KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Dosya no
- 2026/392
- Karar no
- 2026/398
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/11/2025 (Ara Karar
- Numarası
- 2025/1103 Esas
- Talep
- İhtiyati haciz
- İstinaf karar tarihi
- 05/03/2026
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç alım satımı yapan bir oto galerici olduğunu, bu kapsamda adına bulunan ... plakalı ... marka aracı satın almak isteyen .... Şti. isimli firmanın davalı ... A.Ş.ye kredi başvurusunda bulunduğunu, ancak bu finans şirketi, bu krediyi verebilmek için kendi alt firması olan diğer davalı ...
A.Ş. adına rehin ve krediye konu ... plakalı aracı geçirmesi gerektiğini şart koştuğunu, gerek müvekkili gerek alıcı dava dışı .... Şti. isimli firmanın bu alım-satımı tamamlamak istediğinden bu teklifi ve şartı kabul ettiğini, ancak satış devir işlemyeri uyarınca ne davalı ... A.Ş. ne de diğer davalı ...
A.Ş.'nin üzerine düşen ödemeyi müvekkiline yapmadığını, davalıların kötüniyetli olması ve müvekkilinin iş bu davayı açdığının öğrenilmesi halinde mal kaçırma eyleminde bulunma olasılıkları yüksek olduğundan ve müvekkilin bu alacağının da rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, İ.İ.K.m.
257, 268 ile diğer ilgili maddeleri kapsamında mahkemece borçluların, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ile menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Dosyanın incelenmesinde, haksız fiilden kaynaklanan alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi ve muaccel alacağın yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davalı/borçluların itirazlarının hukuken dayanaksız olduğunu, zira noter satış sözleşmeleri, düzenlenen fatura ve tarafların banka hesapları ile ticari defter ve kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, davalıların itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olup, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olup, davalıların kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, davacının mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
davacının mağduriyeti çerçevesinde bakıldığında, davalıların kötüniyetli olması ve davacının iş bu davayı açtığını öğrenmesi halinde mal kaçırma eyleminde bulunma olasılıkları yüksek olduğundan ve bu alacağının da rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsili tehlikeye düştüğünü, ihtiyati haciz talep etme gereği hasıl olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ödenmeyen araç bedeli nedeniyle açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz isteyen taraf, alıcının kredi finansman ihtiyacı için aracın önce davalı ... A.Ş.
Adına sonra alıcı adına devrinin yapılmasına rağmen araç bedelinin kendisine ödenmediğinden bahisle incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K).
Somut olayda, tarafların yükümlülüklerinin kapsamı ile davalı tarafın kredi kullanımının gerçekleşmediği ve kusur durumuna ilişkin savunması, ... A.Ş.'nin kendisine de ödeme yapılmadığına yönelik iddia nazara alındığında bu haliyle alacağın varlığı ve miktarı çekişmeli olup ancak yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Bu halde İİK 257. maddesindeki koşulların oluştuğundan söz edilmesi mümkün görülmediğinden ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2026/392, K. 2026/398, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama