KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1116
- Karar no
- 2024/1043
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/06/2021
- Numarası
- 2020/746 E. - 2021/701 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 30/05/2024
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Tic.Ltd.Şti.tarafından icraya konulmuş olan 27.08.2020 tanzim tarihli 52.660,39 TL lik çekten dolayı senetin kaybolmuş olması sebebiyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, çekin arkasındaki ... Tic.A.Ş.ye ilişkin ciro imzasının yetkiliye ait olmaması sebebiyle müvekkilinin Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasındaki takip yönünden borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ve dava sonuna kadar takip bedelinin tamamı ve verilecek teminat karşılığında icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin icra dosyasına konu çekle ilgili bir borcu bulunmadığını, çek bedeli 52.660,39-TL'nin, icra dosyasında borçlu olarak görünen çek lehtarı ... TİC. AŞ'ye 13.08.2020 TARİHİNDE ".... 27.08.2020 VADELİ ...
NOLU ÇEK.." açıklaması ile ödendiğini, Lehtarın, bedeli ödenen çeki kaybetmiş olması sebebiyle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nın 2020/323 Esas sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı alındığını, çekte lehtar tarafından yapılmış bir ciro var ise de bunun sahte bir imza veya yetkisiz biri tarafından atıldığının da kendilerine bildirildiğini, Meşru hamil tarafından, cironun sahte imza ve kaşe ile yapıldığı ve borçlu olunmadığı gerekçesi ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/898 E. dosyası ile ...
TİC. LTD. ŞTİ.'YE karşı menfi tespit davası açıldığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, icra takibinden sonra açılan, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır.Davacı, dava konusu çekteki imzanın ...Tic.
A.Ş yetkilisine ait olmadığını, ayrıca çek bedelinin bu şirkete ödendiğini iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanca istinaf edilmiştir. Dava konusu çek incelendiğinde; davacı ...Tic. Ltd. Şti.'nin keşideci, davalının ise çeki elinde bulunduran hamil olduğu, davacının çekin arkasındaki ciro imzasının dava dışı lehdar ...Tic. A.Ş'. nin yetkilisinin eli ürünü olmadığı iddiasına dayandığı görülmüştür.
Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi gereğince, davacı keşideci, kendi imzasını inkar etmediğinden lehdarın imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı, TTK' nın 818/1-c. maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken TTK' nın 677. maddesi uyarınca sahte imza sebebi ile çekteki diğer imzaların sıhhatine halel gelmeyeceği, diğer yandan davacı keşideci, çek bedelini lehdara ödediğini, bu nedenle çekten dolayı sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, şahsi defi niteliğindeki bu savunmanın, çeki elinde bulunduran davalı hamile karşı ileri sürülemeyeceği,
bu itibarla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
30/05/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1116, K. 2024/1043, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama