KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Dosya no
- 2024/1599 Esas
- Karar no
- 2025/1594
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2024
- Numarası
- 2021/325 E. - 2024/442 K.
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
- İstinaf karar tarihi
- 26/11/2025
Karar Metni
1.158 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 6361 Sayılı Kanun kapsamında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince dava dilekçesinde ayrıntısı belirtilen 25 adet taşınmazın davalıya finansal kiralama yolu ile kiralandığını, davalı şirketin, finansal kiralama sözleşmesinden doğan kira bedelleri ile temerrüt faizini vadesinde ödememesi nedeniyle temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle sözleşmeye konu taşınmazların boş olarak müvekkiline iadesine ve taşınmazlar üzerinde bulunan kiralama şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini ayrıca "Finansal kiralama sözleşmesinin 52/e maddesi,
6361 sayılı kanun, 6100 sayılı HMK ve Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Müvekkilimiz şirket ile davalı şirket arasında imzalanan ve yukarıda zikredilen finansal kiralama sözleşmesi davalı şirketin sözleşme ile üstlendiği borç ve taahhütlerini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle feshedilmiş bulunmaktadır.
Sözleşmenin feshedilmiş olmasına karşın davalı tarafın kiralama konusu taşınmazları bugüne kadar rızası ile tarafımıza iade etmemiş olması dolayısıyla müvekkilin taşınmazlara verilmesi muhtemel zararlar sebebi ile ileride telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşma olasılığı doğduğundan mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan taşınmazların tahliyesi ve boş olarak müvekkile teslimi konusunda ihtiyati tedbir talebinde bulunma gereği oluşmuştur.
Finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazların müvekkil şirkete teslim edilmemesi nedeniyle gayrimenkullerin değerlendirilmesi imkânı ortadan kalktığı için müvekkil şirket zararı daha da artmaktadır. Müvekkil şirket alacaklarını tahsil edemediği gibi maliki olduğu gayrimenkullerden de yararlanmaktadır. Bu kapsamda Finansal Kiralama Sözleşmesine konu taşınmazların müvekkili şirkete teminatsız olarak teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin 53. Maddesine göre yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, söz konusu yetki sözleşmesinin HMK 17.md göre geçerli olduğunu, bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, yetkisiz şirket çalışanına yapılan tebligat yapıldığını, Davacı ve davacının grup şirketi ... Bank A.Ş.
Nin muvaazalı işlemleri nedeniyle muvazaalı sözleşme gereği herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket ile davalı müvekkil arasında Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalanmadan, dava konusu taşınmaz üzerinde Davacı grup şirketi ...
Bank adına bu taşınmazda ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin iş bu zor ekonomik durumundan faydalanarak, müvekkili şirkete ait sözleşme konusu taşınmazı satın almış gösterdiklerini ve sonrasında bu taşınmaz üzerinden, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralama gerçekleştirdiklerini, davacı tarafça dosyaya sunulan ve de dava dosyasında müvekkili şirket adına gönderilen noter ihtarnamesine dair tebligatın müvekkil şirket yetkilisine ve de Tebligat Kanununa uygun bir biçimde gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürüldüğünün kabul edilemeyeceğini, tebliğ belgesinin incelenmesinden görüleceği üzere, müvekkili şirket;
hakkında başlatılan ve gönderilen bu tebliğ belgelerini almadığını, tebliğin usulsüz olduğu izahtan varestedir. Bu haliyle çok net görüldüğü üzere; müvekkil şirkete yapılan tebligat usulsüz olmasına rağmen şeklen uygunmuş gibi davacı tarafça sunulmuş olup, bu durum müvekkil şirketin aleyhine durum oluşturmaktadır. Tekrar belirtmek gerekir ki; dava
dosyasına sunulan bu tebligat müvekkili şirket yetkililerine ulaşmamış olup, dava dosyası incelendiğinde müvekkili hakkında işleminin usulsüz olduğu sebebi ile davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI.
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2024 tarihli 2021/325 E- 2024/442 K sayılı kararıyla;"Davanın KABULÜ ile; ...no'lu Bağımsız Bölümlerin tahliyesi ile taşınmazların boş olarak davacıya aynen iadesine, -Dava konusu taşınmazlardaki finansal kiralama şerhlerinin tapu kayıtlarından terkinine, karar kesinleştiğinde bu konuda ilgili tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına" karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili tarafından ibraz edilen14/08/2025 tarihli dilekçede;
tarafların sulh olduğunu, davanın konusuz kaldığını, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin 22/08/2025 tarihli dilekçesinde; davacının beyanlarına iştirak ettiğini, ekteki iflas idaresinin aldığı karar çerçevesinde davanın sonuçlandırılmasını, bu aşamada yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.Davalı vekilince dilekçe ekinde sunulan iflas masası kararında ise 14 taşınmazın tahliye edilerek davacı finansal kiralama şirketine teslimi,
118 taşınmazın masaya devri konusunda yetki verildiği beyan edilmiştir.Dosya kapsamına sulh sözleşmesinin sunulmadığı, davacı vekilinin dilekçesinde davanın konusuz kaldığını beyan ettiği, davalı vekilinin beyanında ise, davanın konusuz kalması ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde değil, iflas masası kararı doğrultusunda karar verilmesi şeklinde olduğu, beyanların birbiri ile aynı doğrultuda olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilince dosyaya 24/06/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan iflas idaresinin aldığı kararda, işbu dava konusu taşınmazın tahliye edilerek ...
Finansal Kiralama A.Ş.'ye teslim edileceğine karar verildiği anlaşılıyorsa da, taraflarca imzalanan sulh sözleşmesinin dosyada bulunmadığı, iflas masası vekilinin vekaletnamesinde sulh yetkisinin bulunmadığından, sulh sözleşmesine göre karar verilmesi mümkün olmadığı gibi, davanın konusuz kalıp kalmadığı da anlaşılamamış, taraf vekillerinin beyanlarının açıklatılması için duruşma günü tayin edilmiştir.6100 Sayılı KHK 315/1. Madde de.
"Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.Davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... ... İnşaat A.Ş.
Vekilinin, 21/09/2025 tarihli dilekçesi ekinde taraf vekilleri ve iflas idare memurları arasında imzalanan toplantı tutanağının ibraz edildiği, toplantı tutanağında ihtilafların halli, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden feragat için Av....'a yetki verildiği, davacı vekilinin davanın konusuz kaldığını beyan ettiği dilekçe sunduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilinin duruşma için mazeret dilekçesi sunduğu, yokluğunda karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Duruşmada davacı vekilinden beyanını açıklaması istenilmiş, beyanında; daha önce ibraz ettikleri dilekçesini tekrar ettiğini, taraflar arasında sulh gerçekleştiğini, davalı vekilinin toplantı tutanağını dosyaya ibraz ettiğini, tutanakta kabul edildiği üzere, müvekkiline devir edilecek taşınmazların devredildiğini, iflas masasına verilecek taşınmazların verildiğini, Sulh sözleşmesinin de yerine getirildiğini, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini,
taraf vekillerinin karşılıklı olarak birbirinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin de bulunmadığını beyan etmiştir.6100 Sayılı HMK 313/1 maddesi gereğince sulh davaya son veren işlemlerden olup, davacı vekilince sulhun gereğinin yerine getirilerek davanın konusuz kaldığı, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1599, K. 2025/1594, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama