İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/261 K.2025/865

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/261Karar2025/865Tarih19 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.173 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Dosya no
2023/261
Karar no
2025/865
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/06/2022
Numarası
2018/268 E. - 2022/693 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
19/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.173 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin aşağıda belirtilen icra müdürlüğü ve dosya esası verilen icra takiplerine ilişkin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, Davalı, muhatabı ...

Bankası ...Şubesi, keşidecisi ...Şirketi olan ... seri numaralı, 78.850,00.-TL değerindeki 23.02.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu ettiğini, Çekteki ciro silsilesinde müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu, yine davalı, muhatabı .... Bankası... Şubesi, keşidecisi ...

Şirketi olan 8014292 seri numaralı, 72.500,00.-TL değerindeki 18.01.2018 tarihli çeki icra ... sayılı icra takip dosyası ile takibine konu ettiğini ve çekteki ciro silsilesinde müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu, davalı, muhatabı ...Bank ...Şubesi, keşidecisi ...

Şirketi olan ...seri numaralı, 140.000,00.-TL değerindeki 27.02.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu ettiği ve Çekteki ciro silsilesinde müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu, davalı, muhatabı... Bankası... Şubesi, keşidecisi ...

Şirketi olan ... seri numaralı, 75.900,00.-TL değerindeki 07.02.2018 tarihli çeki .. sayılı icra takip dosyası icra takibine konu ettiğini, Çekteki ciro silsilesine göre müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu, davalı şirket tarafından yukarıda icra takibine konu edilen her dört çekte de yer alan müvekkili şirket cirolarının, müvekkilinin imzası ve kaşesinin taklit edilerek kullanılan sahte cirolar olduğunu, Dava konusu yapılan bu çeklerde yer alan keşideci, lehtar ve cirantalarla müvekkilinin hiçbir ticari bağı da mevcut olmadığını, çekte gerçek bir imzası olmayan müvekkili şirketin bu çekte yer alan hiçbir kişiye,

şirkete ve bu arada davalı bankaya da bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin ..., 2018/30630, ... ve ... sayılı icra takip dosyaları ile takip edilen alacak için borçlu olmadığının tespitini, surette davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle. Davalının, ...bank ...

Şubesi, keşidecisi ... olan ... seri numaralı, 95.700,00.-TL değerindeki 09.02.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası, muhatabı...Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 74.000,00.-TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çeki ve muhatabı... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ...

Şirketi olan ... seri numaralı, 100.000,00.-TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası ile takibine konu ettiklerini belirterek, her üç çekteki imza ve kaşenin sahte olduğunu belirterek, davanın konusu ve tarafları aynı olan İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/268 esas sayılı dosyası birleştirilmesine ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile ... Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme borcuna istinaden davaya konu çeklerin ... Şirketi tarafından müvekkil şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin davaya konu iş bu çeklerden kaynaklanan alacağının tahsili amacı ile davacı borçlu aleyhine .... , ..., ...,... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, sonrasında davacı tarafından, ...Bankası, ... Şubesine Ait ...

Seri No'lu, 75.900,00 TL'lik, 07.02.2018 Keşide Tarihli Çek, ... Bankası,... Şubesine Ait ... Seri No'lu, 78.850,00 TL'lik, 23.02.2018 Keşide Tarihli Çek, ... Bankası, ... Şubesine Ait ... Seri No'lu, 72.500,00 TL'lik, 18.01.2018 Keşide Tarihli Çek, ...Bank, ...

Şubesine Ait ...Seri No'lu, 140.000,00 TL'lik, 27.02.2018 Keşide Tarihli Çekler hakkında borçlu olmadığın tespiti amacı ile müvekkiline karşı huzurdaki menfi tespit davasının açıldığını, davaya konu çeklerin toplam bedelinin 367.250,00 TL olup davacı tarafından harca esas değer 406.637,00 TL olarak belirtildiğini, davanın konusunun dava dosyasında belirtilen çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespiti olduğu, harca esas değer çek bedellerinin toplam tutarının dava değerinin 367.250,00TL olarak değerlendirilmesini talep ettiklerini, davanın ...

Şirketi 'ne ihbarını talep ettiklerini, davaya konu iş bu çeklerin müvekkili şirkete müşterisi olan ...Şirketi tarafından genel kredi sözleşmesine istinaden verildiğinden iş bu davada yapılacak yargılama sonucunda müvekkil şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi durumunda çekleri müvekkile teslim eden şirkete rücu edileceğini, davacı-borçlunun süresi içinde herhangi bir imza itirazında bulunmadığını, dolayısıyla takip konusu çeklerin imzasının ikrar edilmiş belge niteliği kazandığını,

dava konusu çeklerin incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve çekin hukuka ve yasaya uygun bir şekilde müvekkil şirkete geçtiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin şirketin yetkili ve iyiniyetli 3.kişi hamil olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafça her ne kadar çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de davacı tarafın iddialarının somutlaştırılması açısından davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve keşideci ve cirantalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının saptanmasının ve imza incelemesi yapılması gerektiğini,

dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı gibi müvekkil şirkete imzanın davacıya ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını dolayısıyla müvekkili aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirket alacağına zamanında kavuşamadığı ve mağdur olduğunu, Kötü niyetle yapılan itirazda davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddini,Davacı aleyhine takip miktarı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesin kararıyla; " asıl ve birleşen davaya konu olan 7 adet çekte, davacı şirkete atfen atılmış olan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiği" şeklindeki gerekçeleri ile, Asıl davanın kabulü ile;a- ... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı ... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ...

Şirketi olan ... seri numaralı, 78.850,00 TL değerindeki 23.02.2018 tarihli çek,b-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı ... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 72.500,00 TL değerindeki 18.01.2018 tarihli çek,c-... sayılı icra takip dosyasna konu olan, muhatabı ...Bank ...Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 140.000,00 TL değerindeki 27.02.2018 tarihli çek, d-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı...

Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 75.900,00 TL değerindeki 07.02.2018 tarihli çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2018/315 esas sayılı dosyadaki davanın kabulü ile; a-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı ...bank ...

Şubesi, keşidecisi .... olan. ..seri numaralı, 95.700,00 TL değerindeki 09.02.2018 tarihli çek,b-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı Türk ... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 74.000,00 TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çek ve muhatabı... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ...

Şirketi olan ... seri numaralı, 100.000,00 TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF

Davalı (Temlik Alan) ...

Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu bu nedenle davacının yargılamanın başından beri bir şeyler sakladığını, davacı dava konusu yapılan çeklerde yer alan keşideci, lehtar ve cirantalarla müvekkilinin hiçbir ticari bağının mevcut olmadığını iddia ettiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari ilişki olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını, Söz konusu Bilirkişi Tespiti davacının başlangıçtan bu yana gerçekleri söylemediğini, sürekli bir şeyleri sakladığını ortaya koyduğunu,

menfi tespit istemine konu olan çeklerden biri olan ... nolu 23.02.2018 keşide tarihli 97.000 TL tutarlı keşidecisi ... olan çek de bu ilişkiyi tek başına kanıtladığını, davacı Şirketin, ...'la da ticari ilişkisi olduğunu bu kişiye ait Bilirkişi Raporundaki tespitlerin de hatalı olduğunu, raporda davacıya ait 2018 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığının belirtildiğini, çekler 2018 yılında keşide edildiğini, davacı kayıtlarında çeklerin yer almaması davacının iddialarının haksız olduğunu, Yargıtay Kararları da davacının kötüniyetini ispatladığını,

taraflar arasında yıllardır devam eden ticari ilişki, mal üretme, alıp, satma şeklindeki alışveriş v.s. ekonomik bağlantılar nazara alındığında; davacının söz konusu çekleri dolaşıma soktuğu, ciro silsilesinde herhangi bir sorun olmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bir hüküm kurulduğunu, mahkeme kararını sadece imza incelemesine dayandırdığını, rapora yönelik davalı ...bank tarafından sunulan itirazlar görmezden gelinerek eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini,Dava dışı ...

Şti.nin de ticari defterleri incelenerek menfi tespit istemine konu çeklerin ticari defterlerde işlenip işlenmediği işlenmiş ise ne şekilde işlendiği , taraflar arasında mal alışverişi olup olmadığı, fatura düzenlenip düzenlenmediği hususlarının tespiti gerekirken bu yapılmadan karar verilmesinin de isabetsiz olduğunu, taraflar arasında yıllarca devam eden ticari ilişki olduğunun sabit olduğunu, bir takım hilelerle ticari ilişkinin yok sayılmasın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı-borçlu süresi içinde herhangi bir imza itirazında bulunmadığını, takip konusu çekler imzası ikrar edilmiş belge niteliği kazandığını,

dava konusu çekler incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığını ve çeklerin hukuka ve yasaya uygun bir şekilde davalı alacaklı Banka'ya geçtiğini, davalı alacaklı şirketin yetkili ve iyiniyetli 3.kişi hamil olduğunu, davalı alacaklı bankanın çek bedelini tahsil etmek amacıyla işlem yapmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, bu davada davacı ...

Şirketi'nin şikayetiyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/24302 Hz. sayılı dosyasından başlatılan soruşturmada; savcılık, ekli KYOK kararını verdiğini, bu hususlar dikkate alındığından davacının sahtelik iddiasının hakkın kötüye kullanılması vasfında olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın reddini, davacı aleyhine takip miktarı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Davalının söz konusu iddiaların herhangi bir mesnedi bulunmadığını, davalı yalnızca kendisine istinaf sebebi oluşturmaya çalıştığını, şirketler arasında ticari bir bağ bulunsa da bulunmasa da incelenen ticari defterlerde dava konusu çeklere ilişkin bir kayıt bulunmadığını, davada ispatlanması gereken husus çeklerdeki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığı hususu olduğunu, ... ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunması davayı etkilemeyeceğini, müvekkili şirket, kaşesi ve sahte imzası kullanılarak ciro silsilesinde bulunmadığı bir çek sebebiyle haksız yere borçlandırıldığını,

kaşeyi kullanan ve imzayı taklit eden şirket ciro silsilesindeki borca batık olan ...çeklerin ... şirketi tarafından doğrudan bankaya sunulması ve teminat kullanmaya yönelik çeki kuvvetli gösterme saiki iddialarını güçlendirdiğini, dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkil şirketin aldığı çekleri kaydettiğini “alınan çekler hesap muavin dökümü” de incelendiğini, burada da dava konusu çeklere rastlanılmadığının belirtildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede “tetkik konusu toplan yedi adet çekte ciranta ....Şti.ye atfen atılmış imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi ...” açıkça tespit edildiğini,

mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğunu davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen davanın konusu. İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 24/12/2020 tarihli muhasebe bilirkişine ait bilirkişi raporunda özetle.

"Huzurdaki davanın ve birleşen davanın konusu olan çeklerde keşideci, lehtar ve ciranta olarak görülen kişilerlerden, ... ve ... ile davacı arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, buna mukabil ....Şti ve ....Şti ile davacı arasında bir ticari ilişkinin var olduğu ,Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında huzurdaki davanın ve birleşen davanın konusu olan çeklere ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, dolayısıyla davacı defter ve kayıtlarına göre mezkur çeklerin var olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde belirtilmiştir.

09/06/2022 tarihli grafolog bilirkişi heyet raporunda özetle,;"Tetkik konusu toplan yedi adet çekte ciranta...Şti.ye atfen atılmış imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi ..." belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.

(HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır.

Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması;

sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.

Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından asıl ve birleşen davada dava konusu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, grafolog bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, muhasebe bilirkişisine ait raporda, davacıdan sonra ciroda yer alan dava dışı ...Şti ve ...

Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu tespit edilmiş ise de, bunun tek başına yeterli olmayacağı, dava konusu çeklerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, imzaya itiraz mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden mahkemece verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,

dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih ve 2018/268 E., 2022/693 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 27.777,37 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.944,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.833,02 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 20.376,18 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.094,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.282,14 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/261, K. 2025/865, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap Dilekçesi
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf
  7. İstinafa Cevap
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/261
Karar No
2025/865
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/261 K.2025/158
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/262 K.2025/168
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/262 K.2025/681
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/264 K.2025/633
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/264 K.2025/903
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/265 K.2025/573

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.