İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1016 K.2024/2067

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2022/1016Karar2024/2067Tarih12 Aralık 2024Okuma10 dk · 2.072 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Aralık 2024
Dosya no
2022/1016 Esas
Karar no
2024/2067
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
28/04/2022
Numarası
2019/418 E. - 2022/59 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
12/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.072 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... San. ve Tic.

A.Ş, 1992 yılından bu yana süpermarket ve hipermarketlerde yapılan perakende ticaret faaliyeti ile ... markasını 1999 öncesinde tescilsiz kullandığını, 01.07.1999 tarihinde 35. Emtia sınıfında kullanılmak üzere tescil ettirdiğini, ... markasının şube tabelalarında 2006 yılından itibaren tescilli "..." (... tescil no) markasını kullandığını, "...” markasının müvekkilini tanımlayan ve tanıtan genel bir işaret olduğunu, müvekkili ile özdeleşmiş olduğunu,

davalı tarafın adına tescilli “...” markasının tescilli olduğu emtia sınıfında benzer olduğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne karar verilmek suretiyle sicilden terkinine hükmün gazetede ilan edilmesine, karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile.

Davacı şirketin "...” markasının tescilini yaptırmışsa da tek başına "...” markası ile tanınan, bilinen hiçbir ürün ya da hizmetinin bulunmadığını “...” markası ile özdeşleştirmek ya da "..." grup olarak nitelendirmenin söz konusu olmadığını, davalı adına tescilli "...” markası ile iltibas tehlikesi de bulunmadığını, müvekkilinin “...” markası ile organik ürünlerin satışını yaptığını, davacının faaliyet alanının sadece mağazacılıkla sınırlı olduğunu “...” markası ile ülke çapında tanımış, meşhur olmuş bir ürün ya da hizmeti bulunmadığını,

"...” süpermarketlerinin çoğunlukla İstanbul ilinde faaliyet gösterdiğini tanınmış bir market olmayıp tüm Türkiye'de bilinmediğini, davacı şirketin "..." ve "...” olarak tescilli markaları da kendi marketlerinde “... "markasının gülen yüz logosu ile satılan diğer ürünlere göre daha ekonomik ürünler olduğunu, davalı ile davacıya ait "...” mağazalarının yaptıkları iş, faaliyet alanları, müşteri çevrelerinin farklı olduğunu, "...” organik markasıyla tüm Türkiye'de pek çok markette, ..., ... gibi 15'den fazla dijital ortamda da ürünlerinin satışını yapmakta olan davalı müşteri kitlesi olarak daha çok kişiye hitap ettiğini.

SMK 7/1.b maddesi kapsamında "...” markasının ayırt edicilik yönü çok zayıf olup kendi tekeline alması ve kendine özgülemesinin söz konusu olamayacağını, "...” ile başlayan toplam 1394 adet marka tescili bulunduğunu , ..., ... markaları ile hiçbir ürün olmadığını, "...” grubu diye bir şirket topluluğu algısı olmadığını, davacının bilinirliği bulunmadığını seri marka iddiasının yerinde olmadığını , bir markanın farklı versiyonlarını tescil ettirmek yoluyla seri markadan kaynaklanan geniş çaplı bir korumanın elde edilemeyeceğini,

dilimizde pek çok alanda yaygın olarak kullanılan alelade “...” markası ile davacı şirket arasında bağ kurma ve seri marka iddialarının kabul görmesinin söz konusu olmadığını beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "davanın reddine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek, taraf markalarının esas unsurlarının benzer olduğu fakat farklı sınıf ve emtialarda kullanıldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markaları ile davalı markasının mal ve hizmet sınıflarının aynı oluşu, tanınmışlık irdelemeden markaların farklı tüketici kesimine hitap ettiği kanaatinin hatalı olduğunu, davacının süpermarket alanında ..., ... gibi tescilli markaları ile ürünlerini de satışa sunduğunu, davalının ürünlerinin de aynı şekilde , ... , ..., ..., ...,

... vb. pek çok süpermarket reyonunda satışa sunulduğunu , bu durumda özel bir tüketici kitlesinden bahsetmenin söz konusu olamayacağını, tüketiciler gözünde müvekkili işletmesi ile aynı ekonomik birlik içerisinde olduğu izlenimi ile haksız kazanç elde ettiğini, sadece mağaza çatısı altında değil ...com.tr olarak e ticaret alanında da faaliyet gösteren müvekkilinin ..., ..., ..., ... gibi bilinen pek çok alışveriş sitesi üzerinden ticaretini sürdürdüğünü, taraf markalarının farklı tüketici kesimine hitap ettiğinden ve , karıştırılmayacağını iddia etmenin mümkün olmadığını, ... ibaresinin ,

perakende satışı hizmetlerde Türkiye sınırları içinde kullanım sonucunda müvekkili adına belirli bir ayırt edicilik kazandığını, taraf markaları kapsamındaki emtialar arasında aynı tür ya da yüksek düzeyde benzerlik teşkil eden bir ilişki olduğunu, davalı markasının müvekkili markalarının benzeri olduğunu ve hükümsüzlük koşullarını taşıdığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Mahkeme dosyasında 3.kez rapor alındığını davalının markasının "... " olduğunu, davacının "..." markasının ise süpermarketlerinde kullandığı bir marka olduğunu, "..." markasının tanınmış olmadığını, tanınmış marka başvurusunun reddedildiğini, ...'ın 35.sınıfta tescilli market zinciri için kullanılan bir marka olduğunu, davacının kendi marketlerinde yan markalarından sadece "..." markalı temizlik ürünlerini sattığını, diğer markaları ile herhangi bir ürün satmadığını, "..." veya "..." adında bir ürünü olmadığını, "..." markasını diğer ünlü oyuncak firmalarının ürünlerini satmak için genel bir ibare olarak kullandığını,

"..." adı altında pek çok ünlü markanın elektronik eşyalarını sattığını, ... markası ile bir ürün satmadığını, davacı markalarının hiçbir yerde satılmadığını, davalının "..." markası ile sadece organik ürünlerin satışını yaptığını, belli bir tanınmışlık ve sektörde bilinir hale geldiğini, davacı markalarının seri ve tanınmış markalar olmadığını, piyasada "..." olarak bilinen tanınan hiçbir ürün ya da tanıtıcı reklam olmadığını, "..." denilince tüketicinin aklına herhangi bir ürün gelmediğini, tüketicilerin "..." markası ile davacı şirket arasında güçlü bağ kurmaları sözkonusu olmadığından kararın usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla,

davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava, davalıya ait ... numaralı ... markasının iltibas ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

16/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait ... başvuru numaralı “...” ibareli marka için 11.04.2016 tarihinde 29, 30, 32, 35.sınıflarda marka tescil başvurusunda bulunduğu,19.07.2017 tarihinde tescil edildiği, Davacı tarafın “...” unsurlu seri markaları olduğu ve “...” markasını market sektöründe tanıttığı fakat davalı tarafın da “...” markası ile ilgili tanıtım ve kullanımının olduğu bu sebeple davalıya ait tescilli “...” markasının tescilli olduğu 29,30,32,35.sınıflarda hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı belirtilmiştir.

07/09/2021tarihli bilirkişi raporunda ; davacı ve davalı markalarının görsel ve işitsel olarak kısmi benzer olduğunu, taraf markalarının kısmi görsel ve işitsel benzerliği, markaların aynı/benzer sektöre işaret etmesi, taraf markalarının kapsamlarındaki emtiaların aynı olmaları, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, tüketici, sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağından kavramsal/algısal benzerlik oluştuğunu, Gerekçeleri raporda belirtildiği üzere (s.10-24) davacı ve davalı markalarının aynı mal ve hizmeti kapsadığına,

gerekçeleri raporda belirtildiği üzere (s.25) davalı markalarının, dosya kapsamındaki deliller, görsel ve yazılı basındaki haberler, sosyal medya paylaşımları, resen yapılan internet incelemeleri sonucunda, Türkiye de sektör içerisinde(marketçilik) ayırt edici gücünün yüksek olduğu, ancak kısıtlı coğrafi alan içerisinde hizmet vermesi (Ağırlıklı İstanbul, birkaç mağaza da Marmara bölgesinde), markanın tanınmışlığına ilişkin yapılmış kamuoyu araştırmalarının bulunmaması, yurtdışı yatırımları ve marka tescillerinin bulunmaması,

reklam ve sponsorluk gibi tanıtım faaliyetlerine ilişkin belge doküman görüntülenememesi sebepleri ile tanınmış marka statüsünde değerlendirilemeyeceğine, Taraf markalarının kısmi görsel ve işitsel benzerliği, markaların aynı / benzer sektöre işaret etmesi,

taraf markalarının kapsamlarındaki emtiaların aynı olmaları, işaretler arasındaki ortalama yüksek düzeyli benzerlik ve önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, tüketici, sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağından kavramsal benzerliğin oluşmasından kaynaklı davalı markasının, davacı markasıyla karıştırılma ihtimali bulunduğuna, Gerekçeleri raporda belirtildiği üzere (s.25-27) 6769 Sayılı SMK m.25/1 hükmü uyarınca ve SMK m.6/1 atıfla davalı markasının tüm mal ve hizmetlerde hükümsüzlük koşullarının oluştuğu belirtilmiştir.

02/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda ;Davalı tarafın “...” markası ile ilgili tanıtım ve kullanımı ile ayırt ediciliğe sahip olduğu, davacının markaları ile karşılaştırıldığında hitap edilen ortalama tüketicilerin farklı olduğu ve karıştırılma ihtimali olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, belirtilmiştir.

Dosya kapsamına göre, davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davacı markalarının devamında ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vb. gibi markada tali unsuru oluşturan ekler ile seri marka oluşturduğu, markasını ağırlıklı olarak ... markası altında marketçilik sektöründe kullandığı ve bölgede ayırdedicilik kazanmış olmakla birlikte tanınmış marka olduğunun kanıtlanmış olmadığı , yine davacının SMK 6/9 anlamında dava konusu markanın kötüniyetli olarak tescil edildiği iddiasının kanıtlanmadığı, SMK 6/1 maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği;

davalıya ait ... numaralı ... markasının ise organik gıda ürünleri üzerinde kullanıldığı, taraf markalarının esas unsurunun ... kelimesi olduğu, davalı markasında yer alan ... ibaresinin tali unsur olduğu, markaların esas unsuru oluşturan ... kelime unsurunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak aynı olduğu, bu sebeple markaların bütüncül izlenimde benzer olarak algılandıkları anlaşılmıştır.

İltibastan söz edilebilmesi için ayrıca markalar arasında sınıfsal benzerliğin de bulunması gerektiği, davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden davalının faaliyet alanı dikkate alınarak, ürün ve hizmetlerin bir birini tamamlar şekilde kullanılıp kullanılmadığı hizmet ve ürün arasında karıştırma riski bulunup bulunmadığı piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı,

dağıtım kanalları, kullanım yöntem ve amaçları ile hedeflenen halk kesimleri gibi hususların dikkate alınarak sınıfsal benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir.

Somut olayda, davacı markasının market sektöründe , davalı markasının ise özellikle organik gıda ürünleri üzerinde kullanıldığı ve tanıtıldığı, 02/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; taraf markalarının farklı sektörde kullanıldığı, hitap ettiği ortalama tüketicilerin farklı olduğu tespiti içerdiği ve mahkemece hükme esas alınmış ise de, davacıya ait eski tarihli markaların bir kısmı ile davalı markası arasında aynı emtialarda tescilli olmaları nedeniyle sınıfsal benzerlik bulunduğu,

davacının 35. Sınıfın tamamında tescilli markaları yönünden de , emtialar ile bunların 35.sınıfta pazarlanmasına ilişkin hizmetler arasında da benzerlik bulunduğu, zira söz konusu emtialar ile bunların pazarlanması hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi bulunduğu, davalının markayı organik gıda ürünleri üzerinde kullandığı , organik gıdanın farklı tüketiciye hitap ettiği değerlendirmesi yapılmış ise de, organik gıda ürünleri fiyatları daha pahalı olmakla birlikte genel olarak toplumun tüm kesimlerine hitap eden ürünlerdendir.

Tüketicinin market rafında satışa sunulan gıda ürünün organik olup olmadığını fark etmesi , diğer ürünlerle farklarını anlaması halinde dahi bunların kaynağının aynı işletme olduğu veya aralarında bağlantı olduğunu düşünme ihtimalini ve karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırmaz.

Özellikle davacının çok sayıda ... unsurlu markası olduğu dikkate alındığında davalı markasının da bu markaların devamı aynı işletmeye ait seri markalardan biri olarak algılanma ihtimali yaratacağı , markalar arasındaki yüksek benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağı, SMK 6/1, maddesindeki iltibasın koşulları oluştuğu, bu nedenle SMK 25. Maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Aşağıdaki yargıtay kararları eldeki dosya davacısının Happy esas unsurlu mesnet markalarına dayalı açılan davalar sonucu verilen kararlar olup, emsal teşkil etmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4865-2024/6381 sayılı, 16.09.2024 tarihli kararı; " davalı şirketin "..." ibareli dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği "... (...) ve ... (...)" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, kapsamlarının da benzer ve ilişkili hizmetler olduğu, bu bağlamda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının bulunduğu anlaşılmakla, davalı Şirket vekilinin ve davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir...

ONANMASINA" Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3333-2024/5496 sayılı, 03.07.2024 tarihli kararı;" "..." ibaresinde bulunan "..." ibaresinin "..." ibaresini arka plana atacak yoğunlukta ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu,

başvurudaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin ise yerel mahkeme kararında da isabetli şekilde tartışıldığı üzere temizlik ürünleri yönünden düşük olduğunun kabul edileceği, taraf markaları benzer mal ve hizmetlerde kullanıldığında aralarında ilişkilendirilme ihtimali de dahi karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği..ONANMASINA" Tüm bu açıklamalara göre, ilk derece mahkemesince kabulü yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddi yönündeki kararın isabetli olmadığı,

davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne "davalıya ait ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine " karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarih, 2019/418 E., 2022/59 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN KABULÜ ile, "davalıya ait ... numaralı "..." markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 383,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 6.578,00 TL bilirkişi ücreti, 156,05 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.829,25 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 61,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 281,90 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

12/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/1016, K. 2024/2067, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1016
Karar No
2024/2067
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1017 K.2024/1054
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1017 K.2024/1239
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1019 K.2024/1026
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1020 K.2024/1303
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1021 K.2024/1350
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1022 K.2024/2135

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.