İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1859 K.2023/1358

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2020/1859Karar2023/1358Tarih8 Kasım 2023Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Kasım 2023
Dosya no
2020/1859
Karar no
2023/1358
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
26/12/2019
Numarası
2017/629 E. - 2019/367 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
08/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin mağazacılık ve perakende sektöründe faaliyet gösteren Türkiye'nin neredeyse her şehrinde yüzlerce mağazası, bayisi bulunan büyük ölçekli ve herkes tarafından bilinen şirket olduğunu, ağırlıklı olarak mutfak eşyalarını kapsayan yemek takımları, tencereler, çatal kaşık bıçak setleri, bardak takımları, elektrikli ev aletleri ve ev tekstili ürünleri gibi birçok ürününün satışını Türkiye'nin bir çok yerinde bulunan mağazalarda gerçekleştirdiğini, TPMK nezdinde "...", "..." ve "..." ifadesini içeren yüzlerce markaya sahip olduğunu, 90'lı yılların günümüze kadar yaptığı reklamlar,

promosyon ve diğer tanıtım faaliyetleri sayesinde "..." ve "..." markalarını Türkiye'nin de taraf olduğu TRIPS Anlaşmasında ve PARİS SÖZLEŞMESİ'nde "well known mark" kavramıyla geçen ve paralel olarak 6769 sayılı SMK'da yer alan "tanınmış marka" seviyesine ulaştığını, davalı adına tescili ... numaralı "..." markasının müvekkilinin markaları ile birebir aynı olduğunu ve aynı sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin 1993, 1994 ve 1998 tarihli ... esas unsurlu markalarının da bulunduğunu, davalıdan 5 yıl önce ... ibaresini tescil ettirdiğini ve markanın gerçek hak sahibi olduğunu,

markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, bu sebeplerle davalıya ait ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirket adına tescilli "..." markasının 10.09.1998 tarihinde tescil edildiğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının kötü niyet iddiasının da bulunmadığını, "..." markasının davacı adına tanınmış marka olarak tescil tarihinin 31.12.2010 tarihinde olduğunu, müvekkilinin markasının 10.09.1998 tarihinde tescil edildiğini ve 10.09.2018 tarihine kadar koruma altında olduğunu, davacı markaları ile müvekkili markalarının benzer olmadığını, tamamen farklı sınıflarda tescilli olduklarını, müvekkili şirketin 1993 yılında kurulduğunu,

hakim ortak ... soyadı olan "..." markasının kuruluş tarihi olan 1993 tarihinden itibaren üretilen mal ve hizmetlerin markası olarak kullanıldığını ve markanın 1998 yılında da tescil edilerek kullanılmaya devam edildiğini, "..." markasının davacının tescil tarihinden önce de müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Müvekkil şirket, "..." ibaresi ile 1970 yıllarda ticaret başlamış olup, "..." ibaresini ise 1990 yıllardan itibaren tescilli olarak tüm türkiye çapında bilir hale getirdiğini, müvekkil şirket'in, kuruluşu itibar ile tanınır hale getirdiği "..." ibaresi açısından öncelik hakkına sahip olduğunu, davalı şirket tarafından 1998 yılında yılında yaptığı tescilin müvekkilin şirket'in kazandığı tanınmışlıktan faydalanmak amacı ile kötü niyetli olduğunu, ilk olarak 1993 yılında ... tescil numarasıyla ... markasını türk patent nezdinde tescil ettiren müvekkil şirket,

1993 yılından beri gerçekleştirdiği tesciller ile 100’den fazla ... markasının tesciline sahip olmuş ve nihayetinde bu markayı tanınmış marka statüsüne ulaştırdığını, bu anlamda, davalı şirketin marka tescilinin yapıldığı 1998 yılına kadar müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen beş ayrı ... ibareli marka tescili bulunduğunu, davalı şirket tarafından şirket tarafından hükümsüzlüğü talep olunan marka tescil edildiği 1998 olsa da, müvekkil şirket'in "..." ibaresinin ticari olarak kullanması 1970'li yıllara, markasal olarak kullanması ise 1990'lı yıllara dayandığı,

ve bu yıllarda müvekkilimiz şirket "..." ibaresine tanınmışlık kazandırdığını, red sebepleri açısından dosyanın mahkemeye iade edilmesini, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın, müvekkil şirket'in öncelik hakkına sahip olduğu tescilli markalar ile ayniyeti sebebi ile davanın kabulü ile davalı yana ait ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: Dava, davalıya ait "..." ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacı, davalı adına tescilli ... numaralı ... markasının kendisine ait tanınmış ... markası ile birebir aynı olduğunu ve aynı sınıflarda tescil edildiğini, davalıdan 5 yıl önce ... ibaresini tescil ettirdiğini ve markanın gerçek hak sahibi olduğunu, markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, bu sebeplerle davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

TPMK kayıtlarına göre; davalıya ait ... numaralı "..." ibareli markanın 01.07.1999 tarihinde 9, 11 ve 20.sınıflarda ( aydınlatma armatürleri , alarm, korna, kapı zili, balast, telefon, dijital ölçü aletleri, alarm sinyal armatürleri emtialarında) tescil edildiği,

Davacı adına ... numaralı "..." markasının 07.07.1993 tarihinde 11 ve 21.sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 07.02.1994 tarihinde 27.sınıfta, ... numaralı "..." markasının 03.05.1999 tarihinde 8, 11 ve 28.sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 30.12.1994 tarihinde 6, 7, 8, 9, 11, 14, 16, 17, 19, 21, 22, 24, 25, 27, 34.sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 30.12.1994 tarihinde 7, 8, 11, 14, 21.sınıflarda, ... numaralı "...." markasının 30/12/1994 tarihinde 06, 07, 08, 09, 11, 14, 16, 17, 19, 21, 22, 24, 25, 27, 34. sınıflarda tescil edildiği anlaşılmıştır.Davalı adına 30/12/1994 başvuru tarihli, ayrıca 31.12.2010 başvuru tarihli,

... numaralı "..." markasının tanınmış marka olarak tescil edildiği görülmüştür.

04.04.2019 tarihli teknik bilirkişi raporunda; davacı tarafa ait ... markasının 31.12.2010 tarihi itibariyle tanınmış marka statüsünde olduğu, davalı tarafın başvuru tarihinden önce ... markasının gerçek hak sahibi olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, her ne kadar taraflar adına tescilli markalar birebir aynı olsa da markaların farklı sınıflarda tescilli olmaları sebebiyle aralarında karıştırılma ihtimali oluşmadığı, davalı adına tescilli ... numaralı ... markasının hükümsüz kılınması için aranan 5 yıllık sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğu,

bu durumun sessiz kalma yoluyla hak kaybı olarak değerlendirilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

Somut olayda , hükümsüzlük talebinin SMK 6.maddesinde düzenlenen nispi ret nedenlerine dayalı olduğu, taraf markalarındaki asli unsurun "..." ibaresi olduğu, davacının marka tescilinin davalıdan eski olduğu ve davacının markasının 2010 yılından bu yana tanınmış marka statüsünde olduğu, davalı markasının 1999 tarihinde tescil edildiği, taraf markalarının tescilli oldukları sınıflar yönünden ait oldukları alt emtia gruplarının farklı olduğu,

markaların asli ibarelerinin aynı olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde şirketler arasında bağlantı kurma ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakta ise de, davalı şirketin 1993 yılından itibaren ticari faaliyetine devam ettiği, markasının 1999 yılında tescil edildiği, tescilden itibaren dava tarihine kadar geçen sürede davacının davalı markasının tesciline uzun süre sessiz kaldığı, taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf yaşanmadığı, davalının tescilli markasını kullandığı ve marka tescilinde kötüniyetli olduğunun da davacı tarafça ispatlanamadığı,

tescilden 18 yıl sonra hükümsüzlük talebinin TMK 2. Maddesi kapsamında dürüstlük ve iyiniyet kuralıyla bağdaşmayacağı, dava açıldığı tarih gözetildiğinde SMK 25/6 maddesi gereğince , davalının marka tesciline 5 yıldan uzun süre sessiz kalmakla her iki markanın uzun süredir piyasada birlikte var olma şartlarının gerçekleşmiş olduğu, davacının artık bu ibarenin marka olarak tescil edilmesine ve kullanılmasına katlanmak durumunda olduğu, hükümsüzlük sebebi yapamayacağı anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/12/2019 tarih ve 2017/629 E. 2019/367 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

08/11/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1859, K. 2023/1358, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1859
Karar No
2023/1358
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/1863 K.2023/1899
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1863 K.2023/1841
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2020/1864 K.2023/1849
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1865 K.2023/1357
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1867 K.2023/1337
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1868 K.2023/1243

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.