KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/89
- Karar no
- 2024/430
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/12/2018
- Numarası
- 2018/125 E. - 2018/1344 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 29/02/2024
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirket arasında mutabık kalınan işin müvekkili tarafından tam ve zamanında eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkilinin yaptığı işlerin karşılığı olarak ve karşılıklı olarak mutabık kaldıkları üzere 04.07.2016 tarihli ... nolu 7.670,00- TL, 30.07.2016 tarihli ... nolu 7.145,00- TL lik faturalar düzenlendiğini ve davalı yana teslim edildiğini, davalı şirket sürekli görüşmeler yapılmasına rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, ödenmeyen toplam 2 adet fatura bedeli olan 14.815,00-TL nin ödenmesi için Beyoğlu ...
Noterliği nin 16 ocak 2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini ve 18 Ocak 2017 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, ihtara rağmen taraflarına ödeme yapılmaması üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icari takibat yapıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız, hukuki dayanaktan yoksun olarak alacaklarının tahsilini engellemek amacıyla itiraz edildiğini belirterek, İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyası dosyası üzerinden borçlunun borca itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibine mesnet alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş 12/12/2018 tarihli duruşmada davalı vekili duruşmaya katılmış ve davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya teslim edilen mallara karşılık ödenmeyen toplam 2 adet faturaya istinaden davalı aleyhine takip başlatılmış ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı tarafça kesilen faturaların incelenmesinde ... A.Ş ve ...
Tic A.Ş. adi ortaklığı adına kesildiği, ancak Vergi Dairesinden celp edilen davacı şirkete ait BS formlarında faturaların dava dışı olan ... A.Ş. adına düzenlenip verildiği, davalı özel ... A.Ş.'nin BA formlarında ise davaya konu faturaların bildirimlerinin yapılmamış olduğu, ticari ilişki kapsamında daha önce kesilen faturaların dava dışı ... A Ş tarafından yatırıldığı ve ödendiği, davalı ile dava dışı ...
A.Ş. arasında kurulmuş bir adi ortaklık ilişkisi ispat edilemediği bu nedenle takibe dayanak yapılan faturalardan dolayı davalıya mal satışı yapıldığı ispata elverişli yasal delillerle kanıtlanamadığından, davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -icra takibi mesnedi faturaların ... Tic A Ş ile ...
A.Ş adi ortaklığa kesildiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/4445K.2017/1302 23.3.2017 tarihli kararında davanın konusu para ise; ortaklar bu borçtan müteselsil sorumlu bulunduklarından ortaklardan biri, bazıları ya da tümüne karşı (ihtiyari dava arkadaşlığı) dava açılabilecektir denildiğini, davalarının adi ortaklardan davalının icra takibine haksız itirazı üzerine davalı aleyhine ikame edildiğini, bilirkişi incelemesinde müvekkilinin ticari defterlerinde ve vergi dairesi kayıtlarında icra takibine mesnet faturaların olduğunun sabit olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında ...
Tic A Ş ile ... A.Ş adi ortaklığa ilişkin olarak tespitin yapılamadığı gerekçesi ile davalarının reddedildiğini ancak ibraz edilen ödeme kayıtları ve faturalarla da her iki şirket arasında adi ortaklığın mevcut olduğunun sabit olduğunu, adi ortaklardan birine dava açılabileceğinden adi ortaklığın tespiti yapılamadığı gerekçesi ile red olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetime elverişli nitelikte olduğunu, davacı tarafından rapora yönelik bir itiraz yapılmadığını, Müvekkilinin hiçbir suret ve şekilde davacı ...’a herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe ve davaya konu faturaların ... AŞ adına kesilmediğini, davacının ticari ilişki içinde bulunduğu ...
AŞ olduğunu ve davacının kestiği faturaların da sürekli ve rutin olarak bu şirket tarafından ödendiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, Davacının mal satışı olgusunu da ispatlayamadığını davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacı tarafından dava dışı ...
A.Ş. ve davalı ... aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takip nedenli itirazın iptali davasıdır İcra takibine konu faturaların, 04.07.2016 tarih ... nolu 7.670.00-TL1ik fatura ile 30.07.2016 tarihli ... nolu 9,145,00TL tutarlı(icra takibinde fatura bedeli 7.145,00-TL olarak gösterilmiştir) olduğu, İstanbul .... İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyasının tetkikinde; davacı-alacaklı tarafça 2 adet fatura alacağına dayalı 14.815,00-TL asıl alacak, 221,64-TL ihtarname masrafı, 1.130,20-Tl işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.166,84-TL tutarında davalı-borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalı taraf kesilen davaya konu olan toplamda 2 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu, 31.12.2016 tarihi itibariyle 16.815.00-TL alacaklı konumunda olduğunu, davacı tarafça kesilen faturaların incelenmesinde ... A.Ş ve ... Tic A Ş adi ortaklığı adına kesildiği ancak davalı ... Tic A Ş ile hakkında dava açılmayan ...
A.Ş. arasında bir adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığının mevcut dosya kapsamında tespit edilemediğini, vergi dairesinden celp edilen davacı şirkete ait BS formlarında dava dışı olan ... A.Ş. adına düzenlenip verildiği tespit edildiğini, bu formlarda davacı tarafın cari hesabında yer alan ve ticari defterlerinde işlenmiş olduğu toplam 9 adet faturanın bildirilmiş olduğunu yani davacı tarafça ...
A.Ş. adına kesilen faturaların davacının BS formlarında yer aldığı, davalı ... Tic A.Ş.'nin BA formlarında ise davaya konu faturaların bildirimlerinin yapılmamış olduğunu, davacı tarafın cari hesabının incelenmesinde muavin defterde ve ticari defter kayıtlarında davaya konu faturaları dava dışı ... A.Ş 120 alıcılar hesabında takip ettiği, ticari ilişki kapsamında daha önce kesilen faturaların dava dışı ...
A Ş tarafından yatırıldığı ve ödendiği, ödeme makbuzlarının da davacı tarafça ibraz edildiği davaya konu olan 04.07.2016 ... nolu 7.670.00-TL1ik fatura ile 30.07.2016 tarihli ... nolu 9,145,00TL tutarlı(icra takibinde fatura bedeli 7.145,00-TL olarak gösterilmiştir) son iki faturaların ise ödenmediğinin görüldüğünü, Mahkemece dava dışı ... A.Ş'nin BA formları istenmediğinden davaya konu 2 faturanın ...
A Ş'nin BA formlarının verilip verilemediği, ya da söz konusu malların veya hizmetin davacı tarafından davalı ya da dava dışı ... A.Ş'ye verilip verilemediğinin tespit edilmediğini bildirmiştir.Davacı tarafça ibraz edilen ödeme kayıtları ve faturalarla davalı ve dava dışı şirket arasında adi ortaklığın mevcut olduğunun sabit olduğu ileri sürülmüş ise de, takibe ve davaya konu faturaların ... AŞ adına kesilmediği, davacının ticari ilişki içinde bulunduğu ...
AŞ olduğu, ...Tic A.Ş.'nin BA formlarında davaya konu faturaların bildirimlerinin yapılmamış olduğu, faturaların dava dışı şirkete kesildiği ve ödemelerin de dava dışı şirket tarafından yapılmış olduğu, adi ortaklığı kanıtlayan herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, bulunduğunu kanıtlayan delil de olmadığı, ticari defter ve kayıtların tek başına ispata yeterli olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
29/02/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/89, K. 2024/430, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama