KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1012 Esas
- Karar no
- 2024/779
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/06/2021
- Numarası
- 2020/70 E. - 2021/413 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 02/05/2024
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından 10/01/2018 vade tarihli, 79.000 USD bedelli bonoya dayalı başlatılan takipten dolayı müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takip dayanağı bonoda yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile, Davacının İstanbul ... İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan 05/09/2017 düzenleme, 10/01/2018 vade tarihli, 79.000-USD miktarlı bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,İİK.nin 72/5.maddesi gereğince takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanan 64.854,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; söz konusu senedin ... tarafından kendi işyerinde doldurulmuş ve imzalanmış olup müvekkiline sonraki bir tarihte hazır şekilde teslim edilmiş olduğunu, başka bir deyişle senedin keşide edildiği sırada müvekkilinin orada hazır şekilde bulunmadığını, Müvekkilinin, kesinlikle kötü niyetli olmadığını, zira imza incelemesi sonuçlanana kadar kefil imzasının ...' e ait olmadığını bilmediğini, ... müvekkilinden ürün tedarik edebilmek amacıyla babasının adını ve imzasını kullanarak müvekkiline getirdiği senedin sahte imzalı olduğunu sonradan öğrendiğini,
bu kapsamda da üçüncü kişi ... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunulmuş olup 2021/58379 esas numaralı dosya üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, soruşturma ve akabinde yargılama neticesinde müvekkilinin kötüniyetli olmadığının ortaya çıkacağını, aleyhte hükmedilen tazminat kararının hatalı olduğunu, Müvekkilinin hem ... hem de kefil olarak imzası bulunan ... hakkında takip başlattığını, bu takibi tamamen iyiniyetle yaptığını,
müvekkili aleyhinde sonuçlanan menfi tespit davası yönünden bilirkişi incelemesi ile yetinilmeyip ADLİ TIP KURUMUNDAN bu hususta rapor aldırılmasını talep ettiklerini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
İİK 72/3.maddesi gereği takip sonrası açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, takip alacaklısı davalı tarafından, davacı ve diğer takip borçlusu hakkında 10/01/2018 vade tarihli, 05/09/2017 tanzim tarihli, 79.000 USD bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine girişildiği görülmüştür.
Davacı takip borçlusu hakkındaki takip dayanağı bonodaki avalist imzasını inkar ederek eldeki davayı açmıştır. Dava ve takip konusu senet incelendiğinde. 05.09.2017 düzenleme, 10.01.2018 ödeme tarihli, 79.000 USD miktarlı, senet alacaklısı davalı, avalist davacı ..., keşidecisi ... olan senet olduğu, senet unsurlarının tam olduğu görülmüştür.
İmza incelemesine yönelik olarak dosyaya sunulan bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olup, Yargıtay uygulamalarına uygun düştüğü, rapora göre, senette avalist olarak davacı adına atılı bulunan imzanın davacı eli ürünü olmadığının kabulü gerektiği, bu nedenle Mahkemece varılan sonucun yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ancak her ne kadar Mahkemece, davalı takip alacaklısının takip konusu bononun lehtarı ve bu nedenle imzaların davacı borçluya ait olmadığını bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle takibe girişmekte kötü niyetli olduğundan bahisle İİK 72/5.maddesi gereğince davalının tazminata mahkumiyetine karar verilmiş ise de; aval verenin sorumluluğu, lehine aval verilen kişinin sorumluluğundan bağımsız olduğundan, avalistin temel ilişkinin tarafı gibi yorumlanarak,
davalının imzanın davacı aval verene ait olmadığını bilebilecek durumda olduğu şeklindeki yorumun dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düşmediği anlaşıldığından Mahkemece tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiş, bu itibarla istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
02/05/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1012, K. 2024/779, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama