KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Dosya no
- 2020/1561 Esas
- Karar no
- 2023/967
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/06/2019
- Numarası
- 2017/719 E. - 2019/279 K.
- Davanın konusu
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 28/09/2023
Karar Metni
1.124 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin dünyaca ünlü “...” “... + Şekil” markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de halihazırda ... sayılı markalarının bulunduğunu, ayrıca TPE tarafından “... + Şekil” ibareli markanın tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı yanların müvekkiline ait markalarını kendisine ait mağazasında takılar ve aksesuarlar üzerinde izinsiz olarak kullanıldığını, buna ilişkin İstanbul 1.FSHHM'nin 2017/109 D.İş sayılı dosyası ile bilirkişi vasıtasıyla tespit yapıldığını, davalı tarafından kullanıldığı tespit edilen ibare ve şeklin,
müvekkili adına marka olarak TPE nezdinde tescilli olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ettiğini ve maddi-manevi zararlara uğrattığını iddia ederek, tecavüzün tespitini ve men'ini, şimdilik 100- TL maddi, 2500 TL manevi ve 2500 TL itibar tazminatı ile değişik iş dosyasında yapılan masrafların davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 25.2.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 5.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "davacının markasını taklit eden ürünlerin davalı yanca piyasaya sürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, TBK'nun 50.maddesine göre 5.000 TL maddi tazminat, talep gibi 2.500 TL manevi tazminat ve yine talep gibi 2.500 TL itibar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemenin, her bir tazminat talebi için maktu vekalet ücretinin altında kalmamak üzere vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken daha az tutara hükmetmesinin hatalı olduğunu,Somut durum bakımından, talep edilen manevi tazminat ile itibar tazminatı tutarının 2,500'er Türk Lirası olduğu, bu miktarın mahkemece hükmedilmesi gereken asgari vekalet ücretinin altında olduğu,
dolayısıyla, hükmedilecek vekalet ücretinin bu tutarı da aşmaması gerektiği, bu nedenle maddi tazminat yönünden 3.931,00 TL, manevi tazminat ile itibar tazminatı talepleri bakımından 2,500'er Türk Lirası vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk Derece Mahkemesince 11.06.2019 tarihinde, 5.000 TL maddi tazminat, 2.500 TL manevi tazminat ve 2.500 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline yönelik olarak verilen kararda, her bir alacak kalemi için sırasıyla 600,00 TL, 300,00 TL ve 300,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiği, davacı yanca;
maddi tazminat için hükmedilen vekâlet ücretinin 3.931 TL, manevi tazminat ile itibar tazminatı talepleri bakımından 2,500'er Türk lirasından az olamayacağı gerekçesiyle karar istinaf edilmiştir.2019 yılı itibariyle istinaf kesinlik sınırının 4.400 TL olması nedeniyle, itibar tazminatı yönünden verilen hükmün kesin nitelikte olması dikkate alınarak,
bu alacak kalemi yönünden hükmedilen vekâlet ücretinin de asıl alacağa bağlı olarak kesinlik sınırı içinde kaldığı gözetilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nun 352/1-b maddesi uyarınca kararın kesin olduğu anlaşılmakla, itibar tazminatı talebi yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Diğer yandan, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'nin 13.maddesi;
''(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16'ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.'' şeklinde olup, bu itibarla,
Mahkemece hükmedilen 5.000 TL miktarlı maddi tazminat ve 2.500 TL manevi tazminat yönünden hesaplanacak vekâlet ücretinin, maktu ücretin altında kalmayacak şekilde nispi tarifeye göre hesaplanması, ancak hükmedilen miktarı da geçmemesi gerektiği, dolayısıyla maddi tazminat yönünden 3.931 TL, manevi tazminat yönünden ise, 2.500 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmüştür.Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, istinaf başvurusu dışında kalan kısımlar yönünden, kazanılmış hak ilkesi de korunarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
28/09/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1561, K. 2023/967, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama