İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/739 K.2024/713

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/739Karar2024/713Tarih18 Nisan 2024Okuma12 dk · 2.374 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Nisan 2024
Dosya no
2021/739
Karar no
2024/713
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
26/01/2021
Numarası
2019/466 E. - 2021/93 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
18/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.374 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinden ...nın dava dışı .... Ltd. Şti Afyonkarahisarda bayiliğini açmak istediğini, bayi olabilmek için kendisinden hatır çeki istenmesi sebebiyle diğer müvekkili ...'dan hatır çeki istediğini, diğer müvekkil ... Afyonkarahisar ... Şubesine ait ... seri numaralı 250.000,00 TL bedelli 14/12/2016 keşide tarihli çeki hatır çeki olarak tanzim ettiğini, lehtar olarak diğer davacı ...'ya verdiğini, davacılardan ...

14/12/2015 tarihinde ... Tic. Ltd. Şti. ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, 01/10/2016 tarihinde ... ile ...Tic. Ltd. Şti. arasındaki bayilik sözleşmesi feshedildiğini, ... tarafından çekin iadesinin istendiği, ... Tic. Ltd. Şti. tarafından Eskişehir ....

Noterliği'nin 03/11/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren 15 gün içerisinde iade edemediklerini, sorunları halledip en kısa sürede iadenin gerçekleşeceğini bildirdiği, aradan geçen süre sonucunda davacılarca çekin ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... Limited Şirketi'ne ciro edildiği ve İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile takibe geçildiği öğrenildiğini, 16/11/2015 tarihinde ...

Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Ticaret Şirketi arasında şirket pay devri ve şirket iç ilişkileri ile ilgili olarak protokol yapıldığı, davalı ... Limited Şirketi'nin ciro tarihinde ortağı ve yöneticisi olan ...(T.C No: ...) Kadıköy .... Noterliği'nin 17/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı pay devir sözleşmeleri ile .... Tic. Ltd. Şti'nin toplam %50 payını devraldığını, devir işleminden sonra ... Tic. Ltd. Şti. yetkilileri tarafından şirket için Kadıköy ....

Noterliği'nin 14/04/2016 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde dava, gümrük ithalat ve ihracat, bakanlıklarda iş takibi, banka kredi alımı, ihaleye giriş ve istihkak, taşınmaz alımı gibi geniş kapsamlı yetkileri içeren vekaletname ile ...Ticaret Şirketi yetkilileri ... yetki verildiğini, protokol ve pay devir sözleşmesinden sonra şirketler arası sürekli bir hareketlilik olduğu, ... Tic. Ltd. Şti. yetkilileri ve ...

Ticaret Şirketi yetkilileri arasında yapılan protokol ve pay devrinin yapıldığı tarihin davacı ... ile .... Ltd. Şti. arasında yapılan abonelik sözleşmesinden 1 ay kadar önce yapıldığı, davacılara karşı başlatılan takipten önce .... Ltd. Şti. yetkilileri tarafından davalı şirket yetkililerine geniş kapsamlı yetkiler içeren vekaletname düzenlendiği de göz önüne alındığında davalı şirketin Afyonkarahisar ...

Şubesine ait ... seri numaralı ... hesap numaralı 250.000,00 TL bedelli hatır/teminat çekinden bihaber olduğu iddiasının kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/955 E. Sayılı menfi tespit dava dosyasında 04/07/2017 tarihinde 2017/472 K. numarası ile karar verilmiş olduğu, kararın "Somut olayda verilen çekin hatır çeki olduğu, herhangi bir borca karşılık verilmediği, davalının gerçek ve tüzel kişiye takip konusu çekten ötürü herhangi bir borcunun bulunmadığı, üçüncü kişi konumundaki ...

Ltd.

Şti.'nin davalı şirket ile ilişkisinden ötürü çekin tahsil kabiliyeti kazanmak amacıyla ciro edildiği çeki takibe koyan şirketin aradaki hukuki ilişkiyi bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verildiğinin ve bu kararın 19/03/2018 tarihinde kesinleştiğini belirterek davacıların davalıya takip konusu çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve davalının takibinin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle % 20’sinde aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/955 Esas 2017/472 K. sayılı kararı davalıların kabulü kapsamında sona erdiğini, bu dosya incelendiğinden davacıların karşılıklı birbirlerine dava açarak bir sonuca ulaştıkları, dava dışı ... Tic. Ltd.

Şti nin davayı kabul ettiğini, bu davanın sonucunun müvekkili bağlamayacağını, Afyonkarahisar 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/ 955 Esas sayılı dosyasında taraf olmayan müvekkil aleyhine de mahkemece değerlendirmede bulunulduğunu, bu karar neticesinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyada hacizler fek edilmiş ise de daha sonra icra mahkemesine şikayet ile hacizlerin fekkinin kaldırıldığını ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2018/1661 Esas ve 2018/2500 Karar sayılı kararı ile esastan reddedildiğini, müvekkil ile dava dışı ...Limited Şirketi arasında muvazaa ilişkisi bulunmadığını, müvekkil şirket ortağı ... dışı ... şirketinden hisse devri almış ise de bu devirler TTK 595 kapsamında ortaklar kurulu kararı ile tescil ve ilan edilmediğinden herhangi bir geçerlilik ve işlerlik kazanmadığı,

hisse devri gerçekleşmediğini şirket ortağı ...'ın şahsi olarak mağdur edildiğini, dava dışı ... unvanlı şirketinin de müvekkiline borcu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; " davacı ... ile dava dışı ...

Ticaret arasında imzalanan 14/12/2015 tarihli bayilik sözleşmesine istinaden taraflar arasında 2016 yılında ticari ilişkinin meydana geldiği, 08/11/2016 tarihi itibariyle de ... nın dava dışı ... şirketinden kaydi olarak 47.460,16 TL alacaklı göründüğü, davalı şirket defterlerinin incelenmesinde davaya konu çekin 2015 yılında teslim edilmiş olduğu, davacı ... ile dava dışı ... şirketi arasında yapılan sözleşmeye istinaden teminat çeki olarak teslim edildiği, davalı şirket ile davacı ... arasında ticari ilişki kaydına rastlanmadığı,

davaya konu çekin dava dışı ... firmasına ciro edilmesi ile ilgili dava dışı şirket ile davalı ... şirketinin aralarındaki ilişki bakımından taraflar arasında 19/11/2015 tarihinde başlayan 06/12/2017 tarihinde sona eren birçok hareketin meydana geldiği, ancak şirketler arasındaki ilişkinin gerçek bir ticari ilişki olduğundan söz edilemeyeceğinin ve şirketler arasında ticari faaliyet olmaksızın ciro işleminin gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, böylece davacıların davalı şirkete borçlu olmadıkları," gerekçesiyle, Davanın KABULÜ İLE, Davaya konu ...

Afyonkarahisar Şubesine ait ... SERİ numaralı 14/12/2016 tarihli 250.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan çekten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, Başlatılan icra takibinde davalının haksız ve kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak İİK 72/5 maddesi uyarınca takip konusu borç miktarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 50.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece verilen kararda dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişiler raporlarında objektif esaslar kapsamında dosyadaki delilleri değerlendirmek yerine davacıların hali ve beyanları ile bağlı kalarak raporlama yaptıklarının görüldüğünü, müvekkili şirket muhasebe, mali müşavir ve avukatları ile yaptığı görüşmelerde şirketin fatura alım satımına girdiğini, davacıların davaya konu çekten kaynaklı mağdur olduklarını,

kendilerini gördüklerinde gariban olduklarını anladığını ve bu kişilerle anlaşmanın uygun olacağı yönündeki gerçek dışı ve subjektif değerlendirmelere yer veren bilirkişinin tarafsızlığını ve güveni kaybettiğini, rapora itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, taraflı ve hatalı alınan bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuken yerinde olmadığını, TTK 687/ 1. mad.göre üçüncü kişinin bilerek çekte borçlu olanların zararına hareket etmesi şartının davacı tarafından somut olarak ispat edilmesi zorunlu olduğunu, bilirkişiler bu maddeye atıfta bulunarak sonuca vardıklarını,

bu tespitin kolaycılık içerdiği ve davacının asıl ispat etmesi gereken " müvekkili tarafından çekin teminat senedi olarak alındığını bilerek alması" şartını sübjektif değerlendirmelerle ortaya koyduklarını ve ispat ettiklerini kabul ettiklerinin görüldüğünü, hükümde belirtilen ve müvekkili aleyhine değerlendirilen Afyonkarahisar 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/ 955 Esas ve 2017/ 472 Karar sayılı kararında müvekkili şirket taraf olmadığını davacılar ile dava dışı şirket taraf olduğunu ve dava kabul edildiğini, davacıların borçlu olmadığının tespit edildiğini, bu mahkeme kararının müvekkili aleyhine değerlendirmesi hukuka aykırı olduğunu,

bilirkişi raporunda müvekkili ile dava dışı ... şirketi arasında faturaya dayalı bir ticari ilişki bulunmadığını ve taraflar arasındaki ilişkinin finans desteğine dayalı olduğunu ortaya koyulduğunu, bu yaklaşım gerçek olmadığını, dava dışı şirket ile müvekkili şirketin ilk ticari münasebeti bu şirkete koli üretilerek satılmasıyla başladığını, ilk aşamada 422.500,00 satış yapıldığını, iade faturası düzenlemesi söz konusu olmadığını, davaya konu çek de bu dönemde müvekkiline teslim edildiğini, üzerinde teminat amaçlı verildiğine dair de bir ibare bulunmadığını, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını,

raporda davacı ... ile dava dışı ... şirketi arasındaki ticarette davacının bu şirketten 47.460,16 TL alacaklı olduğu ortaya konulduğunu, dava dışı şirket güncel veriler kapsamında müvekkilinin yaklaşık 2.500.000,00 TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirket ile yaptığı ticaret kapsamında bu miktarda zarar ettiğini, dosyaya sunulan İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ 180 Esas sayılı dosyasında davaya konu dönemde müvekkilinin dava dışı şirketten 1.200.000,00 TL alacaklı olduğunun ortaya konduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin alacak miktarına değinmediğini,

rapora göre müvekkili şirket kendi kendisini 2.500.000,00 TL dolandırmak için bir gizli ortaklık kurarak ve bu arada da icra takibi yapana kadar hiç tanımadığı davacılara zarar vermek istediğini ve davaya konu çekin teminat çeki olarak alındığını bilerek bu çekin bedelsizliğine rağmen icra takibine konu ettiğinin algılandığını, kabul edilmesinin mümkün olmadığını, varsa davacının somut delilleri ortaya koyması gerektiğini, bilirkişilerin raporlarında müvekkili ile dava dışı şirket arasında fatura alışverişinin yapıldığı yönündeki iddiası suç isnadı niteliğinde olduğundan bilirkişilerin tarafsızlığını kaybettiğini,

ortada ne sahte belge düzenleme fiili ne de müvekkili şirket açısından masum kabul edilecek bir kişi bulunmadığını, bilirkişilerin görev sınırlarını aşarak sahte fatura ilişkisi vurgusu yapması ve bu konuda teknik incelemeye dayalı hiçbir yetkisi olmaksızın evraklar üzerinden bu değerlendirmeye yönelmesi ve yine suç isnadında bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... şirketi arasında ortaklık bulunmamakla birlikte müvekkili şirket hiçbir zaman dava dışı şirketin mali ve ticari konularını kontrol etme hak ve yetkisini elde etmediğini, müvekkili şirket de bu şirket tarafından mağdur edildiğini,

... şirket ortaklarının müvekkili şirket ortağı ...' a bedeli karşılığında hisse devri sözleşmeleri noter aracılığıyla yapılmışsa da TTK 595 kapsamında bu devirler ortaklar kurulu kararı ile tescil ve ilan edilmediğinden her hangi bir geçerlilik ve işlerlik kazanmadığını, hisse bedelini ödeyen ... şahsi olarak mağdur edildiğini, bilirkişiler raporlarında genel, somut delil içermeyen beyanlar ile müvekkili şirketin çekin bedelsizliğini bildiğini raporlamasının ve bu durumun hükme esas alınmasının usulsüz olduğunu, Davacı ile dava dışı ... şirketinin imzaladığı bayilik sözleşmesine müvekkili şirketin dahil olmadığını,

ve bu sözleşmeden haberinin olmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu, imzalanan bu sözleşme adi evrak niteliğinde olduğunu, somut delil olmaksızın müvekkiline borçlu tarafların ortak eylemleri neticesinde müvekkilinin alacağına ulaşmasını engelleyici bir hüküm oluşturulması hukuka aykırı olduğunu, dava dışı şirket ortaklarında ticari kazanç elde edeceği yönünde müvekkilini kandırdığını ve bu süreçte dava dışı şirket ortakları kendi ekonomik sıkıntılarını gidermek üzere müvekkili şirketten mali destek de sağladığını, müvekkilince dava dışı ... şirketi aleyhine icra takipleri başlatıldığını,

karşılıksız çekler sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, haciz tatbik edildiğini, bilirkişi raporunda bunların hiçbirini görmezden gelindiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına istinaden açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... Ltd.

Şti tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 14/12/2016 keşide tarihli 250.000,00 TL lik çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiğini, karşılığının bulunmadığını, çekte keşidecinin ... olduğu, hamiline yazıldığı, cirantaların ..., ... Tic. Ltd. Şti. ... Ltd. Şti. olduğu görülmüştür. Eskişehir ... Noterliğine ait 03/11/2016 tarih ... yev.nolu ihtarnamesinde ... Ltd.

Şti. tarafından ...'ya düzenlenen ihtarnamede dava konusu teminat çekinin süresi içinde taraflarına iade edemedikleri, iade edememe nedenlerinin tamamen kendi iç ilişkilerinde yaşadıkları sorunlar olduğunun belirtildiği görülmüştür. Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/955 E. 2017/472 K. kararında, davacının ..., davalıların ... Tic. Ltd.

Şti. ve ... olduğu, somut olayda verilen çekin hatır çeki olduğu, herhangi bir borca karşılık olarak verilmediği, davacının davalı gerçek ve tüzel kişiye takip konusu çekten ötürü herhangi bir borcunun bulunmadığı, üçüncü kişi konumundaki ... Ltd.

Şti.'nin davalı şirket ile ilişkisinden ötürü çekin tahsil kabiliyeti kazanmak amacıyla kötü niyetli olarak ciro edildiği, çeki takibe koyan şirketin aradaki hukuki ilişkiyi bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu," gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının ...

Afyonkarahisar şubesine ait ... seri numaralı ... hesap numaralı 250.000,00 TL bedelli 14/12/2016 tarihli keşidecisi ... olan çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verildiği, işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 16/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı ... ve davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava dışı ...

Tic. Ltd.

Şti. ile davalı şirket arasında 19/11/2015- 06/12/2017 tarihleri arasında birçok hareket bulunduğu, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında gerçek bir ticari ilişkiden söz edilmesinin mümkün olmadığı, tarafların birbirlerini kendi kasaları bankaları gibi kullandıklarını, birbirlerine para, çek ve senet aktardıkları, bu ilişkinin sadece bir şirkete ortak olan bir başka şirketin sermaye aktarması gibi gerçekleşmediğinin karşılıklı olarak para, çek, senet, kredi kartı işlemleri yapıldığı, birbirlerine para aktarıldığı, zaman zaman fatura düzenlendiği, ancak daha sonra iade faturaları düzenlenerek iptal edildiği,

bu durumun İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/180 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği, davalı şirket ile dava dışı ... Dış Tic. Ltd.

Şti. arasında ticari ilişki bulunmadığı, aralarında ortaklık ilişkisine istinaden para, çek, senet ve fatura alış verişi yapıldığı, dosyasına sunulu belgeler ile tarafların 2016 yılı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/955 Esas 2017/472 Karar ve 04/07/2017 tarihli kararı doğrultusunda davacının borcunun bulunmadığı, ortaya konan mali tespitler doğrultusunda davalı şirket ve ciranta şirket arasında ticari bir faaliyetin ve buna bağlı bir borç ilişkisinin bulunmadığı,

bu sebeple davalının bile borçlunun zararına hareket ettiği, bu sebeple TTK M.818/ı-e atfı ile TTK m.687/I uyarınca davacının borcunun bulunmadığı def'ini davalıya karşı da ileri sürebileceği belirtilmiştir. Toplanan deliller bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde davacılar tarafından takip konusu çekin teminat amaçlı dava dışı ... Tic. Ltd.

Şti.ne bayilik sözleşmesine istinaden verildiği, davacılardan ... ile dava dışı ... arasında 14/12/2015 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı, takibe konu çekin hatır senedi olduğu, Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/955 Esas 2017/472 Karar ve 04/07/2017 tarihli kararı ile tespit edildiği davamız davalısı ... şirketi Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/955 Esas 2017/472 Karar ve 04/07/2017 tarihli kararında taraf değil ise de mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı ... şirketinin defterlerininde incelendiği, davalı ili dava dışı ...

Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunmadığı, aralarında ortaklık ilişkisine istinaden para, çek, fatura, senet alışverişi yapıldığı tespit edilmiş olmakla davalının takip konusu çekin hatır senedi olduğunu bilmediği iddiası yerinde olmayıp mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2021 tarih ve 2019/466 E., 2021/93 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.077,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.269,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.808,12 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

18/04/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/739, K. 2024/713, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava Dilekçesi
  5. Cevap Dilekçesi
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/739
Karar No
2024/713
Tarih
18 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/739 K.2024/334
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/740 K.2024/691
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/741 K.2024/648
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/744 K.2024/318
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/745 K.2024/668
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/745 K.2024/649

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.