KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Dosya no
- 2020/1894 Esas
- Karar no
- 2023/1416
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/12/2019
- Numarası
- 2018/559 E. - 2019/628 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 23/11/2023
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takibe dayanak edilen ... bank A.Ş. ...
Çatalca / İstanbul Şubesi'ne ait, 30/10/2017 keşide tarihli ... seri nolu 65.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ne çeki takibi koyan alacaklı taraf ile ne de çek üzerinde cirosu bulunan diğer şahıslar ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkilinin ...'e iade ettiği çekin arka yüzündeki imzayı silmeyi unuttuğunu, dava dışı ... söz konusu icrayı durduracağını beyan etmiş ise de durdurulmadığını, herhangi bir borcu olmadığı halde icra tehditi altında kaldığını beyanla ihtiyati tedbir kararı verilerek icranın dava sonuna kadar durdurulmasını, müvekkilinin İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, dosya alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminat ve %10 para cezasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddiaların asılsız olduğunu, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından takip dayanağı belge çekin davacının müvekkiline olan borcu nedeniyle verildiğini, iddiaların kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini, toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince. "Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davaya konu çek hakkında bedelsizlik iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde davacı taraf ileri sürdüğü bedelsizlik iddiasını aynı kuvvette yazılı deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. Yine kambiyo senetleri bağımsız borç ikrarını içeren mücerret evraklardır.
Buna göre davacının dava dışı ...'e iade ettiği çekin arka yüzündeki imzasını silmeyi unuttuğu şeklindeki beyana itibar edilemeyeceği, bu hususta yine yemin ve isticvapa başvurulmasının sonuca etkili olmayacağı, bu haliyle davacı tarafından ileri sürülen iddiaların yersiz olduğu ve açılan dava ispatlanamadığından redine, ayrıca davalının kötü niyet tazminatı isteminin ise şartları oluşmadığından," davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından inceleme yapılmadan ticari defter ve kayıtlar incelemeden ve taleplerine rağmen isticvap ve yemin taleplerini göz önünde bulundurmayarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin karar vermiş olduğu karara göre müvekkil ile aynı durumda olup borcu olmayan kişilerin yapabilecekleri hiçbir şey kalmadığını, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine Kambiyo Senetlerine Özgü Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlandığını, davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe dayanak edildiğini, ...bank A.Ş. ...
Çatalca/İstanbul şubesine ait 30.10.2017 keşide tarihli ... seri no'lu 65.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilin ne çeki takibe koyan alacaklı taraf ne de çek üzerinde cirosu bulunan diğer şahıslarla hiçbir şekilde bir ticari münasebeti ve alacak-borç ilişkisi söz konusu olmadığını, müvekkil ...'e iade ettiği Davalı ... tarafından İstanbul .... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile takibe dayanak edilmiş ...bank A.Ş. ...
Çatalca/İstanbul Şubesi'ne ait, 30.10.2017 Keşide Tarihli, ...
Seri Nolu, 65.000-TL Bedelli Çeke ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilin ne çeki takibe koyan alacaklı taraf ile ne de çek üzerinde cirosu bulunan diğer şahıslarla hiçbir şekilde ticari münasebeti ve dolayısıyla alacak-borç ilişkisi söz konusu olmadığını, müvekkil ...'e iade ettiği çekin arka yüzündeki imzasını silmeyi unuttuğunu, dava dışı ...'ün ne kadar müvekkile söz konusu icrayı durduracağını beyan etmişse de bugüne kadar herhangi bir işlem yapmadığını ve müvekkilin söz konusu çekten dolayı zor durumda kalmasına sebep olduğunu, müvekkilin borcu olmamasına rağmen icra tehdidi altında kaldığını,
tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Takibe konu ve dava konusu çekte ...'nun keşideci, lehtarın ..., keşide tarihinin 30.10.2017 tarihi, 65.000,00 TL meblağlı olduğu, alacaklının ve davacının çekte ciranta oldukları çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız olduğuna dair şerhin yazıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından takibe konu çekin dava dışı ...'e iade ettiğini, çekin arka yüzündeki imzasını silmeyi unuttuğunu belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.
Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). İspat yükümlülüğü davacı borçludadır. Davacı vekili davalının isticvabını ve yemin teklifi hakkının kullandırılmasını talep etmişse de, HMK.
226/1-c maddesi gereğince konusu suç teşkil eden bir hususta yemin deliline dayanılamayacağından, mahkemece davacıya yemin teklifi hakkının hatırlatılmaması ayrıca, davacıya çek bir ödeme aracı olduğundan, davacı borçlunun karşılığını davalıdan aldığına karine teşkil edeceği, davalı alacaklının ayrıca çekin hangi ticari ilişki için verildiğini ispat etmek zorunda olmadığından davalının isticvap edilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak davacı borçlunun iddialarını ispat yönünden, dava dilekçesinde tarafların ticari defter kayıtlarına dayandığı, davacı vekili tarafından duruşmada ticari defterlerinin incelenmesini talep etmesine rağmen mahkemece gerekçesiz bir şekilde davacı vekilinin ticari defterlerinin incelenmesi talebi uygun görülmediğinden reddine karar verildiği anlaşılıyorsa da;
ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olduğundan, taraflar arasında çekteki ciro silsilesine göre temel ilişki bulunması sebebi ile öncelikle ticari defter ve belgelerin incelenmesi gerekir iken talebin gerekçesiz red edilerek davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar açıklanan sebeplerle yerinde değildir.
Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
23/11/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1894, K. 2023/1416, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama