KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/1545
- Karar no
- 2024/1301
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/06/2018
- Numarası
- 2017/604 E. - 2018/175 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 08/07/2024
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 20 yılı aşkın bayan giyim sektöründe ürünlerini tasarlayıp ürettiğini, özgün tasarımlarının bulunduğunu, TPMK nezdinde ... ibareli üç adet markalarının tescil edilmiş olduğunu ve halen korunduğunu, davalının TPMK nezdinde tescilli ... nolu ... markasının müvekkili markaları ile ayniyet arzettiğini, aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu belirterek markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, iltibasın olmadığını, tescilde kötü niyetin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; Davacı ... San. ve Tic. Ltd. tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davalının TPMK nezdinde tescilli ...tescil nolu ... ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Kesinleşen kararın kuruma resen gönderilmesine,Hükmün ilanına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı markasının logoları ile davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, marka tescil başvurusu yapılırken her ne kadar "..." ibaresiyle tek kelime olarak başvuru yapılmışsa da logolarda vurgulanan esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, İlk derece mahkemesinin ise davacı markasının esas unsuruna yönelik hiçbir tespit yapmadan veya bilirkişiye başvurmadan direkt olarak davacı markasının esas unsurunu davacının talebiyle aynı kabul ettiğini, Müvekkili markasının ise tek kelime olarak "goldalvina" marka ismiyle tescil edilmiş bir marka olduğunu,
Müvekkili markasının logosunun; marka isminin, hiçbir yerinde vurgu bulunmadan, tek kelime halinde, harflerin tamamı aynı büyüklükte ve aynı yazı tipiyle yazılmasıyla oluştuğunu, müvekkili markasının tek kelime olduğunu ve bu kelimeyi oluşturan harflerden veya harf öbeklerinden hiçbirinin diğerine üstünlüğü olmadığını, bu haliyle müvekkili markasının esas unsurunun başvurulduğu haliyle ve "goldalvina" olarak kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, marka hükümsüzlüğüne yöneliktir.Davacının 02/07/2017 koruma tarihli 25 ve 35. Sınıflarda tescilli ... tescil nolu ... ibareli markası bulunmaktadır. Ayrıca ... ibareli 25. ve 35. sınıflarda 15.02. 2012 tescil tarihli ...nolu markası tescillidir.
Davacının ... + Şekil 18, 25, 35. sınıflarda 02/02/2017 koruma tarihli ... tescil nolu markası bulunmakta olup halen korunmaktadır.
Davacı şirketin markasının tekstil sektöründe 25. ve 35. sınıflarda tescilli olduğu, markanın ... ibaresinden oluştuğu, davalının ... tescil nolu ... ibareli markasının 25.sınıfta tescilli olduğu, her iki markada da ortak unsurun ve esas unsurun ... ibaresinden oluştuğu, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markasındaki ... ibaresinin markaya bir ayırt edicilik atmadığı, ... ibaresinin Türkçe'de bir anlama gelmediği, davalı markasının tescil edildiği sınıf yönünden bir tanımlayıcılığının da bulunmadığı, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer olduğu,
bu durumun ortalama tüketici nezdinde 6769 sayılı SMK'nın 6.maddesi kapsamında iltibas tehlikesi doğurduğu, bu nedenle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
08/07/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1545, K. 2024/1301, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama