KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1240
- Karar no
- 2024/1442
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2024
- Numarası
- 2021/776 Esas - 2024/366 Karar
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- İstinaf karar tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
1.584 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Mah....Cad. ... Sok. NO:...
Şişli İstanbul adresinde faaliyet gösteren ...Taahhüt ve Tic.Ltd.Şti'nin kurucu ortağı olduğunu davacının şirketteki hisse oranının %40 olduğunu, daalı ...'in ise yine şirketin kurucu ortağı ve şirket müdürü olduğunu, davalının 2011 yılında şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ancak müdür sıfatıyla şirketi yönetmeye devam ettiğini, halen şirketin müdürü ve yetkilisi olduğunu, davacının ....Ltd.Şti isimli şirketi ile TBM atık su tünellerinin segmentli şaft işini yaparken davalının ısrarları sonucu 14/08/2009 tarihinde ...Taah.ve Tic.Ltd.Şti'ni kurduklarını, daha sonra davacının ....Ltd.
Şti isimli şirketi tasfiye sürecine soktuğunu ve bu şirketin üzerinde bulunan bütün iş makinelerini ve iş yapmak için gerekli tüm teçhizatları, şantiye binalarını, ofis mobilya ve malzemelerini sembolik bedelle yeni firmaya devrettiğini, işlerin durumuna göre davalının alacağı makinelerle hesaplaşma düşünüldüğünden sembolik bedel kararlaştırıldığını, kurulmasından sonra ...
Taah.ve Tic.Ltd.Şti'nin bi koç iş aldığını ve alınan işlerle büyüdüğünü, hak edişlerin 250.000 ile 300.000 TL'den 700.000 ile 800.000 TL'lere ulaştığını, ancak davalının o tarihlerden itibaren şirketin zarar ettiği yönünde söylemlerde bulunmaya başladığını, davalının şirket kuruluşundan itibaren kar-zarar hesaplaşmasının muhasebenin tutmuş olduğu kasa defteri üzerinden yapılacağını söylediğini, ancak sonradan o kasa defterini yok ettiğini resmi hesaplar üzerinden hesabın görüleceğini söylediğini, aynı zamanda hesabına geldiği gibi davranarak kimi hesaplarda resmiyeti baz almakta,
kimi hesaplarda ise gayri resmiyi baz alarak bir kargaşa yarattığını ve sonuca varılamadığını, davalının sürekli olarak zarar ediyoruz demesi üzerine hesapları incelemek isteyen davacının kar-zarar hesaplarını görmek için tutulduğu söylenen ve davacı tarafından daha sonra resmi olmadığı öğrenilen kasa defteri incelendiğinde davalının tüm şahsi giderlerinin şirket kasasından ödendiğinin görüldüğünü, yine davalının şahsi şirketi olan ...
Dan.ve Tic.Ltd.Şti ödemeleri için para kullanıldığını ve bu şirket hesabına aktırıldığını ve bu masraflar için şirkette para olmadığı dönemlerde karşılığında şirket hesabından kredi kullanıldığının görüldüğünü, yine davalının şirket makine ve ekipmanlarını bilinçli olarak kiraya vermeyerek şirketi zarara uğrattığını, anılan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile... San ve Tic. Ltd.
Şti'nin müdürü olan davalının TTK 553/1 maddesi gereğince şirkete vermiş olduğu zararın 1.000,00 TL tutarının tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm beyan ve iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın sürekli olarak olmayan bir bedeli talep ettiğini ve davalının kaybettiği bütün malvarlığını yok sayarak soyut iddialar ortaya attığını, davalının şirket hayatının her aşamasında basiretli bir tacir gibi davrandığını, bütün malvarlığını kaybetmesine rağmen borçların çoğunu ödeyerek şirketi büyük bir yıkımdan kurtardığını, davacı tarafın muhasebe tekniğinden uzak, hatalı incelemeye dayalı beyanlarını kabul etmediklerini, şirket kayıtlarının davacının iddialarının doğru olmadığını ispat eder nitelikte olduğunu,
bütün gelir ve para çıkışlarının şirket defterinde kayıtlı olduğunu, hatalı, eksik olmadığı gibi davacı aleyhine gerçekleşmiş bir işlemde bulunmadığını, davacının ortağı ve sahibi olduğu ... Ltd.
Şti'nin borca batık bir şirket olduğunu, davalı ile ortaklık kurduktan sonra davalıdan aldığı paralar ile borçlarının ödendiğini, davacının bu şirketi tasfiye etmesinin kendi kararı ve tasarrufunda olduğunu, davalı ile hiçbir bağı ve ilgisi bulunmadığını, ...Şirketinin tüm gelirlerinin resmi ve faturalı olup ve banka ödemeleri şeklinde olduğunu, gelirlerin de resmi olup saklanması ve kaçırılmasının söz konusu olmadığını, anılan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosya kapsamında yapılan incelemelerde ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi görülmemekle birlikte, sunulan finansal kiralama sözleşmelerinin toplam tutarının 1.119.441,71 € olduğu görülmüştür. Dava Dışı şirketin bu finansal kiralamalara konu ekipmanları 2.592.832,63 TL defter değeri üzerinde Dava Dışı ...
Şirketine faturalandırdığı, yapılan satış işleminden dolayı Finansal kiralama şirketinin bu makinelerden kaynaklı kalan (453.670,60 €+KDV=) 548.341,14 € finansal kiralama borcuna katlandığı görülmüştür. Satışa konu ekipmanların toplam defter değerinin 2.592.832,63 TL olduğu bu tutarın satış yapıldığı tarihteki TCMB Efektif satış kur karşılığından toplam değerlerinin 855.700,26 € olduğu hesaplanmıştır.
Yukarıda teknik değerlendirmeler bölümünde hesaplandığı üzere amortisman düşülmüş hali ile satışa konu ekipmanların KDV dahil toplam değerinin 762.621,14 EUR olduğu tespit edilmiş olup, yapılan satışın rayiç değerler üzerinden yapıldığı anlaşılmıştır.
Görüldüğü üzere, mahkememizce dosyaya celp edilen finansal kiralama belgeleri, şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile tüm deliller üzerinde inceleme yaptırılmış, yaptırılan incelemede davalının kusuru ile şirketi zarara soktuğu herhangi bir eylem ya işlemi tespit edilememiş, yapılan borçlanmaların şirketin iyileştirilmesine dair çabalarda ibaret olduğu, şirkete giren ve çıkan tüm paraların usulüne uygun kayıt altına alındığı, muvazaalı bir işlemin olmadığı, makine ve ekipmanların piyasa rayiç değerinde satılarak şirkete kazandırıldığı anlaşılmış olduğundan davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. 15.06.2022 tarihli ara kararı ile de Davalı vekiline dava dışı ... Yapı İnşaat Taah. Tic.
Ltd Şti'ne ait demirbaş, eşya defteri ellerinde ise sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine yada bu hususta beyanda bulunmasının istenilmesine rağmen davalı tarafından bu ara karar gereğinin yerine getirilmediğini, 24/05/2023 tarihli celsede; davalı tarafından muhtıra gereği yerine getirilmediğini, mahkeme tarafından 24/05/2023 tarihli ara kararından dönülmeden bu sefer 18/10/2023 tarihli ara kararı ile.
Dosyanın bir önceki bilirkişi heyetine yeniden tevdii ile mahkememizce daha önceden aldırılan tüm bilirkişi raporlarındaki tespitler tek tek değerlendirilerek, bu raporlardaki iştirak edilmeyen hususlar varsa bunlar da gerekçelendirilerek,
ayrıca bu aşamaya kadar daha önceki bilirkişilerden aldırılan ve son bilirkişi heyetinde aldırılan raporlara vaki taraf itirazları da tek tek karşılanarak ayrıca daha önce verilen karara ilişkin İstinaf Mahkemesince verilen ve kaldırma kararının gerekçesi olan eksik incelemenin de gerekçeli olarak ek raporda izah edilmesi suretiyle davalının şirket müdürü olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek şirketi zarara sokup sokmadığı, sokmuş ise hangi tarihli hangi icrai veya ihmali davranışıyla ne miktarda şirketi zarara soktuğu hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine,
karar verilmiş ancak dosyaya sunulan son bilirkişi raporuna istinaden de davanın reddedildiğini, ilk derece mahkemesinin kendi ara kararlarına aykırı düşecek bir biçimde eksik inceleme sonucunda karar oluşturduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğu esasına dayalı olarak şirketin uğradığı zararın tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin müdürü olarak şirketi zarara uğratıp uğratmadığı ve zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı ... ve davalı ... ile dava dışı diğer ortaklar tarafından ... İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti.
11/08/2009 tarihinde kurulmuş ve davalı ... şirket müdürü olarak seçilerek 5 yıl için münferit imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmıştır. Davacı tarafça, davalı müdürün şirketin bütün iş makinelerini ve teçihazlarını, şantiye binalarını, ofis mobilya ve malzemelerini sembolik bedelle yeni firmaya devrettiğini, davalının tüm şahsi giderlerinin şirket kasasından ödendiği, yine davalının şahsi şirketi olan ...
Dan.ve Tic.Ltd.Şti ödemeleri için bu şirket hesabına para aktırıldığını, para olmadığı dönemlerde karşılığında şirket hesabından kredi kullanıldığını, davalının şirket makine ve ekipmanlarını bilinçli olarak kiraya vermeyerek şirketi zarara uğrattığını iddia ederek limited şirket müdürünün sorumluluğu esaslarına dayalı olarak şirket zararın şirkete ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Dairemizce,
eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılması için dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu alındıktan sonra yine davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararından sonra alınan 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, "dosya kapsamında yapılan incelemelerde ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi görülmemekle birlikte, sunulan finansal kiralama sözleşmelerinin toplam tutarının 1.119.441,71 € olduğu görülmüştür. Dava Dışı şirketin bu finansal kiralamalara konu ekipmanları 2.592.832,63 TL defter değeri üzerinde Dava Dışı ...
Şirketine faturalandırdığı, yapılan satış işleminden dolayı Finansal kiralama şirketinin bu makinelerden kaynaklı kalan (453.670,60 €*KDV-) 548.341,14 € finansal kiralama borcuna katlandığı görülmüştür. Satışa konu ekipmanların toplam defter değerinin 2.592.832,63 TL olduğu bu tutarın satış yapıldığı tarihteki TCMB Efektif satış kur karşılığından toplam değerlerinin 855.700,26 € olduğu hesaplanmıştır.
Yukarıda teknik değerlendirmeler bölümünde hesaplandığı üzere amortisman düşülmüş hali ile satışa konu ekipmanların KDV dahil toplam değerinin 762.621,14 EUR olduğu tespit edilmiş olup, yapılan satışın rayiç değerler üzerinden yapıldığı anlaşılmıştır." hususları tespit edilmiştir. 23/02/2023 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ile 18/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda dava dışı ... Yapı Ltd.
Şti.'nin mali verileri ve sabit kıymet satışından kaynaklı bir zararının olmadığı ile finansal kiralamaya konu ekipmanların satışının rayiç değerler üzerinden yapıldığı belirtilmiştir.
Davacı tarafça, mahkemenin kendi ara karalarına aykırı şekilde eksik inceleme ile karar verdiği ileri sürülmüş ise de, mahkemece 24/05/2023 tarihli ara karar ile davalıya bilirkişi ön raporundaki eksiklikleri tamamlaması için süre verilmiş, 18/10/2023 tarihli celsede ise davalı vekilinin celse arasında beyan ve belgeler sunduğu belirtilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkemece ara karardan dönülmesini gerektiren bir durum bulunmadığı gibi alınan bilirkişi kök ve ek raporları hüküm vermeye elverişli bulunmuştur.
Bu kapsamda davacı tarafça, davalının müdür olarak şirkete zarar verdiği ispatlanamamış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1240, K. 2024/1442, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama