İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1262 K.2024/1203

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/1262Karar2024/1203Tarih1 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.064 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Temmuz 2024
Dosya no
2021/1262
Karar no
2024/1203
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
06/07/2021
Numarası
2017/335 E. - 2021/141 K.
Davanın konusu
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (TecavüzünGiderilmesi İstemli
İstinaf karar tarihi
01/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.064 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin günde yaklaşık 1.500 ton deterjan üretim kapasitesiyle Türkiye'nin ilk 5 deterjan üreticisi arasında yer aldığını, tüm bu üretim ve satışlarını yoğun olarak "..." markası ile tüketiciyle buluşturduğunu, müvekkilinin ..., ... ve ... numaralı "..." markalarının tescilli sahibi olduğunu, davalının ise müvekkiline ait "..." ibaresini deterjan ürünleri üzerinde birebir aynı şekilde kullanmak, hatta görselini birebir taklit etmek suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalının haksız kazanç sağladığını,

davalı hakkında sahtecilik suçundan Kaynarca Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/477 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve Sulh Ceza Hakimliği kararı ile adreste yapılan incelemede "..." ibaresini içeren ambalaj bobinlerinin ele geçirildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığı gibi, müşteri kitlesi nezdinde itibar kaybı yaşattığını, bu sebeplerle davalının davacıya ait ..., ..., ... tescil numaralı “...” markalarına tecavüzünün ve haksız rekabet yaptığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi,

20.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının 17/11/2015 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ürün, katalog, üretim araçları vs. ye el koyulmasına ve yediemine teslim edilmesine, kararın Türkiye Çapında yayınlanan tirajı ilk beş içinde olan bir gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı halde davaya cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen ceza mahkemesi kararı kesin hüküm oluşturmasa da; alınan bilirkişi raporları, davalı şirkete ait iş yerinde yapılan arama ve el koyma tutanağı, Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/376 Esas, 2018/884 Karar sayılı kararı, davalı şirket yetkilisinin ceza yargılaması sırasında "..." markalı ürünleri fason olarak ürettiklerine dair beyanı ve tüm dosya kapsamı ile,

"deterjanlar" ve "ağartma ve temizlik amaçlı ürünler" için "..." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu, davalı şirkete ait iş yerinde "..." markası ile deterjan üretimi yapıldığının tespit edildiği, davalının kullandığı "..." ibaresinin davacının markaları ile aynı olduğu, davalı kullanımında yer alan "..." ibaresinin İngilizce ışık , "..." ibaresinin ise otomat anlamına geldiği ve tanımlayıcı nitelikte oldukları, davacının kullandığı marka ile davacının tescilli markalarının esas unsurunun Türkçe anlamı olmayan "..." ibaresi olduğu,

davalının kullanımında yer alan ve tali unsurlar olan "..." ve "..." ibarelerinin davalının kullanımını davacının markasından farklılaştırmaya yetmediği, davalının marka kullanımının davacının markalarının tescilli olduğu deterjan ve temizlik amaçlı ürünler üzerinde gerçekleştiği, tarafların markalarının hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin davalının kullandığı markayı gördüğünde davacının markası ile ilişkilendirebileceği, bu nedenle davalı şirketin eyleminin davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu kanaatine varılmış, davalının elde ettiği gelirin 29.263,09 TL olarak hesaplandığı,

davalı tarafça bu konuda alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmediği, davalının markayı kullanım süresi, kusur durumu, elde ettiği gelir, davacının markalarının tescilli oldukları süre dikkate alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, her ne kadar davacı tarafça itibar tazminatı da talep edilmişse de, davalının üretimini yaptığı ürünlerin kalitesiz olduğu veya markanın davacının markasına zarar verecek şekilde kullanıldığı kanıtlanamadığından, itibar tazminatının reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Manevi tazminat miktarına talepleri gibi hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının, günün ekonomik koşulları gözetildiğinde çok düşük kaldığını, işbu davanın açıldığı tarih olan 2015 yılında, 20.000,00 TL manevi tazminat talebi ile bu dava ikame edildiğini, aradan geçen 6 yıllık süreçte, ekonomik koşulların oldukça değişmiş olduğunu, talep edilen tüm miktar olan 20.000,00 TL dahi müvekkili tarafından uğranılan zararı karşılamaya yetmeyeceğini, 556 sayılı Marka KHK m.62/b'ye göre uygun tazminata hükmedilmesi gerektiğini,

Kaynarca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 30/03/2016 tarihli bilirkişi raporu ile, “davalının eyleminin 556 sayılı KHK'nin 61/A-1 maddesinde yer alan "başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan" eylemlerini kapsadığını, dolayısı ile marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilleri içerdiğine” dair görüş bildirildiğini, taraflarınca, davalı şirketin yetkilileri ... ve ... hakkında marka hakkına tecavüz suçuyla açılan Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/376 Esas, 2018/884 Karar sayılı ceza davasında,

mahkeme tarafından sanıklar hakkında 1 yıl 15'er gün hapis ve 41,650'şer TL adli para cezasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tabii tutulmalarına karar verildiğini, kararın 11.07.2019 tarihinde kesinleştiğini, Yerel Mahkeme tarafından Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/7 talimat sayılı dosyasında mali bilirkişiye düzenlettirilen raporda “davalı şirketin 2015 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve eki gelir tablosu üzerinden hesaplanan brüt satışlarının 840.730,76 TL, faaliyet karının 29.263,09 TL, 17/11/2015 - 28/12/2015 tarihleri arasında BS formu ile beyan edilen brüt satışlarının 994.262,57 TL,

iade ve satılan mal maliyeti indirimi sonrası brüt karının ise 85.740,79 TL olduğu” yönünde görüş bildirildiğini, Davalının, tüm bu eylemlerinin de kötüniyetli olduğunu, Müvekkili şirketin, Türkiye'nin ilk 5 deterjan üreticilerinden birisi olduğunu, Davalının da müvekkili ile aynı sektörde yer aldığını, müvekkiline ait markayı bilmeme ihtimali bulunmadığını, günün ekonomik koşullarının, paranın alım gücüne göre yerel mahkeme tarafından hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararı karşılamaya yetecek miktarda olmadığını, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini,

-İtibar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Davalının açıkça kötüniyetli olan eylemlerinden dolayı, müvekkili markasının itibarının da zarara uğradığını, 556 sayılı KHK.nin 68. Maddesine göre, müvekkili lehine itibar tazminatına hükmedilmesi talep edilmişse de; yerel mahkemece, “her ne kadar davacı tarafça itibar tazminatı da talep edilmişse de, davalının üretimini yaptığı ürünlerin kalitesiz olduğu veya markanın davacının markasına zarar verecek şekilde kullanıldığı kanıtlanamadığından,

itibar tazminatının reddine” karar verildiğini, maddi ve manevi tazminattan farklı olarak düzenlenen bu tür zarar istemine, 551 sayılı KHK.nin 142 ve 554 sayılı KHK.nin 54. maddelerinde de yer verildiğini, anılan tazminatın, işletmeden ziyade doğrudan markanın itibarına yönelik meydana gelen zararın giderilmesi amacını güttüğünü, bu tazminatın gündeme gelmesinde önemli olan hususun, markanın itibarının zarar görmesi olduğunu, Davalı tarafça, "..." markası ile deterjan üretimi yapılmakta ve müvekkili markasını taşıyan “...” ürünleri ile aynı marketlerde, aynı raflarda yan yana bulundurularak satışı yapılmakta olduğunu,

Davalı böylece müvekkilin tanınmışlığından faydalanarak kendi ürünlerinin satışını yaptığını, müvekkilinin uzun yıllar boyunca verdiği emek, ticari itibar ve tüketiciler nezdindeki kalite ve güven imajı zarara uğratıldığını, itibar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava,

davacı adına tescilli "..." markasının davalı tarafça iltibas oluşturacak şekilde kullanılması sebebiyle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı istemine ilişkindir.

Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 03, 05, 16, 21, 29 ve 32.sınıflarda 08.09.2008 tarihinde, ... numaralı "..." markasının 03, 05 ve 16.sınıflarda 17.11.2015 tarihinde, ...numaralı "..." markasının 03, 05, 16, 29 ve 32.sınıflarda 28.01.2013 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Kaynarca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 30/03/2016 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde;

davalı şirkette ele geçirilen altı adet ambalaj bobini görseli ile "..." markasının karşılaştırılması sonucunda, şüpheli şirket yetkilisi Yusuf Bodur tarafından satışa sunulmak üzere kullanılan suça konu ambalaj bobinleri bakımından, gerek modeller üzerinde yer alan ve markayı "ŞEKİL" olarak ifade eden logonun suça konu altı adet ambalaj bobininde yer verildiği, dolayısı ile orijinal markanın karakteristik özelliğinin ve "..." ibaresinin altı adet ambalaj bobini üzerinde mevcut olduğunun tespit edildiği,

bu eylemin 556 sayılı KHK'nin 61/A-1 maddesinde yer alan "başkasına ait marka hakkına iktibas veye iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan" eylemlerini kapsadığı, dolayısı ile marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilleri içerdiğine dair görüş bildirildiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalı şirketin yetkilileri ... ve ... hakkında marka hakkına tecavüz suçuyla açılan Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/376 Esas, 2018/884 Karar sayılı ceza davasında Mahkeme tarafından sanıklar hakkında 1 yıl 15'er gün hapis ve 41,650'şer TL adli para cezasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tabii tutulmalarına karar verildiği, kararın 11.07.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Sanıklardan ...'un savunmasında suça konu ürünleri fason olarak ...

Ticaret Limited Şirketi için ürettiklerini, "..." markasının bu şirkete ait olduğunu beyan ettiği görülmekle, TPMK'dan marka kaydı istenilmiş, incelendiğinde; dava dışı ... Dış Ticaret Ltd.

Şti'nin ... numaralı "..." markasının 03 ve 05. sınıflarda tescilli için başvurulmasına rağmen müddet olduğu, sahibi adına hüküm ifade etmediği tespit edilmiştir.Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/29 Talimat sayılı dosyasında marka uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davacı şirkete ait markaya karşı yapılan tecavüz eylemlerinin fabrika kapsamında son bulduğu, davalı şirket tarafından ilgili fabrikada herhangi bir üretimin gerçekleştirilmediği,

ancak davalı şirket tarafından tecavüz eylemlerinin mevcut olduğuna dair ispatı sağlanan Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/376 Esas sayılı dosya içeriği baz alınarak yapılan incelemede davacı şirket markasının 17/11/2015 tarihinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen ürünlerde kullanıldığı, bu şekildeki haksız kullanımın marka haklarına tecavüz teşkil eden fiilleri içerdiği yönünde görüş bildirilmiştir.

Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/29 Talimat sayılı dosyasında mali bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalıya ait olduğu bildirilen ... Köyü Mevkii Kaynarca / Sakarya adresinde davalıya ait hiçbir faaliyette bulunulmadığı, davacı tarafça açılan dava konusu tazminatın belirlenmesi için yasal olarak esas alınması gereken davalıya ait defter ve belgelerin de gidilen mahalde bulunmadığı, dolayısıyla tazminat hesabı yapılamadığı belirtilmiştir.

Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesine tekrar gönderilmek suretiyle mali bilirkişiden BA-BS formları incelenerek davalının markayı kullanmak yoluyla 17/11/2015 - 28/12/2015 tarihleri arasında elde ettiği kazanç miktarının hesaplanması yönünde ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/7 Talimat sayılı dosyasında mali bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda;

davalı şirketin 2015 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve eki gelir tablosu üzerinden hesaplanan brüt satışlarının 840.730,76 TL, faaliyet karının 29.263,09 TL, 17/11/2015 - 28/12/2015 tarihleri arasında BS formu ile beyan edilen brüt satışlarının 994.262,57 TL, iade ve satılan mal maliyeti indirimi sonrası brüt karının ise 85.740,79 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Davacı 11/07/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat davasını ıslah ederek 29.263,09 TL'nin haksız fiil tarihi olan 17/11/2015 tarihinden bu yana ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan eylemler gösterilmiş olup, markayı taklit etmek ve bu şekilde kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ticari amaçla elde bulundurmak marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir.

Davacı taraf günümüz koşulları dikkate alınarak verilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, her davanını, dava tarihindeki koşullar ve deliller dikkate alınarak değerlendirileceği, gelecek günler ve günümüz koşullarına göre değerlendirme yapılmasının hukuki güvenlik olarak uygun olmayacağı, manevi tazminatın 10.000 TL olarak hükmedilmesi,

olayın oluş şekli tarafların kusur durumuna göre, ihlal süresinin (17/11/2015 ihlal-28/12/2015 dava tarihleri arasındaki) 1 ay 9 gün olduğu gözetilerek dosya kapsamına uygun ve verilen manevi tazminatın oluşan maddi koşullara göre usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla bu konudaki istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.

SMK madde 150/2 madde düzenlemesine göre “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat islenebilir ” şeklinde düzenleme mevcuttur.

İtibar tazminatının oluşabilmesi için tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi şartı aramış, olup somut olayda itibar tazminatı gerektiren markanın kötü kullanımı ile itibarın zedelendiğine ilişkin somut delil bulunmadığı, iddianın ispatlanamadığı,

davalının ileri sürülen fillerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet olarak değerlendirildiği görülmekle, bu talebin reddi kararında bir isabetsizlik söz konusu değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,

kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/07/2021 tarih ve 2017/335 E., 2021/141 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

01/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1262, K. 2024/1203, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1262
Karar No
2024/1203
Tarih
1 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1263 K.2024/1291
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/1264 K.2024/1024
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1276 K.2024/1129
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1277 K.2024/1348
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1279 K.2024/1178
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1280 K.2024/1254

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.