KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1703
- Karar no
- 2024/2123
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/09/2024
- Numarası
- 2024/1515 D.İş - 2024/1652 K.
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz (Finans
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İhtiyati Haciz isteyen vekilinin dilekçesinden özetle: Borçlulardan ..., müvekkil şirket ile 02.03.2022 tarih ve ... no.lu Faktoring Sözleşmesi'ni imzalayarak müvekkil şirketten iş bu sözleşmeye istinaden faktoringin finansman hizmetini aldığını, diğer borçlu ... ise iş bu Faktoring sözleşmesini ve bilcümle eklerini müteselsil kefili olarak imzaladığını, anılan faktoring sözleşmesi ve bilcümle ekleri hükümleri ile ilgili olarak fatura konusu alacaklar, müvekkil şirkete devir ve temlik edildiğini, buna mukabil anılan firmaya finansman hizmeti verildiğini, finansman firmanın banka hesabına ödendiğini,
ancak söz konusu temlike konu alacaklar süresi içerisinde ödenmediği için kendilerine Kartal ... Noterliği’nin 05/08/2024 Tarih ve ...
Yevmiye Sayılı ihtarnamesini gönderilmiş ve borçların ödenmesinin ihtar edildiğini, bu meyanda, borçluların temerrüde düşürülmüş olduğunun da muhakkak olduğunu, müvekkilin alacağı teminat altında olmadığını, ancak ekte sunulan belgeler borcun varlığı konusunda ispata yeterli olduğunu, tüm talep ve ihtarlarına rağmen müvekkil bugüne kadar da müvekkil ödeme alamadığını, ancak karşılığı finansman müvekkil tarafından sağlandığını karşı taraf sürekli olarak ödeme yapmaktan imtina ettiğini, bu nedenle mal kaçırma olasılığının bulunduğunu,
açıklanan nedenlerle ve ekteki örnek Yargıtay kararı çerçevesinde bugüne dek ödenmeyen ve rehinle teminat altına alınmamış alacağımızın sağlanması için Mahkememize başvurmak zorunda kaldıklarını, 700.000,00 TL alacağın ve ferilerinin tahsili için borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı yanlara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..Talep eden faktoring şirketinin kredi kuruluşu olmadığı,
bu nedenle tek başına hesap kat ihtarına dayalı ihtiyati haciz talep edemeyeceği, öte yandan faktoring sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı iddia olunan finansman karşılığında temlik alınan alacakların tahsil edilemediğine dair yaklaşık ispat düzeyinde delil sunulmadığı, bu haliyle İİK'nun 257/1 ve İİK 258 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı kanaati ile İhtiyati haciz talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Müvekkilinin Faktoring hizmeti sunan bir şirket olup gerekçede belirtilmiş olduğu şekli ile "kredi kuruluşu olmadığı" açıklaması ihtiyati haciz talebinin reddi açısından geçerli bir gerekçe olmadığını, -Müvekkilinin talebinde alacağa dair yaklaşık ispatı yerine getirdiğini, dosyaya sözleşme, alacağa dair tüm evraklar, cari hesap bilgileri ile hesap kat ihtarı da ibraz edildiğini, -Müvekkili şirket ... ile 02.03.2022 tarih ve ... no.lu faktoring sözleşmesi imzalamış olup;
yine anılan faktoring sözleşmesi ve ekleri çerçevesinde ... daha önce doğmuş veya sözleşme süresi içerisinde doğacak hak ve alacaklarını müvekkili şirkete temlik ettiğini ve karşılığında da müvekkili şirket tarafından, firmaya faktoringin finansman hizmeti sunulduğunu, ...;
temlik edilen alacaktan doğan alacakları ve bu alacağın ödeme aracı olan ...'a ait 31.07.2024 tarihli ... çek no.lu 700.000,00 TL miktarlı çekini usulüne uygun olarak müvekkili şirkete devir ve temlik ettiğini, ancak söz konusu çeke dair ibraz anında ilgili banka tarafından sahtelik tespiti yapılmış olduğundan işbu alacağın temlik edilmiş ödeme aracı vasıtası ile tahsili mümkün olmadığını, müvekkili şirkete devir temlik edilmiş işbu alacak tutarının tamamının çekin karşılığı bulunmaması sebebi ile müvekkili şirkete ödenmemiş olduğundan, müvekkili şirket kayıtları, faktoring sözleşmesi ve ekleri çerçevesinde, davalı firma ve temlik borçlusu,
müvekkili şirket tarafından kendilerine kullandırılan finansmanı, tüm fer’ileri ile birlikte müvekkili şirkete iade etmeleri zorunlu hale geldiğini, karşı taraf ...'ın ise faktoring sözleşmesinin müşterek müteselsil kefili olduğunu, alacak, vadesinde temlik borçluları tarafından müvekkili şirkete ödenmediği gibi, bu durumun ortaya çıkması üzerine,
karşı taraflar da, faktoring sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak müvekkili şirket tarafından kendilerine sunulan finansmanı müvekkili şirkete iade etmediklerini, müvekkil şirket alacağını tahsil edemediğin, müvekkili şirketin, vadesi geçmiş alacağının bulunduğu ve faktoring sözleşmesi hükümleri ve ilgili kanun ve yönetmelikler yönünde hareket ettiğini, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerekir iken yetersiz gerekçe ile red edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep, cari hesap alacağına dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İhtiyati haciz talep eden davacı, faktoring sözleşmesinden kaynaklı faturalara dayalı cari hesap bakiye alacağının ödenmediğini belirterek alacağına dayanak faturaları, taraflar arasındaki hesap mutabakatını dosyaya sunmuştur.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gereklidir. İİK'nın 258/1.
Maddesinin 2. cümlesine göre de: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek durumundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi hükmünden anlaşılacağı üzere; mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ve uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, iddia edilen alacağın varlığı, alacak mevcut ise miktarının ne kadar olduğu, karşı taraftan talepte bulunulabilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığının ancak yargılama ile belirlenebileceği, mübrez delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, dolayısıyla muaccel bir alacağın varlığından henüz söz edilemeyeceği gibi borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de ibraz edilmediği yine talep edenin temlik aldığı alacağın tahsil edilip edilemediğine dair herhangi bir delil sunmadığı, talep eden faktoring şirketinin kredi kuruluşu olmadığı,
bu sebeple tek başına hesap kat ihtarına dayalı ihtiyati haciz talep edemeyeceği, öte yandan faktoring sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı iddia olunan finansman karşılığında temlik alınan alacakların tahsil edilemediğine dair yaklaşık ispat düzeyinde delil de sunulmadığı dikkate alındığında, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığına kanaat getirilmiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca, ilk derece mahkemesinin kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
19/12/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1703, K. 2024/2123, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama