KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2474
- Karar no
- 2024/170
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/07/2020
- Numarası
- 2018/584 E. - 2020/387 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/02/2024
Karar Metni
1.322 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz konulduğunu, yapılan araştırmada İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile haczin konulduğunun öğrenildiğini, hacze konu senet incelendiğinde senet borçlusunun ..., kefilinde ... olduğunu, müvekkili şirketin senet borçlusu, kefil veya ciranta olmadığını senette düzenleme yeri ve tarihinin sonradan başka kalem ve yazı ile doldurulduğunu, ... senetteki imzasının alt tarafın müvekkil şirketin adını taşıyan kaşe vurulduğunu, senet metninde borçlular arasında müvekkil şirketin bulunmadığını, senet borçlusu olmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlunun dava konusu senette ciranta değil aval veren konumunda olduğunu, aval veren hakkında icra takibi başlatabilmek için protesto çekilmesine gerek duyulmadığını, senette sonradan yapılan herhangi bir ekleme olmadığını, dava konusu senet incelendiğinde ... tek imza atması yeterli iken senedin ön yüzüne ... tarafından boş olan kısma kendi adına bir imza atıldığı, bunun dışında davacı borçlu şirketin kaşesi altına özel olarak 2.bir imza daha atıldığını, dava dışı ... davacı şirket adına imza atma yetkisi bulunduğunu, davacı şirketin aval veren olduğunu, belirterek davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince. "Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve toplanan delillere göre, tanzim edeni ..., davacının avalist olduğu, lehtarı ... olan 01/02/2017 tanzim, 24/02/2017 ödeme tarihli 400.000,00 TL tutarındaki bono dayanak gösterilerek İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/3143 D.
İş sayılı dosyasından 04/05/2018 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı tarafından kararın süresi içerisinde uygulandığı ve davalının İstanbul Anadolu ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında esas takibe geçtiği, davacı her ne kadar dava konusu edilen bono üzerinde müvekkilinin kefil veya ciranta olmadığını iddia etmiş ise de senet incelendiğinde ön yüzünde davacı şirketin aval veren olarak kaşe ve imzasının bulunduğu, senedi tanzim eden dava dışı ...'ün kendi imzası ile birlikte davacının kaşesi üzerinde de imzanın bulunduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre senet tanzim tarihi itibariyle anılan şahsın davacı şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu,
davacı tarafından delil olarak dayanılan fotokopi niteliğindeki belgede de ... her ne kadar davacı ile davalı arasında ticari ilişki olmadığını beyan etmiş ise de imzaların kendisine ait olduğunu ve şahsi borcu sebebiyle senetteki bedel tutarında çeki de keşide ederek verdiğini ikrar ettiği, iş bu belgede belirtilen çekin karşılıksız çıkması sebebiyle dava dışı şahsın adli para cezasına mahkum edildiği, davacı taraf her ne kadar temel ilişkiye dayanarak borçlu olmadığını belirtmiş ve bu kapsamda ticari defterlerin incelenmesini talep etmiş ise de davalının gerçek kişi olması sebebiyle ticari defterlerin bulunmaması,
davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesinde dava konusu senet ile ilgili bir kaydın bulunmaması halinde dahi sunulan deliller kapsamında yazılı belge olarak sebepten soyut bonoda yazılı kaydın aksinin ticari defterlerdeki kayıtlar ile ispat edilemeyeceği değerlendirilerek ticari defterlerin incelenmesi yönündeki istemin yerinde olmadığı zira yerleşik içtihatlar kapsamında ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi halinde dahi senet üzerindeki kaydının aksinin yine bir senet veya diğer kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, ticari defter ve kayıtlar ile senetteki kaydın aksinin ispat edilemeyeceği,
keza senedin sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğuna dair iddianın da yine senet veya senet hükmünde başkaca yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, bu nedenlerle davacının dava konusu senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığı yönündeki iddiasını ispat edemediği, bu yöndeki istemin reddi gerektiği, dava konusu senet dayanak gösterilmek suretiyle alınan ihtiyati haciz kararı ile icra dosyasından yapılan haciz işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığı bu sebeple de davacının maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasının da yerinde olmadığı,
davacı vekilince tahkikat bitirildikten sonra sunduğu dilekçede ve yapılan sözlü yargılama duruşmasında, senet üzerinde yapılan incelemede davacı isim ve unvanı yer alan kaşenin şirketin kullandığı kaşe olmadığı yönündeki iddiasının davalı tarafından iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu değerlendirilerek muvafakat verilmemesi sebebiyle bu yönde bir incelemenin yapılmadığı,
yine davacı vekilinin mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dilekçesini ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesi talebinin ise HMK'nun 177/1 maddesi uyarınca ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği ve talebin kısmen ıslaha konu edilemeyecek olması ve HMK'nun 180. maddesinde yazılı usulün yerine getirilmemiş olması sebebiyle bu yöndeki istemin de reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine," karar verildiğini,
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine ve 10.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkin taleplerinin Yerel Mahkeme tarafından red edildiğini, senet ve defter belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi taleplerinin yerine getirilmediğini, senet üzerinde eklemeler yapıldığını, bilirkişi incelemesi yapılsaydı senedin kambiyo senedi haline getirildiğinin ortaya çıkacağını, takip kambiyo senedine dayalı olduğundan takibin iptali söz konusu olacağını, senedin gerçeği yansıtmadığını, ... yetkili olmadığı bir dönemde düzenlendiğinin ortaya çıkacağını, müvekkilinin bir şirket olduğunu,
düzenli tutulmuş defter ve belgeleri delil niteliğinde olduğunu, bunlar incelendiğinde böyle bir borç ilişkisi olup olmadığı ortaya çıkacağını, senedin ne amaçla düzenlediği belli olmadığını, aralarında hukuki bir ilişkide olmadığını, bunun araştırılmadığını, delillerinin toplanmadan hatalı karar verildiğini, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılıp yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesini, taleplerinin kabul edilmemesi durumunda ise kararın kaldırılarak İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. mad. göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd. Şti. aleyhine bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
Takibe konu bonoda keşidecinin ... senedin sağ alt tarafından ... Ltd. Şti. kaşesi ve imzasının bulunduğu, lehtarın ... olduğu, düzenleme tarihinin 01/02/2017 ödeme tarihinin 24/02/2017 senet bedelinin 400.000,00 TL olduğu görülmüştür. Takibe konu bono 6102 sayılı TTK'nın 776 mad.düzenlenen yasal unsurları taşımaktadır.
Davacı tarafından istinaf dilekçesinde senet tanzim tarihinin sonra düzenlendiğinin bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığı taktirde senedin gerçeği yansıtmadığı ...ün yetkili olmadığı bir dönemde düzenlendiğinin ortaya çıkabileceğini ileri sürmüş ise de, buna ilişkin iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiği herhangi bir yazılı belge ibraz edilmediğinden bu iddianın sübut bulmadığı,
6102 sayılı TTK'nın 701/3.bendine göre muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılacağından davacının senedin ön yüzünde bulunan kaşesi ve imzasının aval niteliğinde olduğundan ayrıca senette aval olduğuna dair bir açıklama yapılmasına da gerek duyulmadığından ve kefilin senet üzerinde ki şekli unsurlar dışında ki sebeplere dayanarak borçtan sorumlu olmayacağını ileri süremeyeceğinden , mahkemece davanın reddine dair verilen karar isabetlidir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
05/02/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2474, K. 2024/170, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama