KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
- Dosya no
- 2020/1488 Esas
- Karar no
- 2022/1719
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2019
- Numarası
- 2017/798 E. - 2019/499 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 08/12/2022
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından 15.05.2016, 15.06.2016, 15.07.2016 ve 15.08.2016 vade tarihli ve her biri 11.470,00 TL bedelli 4 adet için davalı tarafından icra takibi yapıldığını, müvekkilinin takip konusu senetlerden dolayı alacaklıya hiçbir borcunun olmadığını, müvekkilinin bu senetlerini düzenlemediğini ve imzalamadığını belirterek senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyetli olarak takip yaptıkları iddiasıyla %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince "Bilirkişi raporuna itibar edilerek; icra takibine dayanak yapılan bonolardaki davacıya atfen borçlu sıfatıyla atılan imzaların davacıya ait olmadığı, bonoların sahte imza ile düzenlendiği, bu sebeple davacının takip konusu senetler sebebi ile davalıya borçlu olmadığı, bonodaki lehdarın takip alacaklısı olduğu ve davacının kötü niyet tazminatının da yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne," karar verilmiştir. Davalı ... San. Tic. Ltd.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin davaya konu senetleri ciro yoluyla alan yetkili hamil olduğunu, senetlerin keşidecisi veya lehdarı olmadığını, Mahkemenin davalı şirketi lehdar olarak değerlendirip, kötü niyetten sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, Davalı şirketin senetleri ciro ile alan yetkili hamil (ciranta) olması sebebiyle, senetlerdeki imzayı denetleme yükümlülüğü olmadığını, ticari ilişki gereği senetleri aldığını, Müvekkili şirketin, elinde bulunan senetlerle ilgili icra takibi başlattıktan sonra senetlere ilişkin davalı ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu,
senetlere dayalı yapılan takiplere haciz işlemi yapmadığını ve takipleri durdurduğunu, ayrıca davacının takibi iptal ettirdiğini, takibin iptal olmasına rağmen davacının kötü niyetle hareket ederek lehine vekalet ücreti hükmedilmesi için söz konusu menfi tespit davasını açtığını, davacının kötü niyetli olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı icra takibine konu edilen senetler üzerindeki imzayı inkâr etmiştir.
Dosyaya sunulan 10.04.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre, dava ve takip konusu senetler altındaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İmzada sahtecilik mutlak def'ilerden olup, senetleri düzgün ciro silsilesine göre elinde bulunduran son hamile (davalı şirkete) karşı da ileri sürülebilir.
Bu kapsamda, Mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak davanın kabulünde bir hata görülmemiş, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ancak dava konusu senetler incelendiğinde.
Davacının şeklen de olsa keşideci, davalı ...'un lehdar, istinaf yoluna başvuran davalı şirketin ise senetleri düzgün ciro silsilesine göre elinde bulunduran son hamil olduğu, davalı ... lehdar olarak temel ilişkinin tarafı olup, senetlerin sahte imza ile düzenlendiğini bilebilecek durumda olsa da, istinaf yoluna başvuran davalı şirketin, senetleri düzgün ciro silsilesine göre elinde bulunduran son hamil olduğu, bu sebeple senetlerin sahte imza ile düzenlendiğini bilebilecek durumda olmadığı, mevcut delil durumuna göre kötü niyetinin de ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı ...
Taah. ve San. Tic. Ltd. Şti. hakkında kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne, davalı ... Taah. ve San. Tic. Ltd. Şti. Hakkında talep edilen kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
08/12/2022
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1488, K. 2022/1719, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama