İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1449 K.2025/377

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2022/1449Karar2025/377Tarih27 Şubat 2025Okuma10 dk · 1.938 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Şubat 2025
Dosya no
2022/1449
Karar no
2025/377
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
21/06/2022
Numarası
2021/136 E. - 2022/160 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
27/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.938 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili markasının ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, ABD’deki en büyük perakende satış mağazalarından biri olduğunu, müvekkilinin giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar üretimi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin "..." markasını uzun yıllardır menşe ülke ABD başta olmak üzere, Türkiye'de dahil 100’den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını ve çok sayıda marka tescilleri ile koruma altına aldığını, müvekkili ile "..." markası ve at üstünde ... oyuncusu figürlü marka arasında tüketici nezdinde çok güçlü bir bağ oluştuğunu,

müvekkilinin bu markalarının Paris Sözleşmesi ve SMK m.6/4 ve 5 anlamında tanınmış marka olduğunu, bu hususun birçok farklı yerel mahkeme ilamı ve TPMK kararı ile de kabul edildiğini, ancak hal böyle iken davalı tarafın, işyerinde ve ..._... ..., ...., ...,...-...-gomlek-bay-gomlek.... alan adlı sosyal medya adreslerinde, müvekkilinin TPMK nezdinde ..., ...., ..., ..., ..., ..., ... ve... sayılar ile tescilli markalarının aynısını/benzerini, müvekkili markalarının da tescilli olduğu 25 ve 35. sınıfta yer alan emtialar üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığını,

bu kullanımın müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, ayrıca, davalı adına ... sayı ile tescilli "..." markasının müvekkiline ait ...,..., ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli markalar ile benzer olup, aynı emtiaları kapsadığını, iltibasa sebep olduğunu, esas unsurunun müvekkilinin markaları ile aynı (...) olduğunu ve "..." ibaresinin yeterli ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını iddia ederek,

davalı adına... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü, müvekkilinin "..." ve "..." şekil markasına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasını, men'ini, ref'ini, davalının "..." ve " ..." ve "..." ibarelerinin mümkün ise davalı ürünlerinden çıkarılmasını, mümkün değil ise ürün ve tanıtım araçlarına el konularak imhasını ve ... alan adının iptalini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesin kararıyla. "Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde.

Davacı adına tescilli "..." ve "..." markalarının önceki tarihli mahkeme kararlarına göre davalı markasının koruma tarihi ve öncesinde 25.sınıfta giyim sektöründe tanınmış marka olduğu, davalının ... başvuru nolu yine "..." ve "..." şeklindeki marka başvurusunun davacı tarafın itirazları üzerine reddedilmiş olmasına rağmen dava konusu ... tescil numaralı "..." ibareli markayı tescilden farklı olarak bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde "..." ile birlikte kullandığı anlaşılmıştır.

Tanınmış markanın varlığı her ne kadar kötü niyetli tescile otomatik olarak işaret etmese de, tanınmış marka söz konusu olduğunda aynısını/benzerini aynı/benzer ve hatta farklı sınıflarda tescil ettiren kimsenin o markayı tesadüfen seçmiş olduğundan bahsetmek güçleşmektedir.

Davacı markasının davalı markasının koruma tarihi itibarıyla tekstil (giyim ürünleri) sektöründe tanınmış marka olması, taraf markalarının 25. sınıfta tescilli olmaları, bir kimsenin aynı alanda faaliyet gösteren kimselerin markalarından hele de tanınmış marka ise haberdar olmamasının basiretli tacir davranışına uymaması, basiretli tacirin başkasının markasından ayırt edilmeye yetecek önlemler alarak marka seçmesi ve tescil ettirmesi gereği, ... ibaresinin davalı adına tescilli markaya karıştırılma tehlikesini bertaraf etmeye yeterli ayırt edicilik katmaması,

tanınmış markanın karıştırılma tehlikesini güçlendiren bir yönünün olması gibi hususlar göz önüne alındığında, davalı marka tescilinin tesadüfen gerçekleştirilmiş olması olanaklı görünmediğinden davalı tescilinin kötü niyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak SMK'nun 25/6 maddesi anlamında hak düşürücü süreye tabi olmadan hükümsüzlük istenmesi mümkün olduğundan davacının hükümsüzlüğe ilişkin talebi yönünden davanın kabulü gerekmiştir.

Davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden yapılan değerlendirmede. Davalıya ait olduğu belirtilen, onun adres ve cep telefonu bilgisinin tespit edildiği internet adreslerindeki fiili marka kullanımı, davacı markası ile iltibasa sebep olacak derecede benzerdir. ....com.tr alan adlı internet sitesinin 25. marka sınıfına ilişkin olduğu görülmüştür. Alan adı davacının “...” tanınmış marka ibaresini barındırmaktadır.

Bu itibarla davacının tescilli ve tanınmış marka hakkına tecavüzün (ve haksız rekabetin), bu kapsamda davalı alan adının iptalinin de koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.

Davalı adına tescilli ... no.lu ... markasının tescil tarihi (19.08.2014) ile huzurdaki davanın açıldığı tarih (26.05.2021) arasında 5 yıllık hak düşürücü süreyi aşan bir sürenin geçtiği değerlendirilse dahi yukarıda değinildiği üzere bilirkişi raporunda belirtilen 2018 ve sonrası tarihlerdeki kullanım biçimi ve kötü niyetli tescilin söz konusu olması karşısında davacının tescilli ve tanınmış marka hakkına tecavüzün (ve haksız rekabetin), bu kapsamda davalı alan adının iptalinin de koşullarının da oluştuğu sonuç ve kanaatine varılarak bu talepler yönünden de dava kabul edilmiştir.

Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeleri ile, Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Davacı adına tescilli "..." ve "..." şekil markasına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, men'i ve ref'ine, davalının "..." ve "..." ve "..." ibarelerinin mümkün ise davalı ürünlerinden çıkarılmasına, mümkün değil ise, ürün ve tanıtım araçlarına el konularak imhasına, Davalı adına olan ... alan adının iptaline, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın teknik olarak bir gerekçe içermediğini, davacının haklarını kötüye kullandığını, içinde ... ibaresi geçen her şeyle iligli dava açtığını, bunu bir geçim haline getirmiş firmalar bile olduğunu, müvekkilinin kullanımının iyi niyetli olduğunu, sıfırdan bir marka ve piyasa oluşturduğunu, bilirkişi raporlarının hakimi bağlayıcı olmadığını, TMK'nin hakkın kötüye kullanımını korumayacağını, ... markası ile ... markasının hiçbir şekilde benzerlik içermediğini, ilk izlenimde de, araştırılarak ve inceleyerek de iki markanın birbirinin aynı olduğu izlenimi uyandıramayacağını,

bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, bu hali ile kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, ...'nun topluma mal olduğunu, bu hususun üzerinde durmalarına rağmen dikkate alınmadığını, bu tür isimlerin kullanımını Yargıtay'ın marka ihlali saymadığını, davacı şirketin cirosu sadece birçok milyon dolar olan küçük bir şirket olduğunu, böyle bir firmanın dünya çapında küçük ve tanınmayan bir firma olmasının söz konusu olabileceğini, kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın tüm iddialarının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının gerekçeli olarak hazırlandığını, davalı ve müvekkile ait tescilli markaların Türk Patent kayıtları incelendiğinde davalının 25 ve 35. Sınıfta tescilli markasının "... ..." kelime unsurlarından oluştuğunu, müvekkili şirkeitn davaya dayanak markalarının esas unsurunun da aynı şekilde "..." ibaresi olduğunu, markalara ayırt edici nitelik kazandıran unsurun esas unsuru olduğunun ve değerlendirmenin esas unsura göre yapılması gerektiğinin doktrin ve Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu,

sadece destekleme unsuru olan diğer ibarelerin davalı şirketin marka tesciline ayırt edici özellik kazandırmadığını, markayı oluşturan asli unsurları arasında ayniyet ve küçük farklılıkların bulunması durumunda markanın tescil edilmesinin mümkün olmadığını, "benzer" kavramının mülga 556 sayılı KHK'de de 6769 sayılı SMK'de de tanımlanmadığını, davalının "..." ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağı iddiasını savunduğunu,

ancak müvekkili markasının davalı tarafın dilekçesinde iddia edildiği gibi jenerik ibarelerden oluştuğu hususunun söz konusu olabilmesi için davalı tarafça sadece bir spor dalının adı olarak ifade edilmesinin yeterli olmadığını, bir işaretin marka olabilmesinin ilk şartının soyut ayırt ediciliğinin bulunması olduğunu, davalının müvekkili ve davalı markasında ortak yer alan "..." ibaresinin ticari hayatta farklı firmalarca da kullanıldığından bahisle tk başına ayırt ediciliğe sahip olmadığını iddia ettiğini, ancak bir markanın birçok firma tarafından taklit edilmeye çalışılıyor olmasının markayı zayıf marka statüsüne sokmayacağını,

... markasının dünya çapında tanınmış bir marka olduğunu ve yüksek bir ayırt ediciliğe sahip olduğunu, zayıf marka olarak kabul edilemeyeceğini, davalının tüm itirazlarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, men'i ve ref'i, tecavüz teşkil eden ibarelerin ürünlerden çıkarılmasını, aksi halde ürün ve tanıtım araçlarına el konularak, imhası ve alan adının iptali taleplidir.

TPMK kaydına göre, ..., ..., ..., ..., .., ..., ... ve ... tescil numaralı "..." ve "..." esas unsurlu markaların davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35.sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmüştür.Dava konusu... alan adının davalı ...'a ait olduğu anlaşılmıştır.

6769 Sayılı SMK'nın 29/1-a maddesinin atfı ile aynı kanunun 7/3-d maddesi uyarınca "işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması" marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.

Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.SMK 25/6 bendine göre, Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.

6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.

55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

21/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle," davalı adına ... sayı ile tescilli "..." markasının tescil tarihi (19.08.2014) ile huzurdaki davanın açıldığı tarih (26.05.2021) arasında 5 yıllık hak düşürücü süreyi aşan bir sürenin geçtiği, bu itibarla ancak tescilinde kötü niyetin bulunması halinde markanın hükümsüz kılınabileceği, davalı markasının tescilinin tesadüfen gerçekleştirilmiş olmasının olanaklı görünmediği, böyle olmakla birlikte, kötü niyet konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu,

davacının tescilli ve tanınmış marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin bu kapsamda davalı alan adının iptalinin de koşullarının oluştuğu" belirtilmiştir.

Davacı adına tescilli "..." ve "..." markalarının önceki tarihli mahkeme kararlarına göre davalı markasının koruma tarihi ve öncesinde 25.sınıfta giyim sektöründe tanınmış marka olduğu, davalının ... başvuru nolu yine "..." ve "..." şeklindeki marka başvurusunun davacı tarafın itirazları üzerine reddedildiği,davalının dava konusu ... tescil numaralı "..." ibareli markayı tescilden farklı olarak bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde "..." ile birlikte kullandığı,

Tanınmış markanın varlığı her ne kadar kötü niyetli tescile otomatik olarak işaret etmese de, tanınmış marka söz konusu olduğunda aynısını/benzerini aynı/benzer ve hatta farklı sınıflarda tescil ettiren kimsenin o markayı tesadüfen seçmiş olduğundan bahsetmenin güç olduğu, Davacı markasının davalı markasının koruma tarihi itibarıyla tekstil (giyim ürünleri) sektöründe tanınmış marka olması,

taraf markalarının 25. sınıfta tescilli olmaları, bir kimsenin aynı alanda faaliyet gösteren kimselerin tanınmış markalarından haberdar olmamasının beklenemeyeceği, markanın başına eklenen ... ibaresinin davalı adına tescilli markaya karıştırılma tehlikesini bertaraf etmeye yeterli ayırt edicilik katmadığı, davalının ...-... ibarelerini ayırarak kullandığı, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği anlaşılmakla SMK'nun 25/6 maddesi anlamında hak düşürücü 5 yıllık süreye tabi olmadan hükümsüzlük davası açabileceğinden hükümsüzlük yönünden davanın kabulüne dair verilen karar isabetlidir.

Davacının tescilli ve tanınmış marka hakkına tecavüzün (ve haksız rekabetin), bu kapsamda davalı alan adının iptalinin de koşullarının oluştuğu, Davalı adına tescilli ... no.lu ... markasının tescil tarihinin 19/08/2014 tarihi, dava tarihinin 26/05/2021 tarihi olduğu 5 yıllık süre geçmiş ise de 2018 ve sonraki tarihlerde de davalının kullanımı bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarih ve 2021/136 E., 2022/160 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

27/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/1449, K. 2025/377, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap Dilekçesi
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf
  7. İstinafa Cevap
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1449
Karar No
2025/377
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1450 K.2025/473
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1451 K.2025/359
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1451 K.2025/351
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1453 K.2025/360
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1453 K.2025/378
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1454 K.2025/436

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.