KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/1295
- Karar no
- 2024/1835
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2023
- Numarası
- 2023/9 Esas - 2023/349 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 18/12/2024
Karar Metni
1.321 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Asıl davada davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünce sicilden terkin edilen, ... Sanayi A.Ş ünvanlı firmadan alacaklı olduğunu, ... sicil numaralı ... Sanayi A.Ş'nin ticaret sicildeki terkin kaydının kaldırılarak sicil kaydının ihyasına,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce sicilden terkin edilen, ...
Sanayi A.Ş ünvanlı firmadan alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacağın tahsili zımnında adı geçen şirket aleyhinde İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/489 E.sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, 2020/160 E. sayılı davaya ait mahkemenin 10/03/2020 tarihli tensip tutanağının üç numaralı kararı ile yeni TTK 547.maddesi gereğince söz konusu davanın mahkemenin 2020/160 E. sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak ...
Sanayi A.Ş'nin tasfiye memurlarına karşı da açılması hususunda süre verildiğini, verilen süre içinde bu davanın açıldığını belirterek ... sicil numaralı ... Sanayi A.Ş'nin ticaret sicildeki terkin kaydının kaldırılarak sicil kaydının ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memuru tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakıldığının memurun sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili sicil müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde,
eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; açılan derdest dava nedeniyle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... numarasında sicile kayıtlı iken sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ...Sanayi Anonim Şirketi'nin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/489 Esas sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru ... vefat etmiş olup mirasçı olan tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasna ve HMK 326 maddesi gereğince yargılama giderinden sorumlu tutulması hakkaniyete uygun olmadığından sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Tasfiye Memuru ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının artık ... alacakları ile ilgili işlem yapma ve dava açma yetkisi kalmadığını, bugüne kadar muris ...'in ... AŞ ve ... AŞ'den yapmış olduğu tahsilatları da iade etmesi gerektiğini, ayraca TMSF'nin dosyada belirttiği şekilde ... ve şirketlerinin alacağı bulunmadığını, mahkemeye sunulan protokolün konusunu oluşturan 1. maddesinde görüleceği üzere ... ve şirketlerinin tüm borçlarının temlik edildiğini, ...
AŞ'nin tasfiye prosedürüne uygun olarak aktifsiz tasfiye edildiğini, bu davanın TMSF ye hukuken bir fayda sağlamayacağını, ihyasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK 547. maddesindeki bir şirketin ihyası için gerekli olan şartların gerçekleşmediğini, tasfiye edilme tarihinin üzerinden 12 yıl geçtiğini, hukuki bir fayda sağlamayacağını, beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı birleşen davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2)Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ...
Sanayi A.Ş'nin tasfiyeye girdiği, uyaptan talep edilen inceleme izni ile davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/489 Esas sayılı dava derdest iken tasfiye memurunun 18/10/2011 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edilmiştir.
Tasfiye memuru tarafından yapılan ilan sonucu başvuru olmaması alacağı düşürmeyeceği gibi tasfiye memurunun TTK'nın 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde şirketin davacı olduğu derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Y11.H.D'nin 02/05/2023 tarih ve E:2023/2250-K:2023/2572).
Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları koşulları oluşmuştur.
Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davada hukuki yararı olmadığını belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş is de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece davaya konu şirketin derdest dava dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen dava ... Sanayi AŞ tasfiye memuruna karşı açılmış olup davada şirket taraf gösterilmemesine rağmen karar başlığında davalılar arasında şirketin de yazılması ve alınması gerekli harcın davalı şirketten tahsiline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından kararın kaldırılmasına, Tasfiye ve sicilden terkin edilmiş şirketin ihyası istemli davada, şirketin tasfiye memuru vefat etmesi nedeniyle şirket yönetim kurulu başkanı ... tasfiye memuru olarak atanmış olup, tasfiye sürecinde görev almayan ve sorumluluğu söz konusu olmayan, bu aşamada yalnızca yasal gereklilik nedeniyle tasfiye memuru olarak görevlendirilen davalı aleyhine yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
(Y11.H.D'nin 22/05/2024 tarih ve E: 2024/2825-K: 2024/4202) Açıklanan nedenlerle birleşen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına ve davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1295, K. 2024/1835, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama