İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/944 K.2025/1930

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/944Karar2025/1930Tarih17 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.945 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Aralık 2025
Dosya no
2022/944
Karar no
2025/1930
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/01/2022
Numarası
2018/928 Esas - 2022/30 Karar
Dava
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
17/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.945 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketin ticaretle uğraştığını, davalıdan araç satın aldığını, araçların www...com.tr adresinde listelendiğini, davacının davalı şirketten ... plakalı aracı 11.01.2016 tarihinde 14.250,00 TL bedelle, ... plakalı aracı 18.12.2015 tarihinde 11.751,50 TL bedelle ve ... plakalı aracı ise 04.02.2016 tarihinde 11.251,50 TL bedelle satın aldığını, her bir aracı ...

Bankasındaki hesabından ödediğini, ancak davalının araçların devir işlemlerini yapmadığını ve davacıyı oyaladığını, araçların devirlerini yapmadığından 4 aydır sanayide beklediğini, şimdiye kadar 1.000,00 TL otopark ücreti ödediğini, ayrıca faiz ödediğini, davacının Hatay 2. Noterliğinin ... numaralı ihtarnamesini davalıya keşide ettiğini, ancak davalının ihtara cevap vermediğini, davacının çevre esnafa borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, davacıya kimsenin borç vermediğini ve iş yapmak istemediğini, eşiyle boşanmanın eşiğine geldiğini,

100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini beyan ve talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davanın yetki ve görev yönünden reddinin gerektiğini, davacılardan olan ticaret şirketinin şirketin davada taraf ehliyetinin olmadığını, davacılardan ticaret şirketinin davalı ile üyeliğinin olmadığını, üyeliğin gerçek kişi davacı ile sınırlı olduğunu, davacı ticaret şirketinin hukuki yararının ve ehliyetinin olmadığını, davalı şirketin araçların devrini yapmaya hazır olmasına rağmen davacının bu yönde bir talepte bulunmadığını, taraflar arasında araçların satışına ve devrine ilişkin bir sözleşmenin olmadığını,

online olarak yapılan işlemler ve ödendiği ileri sürülen bedellerin bir vaat sayılması gerektiğini, dosya kapsamında araçların belli bir tarihte noter huzurunda satış ve devrinin gerçekleştirileceğine dair bir beyan veya sözleşme olmadığını, davacının araçların bedellerini düzensiz tarihlerde ödemesinin bile devir tarihlerinin kararlaştırılmadığını gösterdiğini, davalının devir işlemlerini yapmaya hazır olduğunu, ancak davacının bir talepte bulunmadığını, davacının davalının işleyişini bildiğini, buna rağmen kötü niyetle dava açtığını, maddi tazminat bedellerinin afaki olduğunu, dayanak zararların ortaya konulmadığını,

davalıya üye olan şirketlerin üyelik taahhütnamesi imzaladıklarını, bu belgede araçların devrinin yapılmadan araçlar üzerinde bir tamir işlemi yapmamaları gerektiğinin belirtildiğini, üyelik sözleşmesi imzalayan şirketlerin bu kuralları kabul etmiş olduklarını, davacının taleplerinin MK 2. Maddesine aykırı olduğunu, araçların üyelere yazılı olarak da kabul ettikleri üzere kazalı olarak devredildiğini, araçların devri yapılsa dahi kaporta tamiratının zaten alıcı tarafından yapılması gerektiğini, araçların satın alındığı sırada kullanılamaz durumda olduğunu,

üyelik sözleşmesinde bu tip giderlerin satıcı tarafından karşılanacağını ifade eden bir hükmün olmadığını, bu durumda kaporta gideri olarak gösterilen tazminat taleplerinin hukuki temelden yoksun olduğunu, otopark ücretinin talep edilemeyeceğini, davacının tek taraflı bir teslim tarihi belirleyip buna göre otopark ücreti talep edemeyeceğini, manevi tazminat taleplerinin yasal şartlarının oluşmadığını, beyan ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...A- Davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği araçların müvekkili adına devir ve teslimi yönünden yapılan yargılama sonucunda davalı yan cevap dilekçesi ile devirlerin yapılması yönünde kabul beyanının bulunduğu, hususu göz önüne alındığında ... plaka, ..., ... plakalı aracın davalı adına bulunan tescil kaydının iptali ile davacı ...

Adına tesciline, karar kesinleştiğinde ilgili trafik tescil şube müdürlüğüne karardan bir örneğin gönderilmesine, ( davalı yan cevap dilekçesi ile birlikte araçların devir ve teslimi yönünden kabul beyanında bulunması göz önüne alındığında yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır. ) B-Davacının uhdesinde olan dava konusu araçlar ikinci el ve hasarlı olarak davalı tarafından davacılara satışının yapıldığı,

davacı tarafından davalıdan hasarlı olarak kabul ve alımı yapılan araçlarla ilgili olarak onarım ve kaporta masrafı olarak üç araç için 13.500,00, 12.500,00, 13.500,00 -TL olmak üzere toplam 39.500,00-TL yönünden davacı tarafından davalıdan talep edildiği, bu masrafların davacı tarafından yapılması zorunlu masraf olabileceği ve davalının sorumluluğunun bulunmadığı çünkü araçların alım durumu belirlenirken fiyat belirlemenin araçların hasarlı olarak yapıldığı hususunun göz önünde tutulması gerektiği, C- 1.400,00-TL, 1.500,00-TL 1.000,00-TL olmak üzere toplam 3.900,00-TL otopark ücretinin davacı tarafından talep edildiği,

ancak buna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir somut belge ve bilginin ibraz edilmediği, davacının talep edilen 100.000,00-TL'lik maddi tazminat talebine ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir somut belge ve bilgi olmadığından bu konuda davasını ispat edemediği, D- davacılar 50.000,00-TL tutarında manevi tazminat talep etmiş ise de, hangi kişilik hakkının saldırıya uğramış olduğu, kişilik değerlerinde ne gibi bir manevi zarara uğradığını kanıtlayamamış olup, Kanunun manevi tazminat istemi için aradığı koşulların, davacı yararına gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Davalı araçların devri konusunda cevap dilekçesi ile birlikte araçların devrine hazır olduklarını beyan etmiş olmakla, davacının herhangi bir kişilik haklarının zarara uğradığının ispat edilememiş olması tespit edilmiş olmakla manevi tazminat koşulları da oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine," karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme hakimi tarafından salt davalı savunmaları üzerinden dosyada karar verildiğini, davacılar tarafından bedelleri ödenen araçların, davacıya zamanında devir ve teslimlerinin yapılmadığını, dava dosyalarının yargılaması devam ederken davalı tarafından, dava konusu araçların devri yapılması hususunda hukuka aykırı olarak davacıya yönelik ihtarname gönderildiğini, devirlerin halen verilmemiş olması dolayısıyla, davacıların,

davalı tarafından mağdur edilerek uğradığı zararlardan dolayı 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 150.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, araç satışından kaynaklı araçların devir ve teslimi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, Mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarındadır.Davacı taraf, davacı ...'ın davacı şirket adına araç aldığını, davalı şirketten ... plakalı aracı 11.01.2016 tarihinde 14.250,00 TL bedelle,

... plakalı aracı 18.12.2015 tarihinde 11.751,50 TL bedelle ve ... plakalı aracı ise 04.02.2016 tarihinde 11.251,50 TL bedelle satın aldığını, davalının araçların devirlerini yapmadığından, ... plakalı araç için 13.500,00 TL kaporta bakım gideri ve 1.400,00 TL otopark ücreti, ... plakalı araç için 12.500,00 TL kaporta bakım gideri ve 1.500,00 TL otopark ücreti, ... plakalı araç için 13.500,00 TL kaporta bakım gideri ve 1.000,00 TL otopark ücreti olmak üzere 100.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ve araçların devrinin yapılmasını talep etmiş, davalı, davacının satın aldığı başkaca araçların devrinin yapıldığını,

davacının devir için şahsen başvurması gerektiğini, başvuru yapmadığından devrin yapılmadığını, devir için hazır olduklarını beyan etmiştir.Dosyaya sunulan Üyelik Sözleşme 5. maddesinde, her ne sebeple olursa olsun kati satışı ve tescili yapılmadan nakledilmiş ve onarılmış araçların nakliye ve onarım masraflarından ...'nın sorumlu olmayacağını kabul ve beyan ettiği, aracı satın aldığı andan itibaren aracın alım taahhütnamesini, noter kati satışı ve trafik tescilini aracı almaya hak kazandığı günü takip eden ilk iş günüde yapmak zorunda olduğunu taahhüt ettiği düzenlenmiştir.

Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir.

Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).Trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin geçerliliği 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir.

Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar.Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39.maddesinde hurdaya çıkarılan araçlar konusu düzenlenerek, hurdaya ayrılan taşıtların onarımla yenilenseler bile tescil edilemeyecekleri hüküm altına alınmış, aynı yönetmeliğin olaya ilişkin olan ve “Araçların Trafikten Çekilmesi ve Trafikten Çekilen Araçların Yeniden Trafiğe Çıkarılmaları” ana başlığı altındaki 41.maddesinin “Sahiplerince trafikten çekilmek istenen araçlar hakkında aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır;” 1.alt başlıklı (c) bendinde,

“Araç tescil belgesinin ilgili bölümüne “trafikten çekilerek tescili silinmiştir” kaydı konulur ve belge araç sahibine iade edilir, motorlu araç trafik belgesi ve tescil plakası geri alınarak iptal edilir.”, (ç) bendinde ise, “ Trafikten çekme işlemi tamamlanan aracın tescili silinir.” hükmüne yer verilmiştir.Yönetmeliğin 41.maddesinin 2.alt başlığında da “Trafikten çekilen araçların yeniden trafiğe çıkarılması işlemlerinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır;” konusundaki düzenlemelere yer verilmiştir.Buna göre,

trafikten çekilen ve tescili silinen araçların gerekli usul ve işlemler yerine getirildikten sonra yeniden trafiğe çıkabilecekleri öngörülmüştür.Somut olayda, davalı tarafından davacıya hurdaya ayrılmış, trafikten çekilmiş ... plakalı aracın 11.01.2016 tarihinde 14.250,00 TL bedelle satılarak,12.01.2016 tarihinde bedelinin ödendiği, ... plakalı aracın 18.12.2015 tarihinde 11.751,50 TL bedelle satılarak, 24.12.2015 tarihinde bedelinin ödendiği, ... plakalı aracın 04.02.2016 tarihinde 11.251,50 TL bedelle satılarak, 04.02.2016 tarihinde bedelinin ödendiği ve araçların davalıya teslim edildiği taraflar arasında ihtilafsızdır.

Taraflar arasındaki ihtilaf, söz konusu araçların devirlerinin yapılmamasında kimden kaynaklandığı, davacının maddi ve manevi zararlarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.

Sözleşmeye göre, her ne sebeple olursa olsun kati satışı ve tescili yapılmadan nakledilmiş ve onarılmış araçların nakliye ve onarım masraflarından ...'nın sorumlu olmayacağının düzenlendiğinden, satış ve tescili yapılmamış araçlarla ilgili yapılan tamirat masraflarından davalının sorumluluğu bulunmamaktadır.

Davacı tarafından araç bedelleri ödenmiş olduğu sabit olması, davalının devre hazır olduklarını beyan etmiş olması karşısında artık aracın davacıya ait olduğunun tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davaya konu edilen husus, araç mülkiyetinin tespiti ile aracın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Trafik Tescil ve Şube Müdürlüğü tarafından araç tescil ve terkinine ilişkin olarak yapılan işlemler "idari işlem" niteliğindedir.

Tescil işlemi idari bir işlem olup mahkemece trafik kaydına tescile karar verilmesi, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karardır. Oysa adli yargı yerinde, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemez.

Davacı tarafından mülkiyetin tespitinin de istenilmiş olması nedeniyle, mahkemece, davaya konu aracın mülkiyetinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken (HGK 21/02/2018 tarihli, 2017/1367 E.2018/249 K. Sayılı ilamı), idareyi işlem yapmaya zorlayıcı tescil hükmü kurulmuş olması hatalı görülmüşse de, istinaf edenin sıfatına göre, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan kaldırma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.Davacının 1.400,00 TL, 1.500,00 TL ve 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.900,00 TL otopark ücreti talep ettiği ancak söz konusu otopark ücreti, 13.500,00 TL,

12.500,00 TL ve 13.500,00 TL kaporta bakım gideri olmak üzere toplam 39.500,00 TL kaporta ve bakım ücreti ödediğini, 100.000,00 TL maddi zararı olduğunu iddia etmişse de, bu harcamalara ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunmadığı, defter ve kayıtlarında araçların satışına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı,

Üyelik Sözleşmesinin 5. Maddesine göre, her ne sebeple olursa olsun kati satışı ve tescili yapılmadan nakledilmiş ve onarılmış araçların nakliye ve onarım masraflarından ...'nın sorumlu olmayacağını kabul ve beyan ettiğinden artık, davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı, kaldı ki araçların zaten trafikten çekilmiş pert araçlar olması, davacının bunu bilerek araçları düşük fiyatta almış olması karşısında Mahkemece davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; davacı, davalının devirleri yapmayarak,

kendisini mağdur ettiğini, borçlarını ödeyemediğini ticari itibarının zedelendiğini, şahsi ve ticari zarar gördüğü, ev hayatının bozulduğunu iddia ederek manevi tazminat talep etmiş ise de; tüm dosya kapsamından davacının manevi değerlerine dahil ticari itibarını ihlal eden, kişilik haklarına saldırı teşkil eden haksız fiil niteliğinde bir davranış bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde de isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;

ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 161,40 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 454,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/944, K. 2025/1930, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/944
Karar No
2025/1930
Tarih
17 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/944 K.2025/1127
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/945 K.2025/1791
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/948 K.2025/1796
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/954 K.2025/1928
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/955 K.2025/1932
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/956 K.2025/1789

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.