İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/342 K.2025/1941

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2025/342Karar2025/1941Tarih18 Aralık 2025Okuma12 dk · 2.342 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Aralık 2025
Dosya no
2025/342
Karar no
2025/1941
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/03/2024
Numarası
2021/392 Esas - 2024/217 Karar
Dava
Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
18/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.342 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... ve Emeklilik A.Ş arasında 20.12.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği Acentelik Hizmetleri İfa etmesi için Bakırköy 7.Noterliğinin ... yevmiye numaralı Vekaletname ile davacı şirkete Temsil yetkisi verildiğini,

davacının Acentelik Sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklere uygun olarak yüksek ve karlı sigorta ürünlerinin satışını yaparak başarılı bir acentelik işletme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından taraflar arasında tanzim edilen Acentelik sözleşmesini haksız ve kanuna aykırı bir şekilde tek taraflı olarak davalı şirket tarafından feshedilerek ayrıca davacı şirketin tüzel kişiliğinin bütünlüğüne maddi ve manevi zarar vermek suretiyle saldırıda bulunduğunu,

davalı sigorta şirketi tarafından Beşiktaş 7.Noterliğinin 27.01.2017 tarih ... yevmiye nolu vekaletnameye istinaden verilen tüm yetkilerin fesih edildiğinin tek taraflı ve kötü niyetli fesih olduğu hususunun ikrar edildiği fesih ilanından sonraki zaman diliminde 1,5 yılı aşkın süre sonrasında davalı sigorta şirketinin yöneticileri tarafından şifaen korkutmak ve tehdit etmek suretiyle (Piyasada iş yapamazsın, yüz kızartıcı suç atfederiz hiçbir firma ile çalışamazsınız, gel sen bu senedi imzala borcu kabul et.

Kötü referans veririz.

Hiçbir yerden acentelik alamazsınız denilmek suretiyle) 22.10.2018 tarihinde 3 sayfa ve 10 ana maddeden ibaret fesih ve ibra protokolü imzalanarak ve ekindeki 55.000 TL tutarlı borç senedini haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davacı şirket yetkilisini korkutmak suretiyle 2.kez fesih ve ibra cihetine gidildiğini, Fesih ve İbra Protokolü ile taraflar arasında akdedilen 03.06.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi gereği acentelik hizmetlerini ifa etmesi için Beşiktaş 7.Noterliğinin ... yevmiyeli vekaletnamesi ile davalı şirket temsil yetkisi bahsi geçen vekaletnamede fesih edilmekte ve verilen tüm yetkiler kaldırılarak vekillikten azledildiğini,

davacının tek taraflı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde fesih nedeniyle sigorta acenteliğini devam ettirmesinin mümkün olamadığını, davacının, haksız fesih nedeniyle hak kazandığı denkleştirme tazminatı ve komisyon alacağının tahsili için 21.12.2020 tarihinde Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, sözleşme tarihi olan 20.12.2016 ile haksız fesih tarihi olan 27.01.2017 tarihi arasındaki dönemde 612.622.40 TL tutarında net komisyon kazancı elde edildiğini, rakamların sektör açısından bakıldığında oldukça tatmin edici olduğunu, yaratılan katma değer performansının bir göstergesi olduğunu,

Acentelik sözleşmesinin fesih edildiği 27.01.2017 tarihinden sonra davacının temin ettiği ve bu nedenle davalı sigorta şirketince de poliçe düzenlenmiş olan sigortalıların davalı sigorta şirketi ile ilişkilerinin devam ettiği davalı yanın da bu müşterilerin sigorta sözleşmelerini yaparak menfaat ettiği aynı zamanda sigorta şirketinin davacı şirkete gönderdiği 2018 yılına ait Komisyon gider belgelerinde görüleceği üzere, davacı tarafından üretimi yapılan poliçelerin 2017 yılından sonra da ( Fesih tarihinden çok sonrasında) halen yaşadığı ve kullanımında olduğunu belge muhteviyatlarında açıkça ikrar ettiğinin tespit edildiği,

bilirkişi marifetiyle davalı sigorta şirketi nezdindeki kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de tespit edilebileceğini belirterek üretimi ve tahsilatı yapılmış olan Poliçeden kaynaklı ve halen davacıya ödemesi yapılmayan fark komisyon kazancının daha sonradan artırılmak üzere fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL hakediş tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine,

Acentenin oluşturduğu müşteri çevresinden yeniden sözleşmeler yapmak suretiyle yaralanmaya devam ettiği ve davacının uğradığı hak mahrumiyetine sebep olunduğunun tespitine, Acentenin oluşturduğu ve devamlılığını sağladığı müşteri portföyünden yaralanan davalı aleyhine sigorta mevzuatı gereğince denkleştirme talep hakkının üst sınırı tespiti ile fazlaya ilişkin hakların saklı kalması ile şimdilik 4.000 TL denkleştirme tazminatının işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf iddiasının kabulü anlamına gelmemekle birlikte irade sakatlıklarında TBK.m.39 göre.

Zamanaşımı süresinin bir yıl olduğundan davanın zamanaşımı süresi nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın Portföy Tazminatı talebinin sözleşmenin 22.10.2018 tarihinde sona erdiğini, tarihten itibaren TTK m.122 göre bir yıl içerisinde “ Denkleştirme istem hakkının Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürmesi gerekir…” hükmü gereğince ileri sürmediğinden davacının portföy tazminat talebinin de reddi gerektiğini, davalı ile davacı acente arasındaki acentelik sözleşmesinin taraflar arasında fesih ve ibra Protokolü İmzalanmak suretiyle sonlandırıldığını,

davalının bireysel Emeklilik ve Hayat Sigortaları sektöründe faaliyet gösterdiği Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşların gözetim ve denetimi altında olduğunu, taraflar arasında 20.12.2016 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davacıya Beşiktaş 7. Noterliğinin 27.01.2017 tarih ... yevmiyeli vekaletnamesi ile Acentelik yetkisi verildiğini, davacının kendisine verilen yetki kapsamında 27.01.2017 tarihinden 22.10.2018 tarihine kadar davalının acentesi olarak çalıştığını,

taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 22.10.2018 tarihinde “Fesih ve İbra Protokolü” imzalanarak acentelik ilişkisi, Acentelik Sözleşmesini ve bağlı tüm eklerini karşılıklı İrade beyanı ile sona erdirdikleri, bu kapsamda davalı Beyoğlu 48. Noterliğinin 19.11.2018 tarih ... yevmiyeli azilnamesi ile davacı Acenteyi vekaletname ile verilen Acentelik yetkisinden de azlettiğini, davacının iddia ettiği şekilde 27.01.2017 tarihinde Acentelik Sözleşmesinin feshedişlmesi ve fesihten yaklaşık 1,5 yıl sonra fesih ve İbra Protokolü İmzalanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının, taraflar arasındaki ilişkiyi hatalı açıkladığını,

27.01.2017 tarihi davacıya acentelik yetkisinin verildiği vekaletname tarihi olduğunu, söz konusu yetki 22.10.2018 tarihinde Fesih ve İbra Protokolü imzalanmak suretiyle sonlandırıldığını, 19.11.2018 tarihinde de davacı acente acentelik yetkisinden azledildiğini, davacının, dava dilekçesinde davalı şirketin yöneticilerinin şifahen korkutmak ve tehdit etmek suretiyle “Fesih ve İbra Protokolü “ ile 55.000 TL’lık borç senedi imzalattığını iddia ettiğini, davacının gerçek dışı yakışıksız ve ispata muhtaç iddialarına kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini,

davacının Acentenin (davalıya haklı nedenle fesih hakkı tanıyan) mevzuata aykırı eylemleri tespit edilmiş ve davalı şirket açısından Acentelik Sözleşmesinin sonlandırılmasına bu durumun etki ettiğini, davalı şirketin davacı acente nezdinde tespit edilen (Acentelik Sözleşmesinin haklı nedenle feshine imkan tanıyan) usulsüzlükler nedeniyle davacı acente ile daha fazla çalışmak istememiş ve davacı acenteye Noter kanalıyla Acentelik Sözleşmesinin feshedilmesine dair İhtarname gönderdiğini, ancak davacı Acente Acenteliğinin bu şekilde kapatılmasını istemediğini bildirmiş ve mutabakat yapılmasını talep ettiğini,

(Davacının talebiyle ilgili e.mail deliller arasında mevcut olduğu) bunun üzerine taraflar Fesih ve İbra Protokolü imzalayarak Acentelik İlişkisini ve tüm eklerini sonlandırdığını, davacı acentenin 30.09.2018 tarihi itibariyle davalı şirkete 55.050.00 TL borcu bulunmakta olup, söz konusu borç Fesih ve İbra Protokolü ekindeki ödeme planı ile taksitlendirildiği,

55.050.00‘lık senedin bu borca istinaden imzalandığını, davacının ödeme planına göre 55.050.00 TL’lık borcunu ödemediğini, söz konusu borcun tahsili için tüm hakların baki olduğunu, 30.09.2018 tarihi itibariyle 55.050.00 TL tutarındaki borcun 31.05.2019 tarihi itibariyle 64.859.11 TL ‘na ulaştığını, bunun üzerine davalının 84.859.11 TL – 55.055.00 TL = 29.809.11 TL’lık alacağı için davacı acente aleyhine İstanbul 28. İcra Md. ...

E Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, davacı acentenin dosya borcunu ödemediğini ve dosyanın infaz edildiğini, davacının aracılık yaptığı sözleşmeler arasında 4 yıllık süreden önce sona erenler olduğundan davacı acentenin 30.09.2018 tarihi itibariyle davalıya borcunun 55.055.00 TL olduğunu, bu borcun 31.05.2019 tarihi itibariyle 84.859.11 TL'ye ulaştığını, güncel borcun daha da arttığını, Cari hesap kayıtları ile bunun ispatlanabileceğini, davacının denkleştirme tazminatına hak kazanmamakla birlikte koşullarının gerçekleştiğini de ispatlayamadığını,

dava konusu olayda Acentelik Sözleşmesi’nin sonlandırılmasına davacı acentenin davalı şirkete haklı nedenle feshi imkanı tanıyan usulsüz eylemleri sebep olduğundan davacının tüm taleplerinin öncelikle bu kapsamda değerlendirilmesiyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğini, Yargıtay’ın emsal kararlarında, denkleştirme talep edilebilmesi için Acentenin, davalıya kazandırılan portföy sayesinde davalının sözleşmesinin feshinden sonra da önemli menfaatler sağlayacak olması,

Hakkaniyetin Denkleştirmeyi gerektirmesi hususlarının ispatlanması gerektiğini, Sigortacılık Kanununda Önemli Menfaatler ve Hakkaniyet sayılmış olduğunu, TTK ‘dan farklı olarak Ücret Kaybı sayılmadığını belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "TTK'nın 122/4. maddesi uyarınca denkleştirme isteminin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gerekir.

Bu sürenin niteliği hususunda öğretide görüşbirliği olmadığı, hak düşürücü süre mi yoksa zamanaşımı süresi olup olmadığının yasal düzenlemede açıklanmadığı; maddenin gerekçesinde de sürenin niteliğinin uygulama tarafından belirlenmesi gerektiği yazılıdır. Acentenin denkleştirme istemini ileri sürmesi bir irade beyanıyla gerçekleşecek olup, bu beyanda bulunulmaması halinde acente TTK'nın 122. maddesinden doğan hakkını kaybetmektedir.

Dolayısıyla denkleştirme miktarı kadar alacak hakkı kazanmanın ön koşulu, irade beyanının yöneltilmesidir. Bu kurgu göstermektedir ki denkleştirme talep hakkı tipik bir bağımlı ve kurucu yenilik doğuran haktır.

Yenilik doğuran haklar için öngörülen süreler hak düşürücü süre niteliğindedir (Burak Sak-Denkleştirme İstemi Sorunları, Yüksek Lisans tezi s.181) 6102 sayılı TTK' nın 122. maddenin 4. fıkrasında öngörülen sürenin niteliği hususunda öğretide görüş birliği olmadığı, hak düşürücü süre mi yoksa zamanaşımı süresi mi olduğunun yasal düzenlemede açıklanmadığı; maddenin gerekçesinde de sürenin niteliğinin uygulama tarafından belirlenmesi gerektiği, sebebinin de hukuk geliştirme olanaklarının önünün kapatılmaması olarak gösterilerek bu hususun uygulamaya bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin 31/05/2018 tarihinde davacı tarafça feshedildiği, tarafların 22/10/2018 tarihinde fesih sonrası süreç için anlaştıkları, davacının iş bu davayı ise 07/06/2021 tarihinde açtığı dolayısıyla TTK 122/4.maddesinde belirtilen bir yıllık süre dolduktan sonra açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20.12.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, acentelik sözleşmesi gereği acentelik hizmetlerini ifa etmesi için Beşiktaş 7. Noterliğinin ... yevmiye numaralı vekâletname ile davacı şirkete temsil yetkisi verildiğini, davacı şirket Acentelik Sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklere uygun olarak yüksek ve karlı sigorta ürünlerinin satışlarını yaparak başarılı bir acentelik işletme yükümlülüğünü yerine getirmiş,

ancak davalı sigorta şirketi tarafından taraflar arasında tanzim edilen acentelik sözleşmesini haksız ve kanuna aykırı bir şekilde tek taraflı olarak davalı şirket tarafından feshedilerek ayrıca davacı şirket tüzel kişiliğinin bütünlüğüne maddi ve manevi zarar vermek suretiyle saldırıda bulunduğunu, Davalı sigorta şirketi tarafından Beşiktaş 7. Noterliğinin 27.01.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu vekâletnameye istinaden verilen tüm yetkilerin fesih edildiği tek taraflı ve kötü niyetli fesih olduğu hususunun ikrar edildiği fesih ilanından çok sonraki zaman diliminde 1,5 yılı aşkın süre sonrasında,

davalı sigorta şirketinin yöneticileri tarafından şifaen korkutmak ve tehdit etmek suretiyle (piyasada iş yapamazsını yüz kızartıcı suç atfederiz hiçbir firma ile çalışamazsınız, gel sen bu senedi imzala borcu kabul et, kötü referans veririz, hiçbir yerden acentelik alamazsınız vs denilmek suretiyle) 22.10.2018 tarihinde 3 sayfa ve 10 ana maddeden ibaret fesih ve ibra protokolü imzalatarak ve ekindeki 55.000 TL tutarlı borç senedini haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkil şirket yetkilisini korkutmak suretiyle 2. Kez fesih ve ibra cihetine gidildiğini,

fesih ve ibra protokolü ile taraflar arasında akdedilen 03.06.2016 tarihli Acentelik sözleşmesi gereği acentelik hizmetlerini ifa etmesi için Beşiktaş 7. Noterliğinin ... yevmiye numaralı vekâletnamesi ile davalı şirket temsil yetkisi bahsi geçen vekâletnamede fesih edilmekte ve verilen tüm yetkiler kaldırılarak vekillikten azledilmekte olup davacının tek taraflı, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshi nedeniyle kanunlarla ve mevzuatlarla düzenlenmiş olan sigorta acenteliğini devam ettirmesi mümkün olmadığını,

acentelik sözleşme tarihi olan 20.12.2016 ile haksız fesih tarihi olan 27.01.2017 tarihi arasındaki dönemde 612.622,40 TL tutarında net komisyon kazancı elde edildiği, rakamların sektör açısından bakıldığında oldukça tatmin edici rakamlar olduğu ve yaratılan katma değerli performansın bir göstergesi olduğu böylece başarılı bir acentelik hizmeti sunulduğu açıkça görüleceğini,

acentelik sözleşmesinin feshedildiği 27.01.2017 tarihinden sonra davacının temin ettiği ve bu nedenle de davalı sigorta şirketince de poliçe düzenlenmiş olan sigortalıların davalı sigorta şirketi ile ilişkilerinin devam ettiği davalı yanın bu müşterilerin sigorta sözleşmelerini yaparak menfaat ettiği aynı zamanda davalı sigorta şirketinin, müvekkil şirkete gönderdiği 2018 yılına ait Komisyon Gider Belgelerinde görüleceği üzere tarafımızca üretimi yapılan poliçelerin 2017 yılından sonra da (fesih tarihinden çok sonrasında) halen yaşadığını ve kullanımında olduğunu belge muhteviyatında açıkça ikrar ettiği tespit edildiğini,

genel olarak denkleştirme tazminatı (portföy tazminatı) acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilinin hâlen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığı olup acentelerin denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi durumunda acentesinin denkleştirme tazminatı talep edebileceği değerlendirilmesi gerektiğini, Acentelik sözleşmesi ve kanun hükümleri dikkate alındığında zamanaşımı süresi dolmamış olup zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu,

davacı şirkete ilişkin yapılan denetimde herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğini bu hususun Mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, Dosyada mübrez 14.12.2022 tarihli Bilirkişi raporu ile de haklılığımız tespit edilmiş olup bilirkişi raporu doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı ve ödenmeyen komisyon alacağının tahsili, davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasındadır.

Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalının feshi sonucu sona erdiği ihtilaf konusu değildir.

Davacı tarafça, feshin haksız olduğu iddiasıyla denkleştirme tazminatına ve üretim ve tahsilatı yapılmış poliçeden kaynaklanan komisyon alacağının ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça diğer savunmaların yanı sıra zamanaşımı define dayanılmıştır.

Davalı tarafından, davacı muhatabına çekilen Beşiktaş 7. Noterliğinin 31/05/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, sözleşme ve eklerinin feshedildiği ihbar ve ihtar edilmiştir. 22/10/2018 tarihli fesih ve ibra protokolünde ise, protokolün imza tarihi itibariyle acentelik ilişkisinin sona erdirildiği düzenlenmiş, Beyoğlu 48. Noterliğinin 19/11/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile acentelik vekaletinin azli ihbar ve ihtar edilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 122/4. Maddesine göre, denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. Anılan madde gerekçesine göre, talep ileri sürülmüş ve kabul edilmiş ise hak düşürücü süre işlemez hale gelir, istem itirazla karşılaşmış ise bir yıllık süre içinde yargı yoluna başvurulması gerekir.

Somut olayda, dava açılmadan önce denkleştirme istem hakkının davalıya karşı ileri sürüldüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu halde davanın, sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi 22/10/2018 tarihli fesih ve ibra protokolü ile sona ermiş olup, 22/10/2019 tarihine kadar denkleştirme tazminatına ilişkin davanın açılması gerekir. Dava ise, 07/06/2021 tarihinde açılmış olup, bu durumda hak düşürücü süre geçmiştir. Arabuluculuk süreci ise 21/12/2020-14/01/2021 tarihleri arasında işlemiş olup, hak düşürücü sürenin dolduğu tarihten sonra olduğundan hak düşürücü süreye bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/342, K. 2025/1941, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/342
Karar No
2025/1941
Tarih
18 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/343 K.2025/886
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/343 K.2025/851
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/343 K.2025/213
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/343 K.2025/1109
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/344 K.2025/920
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/344 K.2025/944

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.