İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/165 K.2024/616

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2024/165Karar2024/616Tarih21 Mart 2024Okuma10 dk · 2.046 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Mart 2024
Dosya no
2024/165 Esas
Karar no
2024/616
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
19/04/2018
Numarası
2017/376 E. - 2018/147 K.
Davanın konusu
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
İstinaf karar tarihi
21/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.046 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının TPE nezdinde "..." ibareli ..., ..., ... sayılı marka tescillerine sahip olduğunu, bununla birlikte, "..." markasının kullanımının tescillerden çok daha önceye dayandığını ve "..." markasının tüm Türkiye'de tanındığını, davacının iştiraki olan ...

A.Ş.'nin "..." ibaresini şirket unvanı olarak 1994'den beri kullandığını, işletme adının "..." olduğunun ana sözleşmesinde yer alarak tescil ve ilan edildiğini, "www...com.tr" alan adının da 18.09.1998'den bu yana ... A.Ş. adına kayıtlı bulunduğunu "..." ibaresini içeren "www.....com" alan adının davalı tarafından kötü niyetle ve gerçek hak sahibinden çıkar sağlamak amacıyla tam da davacının iştiraki olan ...

A.Ş.'nin özelleştirilmesi döneminde 21.10.2001 tarihinde tescil edildiğini, davalının davacıya ait marka, ticaret unvanı ve işletme adını alan adı olarak tescil ettirmekle haksız rekabet yarattığını, ayrıca, davacının uzun yıllar boyunca büyük emek ve maliyetle oluşturduğu yüksek prestij, itibar ve güveni zedelediğini ileri sürülerek, davalının haksız rekabet ve marka, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı haklarına tecavüzünün tespiti ile men ve ref'ine, www.....com alan adı üzerindeki hakkın davalı tarafça davacıya devredilmesine,

davalının davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 30.000,00 TL manevi ve 30.000,00 TL itibar tazminatı ödemesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; www.....com" alan adının "..., ..." kuralı uyarınca ilk başvuru sahibi olarak 21.10.2001'de davalı adına tescil edildiğini, uluslararası kurallara bağlı olan ".com" ile biten alan adlarının tescilinde herhangi bir belge gerekmediğini ve "ilk gelen kayıt eder" prensibinin geçerli bulunduğunu, "www.....com" alan adının tescil edildiği 21.10.2001 tarihinde davacının "..." ibareli bir marka tescili bulunmadığını, davacının "www.....com" alan adının tescilinden önce "..." ibaresini "marka" olarak kullandığına dair delil bulunmadığını, davacının sunduğu belgeler,

gazete kupürleri ve gümrük kapı isminin "..." ibaresinin "marka" olarak kullanımını göstermediğini, ... A.Ş.'nin özelleştirmesinin 08.02.2001 tarihinde tamamlandığını, "www.....com" alan adının tescil edildiği 21.10.2001 tarihinde adı geçen şirketin "..." değil fakat "..." ibaresini kullandığı, "... Anadolu Lisesi", "... İlköğretim Okulu", "...

A.Ş. projelerinin bu hususu kanıtladığını, "www.....com" alan adının kayıt edildiği tarihten bu yana 15 yıldır web sitesi hazırlanamadığından yayında olmadığını, bu sebeple, davacının haksız kazanç elde etme amacı ithamının geçerli bulunmadığını, davalının bu alan adından asla kazanç sağlamadığını, WIPO hakem heyetinin de www.....com alan adının kötü niyetle tescil ettirildiğine dair yeterli gerekçeye rastlamadığı ve davacının iddialarını reddettiğini, davacının "www.....com" alan adı tescil edildikten itibaren 15 yıl beklemiş olmasının açıklamasının bulunmadığını,

alan adının çok uzun süre tescil ettiren tarafta kalması ve davacının uzun zaman sonra dava açması halinde WlPO'nun alan adı tescilini kötü niyetli addetmediğini, davacının manevi tazminat ve itibar tazminatı taleplerinin dayanaksız bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI;İlk Derece Mahkemesince. "Bilişim uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede, www.....com alan adının 21/10/2001 tarihinde yaratıldığının tespit edildiği, www.....com.tr alan adının ise ...

A.Ş adına 18/09/1998 tarihinde alınarak tescil edildiğinin tespit edildiği, davacı adına 12/12/2003 başvuru tarihli "... + Şekil" markasının ... başvuru numarası ile tescilli olduğu, davacı adına tescilli 25/07/2006 başvuru tarihli "... + Şekil" markasının ... sayı ile tescil edildiği, ancak koruma süresinin 25/07/2016 tarihinde dolmasına rağmen yenilenmediği, davalının internet sitesi alan adının başvuru tarihinin davacı markalarının başvuru ve koruma tarihinden önce olduğu, dava dışı ...

A.Ş'nin ... unvanını daha önce kullandığı ve www.....com.tr alan adının daha önce tescilli olduğu tespit edilmiş ve davacı tarafça bu kayıtlara dayanılmışsa da, önceye dayalı kullanım hakkının bizzat kullanan kişi ya da şirkete ait olacağı, dava dışı şirketin kayıtlarına ve kullanımına dayalı olarak davacının önceye dayalı hak iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davacının davayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine,"karar verilmiştir.

İSTİNAF. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Davacının TPE nezdinde "..." ibareli ..., ..., ... sayılı marka tescillerine sahip olduğunu, bununla birlikte, "..." markasının kullanımının tescillerden çok daha önceye dayandığını ve "..." markasının tüm Türkiye'de tanındığını, davacının iştiraki olan ...

A.Ş.'nin "..." ibaresini şirket unvanı olarak 1994'den beri kullandığını, işletme adının "..." olduğunun ana sözleşmesinde yer alarak tescil ve ilan edildiğini, "www.....com.tr" alan adının da 18.09.1998'den bu yana ... A.Ş. adına kayıtlı bulunduğunu "..." ibaresini içeren "www.....com" alan adının davalı tarafından kötü niyetle ve gerçek hak sahibinden çıkar sağlamak amacıyla tam da davacının iştiraki olan ...

A.Ş.'nin özelleştirilmesi döneminde 21.10.2001 tarihinde tescil edildiğini, davalının davacıya ait marka, ticaret unvanı ve işletme adını alan adı olarak tescil ettirmekle haksız rekabet yarattığını, ayrıca, davacının uzun yıllar boyunca büyük emek ve maliyetle oluşturduğu yüksek prestij, itibar ve güveni zedelediğini, belirtilen hususların Mahkemece de tespit edildiğini, emsal Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/352 esas, 2017/232 karar sayılı kararının bulunduğunu, bu davada benzer bir olayda tecavüzün varlığının saptandığını,

Ayrıca reddedilen her bir talep bakımından ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizin 15/03/2022 tarihli, 2020/928 Esas 2022/378Karar sayılı kararıyla; "her ne kadar Mahkemece, belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmiş ise de mevcut delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalıya ait ''www.....com'' alan adının 21/10/2001 tarihinde oluşturulduğu, davacının ise eldeki davayı 24.05.2016 tarihinde ikame ettiği, davalının kötü niyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı,

aradan geçen 15 yıl boyunca davacının internet alan adı yönünden çekişmesiz bir biçimde kullanıma sessiz kalarak dava hakkını kaybettiği, bu sebeple Mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de, kararın sonuç itibariyle yerinde olduğu anlaşılmış, açıklanan sebeplerle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.07.2011 tarih, 2010/391 esas, 2011/8996 karar sayılı ilamı).

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.

TEMYİZ BAŞVURULARI. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2023 tarihli 2022/3286 Esas 2023/7140 Karar sayılı kararıyla.

6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince,

İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediği," gerekçesiyle; bozma sebebine göre davacının temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliği edilmiş, davacı vekili Yargıtay bozma ilamına direnilmesini, davalı vekili bozma ilamına Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiş Dairemizce de usul ve yasaya uygun görülmekle bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.

GEREKÇE. Dava, davalıya ait ''www...com'' alan adının davacı adına tescilli "...+şekil" markasına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi, manevi tazminata karar verilmesi taleplidir. Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, önceki hak sahibinin, hakka konu marka ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve sessiz kalarak koruma hakkını yitirmesi demektir.

Sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin temeli 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesine dayanmaktadır. Anılan madde. “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmünü haizdir.

Buna göre, anılan madde ile hukuk düzeninin kişilere tanıdığı bütün hakların kullanılmasında göz önünde tutulması ve uyulması gereken iki temel ilkeye yer verilmiş olup, öncelikle hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği ifade edilmiş, ardından hakların açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı belirtilmiştir.

Sessiz kalma yoluyla hak kaybında, hak genel olarak sona ermemekte, sadece bu haktan eylemine sessiz kalınan kişi ya da kişilerin yararlanmasına katlanılmaktadır. Bununla birlikte önceki hak sahibinin uzun süre sessiz kalması mücbir sebep ya da objektif imkânsızlık gibi haklı bir nedene dayanıyorsa ve bunun ispatlanması hâlinde sessiz kalma yoluyla hak kaybı söz konusu olmayacaktır.

Sessiz kalmanın ne kadar süre geçtikten sonra hak kaybına sebep olacağı, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'da düzenlenmiş değildir. Bununla birlikte 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. SMK’nin 26/6. maddesi.

“Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez” hükmünü haizdir. Buna göre marka hükümsüzlük davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin uygulanabilmesi için beş yıllık sürenin geçmiş olması gerekmektedir.

Ancak somut olay yönünden mevzuatta bir süre belirlemesi bulunmadığından TMK’nin 2. maddesi de gözetilmek suretiyle her somut olayın özellikleri dikkate alınarak sürenin belirlenmesi gerekmekte olup, uygulamada genellikle bu süre beş yıl olarak yerleşmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; sessiz kalma sebebiyle dava açılamayacağı yönündeki savunma bir def’i olmayıp itirazdır.

Zira sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin dayanağı TMK’nın 2. maddesi olduğuna göre, dava açılması açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve bu durum dava dosyasından ortaya konulabiliyorsa, sessiz kalma yoluyla hak kaybı bir itiraz olarak kabul edilip hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır. Keza TMK’nin 2/2. maddesi gereğince bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar Mahkemece, belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmiş ise de mevcut delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalıya ait ''www.....com'' alan adının 21/10/2001 tarihinde oluşturulduğu, davacının ise eldeki davayı 24.05.2016 tarihinde ikame ettiği, davalının kötü niyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı,

aradan geçen 15 yıl boyunca davacının internet alan adı yönünden çekişmesiz bir biçimde kullanıma sessiz kalarak dava hakkını kaybettiği, bu sebeple Mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de, kararın sonuç itibariyle yerinde olduğu anlaşılmış, açıklanan sebeplerle davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.07.2011 tarih, 2010/391 esas, 2011/8996 karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın gerekçe yönünden düzeltilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Duruşmalı inceleme yapılmakla İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 19/04/2018 tarih, 2017/376 E, 2018/147 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, düzeltilmiş gerekçe ile;3-Davanın REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 427,60 TL tecavüzün tespiti, 427,60 TL haksız rekabetin tespiti, 427,60 TL manevi tazminat, 427,60 TL itibar tazminatı olmak üzere toplam 1.710,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 685,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4/b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4/c-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,4/ç-Tecavüzün tespiti yönünden, davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 4/d-Haksız rekabetin tespiti yönünden, davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/e-Manevi tazminat yönünden,

davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/f-İtibar tazminat yönünden,

davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 98,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 106,50-TL tebligat,

müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 204,60-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

6/a-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan 397,80 TL temyiz başvuru harcı ve 467,30- TL temyiz yargılama giderleri olmak üzere toplam 865,10-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6/b-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince,

kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/165, K. 2024/616, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/165
Karar No
2024/616
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/165 K.2024/163
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/165 K.2024/161
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/165 K.2024/153
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/165 K.2024/211
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/165 K.2024/253
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/165 K.2024/146

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.