KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1149 Esas
- Karar no
- 2024/918
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2021
- Numarası
- 2019/442 E. - 2021/30 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 16/05/2024
Karar Metni
1.296 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı , ... San.ve Tic. A.Ş.nin ... ve bir çok tanınmış markanın ve tasarımın sahibi olduğunu, ... sayı ile tescilli Tanınmış ... markası, ... sayılı ... markası, ... sayılı ... markası ile diğer ... markalarının sahibi olduğunu , ... markasının belli bir kalite ve güven oluşturduğunu, davalının ...
Bey isimli işletmenin sahibi oludğunu, tabelasında ve her türlü reklamlarında fişlerinde sattığı dönerlerde kullandığı etlerin ... markalı etler olduğunu ve işletme adını bastıracak büyüklükte " ... Tesislerinden Temin Edilmiştir" ibaresinin bulunduğunu, ancak aralarında.
Anlaşma olmadığını, sadece satışlarını artırabilmek, haksız kazanç elde etmek amacıyla ... markasını kullandığını , davalı tarafından 16.09.2019 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edilen ihtarnameye cevapta , ... markasının kullanıldığının açıkça belirtildiğini , davalı, her ne kadar müvekkilinin markasının tabelalardan ve reklam araçlarından kaldırıldığını beyan etse de halen müvekkilinin marka hakkına tecavüz etmekte ve haksız rekabet yaratarak ... markasını kullandığını, davalının işyerinde İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/170 D.iş sayılı dosyası ile yapılan tespitte davalı kullanımlarının tespit edildiğini,
davalı yanın müvekkiline ait tescilli “..." ibareli tanınmış markasından doğan haklarına vaki tecavüzün tespitine, men’ine ve ref’ine, müvekkiline ait markaların aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini ihtiva eden her cins,broşür,tabela,ticari evrakın vb. her türlü materyalin bulunduğu her yerden kaldırılmasına, müvekkile ait markayı ve ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle yaratılan haksız rekabetin tespitine, men’ine, ref'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmiş , cevap dilekçesi verilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafça davacıya ait ... markasına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve refine, 2-Davacıya ait markaların aynısına veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini ihtiva eden her türlü broşör, tabela, ticari evrak, fatura vs. Her türlü materyalin kullanımının yasaklanmasına, bulunduğu yerde el konulmasına, 3-Davalı tarafından internet ortamında davacıya ait markanın kullanımının yasaklanmasına, 4-Davalı tarafından kullanımların sona erdirilmiş olduğu tespit edildiğinden hükmün ilanına gerek olmadığına, " şeklinde karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, isim hakkı için gerekli parayı ödediğini, suçlamaların sahibi olan ... isimli marka sahibi olduğunu, kendisinin alakasının bulunmadığını, asıl mağdurun kendisi olduğunu, işletmeyi sadece 6 ay çalıştırdığını, kendisinin ... marka sahibine tabelada ... markasının yazılmaması gerektiğini bildirdiğini , marka sahibinin ise kendilerinin ... yönetimiyle görüştüklerini, sorunu hallettiklerini söylediklerini, buna rağmen tarafına dava açıldığını , verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava , marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti , durdurulmasını, önlenmesi istemlerine ilişkindir.Davacı vekili, davalının , izinsiz olarak "...
Bey "isimli işletmesinde tabela ve her türlü reklamlarında fişlerinde, internet sitesinde sattığı dönerlerde kullandığı etlerin ... markalı olduğunu gösterir ... ibaresini kullandığını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını beyan etmiştir. ... sayılı ..., ... sayılı ... ve ... sayılı ... markalarının davacı adına tescilli olduğu görülmüştür.
Mahkemenin 2019/170 Diş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda, inceleme yapılan internet sitesi içeriklerinde ve youtube kanalında yapılan yayında , ... markalı etlerin döner olarak işlenip satıldığına dair içerik ve tabelada kullanım bulunduğu, işyerinin kayar reklam panosunda, sağ kapı tabelasında, iç tabelasında, kaldırım flamasında etlerin ... markalı ürünler olduğuna dair reklam yazısı bulunduğu, firma yetkilisinin ... olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyet raporunda, ... linkinde yer alan 31.08.2019 tarihli içerikte ...
Bey adlı firmada ... marka etlerin döner olarak işlenip satıldığına dair bilgilerin yer aldığı ve halen yayında olduğu, ancak içerikte işyeri sahibinin ... olduğunun açıklandığı, https://... linkinde yer alan içeriğin yayında olmadığı, https://www.... linkinde yer alan videonun yayından kaldırıldığı, sitenin kontrolünün haberi yapan dava dışı yayıncı olduğu ve değişikliğin ancak onlar tarafından yapılabileceği, davalının marka kullanımının haksız rekabet ve iltibas oluşturduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli "... " esas unsurlu markanın tanınmış marka olduğu, davalının her hangi bir akdi yada hukuki dayanağı olmaksızın marka sahibinden izin almaksızın işletmesinde ... ibaresini bu marka ile işletmenin yasal bağlantısı izlenimini verecek şekilde tabela ve her türlü reklam ve satış fişlerinde markasal olarak kullandığı sabittir.
Davalının tespit edilen markasal kullanımlarının tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği, tanınmış markadan haksız yararlanma sonucunu doğuracağı , ticari hayatın dürüstlük kurallarına göre işlemesine aykırı olduğu bu nedenlerle marka hakkına tecavüz ve halsız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Davalı işletmeyi dava dışı firmadan lisansla devraldığını,devraldığında ... ibaresinin mevcut olduğunu, iş yerini 6 ay işletip 07/02/2020 tarihinde devrettiğini, devretmeden önce de bütün tabelaları kaldırdığını kullanımlarına son verdiğini, devraldığı kişi tarafından yanıltıldığını, davacı tarafın marka hakkına yapılmış bir tecavüz bulunduğundan haberdar olmadığını, kusurunun bulunmadığını savunma gerekçesi yapmıştır.
Marka sahibinin markaya tecavüz teşkil eden fiillerin varlığı halinde bu tecavüzün tespiti durdurulması sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerini ileri sürülebilmesi için davalının kusurlu olması ve zararın varlığı şart olmamakla birlikte, davalının davacı markasının tanınmış marka olduğunu bilen ve bilmesi gereken durumda olduğu, bu nedenlerle gerekli özeni göstermediği, markaya tecavüz ve haksız rekabet fillerinin sabit olduğu anlaşılmıştır.
Ancak mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiği, tedbir kararının infazı için davadan sonra 08/01/2020 tarihinde işyerine gidildiğinde, firma yetkilisinin kardeşi ...'ün, tabelaları indirdiklerini beyan ettiği, işyerinde flama, kayar tabela, ön cephe cam gösterim ve iç cephe tabelasından ... ibaresinin kaldırıldığının tespit edilerek tutanağa geçirildiği anlaşılmakla, davalının ihlal oluşturan kullanımlarının davadan sonra kaldırıldığı, yine internet sitelerindeki kullanımların davalı tarafça kaldırıldığı, bu haliyle tecavüzün refi talebinin konusuz kaldığı dikkate alınarak bu talep konusuz kaldığından,
esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi, davalının ref talebi yönünden de davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği görülmüştür.
Davalı asilin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1149, K. 2024/918, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama