KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1066
- Karar no
- 2024/1337
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/05/2024
- Numarası
- 2023/408 Esas - 2024/329 Karar
- İstinaf karar tarihi
- 26/09/2024
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından verilen kredi kartını 2020 yılında borçsuz olarak kapattığını, fakat bankanın 6696 sayılı yasayı ihlal ederek Merkez Bankasına kara liste kaydı yaptığını ve 5 yıl kara listeye alındığını, bu durumum ticari hayatını sekteye uğrattığını, tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava artının yerine getirilmediğini, esasa ilişkin davacının iddiasını ispatlayamadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı haline getirildiği,
kanunun genel gerekçesine göre taraflar arasındaki uyuşmazlıkların açılabilecek dava türlerinden bağlantısız olarak arabuluculuk kapsamında kalmasının amaçlandığı, madde gerekçesinde ise konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesinin amaçlandığının belirtildiği,
Somut olayda tazminat iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkin işbu dava ticari dava niteliğinde olduğundan TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava şartı arabuluculuk sistemine tabi olduğu, davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğuna dair bu hususa ilişkin süre verildiği, bu kapsamda davacının 15/02/2024 tarihli ...
Başvuru belgesi sunduğu, davamız tarihinin ise 02/06/2023 buna göre davacının dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasına ilişkin dava şartı gereğini yerine getirmemiş olduğu, belirlenmekle davanın 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin arabuluculuk dava şartı nedeniyle davanın reddi kararının kaldırılması gerektiğini ve haksız mağdur edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği noktasındadır.7155 sayılı Yasanın 20. Maddesi ile 6100 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenmiş olup, 7155 sayılı Yasanın 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde ise; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu,
bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafça istinaf aşamasında sunulan "Arabuluculuk Son Tutanağı'' incelendiğinde arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 15/02/2024 olduğu, arabuluculuk sürecinin anlaşamamayla sonuçlandığı ve son tutanağın düzenlendiği tarihin 22/03/2024 olduğu görülmüştür. Ayrıca davacı karar celsesinde arabuluculuğun sonuçlandığını, arabuluculuk evrakını arabulucunun göndereceğini, eğer göndermedi ise süre verilmesi halinde sunacağını beyan etmiştir.
Somut olayda, karar tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı hazırlanmış durumdadır.
Davacının 16/02/2024 tarihli dilekçesi ekinde arabulucuya başvurduğuna ilişkin belgeyi sunduğu ve arabuluculuk işlemlerinin UYAP bilişim sistemi kullanılarak yerine getirildiği de nazara alındığında ve arabuluculuk belgeleri ve arabuluculuk son tutanağının UYAP sisteminde kayıtlı asıllarına erişilebilecek olmasına göre, arabuluculuk son tutanağının karardan önce dava dosyasına sunulduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle, HMK'nın 115/3. maddesi de gözönüne alındığında, ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1066, K. 2024/1337, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama