KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Dosya no
- 2020/2421 Esas
- Karar no
- 2024/37
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/03/2020
- Numarası
- 2018/773 E. - 2020/216 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 11/01/2024
Karar Metni
1.734 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin elinde bulunan ...
Bank A.Ş Bayrampaşa Hal Şubesine ait 17/04/2018 keşide tarihli, 25.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çekin ciro kaşesi basılarak ama imzası atılmadan vadesini beklemek üzere işyerindeki kasasına koyduğunu, ancak 26/10/2017 tarihinde iş yerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle kasada bulunan işbu dava konusu çek ile bir kısım başka çekler, bonolar ve bir kısım nakit paraların çalındığını, çekteki ciranta imzasının müvekkillerden ...
Gıda A.Ş ye ait olmadığını, hırsızlık olayına ilişkin tutanaklar tutulduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/106503 Sor. Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu çekin davalılarca Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, çekin sahte olduğunu, icra takibine konu edilemeyeceğini, çekin iptalinin gerektiğini belirterek icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmesine, kambiyo vasfına haiz olmayan çeke dayalı takibin iptaline ve müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalıların %40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle her iki şirketin ayrı sebeplerle dayanıp, aynı dilekçe ile bu davayı açmaları usul yönünden hatalı olup, davanın öncelikle bu sebepten reddi gerektiğini, davacı şirketin henüz çeki cirolamadan kaşe vurmuş olması basiretli bir tacir gibi hareket etmediklerini gösterdiğini, Müvekkilinin hak sahibi konumunda ve aksi ispatlanıncaya kadar iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince.
"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konu çek arkasındaki ilk ciranta olarak atılan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, bu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış olup, davanın menfi tespit davası olduğu, ispat yükünün imza inkarında bulunan davacı üzerinde olduğu, çek incelendiğinde; keşidecisinin 2 nolu davacı, lehtarın ise 1 nolu davacı şirket olduğu, çek arkasında sırasıyla lehdar davacı şirket, davalı ... ve davalı ... cirolarının bulunduğu, davalı son hamil olan ...'un davaya cevap verdiği,
cevabında iyi niyetli son hamil olduğunu ileri sürerek imzaların istiklali prensibine dayandığı, diğer davalı ...'ın ise davaya cevap vermediği, imzada sahtecilik iddiasının mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği hususu dikkate alınarak dosyanın mahkememizce, davaya konu çekin arka kısmında ilk ciranta olarak yer alan davacı şirkete ait imzanın davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunda dosya adli tıp kurumuna gönderilmiş olup, sunulan 06/02/2020 tarihli raporda imzanın kuvvetle muhtemel davacı şirket temsilcisi ... el ürünü olmadığı,
diğer temsilciler ... ve ... açısından teşhise yeter oranda tanı unsurlarını yansıtmadığından eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alınan raporun denetime el verişli olup hüküm kurmaya yeterli olduğu, böylelikle davaya konu çek üzerinde yer alan ciranta imzasının davacı şirket temsilcilerinin eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı böylelikle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ancak her ne kadar davacı tarafça kötü niyetli tazminatına karar verilmesi talebinde bulunulmuş ise de;
kötü niyeti ispata yarar dosyaya yansıyan bir bilgi, belge ve delil bulunmadığı dikkate alınarak bu yöndeki talebin reddine" davanın kabulü ile, Bakırköy ....
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dava dosyasında icra takibine konu yapılan 17/04/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, ...Bank Bayrampaşa Hal Şubesine 25.000,00 TL bedelli çek yönünden davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki şirketin davada öne sürdüğü vakıalar ve dava konusunun farklı olduğunu, davacıların çek üzerindeki sıfatları ve sorumluluklarının da farklı olduğunu, bu nedenle her iki davacının birlikte dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... dava dilekçesinde çek altındaki ciranta sıfatı ile atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ettiklerini, bu iddianın yargılama sırasında yapılacak teknik incelemeler ve bilirkişi raporları ile ortaya çıkacağını,
davacı şirketin henüz çeki cirolamadan kaşe vurmuş olması basiretli bir tacir gibi hareket etmediklerini gösterdiğini ve beyanlarının doğru olmadığını ortaya koyduğunu, ciro silsilesinin bozulduğu müvekkilin alacaklılık sıfatının olmadığına dair itirazların hiçbir hukuki ve maddi dayanağı olmadığını, davacının hiçbir iddiasını kabul etmediklerini, diğer davacı yönünden davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların hiçbir haklı ve müvekkili ilgilendiren hususlar olmadığını, takibe konu çekin müvekkile muntazam ciro silsilesi ile intikal ettiğini,
müvekkilin çek hamili olup işbu çekin ciro yoluyla en son müvekkile intikal ettiği için ve çeki bankaya ibraz eden en son ciranta olduğu için müvekkilin çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çek hakkında iptal davası açılmış olmasının çeki elinde bulunduran müvekkilin hak sahipliğini ve hak sahipliği karinesinin müvekkil lehine olduğu gerçeğini değiştirmediğini, aksi ispatlanıncaya dek iyi niyetli 3.kişi konumunda olduğunu, davacıların çek üzerinde cirosu bulunan borçlu ... ile ilgili sadece şahsi defi olabilecek birtakım iddiaları taraflarına karşı ileri sürerek kendisi ile ilgili takibin iptalini ve icranın durdurulmasını talep ettiğini,
halbuki ancak borçlu tarafın kendisi ile ilgili şahsi defileri veya herkese karşı ileri sürülebilecek bir takım defilerin kendilerine karşı ileri sürülebileceğini, bir başka borçluya karşı öne sürülebilecek şahsi defileri müvekkile karşı öne süremeyeceğini, dava açan ...
Ltd Şti'nin icra takibine konu çekin keşidecisi olduğunu, çek keşidecisi açısından çekin kime ödeneceğinin hiçbir önemi olmadığını, çek keşidecisinin ancak imza kendisine ait değilse bu itirazı herkese karşı öne sürebileceğini, davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağını, geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağını, ancak ciro zincirini de koparmayacağını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.
Davalı tarafça gerekli harç yatırılmamış olduğundan süresi içinde yatırmazsa istinaf başvurusu yapmamış sayılması gerektiğini, menfi tespit davasının borcun var olup olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, yapılan yargılamada bilirkişi incelemesi yapıldığını ve düzenlenen raporda çek üzerindeki müvekkil şirkete atfen atıldığı görünen ciro imzasının müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı hususunun tespit edildiğini, mahkemece bu doğrultuda müvekkil şirketin davacıya borçlu olmadığına dair karar verildiğini, mahkeme kararının yasaya uygun olduğunu,
davalının istinaf dilekçesinde davaya cevap dilekçesinde de belirttikleri ancak davanın esasıyla ilgili olmayan hususları ileri sürdüğünü, müvekkil şirketin yetkilisine ait olmayan imza ile ciro edilen çekten dolayı davacıya borcunun bulunmayacağının açıkça ortada olması karşısında davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu menfi tespit davasıdır.Davacılar vekili, dava konusu çekteki ciranta imzasının müvekkillerden .... A.Ş ye ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmektedir.Dava konusu ... seri numaralı çekin,...Bank A.Ş.
Bayrampaşa Hal Şubesine ait olduğu keşide tarihinin 17/04/2018, çek bedelinin 25.000 TL. olduğu, davacılardan ... Ltd.'nin keşideci, lehtarın ... Tic. A.Ş, cirantanın ..., ... olduğu görülmüştür.
ATK tarafından tanzim edilen raporda, inceleme konusu çekteki 1. ciro imzası ile ... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... eli ürünü olmadığı, söz konusu imza atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından, ... ve ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
Somut olayda davacılar tarafından dava konusu çekteki ciranta imzasının davacılardan ... A.Ş ye ait olmadığını ileri sürdükleri ATK raporu ile çekteki ciranta imzasının davacılardan ... A.Ş ye ait olup olmadığı tespit edilemediğinden ve imzaya itiraz mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden bu davacı yönünden verilen davanın kabulü kararı hukuken yerinde ise de diğer davacı ...
Ltd nin keşideci olduğu, imzaların istiklali prensibi gereği, keşidecinin lehtar ciranta imzasının sahte olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı, davalı hamilin çeki kötüniyetli olarak ele geçirdiğinin ispat edilemediği, aksi ispat edilemediğinden davalının iyiniyetli hamil olduğunun kabulü gerektiği, kanaatiyle davacı ... Ltd. Şti. Tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davalılardan ...'un istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının karar bölünemeyeceğinden tümden kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak, davacılardan ... A.Ş.'nin menfi tespit davasının kabulüne, davacılardan ... Ltd nin davasının ... yönünden reddine, ... lehine %20 tazminatın davacılardan ...
Ltd den tahsiline Diğer davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne ilişkin kararın istinaf edilmemesi sebebi ile karara aynen derciine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2421, K. 2024/37, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama