İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/690 K.2021/1438

Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

Esas2020/690Karar2021/1438Tarih25 Kasım 2021Okuma10 dk · 2.066 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Kasım 2021
Dosya no
2020/690
Karar no
2021/1438
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
14/12/2017
Numarası
2016/46 E. - 2017/226 K.
Davanın konusu
Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.066 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2021

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli müzik grubunun 2002 senesinde müvekkili ... ve davalı ... tarafından kurulmuş olduğunu, yıllar geçtikçe genişleyen kadrosuyla sayısız konser, festival, workshop ve sosyal sorumluluk projelerine imza atıldığını, otuzu aşkın üyesiyle konser etkinliklerine devam eden müzik topluluğu, eşsiz performansıyla bulunduğu ortamı karnavala dönüştürmüş, aynı zamanda her yaştan ve farklı meslek grubundaki kişilere eğitim alma ve performans sergileme fırsatı verdiğini,

...'nun bünyesinde her yaştan yetenekli müzisyeni barındıran Türkiye'nin en dinamik ve eğlenceli perküsyon ve samba gruplarından biri olup gerek doğaçlama gerekse yetenekli müzisyenleri barındırması nedeniyle kısa sürede kamuoyu nezdinde bilinirlik kazandığını, davalı ...'in, müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın ... no.lu "..." markasını 35 ve 41. emtia gruplarında adına tescil ettirmiş olduğunu ve markayı 14.12.2015 tarihli Marka Lisans Sözleşmesi ile konteynır imalatı, alım satımı işi ile faaliyet gösteren davalı şirkete devrettiğini, müvekkili tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini,

ancak davalının haksız kullanıma devam ettiğini, "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkil olduğunu, "..." ibaresinin müvekkili tarafından ticari hayatta kullanılmaya başlanmasının 2000'li yılların başına tekabül ettiğini, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu, "..." ibaresinin herhangi bir işaret olmadığını, belirli bir çevre tarafından tanınan ve itibar gören marka değeri yüksek bir ibare olduğunu, davalının "..." tanınmış markasını kendi adına tescil ettirmesinin MarKHK m.8/4 uyarınca davalı lehine haksız yarar teşkil edeceğini,

dava konusu markanın davalı adına tescilli olmaya devam etmesi ve bunun yanında davalı şirket tarafından kullanılması halinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markanın etkileme alanının azalacağını, ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, vadettiği kalite davalılarca gerçekleştirilemeyeceğinden markanın itibarının zarar göreceğini, müvekkil markasının paraziter kullanım tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ve böylesi bir kullanımın hukuk düzeninde korunmayacağım, "..." ibaresi bizzat müvekkilin sanatım, mesleğini temsil eden bir isim olması nedeniyle markanın üçüncü şahıslar adına tescilinin hükümsüzlük nedeni olduğunu,

bu sebeplerle davalı ... adına tescilli olan ... no.lu markanın hükümsüzlüğüne, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespitine, men'ine, ref ine, marka kullanım hakkının davalı şirkete devrinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili ... tarafından müzik topluluğuna bizzat isim olarak seçilen "..." ibaresinin 17.07.2012 tarihinde ... no ile yapılan başvuru sonucunda 14.01.2015 tarihinde markanın tesciline karar verildiğini, müvekkilin kendi seçtiği grup ismini tescil ettirmesinde kötüniyetin olmadığını, diğer davalı ile inhisari olmayan 14.12.2015 tarihli lisans sözleşmesi akdedildiğini, ... müzik grubunda senelerce beraber etkinliklere katılan ... mevcut durumda marka ile bu kadar ilgili olan davacının marka tescil başvurusundan bilgisi olmamasının mümkün olmadığını, markanın tescilinden sonra dahi beraber organizasyonlara katıldıklarını,

davacının 11.11.2015 tarihinde "..." ve "...com" ibarelerinin tescili için TPE'ye başvururken yalnızca "..." ibaresinin tescilinin düşünülmüş olmamasının zaten müvekkili adına yapılan marka tescilinin bilindiğini gösterdiğini, davacının haksız rekabete dayalı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, marka tescilinin gerçek hak sahipliğine karine oluşturduğunu, dava konusu üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkile ait olduğunu, davacının müvekkilin marka başvurusuna tescil sürecinde itiraz etmediğini, "..." markasının marka tescil başvuru tarihinde tanınmış bir marka olmadığını,

davacı tarafından sunulan çoğu tarihsiz haber ve fotoğrafın markanın tanınmışlığını ispata yetersiz olduğunu, müvekkili markasının önceden tescilli olması sebebiyle bu maddeye istinaden davacının sonradan ancak adına tescil başvurusunda bulunduğu "..." ve "...com" ibarelerinin tescil edilmesi durumunda hükümsüzlük davası açma hakkına sahip olacağını, dava konusu markanın 2004 yılından itibaren grup adı olarak kullanıldığını, önceye dayalı kullanım iddiasında bulunan davacının 2004 yılı öncesinde markayı kullandığını ispat etmesi gerektiğini,

davacının 14.12.2015 tarihli marka lisans sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitini talep etmede hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeplerle haksız davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak yaptığı araştırmada diğer davalı ... tarafından "..." ibaresini marka olarak 17.07.2012 tarihinde adına tescil ettirmiş olduğunu tespit ettiklerinden davalı ile 14.12.2015 tarihli Marka Lisans Sözleşmesi akdettiklerini, davacının da marka tescilinden haberdar olduğunu, "..." ibaresi davalı ... adına tescilli olduğundan ve müvekkilin lisans hakkı bulunduğundan, davalının tescil başvurusunda bulunduğu "..." ve "...com" ibarelerinin tescil edilmesi halinde hükümsüzlük davası açma hak ve yetkisine sahip olduklarını,

davacının davalılar arasında imzalanmış olan marka lisans sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti talebinde hukuki yarar bulunmadığını, lisans sözleşmesinin bir devir sözleşmesi olmadığını, mülkiyet hakkı sahibi değişmeksizin kullanma ve yararlanma hakkının sağlanmasına ilişkin bir sözleşme türü olduğunu, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili olacağını, herkese karşı hüküm ifade edeceğinden artık mevcut olmayan bir markaya lisans verilmesine ilişkin işlemin geçersizliğinin talep edilmesinin bir anlamı bulunmadığını,

müvekkilin "her türlü eğlence ve gösteri merkezi sergi ve panayır alanı kongre merkezi, sanatsal gösteri merkez kompleksi işletmek, kiraya vermek, kiralamak ve danışmanlık yapmak...." olduğunu, davalılar arasında imzalanmış olan lisans sözleşmesinde muvazaa olmadığını, müvekkilin bu alanda yaptığı faaliyete ilişkin fatura örneklerini dosyaya ibraz ettiklerini, bu sebeplerle açılan davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince.

"Davaya konu ... markasının, grubun faaliyet gösterdiği eğlence hizmetleri sınıfında (41.sınıfta) ve 35.sınıfta davalı tarafça kendi adına tescil edildiği anlaşılmışsa da; davalının marka üzerinde tek başına tasarruf yetkisi bulunmadığından, davacının da iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi olduğundan, tescilin geçerli ve iyi niyetli olmadığı,tüm sınıflarda hükümsüzlüğünün talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.

Davalı tarafın, adına tescilli olan markayı kullanması nedeniyle markaya tecavüzün tespiti, durdurulması ve her türlü materyalin imhası, haksız rekabetin men' i, ref' i ve ortadan kaldırılması taleplerinin reddine karar verilmiştir.

556 sayılı KHK 44/1 maddesinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili olarak doğacağı, ancak istisnaları bulunduğunun belirtildiği, 44/2-b bendinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmelerin istisna kapsamında olduğunun düzenlendiği anlaşılmakla, bu nedenle davalı ile diğer davalı şirket arasında yapılan davalı ... ile diğer davalı şirket arasında yapılan İstanbul ...Noterliğinin 14.12.2015 tarihli ... yevmiye sayılı marka lisans sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti talebinin de reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkeme tarafından marka hakkının kullanılmasının kötü niyetli tescil, hükümsüzlük gerekçesi olarak kabul edilmesi gibi aynı zamanda müvekkillerinin marka üzerindeki haklarına bir tecavüz ve haksız rekabetin tüm koşullarını da içermekte olduğundan, marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin tespiti ve tecavüzün durdurulması ile haksız rekabetin men, ref ve ortadan kaldırılması taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini,

dava sebeplerinin ve taleplerinin esasen markanın tescilli olarak kullanıldığı döneme değil daha ziyade tescile giden süreç ve bu süreç içinde marka üzerinde davalının kendisini tek hak sahibi olarak gösteren haksız eylemlerine ve bunun sonuçlarına ilişkin olduğunu, -Dava dilekçemizdeki bir kısım taleplerinin terditli olarak FSEK madde 86 ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayalı olduklarını, davalının grup ismi üzerinde tek başına hak sahibi olduğuna yönelik tüm eylemlerinin haksız olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği sabit olup bu durumun tespiti, men'i, düzeltilmesi yönündeki taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini,

... vekilinin Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/ 194 E. numaralı dava dosyasına sunduğu ekte bir örneğine yer verdiğimiz dilekçesinde aynen “..Diğer taraftan Müvekkilim ...'in diğer davalı şirket ... Arasında yapılan İstanbul ...

Noterliğinin 14.12.2015 tarihli ... yevmiye sayılı Marka Lisans Sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti talebinin reddine karar verilmiştir ki bu durumda ... lisans sözleşmesi kapsamında ... ibareli marka kullanımına devam edilecektir.” demek suretiyle markanın hükümsüzlük kararına rağmen markanın kullanımına devam edileceğini açıkça belirttiğini, davalının halen grup ismini tek başına kullanmaya devam etmekte olduğu ve devam edeceğine dair iradesi de dikkate alındığında haksız rekabetin tespiti ile tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına dair taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini,

-Davalı ... tarafından diğer davalı şirkete verilen lisansın da esasen muvazaalı ve kötü niyetli olduğunu, cevaba cevap dilekçelerinde açıklandığı üzere davalı ...'in tüzel kişilik perdesinden yararlanmak amacıyla hareket ettiğini, hükümsüzlük kararı verilmeden önce akdedilen sözleşmelerin istisna sayılmasının temelinin Türk Hukuk Sisteminde kabul gören iyi niyetli 3. kişiyi koruma amacını taşıdığını, ancak 2. maddede açıklandığı üzere somut olay nezdinde davalı yanın markanın hükümsüzlüğü risk ve sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla kanunu dolanmak suretiyle davalı şirket ile lisans sözleşmesi yaptığını,

-Davalılar lehine 3 kez vekâlet ücretine hükmedilmesinin de yasa, usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu kararın bu nedenle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacının, markanın müvekkili tarafından seçildiğini ve kullanıldığını bilmesine rağmen, kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olup, tescilin geçerli olmadığı yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetli tescil bulunmadığını, -Markanın taraflarca birlikte oluşturulduğu kabul edilse dahi, bu hususun hükümsüzlük sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, marka üzerinde iştirak halinde mülkiyet mevcut olmayıp, adi ortaklık ilişkisi içerisinde oluşturulan markanın müşterek mülkiyet kapsamında olduğunu,

-Davacı vekilinin iddialarının çelişkili olup, eskiye dayalı hak sahipliğinin ispat edilemediğini, davacının, marka üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu ispat edememesine rağmen, davayı kazanmış durumda olduğunu, bilirkişi incelemesinde de “markanın tescilli olduğu 41. sınıftaki eğlence hizmetleri yönünden KHK md.8/3’e dayalı hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı”nın tespit edildiğini, görgüye dayalı bir bilgisi olmamasına rağmen tanığın beyanının hükme esas alınmasının da ayrı bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini,

“... ibaresinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine” ilişkin karar yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacının istinaf istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; taraflarca dosyaya sunulan gazete haberlerinden, dinlenen tanık ifadelerinden, elektronik posta içeriklerinden, davacı ile davalının "..." isimli müzik grubunu birlikte kurdukları, davacı ... davalının birlikte bir süre davaya konu “...” ibaresini ve özgün logosunu kullanarak müzik organizasyonu faaliyetleri gerçekleştirdikleri, bu suretle aralarında adi ortaklık niteliğinde bir ilişki bulunduğundan dava konusu ibare ve özgün logo üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının kabulüne yönelik Mahkeme değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,

bu durumda davacının da davalının da markanın ortak kullanımı yönünde hak sahibi oldukları, davalının da işareti tescilsiz olarak da kullanabileceği, sadece markayı tek başına tescil ettirmesinin kötü niyet gereği hükümsüzlüğüne neden olacağı dikkate alındığında, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından bu konudaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir. Öte yandan, davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır.

AAÜT’nde Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince veya bu sıfatla bakılan davalarda hükmedilecek vekalet ücreti genel mahkemelerden ayrı olarak düzenlenmiştir. Tecavüz istemleri yönünden vekalet ücretine ve ayrıca hükümsüzlük istemi yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinde yasaya ve hakkaniyete aykırılık yoktur.

Davalının istinaf istemi değerlendirildiğinde, davacı ... davalı gerçek kişinin birlikte bir süre davaya konu “...” ibaresini ve özgün logosunu kullanarak müzik organizasyonu faaliyetleri icra ettikleri, bu suretle aralarında adi ortaklık niteliğinde bir ilişki bulunduğundan dava konusu ibare ve özgün logo üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının kabul edilmesine göre, bu manada ortaklardan herhangi birinin diğer ortaktan habersiz bir şekilde, hangi sınıfta olursa olsun, dava konusu özgün ibare ve logoyu kendi adına marka olarak tescilinin kötüniyetli bir tescil olduğu değerlendirilmesi gerekir (T.C.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas no: 2020/1700, Karar no: 2021/1540), İlk derece Mahkemesince marka hükümsüzlüğüne ilişkin kötüniyetli olduğunun kabulüyle verilen kararın yerinde olduğu bu nedenle davalının istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının birlikte faaliyet gösterdiği ortağı olan davacıdan bağımsız olarak marka ve logonun aynısını kendi şahsı adına tescil ettirmesinin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği marka hükümsüzlüğüne ilişkin verilen kararın yerinde olduğu ancak davalının da marka üzerinde hak sahibi olduğu ve marka kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı anlaşılmakla, davalı ... ve davacı vekillerinin istinaf taleplerinin,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/12/2017 tarih ve 2016/46 E., 2017/226 K. sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40 TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6- Davacı ... davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,

20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2021

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/690, K. 2021/1438, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstinaf Karar Tarihi: 25/11/2021
  4. Gereği Düşünüldü
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/690
Karar No
2021/1438
Tarih
25 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2020/690 K.2021/1768
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/690 K.2021/1105
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/690 K.2021/1129
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/690 K.2021/1036
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/690 K.2021/812
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/690 K.2021/824

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.