KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
- Dosya no
- 2024/90 Esas
- Karar no
- 2026/290
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/09/2023
- Numarası
- 2022/114 E. - 2023/170 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/02/2026
Karar Metni
1.585 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkili Şirkete ait TPE nezdinde ... numarası ile tescilli “...” markasının 80 yıllık bir marka olup, müvekkili şirketin bu marka adı ile Türkiye ve Dünya çapında tanınmakta olduğunu, davalı tarafından haksız olarak müvekkili şirkete ait “...” markası ve iltibas oluşturacak şekilde ... ve ... tescil numaralı “...” markalarının tescil ettirildiğini, davalı tarafından müvekkili Şirkete ait “...” markasının reklam kampanyalarında kullanılmak suretiyle müvekkili Şirketin marka haklarına tecavüz edildiğini,
davalı tarafından müvekkili şirkete ait tescilli “...” markası birebir kullanılarak birebir taklit edildiğini, davalının müvekkili şirkete ait “...” markasının ana unsuru olan “...” ibaresini kullanmasının “...” markası ile iltibas oluşturduğunu, kamuoyunda ve tüketici nezdinde aynı markaymış izlenimi uyandırdığını ve iş bu haksız eylemi neticesinde haksız kazanç elde ettiğini, müvekkili şirketi zarara uğrattığını,
davalı tarafından müvekkili şirketin markasına iltibas edecek şekilde kullanılması sebebi ile haksız kazanç elde etmiş olduğunu ve davalının haksız eylemleri neticesinde elde etmiş olduğu karın davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini belirterek, davalı adına kayıtlı TPE nezdinde kayıtlı “...” İsim+Şekil marka ... ve... nolu markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davaya cevaplarında özetle,... markasının 11. Sınıfta tescilli olduğunu, markanın birçok şirket adına tescilli olduğunu, marka sınıflandırılmasının amacının olduğunu aynı veya benzer markaları farklı sınıflarda tescil imkanı sağlamış olduğunu, ... mobilya sektöründe kendilerinden çok farklı bir sektör olduğunu, davacının beyanlarının asılsız olduğunu belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekili yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek müvekkiline ait markalar ile davacı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve mal/hizmet sınıflarının birbirini tamamladığı yönündeki mahkeme kanaatine itiraz ettiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi uyarınca farklı sınıflardaki tescilin mümkün olduğunu vurguladığını, bilirkişi raporundaki benzerlik değerlendirmelerinin aksine ürünlerin pazarlama koşulları,
kullanım amaçları ve müşteri kitlelerinin tamamen farklı olduğunu ve birbirleri yerine ikame edilemeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin sıhhi tesisat ürünlerinin tüketim malı, davacının ürünlerinin ise endüstriyel nitelikte olduğunu savunarak hizmet sınıfları arasında da bir benzerlik bulunmadığını ileri sürdüğünü, bir an için bazı malların benzer olduğu kabul edilse dahi markanın tamamının değil sadece o mallar açısından hükümsüz kılınması gerektiğini Yargıtay içtihatlarıyla destekleyerek ifade ettiğini, son olarak davacı markasının tanınmış marka olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu,
bu nedenle farklı sınıflar bakımından hükümsüzlük kararı verilemeyeceğini, haksız yarar veya itibar kaybı ispatlanmadığı için davanın reddedilmesi ve yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, refi, maddi ve manevi zararların tazminini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacıya ait ... tescil numaralı “...” ibareli markasının, tanınmış bir marka olduğunu,davalı... adına tescilli ... ve... numaralı “...” ibareli markalarla iltibas oluşturacak derecede benzer olduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının haksız yarar sağladığını ileri sürerek davalı markalarının hükümsüzlüğünü, marka tecavüzünün tespiti, önlenmesi,
refi , maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiştir.Davalı vekili ise, müvekkiline ait markaların 11. sınıfta tescilli olduğunu, davacı markasının ise farklı sınıflarda yer alması nedeniyle iltibas ihtimalinin bulunmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.... numaralı “ŞEKİL + ...” ibareli markanın 06, 20, 35, 37, 42 sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, dava konusu ;
...numaralı “...” ibareli markanın 11. Sınıfta , "Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları.
Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı). Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı." emtialarında , ... numaralı “... + ŞEKİL” ibareli markanın 11. Sınıfta "Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri).
Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kaloriferler petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler; güneş enerjisi kollektörleri. Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular.
Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı).
Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı. Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar), elektrik ısıtmalı çoraplar. Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları. Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı.
Pastörize ve sterilize edici makineler." emtialarında davalı adına tescilli olduğu görülmektedir.Bilirkişi raporunda; davacı markasının tanınmış marka olmadığı, ancak davacı markasının tescilli olduğu bazı mal ve hizmetler ile davalı markalarının tescilli olduğu 11. sınıf kapsamındaki bazı malların bağlantılı, tamamlayıcı ve ikame edilebilir nitelikte olduğu, markaların esas unsurunun aynı olduğu ve bu nedenle iltibas ihtimalinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Mahkemece, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, mal ve hizmetlerin bağlantılı ve tamamlayıcı olduğu,
bu nedenle karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, AMK 5-1-ç maddesine dayalı davalıya ait her iki markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenin sıfatına göre yapılan değerlendirmede, dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Somut olayda, davacıya ait ... tescil numaralı “Şekil + ...” ibareli markanın esas ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalıya ait ... tescil numaralı “...” kelime markası ile... tescil numaralı “... + ŞEKİL” ibareli markaların da esas unsurunun aynı ibareden oluştuğu, yine şekil unsurlarının da ... figürü olduğu, bu yönüyle markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal açıdan aynilik derecesinde benzerlik bulunduğu anlaşılmaktadır.
Markaların sınıfsal benzerlik değerlendirmesinde davacı markasının tescilli olduğu 06 ve 37. Sınıflarda yer alan iklimlendirme, havalandırma ve sıhhi tesisat sistemlerine ilişkin mal ile bu sistemlerin kurulumu, bakımı ve onarımına yönelik hizmetlerin, davalı markalarının tescilli bulunduğu 11. sınıftaki iklimlendirme ve havalandırma cihazları ile sıhhi tesisat ürünleriyle tamamlayıcı, bağlantılı nitelikte olduğu tespit edilmiş olup, ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı dahil, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
bu itibarla, davalı markalarının davacıya ait önceki tarihli marka ile SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. SMK 5/1-ç maddesi uyarınca Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca hükümsüzlük kararı verilebilmesi için markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yanında markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması gereklidir. Taraf markalarının tescil kapsamlarında benzer olan bir kısım emtia ve hizmet dışında örtüşme olmayan farklı mal ve hizmetlerin de bulunduğu bu nedenle mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak mahkemece , hukuka uygun olmayan gerekçeyle davalı markasının tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, SMK 6/1 maddesi uyarınca davalı markasının bilirkişi raporu ile aynı veya benzer olduğu tespit edilen 11. sınıftaki iklimlendirme ve havalandırma cihazları ile sıhhi tesisat emtiaları bakımından kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/90, K. 2026/290, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama