KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2022
- Dosya no
- 2022/703
- Karar no
- 2022/570
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/01/2022
- Numarası
- 2021/1049 Esas - 2022/57 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 28/04/2022
Karar Metni
1.177 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili kurum sigortalılarından ...'un İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı "... Tic. Ltd. Şti."ne ait iş yerinde geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti nedeni ile kazalı işçiye bağlanan gelir neticesinde oluşan kurum zararının tahsili için Bakırköy 11. İş Mahkemesi'nin 2012/541-2013/501 E.K. sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen alacak davasında müvekkili kurumun alacağının davalıdan tahsiline karar verildiğini, iş bu kararın yargıtayca onanarak kesinleştiğini ve ilama dayalı olarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ancak borçlu şirketin ticaret sicilden terkin edilmiş olduğunu belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacının ihyası istenilen şirketin, sicil müdürlüğünce ticaret sicilden TTK.nun geçici 7. maddesi uyarınca re'sen 31/07/2013 tarihinde terkin işleminin yapıldığı, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 324018 sicil numaralı ... Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, şirket yetkilisi ... (TC. ...)' ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.01.2022 tarihli ve 2021/1049 e. 2022/57 k. sayılı kararında davalarının kabulüne karar verilmesine karşın müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olmuş olup; mahkeme kararının bu yönden kaldırılarak yapılacak yargılama sonucunda müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davalı şirket yönünden davanın davanın kabulüne karar verilmiş ,karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır.
Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.
Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davalı şirketin 31/07/2013 tarihinde TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Ancak terkin işleminin TTK Geçici 7/1-a. maddesinde sayılan ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi(terkin) sebeplerinden hangisine dayandırıldığına ilişkin dosyada bir kayda rastlanılmamamıştır.
Sicilden terkin edilen şirket hakkında Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 2012/541 Esas-2013/501 Karar sayılı dosyası ile davacı SGK tarafından davanın temelini oluşturan iş kazası nedeniyle 27/09/2012 tarihinde, ihyası istenen şirkete karşı açılan rücu davası derdest iken şirketin terkin edildiği ve terkin işleminden sonra 07/11/2013 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği ve anılan kararın icrası için Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
Takip sayılı dosyası ile ilamlı icra yolu ile başlatılan takibin derdest olduğu görülmüştür. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. Davadışı şirket geçici 7.madde kapsamı dışında olup davaya konu ihya talebi TTK'nın gecici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii değildir.
Davacının devam eden dava dosyasının kesinleştirmesi ve takip eden icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğu gibi TTK'nın geçici 7/4-a maddesinde öngörülen , kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar gönderme koşulunun yerine getirildiği hususu davalı tarafça ispat edilememiş olup, buna göre usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
Davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya cevap vermeyerek HMK 128. Maddesi uyarınca davacının ileri sürdüğü vakaları inkar etmiş sayıldığı da nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacaktır.
Buna göre mahkemece davanın kabulüne ve şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece terkin edilen şirketin Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 2012/541Esas-2013/501 Karar ayılı ilamının kesinleştirilmesi ve Bakırköy ...İcra Dairesinin ...
Esasa sayılı icra dosyası ile işlemelere hasren yeniden ticaret siciline kayıt tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden böyle bir sınırlama yapılmadan yeniden tesciline karar verilmesi ve davalı yasal hasım olmadığı halde yanılgılı değerlendirme ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır. (Y.11.
H.D'nin 31/05/2021 tarih ve E: 2021/3311 -K: 2021/4580) Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına davaya konu şirketin dava dosyaları ve icra dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve davacı kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/703, K. 2022/570, 28 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama