KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2518
- Karar no
- 2024/222
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/07/2020
- Numarası
- 2017/648 E. - 2020/319 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 09/02/2024
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin haricen hakkında İstanbul ...İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını öğrendiğini ve bunun üzerine icra dairesinde dosyayı incelemesi üzerine dosyada tebligatın 17/08/2012 tarihinde mernis adresinde bulunmaması nedeni ile muhtara yapıldığını tespit ettiğini, müvekkilinin ödeme emrini kendisi tebellüğ etmediği için takipten haberdar olmadığını ve süresinde içerisinde itiraz edemediğini, icra takibine dayanak senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının başkaları tarafından taklit edildiği ve senedin üzerinde yer alan el yazılarının da müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin senedin lehdarı olan ...
Ltd.Şti.nin ortağı olduğunu ancak senedin arka yüzünde yer alan şirket kaşesinin üzerindeki imzanında müvekkiline ait olmadığını ve tüm bu nedenlerle müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi için takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı tarafa kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının beyanları gerçeği yansıtmadığını, senet üzerindeki davacının adının altında bulunan imza ile davacının dosyaya sunduğu imza sirkülerindeki imzalar tıpatıp birbirinin aynısı olduğunu, davacının kefil olarak imza atan ... imzasını kastederek kendisine ait olmadığını beyan ettiğini, senet üzerinde iki imza bulunmakta olup, davacının kendi adının altına kendi imzasını attığını, kefil ... da kendi adının altına kendi imzasını attığını, dolayısıyla davacının kefilin imzasını kastederek kendine ait olmadığını söylemesi kabul edilemeyeceğini,
mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığında bu hususun ortaya çıkacağını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, haksız açılan dava nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile, İstanbul ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu bono nedeniyle davacı tarafın davalı tarafa borcu olmadığının TESPİTİNE, Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu bu karar eksik inceleme neticesinde verildiğini , zira müvekkili şirketin bir varlık yönetim şirketi olup menfi tespit davasına konu İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dava dosyasından kaynaklı tüm hak ve alacakları ...
A.Ş.'den temlik aldığını, dolayısıyla davaya konu ve davacı tarafın imza itirazında bulunduğu senet ve bu senetten kaynaklı icra takibinin temlik eden banka dönemimde açıldığını, senet aslına ilişkin yazılarda senet aslının nerede olduğu tam anlaşılamadan tarafımıza kesin süre verilerek davanın kabulüne karar verildiğini, senet aslının icra dairesinin kasasında mı temlik eden bankanın uhdesinde mi yoksa temlik eden banka vekilinin uhdesinde mi olup olmadığı tartışılması gereken bir husus olduğunu, ilgili tarafların ilk derece mahkemesince gönderilen cevapları da kafa karıştırıcı nitelikte olduğunu,
bu bağlamda senet aslının akıbeti konusunda ilgili tarafların dinlenmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi eksik inceleme neticesinde senet aslının sunulmadığını kabul etmiş ve eldeki verilere dayanarak davanın hatalı bir şekilde kabulüne karar verdiğini bu bağlamda ilgili ilamın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını huzurdaki dava menfi tespit davası olup, iddialarinin 11.05.2009 vade tarihli 19.500,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın ve yazıların müvekkile ait olmadığı yönünde olduğunu, ancak davayı açıkları tarih olan 19.07.2017 tarihinden beri dava konusu senet aslının bulunamadığını ve senet üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığını, ,
davalı tarafa senet aslının mahkemeye teslimi için bir aylık kesin süre verildiğini senet aslının sunulmadığını senetteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat etme yükünün davalı tarafında olduğunu, ancak alacaklının senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olduğunu ispat edemediğini, yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul hukukuna ve maddi hukuka uygun olduğunu belirterek davalı tarafın taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , İstanbul ....İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına konu 11.05.2009 vade tarihli 19.500,00 TL bedelli senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin senedin lehdarı olan ... Ltd.Şti.nin ortağı olduğunu ancak senedin arka yüzünde yer alan şirket kaşesinin üzerindeki imzanında müvekkiline ait olmadığını beyan etmiştir.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.Davacı takip dayanağı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, mahkemece imza incelemesine esas olmak üzere, senet aslının temini için mahkemece gerekli araştırma yapılmış ve ibrazı için davalıya yeterli süre ve olanak tanınmış buna rağmen senet aslı dosyaya ibraz edilmemiştir.
Bu durum karşısında ispat yükü üzerinde olan davalının aradaki hukuki ilişkiyi ve alacaklı olduğunu, takip konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği anlaşıldığından aynı gerekçeye dayalı olarak mahkemece davanın kabulüne karar verilemesinin dosya kapsamına uygun düştüğü, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
09/02/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2518, K. 2024/222, 9 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama