KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/909
- Karar no
- 2024/796
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/04/2021
- Numarası
- 2019/603 E. - 2021/361 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 02/05/2024
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...'ın kendisi aleyhinde İstanbul ....
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatığını, takibe konu senedi davalının sahte olarak düzenlediğini, kendisinin dava dışı ... üyesi olduğunu, davalının da bu kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğunu, bunun dışında aralarında bir hukuki ya da ticari ilişki olmadığını, kooperatife verilen imzalı yazının üzerinin amacı dışında doldurularak takibe konulduğunu, davalının ortağı ve temsilcisi olduğu dava dışı ... Ltd.
Şti.'nin diğer kooperatif üyeleri hakkında da benzer senetler düzenleyerek takip yaptığını, yargılamalar sonucunda bu senetlerin de sahte olduğunun anlaşıldığını, bu gerekçelerle borçlu olmadıklarının tespitini ve davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
6100 sayılı HMK m. 201'e göre senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, davaya konu senedin bütün kurucu unsurları taşıdığını, kıymetli evrakta soyutluk ilkesinin geçerli olduğunu, borçlunun senet üzerindeki imzaya itiraz etmediğini, üzerindeki yazılara itiraz ettiğini, bu gerekçelerle davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece;1-Davanın kabulüne, 2-Davacının İstanbul ....
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına ve bu dosyaya konu 05.03.2015 düzenleme tarihli, 05.06.2015 vade tarihli, 85.000,00 TL bedelli senede borçlu olmadığını tespitine, 3-İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına konu takibin iptaline, 4-% 20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece salt ticari defterleri talep etmeden bahisle eksik incelemede bulunulduğunu, ilk derece mahkemesince ticari defterlerin incelenmediğini, yerel mahkemenin verdiği hüküm aracılığı ile görüleceği üzere davayı aydınlatma ödevini yalnızca davacı tarafın sunmuş olduğu çeşitli evraklara hasretmek suretiyle hüküm kurmaya elverişli bir inceleme olmaksızın karar vermesinin hukuk mantığı ile taban tabana zıt kaldığını,
yerel mahkeme tarafından davacının dava dilekçesinde sadece ticari defterleri delil olarak sunmuş gibi değerlendirilip, davacı lehine tavır takınarak hüküm kurulmasının ve akabinde davayı bu şekilde sonuçlandırmasının hukuken uygun olmadığını, keza yerel mahkemenin huzura sunulmuş olan delilleri değerlendirmekten imtina ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemece verilen kararın istinafen incelenerek kaldırılmasını ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna cevap dilekçesi sunulmamıştır. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili , uyuşmazlık konusu senedin sahte olduğunu, kooperatife verilen imzalı yazının senede dönüştürüldüğünü, beyanla İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir.
Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır.
Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Somut olayda. İstanbul ....
İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında borçlunun davacı, alacaklının davalı olduğu, 05/03/2015 düzenlenme tarihli, 05/06/2015 ödeme günlü,85.000 TL miktarlı senet dayanak yapılarak takibe geçildiği görülmektedir.
24.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda, senedin üst kısmının formal kesim olmadığı, düzenleniş şeklinin alışılmış şekilden farklı olduğu, borçluya ait bilgilerin senedin üst tarafında olduğu, üç adet aralıklı borçlu imzası bulunduğu, senette iki farklı yazı tipi kullanıldığı, inceleme konusu senedin, kâğıtta evvelce var olan imzalardan yararlanmak suretiyle mevcut duruma getirildiği tespit edilmiştir.
Davacı vekili, senet haline getirilen imzalı belgenin kooperatif işlemlerine esas olmak üzere imza beyannamesi olarak verildiğini belirtmiş, davalı asil ise, kooperatif üyelerinin kooperatife olan borçlarının teminatı olarak alındığını belirtmiştir.
Takip konusu senede bakıldığında ilk üç satırının sırasıyla ad-soyad, adres, telefon bilgisinin yazılacağı şekilde düzenlendiği, bu satırlardan sonra alt kısımda üç adet imza atılacak şekilde " imza" yazılan kısım bulunduğu, yukarıdaki bilgilerle imza atılan kısım arasındaki boşluğun bilirkişi raporunda belirtildiği üzere senet metni olacak şekilde sonradan bilgisayar ile diğer yazılara göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış şekilde tanzim edildiği görülmekle, davacının kooperatif üyesi,
davalının ise kooperatif başkanı olduğu söz konusu belgenin matbu bir senet metni olmaması dikkate alındığında imzalatıldığı sırada bir borçlanma sonucunu doğuracak bilgileri içermediği, serbest şekilde borçlanma iradesi ile imzalanmadığı belgenin düzenleniş tarzına göre kooperatif üyeliği gereği alınan bir belge olduğu ,senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu, kambiyo senedi vasfında olmadığı , sahte olduğu sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak, menfi tespit ve kötüniyet tazminatı talebinin talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
02/05/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/909, K. 2024/796, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama