nedeniyle şirketin karlılık oranı düşmesi durumunda da tek taraflı revize edilebileceğinin mutabakat altına alındığını ayrıca sözleşme gereğince davacının sözleşmenin devam ettiği süre boyunca yıllık dönem için 200 m3 ve üzerinde yakıt alımı yapmaması halinde de müvekkili şirketin iskonto ve prim oranlarını revize etme hakkı bulunduğunu,
dolardaki ani yükseliş ve ilgili dönemde petrol mahsulleri fiyatlarına yapılan müdahale sonucunda petrol dağıtım şirketlerinin kar marjı azaldığından sözleşmeden doğan bu yetkinin usulüne uygun kullanıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı, akaryakıt dağıtım şirketi olup, EPDK tarafından yapılan tavan fiyat uygulamasının öngörülemez olduğu yönündeki iddiası, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde dinlenemeyeceği gibi her uygulama öncesinde EPDK tarafından dağıtıcı lisansı sahiplerine sözlü veya yazılı olarak fiyatların ve kar marjlarının makul seviyeye getirilmesi gerektiği yönünde ikazlarda bulunulduğu da dikkate alındığında bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, davalının bu savunmasının sözleşmede belirtilen mücbir sebepler kapsamında da değerlendirilemez. Öte yandan dosya kapsamına sunulan sözleşmenin herhangi bir hükmünde, davacının, sözleşmenin revize edilmesine 30 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin düzenlenmeye rastlanılmadığı gibi, sözleşmenin 2.1.8 madde hükmünde de bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla iskonto oranlarına itiraz edilmemiş olması davacı aleyhine bir durum yaratmaz.
Ayrıca, davacı yan 25/05/2018 tarihinde davalıya iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edildiği anlaşılan dilekçesi ile değiştirilen iskonto oranlarına itiraz etmiştir. EPDK'nın 14/02/2020 tarihli yazı cevabı incelendiğinde de iskonto oranı düşürülmüş faturaların düzenlendiği 2018 yılı Mayıs ayı itibariyle petrol fiyatlarına herhangi bir müdahalede bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla davalı petrol firmasının sözleşmenin 2.1.8 maddesi kapsamında iskonto oranını indirmesini gerektirir haklı bir neden bulunmamaktadır. Sözleşmenin anılan maddesindeki şartlar hasıl olmadığından iskonto oranlarının düşürülmesi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle dosyaya sunulan ilgili faturalar incelenerek düzenlenen 22/10/2021 havale tarihli ek rapor kapsamında sözleşmeye aykırı olarak fazla ödendiği anlaşılan iskonto bedellerine ıslah dilekçesi doğrultusunda hükmedilmiştir. Davadan evvel temerrüt ihtarı çekildiği anlaşılamadığından asıl alacağa işletilecek avans faizi dava tarihinden itibaren başlatılmıştır. Davanın kabulü ile.
İskonto iade alacağı 19.062,51-TL'nin dava tarihi 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında son olarak akdedilen 28.02.2018 tarihli ve 1 yıl süreli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi ve ekleri gereğince.
Davacının bildirdiği ve sisteme dahil edilen filosundaki araçlarına takılan bir cihazla, davalı Şirket bayilerinin işlettiği akaryakıt istasyonlarındaki sistem için kullanılan akaryakıt pompasından satın alınan akaryakıtın bedeli, banka, davalı şirket ve bayi arasındaki bu sistem sayesinde otomatik olarak tahsil edilmekte ve davacı araçları, istasyonda herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalmadıkları gibi, davacının filosundaki araçların yakıt alım aralıklarını ve miktarlarını kontrol altında tutmasını da sağladığını, sözleşme gereğince Davacının,
sözleşmenin devam ettiği süre boyunca beher yıllık dönem için 200 m3 ve üzerinde yakıt alımı yapmaması halinde de davalı Şirketin, iskonto ve prim oranlarını revize etme hakkı bulunduğunu, dolardaki bu ani yükseliş ve İlgili dönemde Petrol Mahsulleri fiyatlarına yapılan müdahale sonucunda petrol dağıtım şirketlerinin kâr marjı azaldığından,
Sözleşmeden doğan bu yetkisi ile Müvekkil Şirket, iskonto oranlarını revize etmek ve %8,25 oranındaki iskonto oranını 2018 Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren indirmek mecburiyetinde kaldığını, taraflar basiretli tacirdir ve imzaladıkları sözleşmenin hangi koşulları taşıdığını, hak ve yükümlülüklerini açık ve net olarak bilebilecek, idrak edebilecek durumda olduklarını, kimseye zorla sözleşme imzalatılmamış, davacınında sözleşme yapıldığı tarihte davalının teklifinden daha iyi şartlarda bir sözleşme imzalayamadığından,
anlaşmayı ve çalışmayı kabul ettiğini, davacı, sözleşmenin akdedildiği tarihten 15.05.2018 tarihine kadar aldığı ürünlere uygulanan %8,25 iskonto oranı sebebiyle elde ettiği kârı, hesaba katmayarak tek taraflı ve kötü niyetli davrandığını, eğer sözleşmeyi, davalı lehine düzenlenmiş tek taraflı ve geçersiz bir sözleşme olarak kabul ediyorsa, 15.05.2018 tarihine kadar piyasa şartlarının üstündeki iskonto oranı ile yaptığı mal alımları sebebiyle elde ettiği kârın, dava konusu taleplerinden mahsup edilmesi gerektiğini,
Davacı da esasen bu indirimi makul bulmuş ve iskonto oranındaki bu indirimden sonra da 7 ay boyunca yeni fiyattan ürün almış ve fatura bedellerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ve itiraz etmeksizin, ödediğini ayrıca, süre sonunda;
davacıya ait banka teminat mektubu da davacının alacağının olduğu döneme denk gelmesine rağmen, kendisine iade edilmiş, mektubun iadesinden 10 gün sonra davacı vadesi gelen borcunu ödediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki, bu şekilde sözleşme süresi boyunca karşılıklı iyi niyet ve anlayışla devam ettiğini, tarafların, sözleşmenin başında öngöremeyecekleri piyasa şartlarının olumsuz değişikliği neticesinde, sözleşmedeki iskonto oranının bu şekilde revize edilmek zorunda kalınması davalının kötü niyetli ya da sözleşmeyi ihlal ettiğini göstermeyeceğini, ki sözleşmenin 7. maddesi, her iki tarafa da,
diğer tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde fesih yetkisi tanıdığını, karara esas alınan raporda Bilirkişinin, “Genel İşlem Koşulu” olduğundan bahisle uygulanmaması gerektiğinden söz ettiği 8. maddede de, değişen ekonomik koşullar karşısında davalı Şirketin zarar görmemesi için sözleşme gereği davacıya tanınan iskonto oranının değiştirilebileceği kararlaştırıldığını, zira davalı da davacı gibi bir tacir olup ve ortaklarından ...
Petrol A.Ş. halka açık bir şirkettir ve Sermaye Piyasası Kurulu denetimine tabi olduğunu, kâr amacı ile faaliyet gösterdiğini ve kârını düşürecek faaliyetlerde bulunamayacağını, bu sebeple, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra tarafların dışından kaynaklanan bir nedenle meydana gelebilecek olumsuz piyasa koşulları altında davalının zarar etmemesi, ticari faaliyetine ve sözleşmeye devam edebilmesi,
piyasada kalabilmesi için 8. Maddedeki hüküm kararlaştırıldığını, somut olayda Davacının ekonomik koşullardaki değişiklikler sebebiyle iskonto oranında mecburen yaptığı bu indirimi Kabul etmiş bulmuş ve iskonto oranındaki bu indirimden sonra da 7 ay boyunca yeni fiyattan ürün almış ve fatura bedellerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ve faturalara itiraz etmeksizin, ödediğini ancak mahkemece, davacının, faturalara süresinde itiraz etmemiş olması ve ödemelerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin yapmış olması hususları maalesef hiç değerlendirilmemiş, bu yoldaki beyan ve savunmalarımız kale alınmadığını,
kararın bu sebeple eksik inceleme ile tanzim edilmiş olup, kaldırılmasını talep etmek mecburiyetinde kalındığını, mahkeme kararında bahsedilen 25.05.2018 tarihli davacının, iadeli taahhütlü mektupla davalı Şirkete iskonto oranındaki revizeyi kabul etmediklerine ilişkin bildiriminin, hangi tarihte kime tebliğ edildiği de belli olmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde ibraz ettiği bu yazının tebellüğ belgesi olmadığını, davalının Şirkete, ulaşmış böyle bir bildirim olmadığını ancak Mahkemece bu hususta bir inceleme de yapılmadığını, ki dava dilekçesinin ekindeki bu belgede davacı,
değişen iskonto oranları ile ilgili olarak somut nedenlerin açıklanmasını ve sorularının cevaplanmasını istediğini iletmiş, aksi takdirde sözleşmeyi fesih hakkını kullanacağını bildirmişse de, bu yazısından sonra sözleşmeyi 7. maddeye dayanarak, feshetmeyip, revize edilen iskonto oranı üzerinden fatura bedellerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödemiş olması,
mahkeme kararına esas alınan bu yazısından döndüğünü gösterdiğini, bu hususun da mahkemece dikkate alınmadığını ayrıca, Mahkemece karar ihdas edilirken, 8.md. deki döviz kuru değişikliği üzerinde durulmuşsa da, EPDK müdahalesinin ve piyasa şartlarının, davalı şirketin kârlılık oranını azaltıp azaltmadığı yolunda bir inceleme de yapılmamış, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin akdinden sonra EPDK tarafından yapılan düzenleme ile kâr marjına sınırlama getirilmiş olduğu,
bu sebeple dağıtım şirketlerinin kârlılık oranının azalacağı da izahtan vareste olduğunu, EPDK’nın, 14.02.2020 tarihli cevabi yazısında da dava konusu döneme ilişkin 14.05.2018 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı, bu karara göre yapılan müdahaleler ve Cumhurbaşkanlığı Kararları ibraz edildiğini, keza, sektörde faaliyet gösteren tüm dağıtım şirketlerince bu yönde uygulama yapılmakta, yani iskonto indirimine gidildiğini, nitekim, dosyada mevcut, diğer petrol dağıtım şirketlerinin cevabi yazılarında da gerek tarafların mutabakatı ve gerekse beklemeyen ekonomik kriz,
mücbir sebepler ya da değişen piyasa koşulları sebebiyle iskonto oranlarının değiştirilebileceği bildirildiğini ancak Mahkemece, bu hususlar da dikkate karar ihdas edildiğini, tüm bunların dışında, davalının düzenlediği faturaların tamamı dosyaya ibraz edilmiş, Bilirkişilerin incelemesine sunulmuş ve bilirkişiler de defter, kayıt ve faturaları incelemişlerdir.
Buna rağmen karara esas alınan Raporda; “bazılarındaki iskonto oranının %5,5 bazılarında %8,25 olduğunun görüldüğü belirtilmesine rağmen, hangi faturalarda %5,5 oranında iskonto yapıldığının tam olarak anlaşılamadığı” ifade edilmiştir ki, bu ifade kendi içinde çelişkilidir.
7 aydır tüm dosya, belge ve dokümanlar Sayın Bilirkişilerin elinde olmasına ve “tam olarak anlamadıkları” faturalarla ilgili olarak yerinde inceleme yetkileri bulunmasına rağmen herhangi bir talep ve incelemede bulunulmadan eksik rapor tanzim edilmiş olması ve bu eksik rapora dayanılarak hüküm tesis edilmiş olması da hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satış sözleşmesi(taşıt tanıma sistemi sözleşmesi) kapsamında belirlenen iskonto oranından daha düşük bir iskonto oranı uygulanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, iskonto oranının tek taraflı olarak indirilmesi için haklı neden bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 28/12/2018 tarihli taşıt tanıma sistemi sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı tarafça, davalının 15/05/2018 tarihinden itibaren iskonto oranını %5,5'a düşürdüğü ve eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla,
eksik ödenen tutarın tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin uyuşmazlığa ilişkin 2.1.8. maddesi, ""...", müşteri'ye fatura edilecek akaryakıt bedelinin KDV hariç toplamının %8,25 'i tutarında fatura üzerinden iskonto yanacaktır. ...; söz konusu iskonto oranını veya sözleşme ile kararlaştırılan vade şartlarını;
işbu anlaşma'nın akdi tarihi esas alınmak üzere güncel tavsiye edilen akaryakıt ortalanın pompa satış fiyatlarının %20 artması durumunda veya Amerikan Doları (USD) kurunun Türk Lirası karşısındaki yüzdesel değişimin %25 farkın üzerinde (artı veya ekşi) değişimlesi ve orandaki değişimin 1 aydan uzun bir süre seyretmesi durumunda tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahiptir.
Ancak işbu sözleşme süresi boyunca, mücbir sebepler veya sair öngörülemeyen olumsuz ekonomik gelişmeler ya da kamusal uygulamalar nedeni ile ... karlılık oranlarının düşmesi durumunda işbu sözleşme kapsamındaki ticari şartlar, azalan karlılık oranı nispetince ... terafından resen tek taraflı olarak revize edilecektir. Taraflar ... bu hakkı konusunda şimdiden mutabık kalmışlardır.
Ayrıca müşteri'nin sözleşme'nin devam ettiği süre boyunca birer yıllık her dönem içinde 200 m3 ve üzerinde yakıt alımı yapmaması halinde ...'ın iskonto ve prim oranlarını sözleşme süresi boyunca gerçekleşen alım miktarlarına göre kademeli olarak tek taraflı revize etme hakkı vardır." şeklindedir.Davalı tarafından iskonto oranında yapılan indirimin dolardaki ani yükseliş ve ilgili dönemde petrol ürünleri fiyatlarına yapılan müdahale sonucu yapıldığı beyan edilmiştir.
Ayrıca, davalı cevap dilekçesinde, 2018 yılının Mayıs ayının başında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)’nun gayri resmi yollarla petrol dağıtım şirketleri ile vardığı mutabakat neticesinde, dolardaki aşırı yükselişi tüketiciye yansıtmamak amacıyla petrol fiyatlarında artış beklenirken indirime gidildiğini ifade etmiştir.
Davalı tarafça, dolar kurundaki aşırı yükselişi sebep göstermiş ise de, sözleşmede düzenlendiği şekliyle dolar kurunun %25 üzerinde değiştiğini ispatlayamadığı gibi pompa satış fiyatlarının %20 arttığı da iddia ve ispat edilmemiştir.
Akaryakıt fiyatlarında artış beklenirken EPDK'nın gayri resmi yollarla petrol dağıtım şirketleri ile vardığı mutabakat neticesinde indirime gidildiği ve kar marjının düştüğü ileri sürülmüş ise de, bu durum açıkça sözleşmede düzenlenmediği gibi, davalının gayri resmi yollarla EPDK'ya verdiği taahhütlerin sonuçlarının davacıya yüklenilmesi mümkün değildir. Bu halde, davalının sözleşme ile kararlaştırılan iskonto oranını düşürmesinin haklı bir nedeni bulunmamaktadır.
Davalı yan, davacının 7 ay boyunca yeni fiyattan ürün aldığını ve fatura bedellerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ve itiraz etmeksizin ödediğini ileri sürmüştür. Yargıtay HGK 06/03/2024 Tarih ve 2023/11-793 E. - 2024/149 K. sayılı kararında benzer bir uyuşmazlıkta, "davacı tarafından protokole aykırı olarak faturaların düzenlendiği ileri sürülerek uğranılan zararın tahsili istenmiş olduğu,
davalının tek taraflı olarak düzenlenen fatura bedellerini doğrudan davacının alacağından mahsup ettiği, kâr marjına ilişkin faturalandırma yapılırken protokolün 6/g maddesine göre belirlenen hesaplamadaki kalemler ayrıca dercedilmediği ve kâr marjı tutarı hakkında açık net bir tespit olmadığı hususları gözetildiğinde davacı tacir olsa dahi bu faturalara itiraz imkanının bulunmadığı ve bunların soyut ticari defterlere kaydedilmiş olmasının sözleşmenin tadili ya da fatura içeriğinin benimsendiği anlamına gelmeyeceği kabul edilmelidir." şeklinde karar vermiştir.Davalının düzenlediği faturalar arasında iskonto oranının yazılı olmadığı faturalar
bulunduğu nazara alındığında, anılan HGK kararında da açıklandığı üzere, davacının iskonto oranından indirim yapılmasını benimsediğinin kabulü mümkün değildir. Bu durumda, davalının eksik iskonto uygulayarak fazladan tahsil ettiği tutarı davacıya iadesi gerekir.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/428, K. 2025/1576, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama