KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/467
- Karar no
- 2025/501
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/10/2024
- Numarası
- 2024/1239 D.İş - 2024/1231 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz (Finans
- İstinaf karar tarihi
- 17/04/2025
Karar Metni
1.599 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati hacze itiraz eden ... vekili itiraz dilekçesinde özetle. Davacı tarafından İst. Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile müvekkiline yöneltilen icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından yasal süresi içinde takibe itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin ....
Şti 'nin borçlarından hiçbir suretle sorumlu olmayacağını, müvekkilinin şirketin yöneticisi veya temsilcisi olmak bir yana hissedarı dahi olmadığını, şirket ile hukuken hiçbir bağının bulunmadığını, müvekkili adına geçen şirkette bir süre hissedar olduğunu, 18/04/2024 tarihinde sahibi olduğu payların tamamını dosyadaki diğer borçlu olan ...'e devrettiğini, alacaklı taraf İİK m. 259 uyarınca teminat yatırması gerekirken mahkeme dosyasına kanunda öngörülen teminatı yatırmadığını, alacaklı bankanın, hiçbir suretle teminat göstermeksizin müvekkilinin tüm mal varlığına ihtiyati haciz tedbiri koydurmasının hukuka aykırı olduğunu,
verilen karara teminat gösterilmemesi yönünden itiraz ettiklerini, son olarak alacaklı tarafından ihtiyati haciz talebi yetkili mahkemeye sunulmadığını, dolayısıyla ihtiyati hacze ilişkin talep yetkisiz mahkemece incelenmesinin gerektiğini, .Mahkemenizce verilen karara yetki yönünden itiraz ettiklerini, müvekkiline yöneltilen icra takibi ile birlikte talep edilen ihtiyati haciz tedbirinin yasal şartları bulunmadığını, teminat yatırılmadığını ve yetkisiz mahkemece incelendiğinde usul ve yasaya aykırı olduğunu,
alacaklının haksız ve kötü niyetli talebi üzerine İİK m. 257'nin şartları bulunmaksızın verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Mahkememizin 17/10/2024 tarihli ve 2024/1239 D.İş. ve 2024/1231 Karar sayılı kararı ile teminatsız olarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, aleyhine haciz kararı verilen ..., ... ve ....Şti vekili Av. ... tarafından 28/10/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile, ... vekili Av. ... tarafından 05/11/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile mahkememiz kararına itiraz edildiği, itirazın İİK 265/5 maddesi uyarınca duruşmalı olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak duruşma günü bildirir tebligatın taraflara çıkarıldığı görülmüştür.
Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ..., ... ve ...
Ltd.Şti tarafından her ne kadar banka tarafından kendilerine gönderilen ihtarnameye itiraz edildiği, bu sebeple İİK 68/b gereği alacağın kesinleşmediği ileri sürülmüş ise de bu hususun esas yargılamada değerlendirilmesi gerektiği, yine kredilerin rehinle teminat altına alındığı, kredi borcu için bankaya kambiyo senetleri verildiği iddia edilmiş ise de, banka tarafından dosyaya sunulan kredi sözleşmelerinde ipotek belgesinin bulunmadığı gibi itiraz edenler tarafından da rehin belgesinin ve verildiği iddia olunan kambiyo senetlerinin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte; aleyhine haciz kararı verilen ... itirazları değerlendirildiğinde; itiraz dilekçesinde her ne kadar ...'ın şirket ortaklığını devrettiği ve borçtan sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmüş ise de, dosyada bulunan kredi sözleşme tarihinin hisse devir tarihinden önce olduğu, yine şirket ortağının kefaleti için TBK 584/3 maddesi gereği eş rızası aranmayacağından kefaletin şekli anlamda geçerli olduğu, sözleşmedeki imza geçerliliğinin esas yargılama sırasında değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleri ile mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının hakkında takip başlatılan ... Ltd.
Şti.'nin borçlarından hiçbir suretle sorumlu olmadığını, davalının adı geçen şirketin yöneticisi veya temsilcisi olmak bir yana hissedarı dahi değildir, şirket ile hukuken hiçbir bağı bulunmadığını, davalının adı geçen şirkette bir süre hissedar olmuş fakat 16.04.2024 tarihinde sahibi olduğu payların tamamını dosyadaki diğer borçlu olan ...'e devretmiş davalının takibe konu borca dair hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki eski şirket hissedarlarının şirket borçlarından sorumluğu söz konusu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle yükümlü bulunduğunu, davalının borçlu şirketin yöneticisi,
hissedarı olmadığı aleni olan ve herkesçe bilindiği yasal olarak kabul edilen Ticaret Sicili kayıtlarından görülebilmesine rağmen, hakkında başlatılan icra takibi ve mevcut ihtiyati haciz kararı açıkça haksız ve kötü niyetli olarak davacıya yöneltildiğini, resmi ve alacaklı bankanın erişebileceği tüm kayıtlardan davalının borçlu şirketle hiçbir bağlantısının olmadığı, borçlu şirketin yetkilisi ya da temsilcisi olmadığını kaldı ki ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda anılan şartların mevcut olması gerektiğini, alacaklı tarafından başlatılan icra takibine konu borçtan sorumlu olduğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte;
davalının ne yerleşim yerleşim yeri belirsiz, ne de mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanmakta, kaçmakta ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemler yaptığını, kanun uyarınca ihtiyati haciz verilebilmesi için aranan şartların davalı yönünden oluşmadığından, alacaklı tarafça bu şartların gerçekleştiğine kanaat getirecek delillerin de dosyaya ibraz edilmediğini, öte yandan İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ...
Sayılı dosyasında takibe dayanak olduğu iddia edilen sözleşmedeki imzaya davalı yanca itiraz edilmiş olup, imzanın davalıya ait olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının kefil olarak borçtan sorumlu tutulması için kanunda aranan şekli yükümlülükler de yerine getirilmediğini, kanuni şekle aykırılık nedeniyle takibe ve ihtiyati hacze dayanak olduğu iddia edilen sözleşmeden davalının sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle verilen ihtiyati haciz kararı usul ve yasaya uygun olmadığını, alacaklının İİK m. 259 uyarınca teminat yatırması gerekirken mahkeme dosyasına kanunda öngörülen teminatı yatırmadığını, alacaklı bankanın,
hiçbir suretle teminat göstermeksizin davalının tüm mal varlığına ihtiyati haciz tedbiri koydurması açıkça hukuka aykırı olup verilen karara teminat gösterilmemesi yönünden hatalı olduğunu, alacaklı tarafından ihtiyati haciz talebi yetkili mahkemeye sunulmamış dolayısıyla talep yetkisiz mahkemece incelenmiş ve karara bağlanmış olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen banka ile ... Şirketi arasında 16/02/2023 tarihinde 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşmeye ihtiyati hacze itiraz edenlerden ... ve...
16/02/2023 tarihinde 5.000.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olmuştur.İhtiyati haciz isteyen tarafça, Üsküdar ... Noterliğinin 24/09/2024 tarih ve ... YN'lu ihtarname ile hesabın kat edildiğinin ihtar edilmesine rağmen 16/02/2023 tarih ve 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden ... tarafından, şirket ortaklığından ayrıldığı ve imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).
Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3.
Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. Somut olayda, ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde 16/02/2023 tarih ve 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi sunulmuştur.
Ancak, bahse konu genel kredi sözleşmesine ilişkin ihtiyati hacze itiraz eden ...'ın kefaletine dair bir belge dosyaya sunulmamıştır.Dairemizin geri çevirme kararına istinaden alacaklı banka vekilinden temin edilen kefalet belgesi ise 06/09/2021 tarihli olup, isteme konu 16/02/2023 tarihli genel kredi sözleşmesinden öncedir.
Dolayısıyla ilk derece mahkemesine sunulmayan ve istinaf aşamasında sunulan,16/02/2023 tarihli genel kredi sözleşmesine ilişkin olmayan 06/09/2021 tarihli kefalet belgesine göre karar verilmesi mümkün değildir. Alacaklı bankanın talep dilekçesi ekinde sunduğu kefalet belgesinde ihtiyati hacze itiraz eden ...'ın kefaleti bulunmadığından talep edilen ihtiyati haczin şartları oluşmamıştır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince ...'ın itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılması gerekirken onun yönünden de itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; kefaletin şekli anlamda geçerli olduğundan bahisle İhtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle itiraz edenin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/467, K. 2025/501, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama