KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2021
- Dosya no
- 2021/675 Esas
- Karar no
- 2021/664
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2021
- Numarası
- 2020/367 E. - 2021/184 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/06/2021
Karar Metni
1.106 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından 20/03/2020 tarihinde ... ait ... seri numaralı 30/09/2019 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli çeklere dayanarak, İstanbul ... İcra Müdürlüğüne ait ...
Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlattıklarını, takip dayanağı çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin kendisinden sonra gelen ve çekte cirosu bulunan firmalarla herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını beyan ederek, müvekkilinin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyasına ödenen paranın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin çeklerini alacağına mahsup etmek üzere .... Ltd. Şti'den aldığını, imzaların davacıya ait olup olmadığı imza incelemesinden sonra ortaya çıkacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda.
"HMK'nın 312.maddesinde; feragat ve kabul halinde yargılama giderlerinden sorumluluk hükmü düzenlenmiş olup, bu maddenin 2.fıkrasında, davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunun kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemez, hükmü düzenlenmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesinde ise; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın kabul edilmesi halinde, tarife hükümlerine göre belirlenen ücretinin yarısına hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda, davalı tarafından duruşma yapılmadan davanın kabul edildiği, davalı vekiline davayı kabule ilişkin yetki verildiği ve davalının, davacıdan hemen sonraki ciranta olmadığı ve davalı ile davacı arasında farklı cirantalar olduğu, davalının kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı ve davacı tarafından, davalı tarafça başlatılan icra takibine de itiraz edilmediği göz önünde bulundurularak, davalının, dava açılmasına sebebiyet vermediğine kanaat edilerek,
kabul beyanı doğrultusunda davacının, davasının kabulüne karar verilmiş ve yargılama giderlerinden dolayı davalının sorumlu olmadığına ve davacı lehine tarife hükümlerine göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, takip yapan ve çekleri elinde bulunduran davalı, takip dosyasından ve ödeme emrinden anlaşılacağı üzere, çeklerin bankaya ibrazından sonra alacağın temliki suretiyle çekleri elde ettiğini, bu kişiden önce gelen bir takım cirantaların cirolarının karalandığı veya ciro yapılmayarak ciro silsilesinin bozulduğu, çekin birisinde ise temlik cirosunun bulunmadığı görüldüğünü, ayrıca icra takibi durdurulamadığından, işbu menfi tespit davası ile icra takip dosyasının tüm borcunu ve %15 fazlasını yatırarak,
mahkemeden tedbiren takibin durdurulmasını alabildiklerini, davalı tarafın kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,-Davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerektiğini kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-İlk derece mahkemesinin davacı taraf lehine müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmetmesinin usul ve esasa aykırı olup kararın bu noktadan kaldırılarak vekalet ücretinin reddine karar verilmesini bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
Menfi tespit davasıdır.1- 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi gereğince menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet taminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez.
Dosya içerisindeki belgelerde davalı alacaklının kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığı, takibin eldeki senede istinaden başlatılmasının kötüniyet ispatına yetmeyeceği bu nedenle mahkemece davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 312/2. maddesi "Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü içermektedir.
Davalı tarafça, yargılamanın ilk duruşmasında davanın kabul edilmiş olmasına, icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmeden önce icra takibi başlatılması sebebiyle davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediğinin sabit olmasına göre Mahkemece verilen kararda davacı yönünden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.2- 6100 Sayılı HMK'nın 323/(1)-ğ. maddesine göre, ''Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.'' 'de yargılama giderleri kapsamındadır.
İşbu sebeple, 6100 Sayılı HMK'nın 312/2. maddesine göre "Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davalı tarafça, yargılamanın ilk duruşmasında davanın kabul edilmiş olmasına, icra takibine konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmeden çok önce icra takibi başlatılması sebebiyle davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermediğinin sabit olmasına göre davalı taraf yargılama giderlerinden hukuken sorumlu tutulması mümkün görülmediğinden,
mahkemece takdir edilecek vekalet ücretinin de yargılama gideri kapsamında olmasından dolayı Mahkemece, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı bulunmaktadır. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince Mahkemece yargılama giderleri yönünden verilen kararın kaldırılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
10/06/2021
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/675, K. 2021/664, 10 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama