KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Dosya no
- 2020/1674 Esas
- Karar no
- 2023/1106
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/06/2019
- Numarası
- 2018/296 E. - 2019/309 K. ...
- Davanın konusu
- Marka (Manevi Tazminat İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 12/10/2023
Karar Metni
1.253 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının “..." ve “...'’ markalarının yazı ve/veya şekil markası ve tasarımlar olarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olarak koruma altında bulunduğunu, davacıya marka ve tasarımların üretim ve lisans verme yetkisinin de münhasıran davacı şirkete ait olduğu halde davalının hukuka aykırı olarak üretilmiş olan taklit ürünleri satışa sunduğunu, bu hususun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2015/299 E. ve 2016/109 K. sayılı dosyasında yargılama yapılarak,
davalının suçunun sabit görüldüğünü ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, davalının düşük kalite ve düşük fiyattaki ürünleri satışa arz ederek , yaptıkları eylemin suç olduğu bilinciyle genellikle faturasız satış yaparak, davacı şirket ile iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykın şekilde TTK 54 vd. hükümleri kapsamında haksız rekabet İçine girdiğini,aynı zamanda faturasız satışları ile devleti de ciddî derecede vergi kaybına uğrattığını,davacının kendi lisanslı satış mağazalarında belirlenen konseptten uzak, farklı müşteri portföyleriyle mütecavizler aracılığıyla ticari ağıda bozduğunu,
davacının Marka Hakkına karşı yapılan bu tecavüzün manevi tazminatı gerektirdiğini, yapılan bilirkişi incelemesi ile ürünlerin taklit olduğunun ceza yargılamasında görülen ve sonuçlanan davada alman raporlarla da sabit olduğunu, düşük kaliteli ürünlerin marka sahibi açısından markanın haksız sömürüsü ve bir yandan da itibar kaybı anlamına geldiğini, bu türden ürünlerin yaygınlaşması markanın imajını zedelemekte ve İtibar kaybına yol açmakta olduğunu, ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi,
bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sımai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat islenebilir düzenlemesi karşısında davacının itibar tazimnatına da hak kazandığını,bu nedenle 4.000 TL manevi tazminatın ve 1.000 TL itibar tazminatının 4.5...2015 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı açılan davaya cevap vermemiş, sözlü yargılama oturumuna da iştirak etmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davacının marka hakkının ihlal edildiği subut bulmakla; 4000 TL manevi, 1000 TL itibar tazminatının 4.5.2015 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davada hükmedilen 4.000,00 TL manevi tazminat yönünden %12 hesap ile belirlenen 480,00 TL, asgari maktu vekalet ücreti olan 3.931,00 TL' nin altında kaldığından, AAÜT 13/1 uyarınca hükmedilmesi gereken vekalet ücreti maktu vekalet ücreti olan 3.931,00 TL' olduğunu, hükmedilen 1.000,00 TL itibar tazminatı yönünden %12 hesap ile belirlenen 120,00 TL vekalet ücreti de asgari tarifenin altında kaldığından,
bununla birlikte hükmedilen tazminat miktarı da 1.000,00 TL oluğundan, AAÜT' nin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca hükmedilmesi gereken vekalet ücreti 1.000,00 TL' olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın Manevi tazminat bakımından 3.931,00 TL vekalet ücreti ile itibar tazminat bakımından 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede.
Dava taklit ürünlerin satışa sunulması suretiyle davacının marka hakkına tecavüz hukuksal nedenine dayalı 4.000,00 TL manevi tazminat ve 1.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı olduğu üzere davanın kabulüne, 4.000,00 TL manevi tazminat ve 1.000,00 TL itibar tazminatının 4.5.2015 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden 480,00 TL, itibar tazminatı yönünden 120,00 TL vekalet ücreti taktir edilmiş,
davacı vekili vekalet ücreti yönünden istinaf talebinde bulunmuştur. A.A.Ü.T. 10.maddesine göre. Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Tarifenin 13.maddesine göre ise ; hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Bu hali ile hüküm altına alınan dava değeri üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi , maktu vekalet ücretinin altında kalması durumunda kabul edilen miktarı geçmemek üzere maktu vekalet ücretinin hüküm altına alınması gereğinin gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.Ancak mahkemece itibar tazminatı talebi kabul edilerek 1.000.00 TL hüküm altına alınmıştır.İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar 02.12.2016 tarihli RG’de yayınlanan 6763 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 341. maddesinde düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre, (2) Miktar veya değeri "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.
Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.Buna göre HMK 341/2 maddesindeki parasal sınır 2019 yılı için 4.400,00 TL tutarındadır. Bu nedenle verilen karar, taraflar yönünden HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin niteliktedir.
İtibar tazminatı talebi yönünden İstinaf başvurusunun davacı tarafça kesin bir karara karşı yapıldığı açık olduğundan HMK'nın 346/1. maddesi gereği ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve HMK'nın 346/2. maddesi gereği verilen istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın istinafı halinde dosyanın dairemize gönderilmesi gerekirken, bu hususun yerine getirilmediği anlaşıldığından İstinaf başvurusunun HMK 352 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, "AAÜT 10 ve 13. Maddeleri uyarınca. "Manevi tazminat bakımından 4.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1674, K. 2023/1106, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama