KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/109
- Karar no
- 2025/276
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/11/2024
- Numarası
- 2024/275 E. - 2024/276 K.
- Davanın konusu
- Tespit (D.İş
- İstinaf karar tarihi
- 13/02/2025
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle.
Davalı tarafından kullanılan "..." markasının öne çıkaracak şekildeki markasal kullanımının müvekkil şirkete ait " ... ", " ... " tanınmış markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, Bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeniyle davalının üretimini yapmakta olduğu ürünlerin üretiminin engellenmesine, satışa sunulan ürünlerin satışının durdurulmasına, yargılama sonuna kadar bu konuda da uygun bir teminat mukabilinde veya teminatsız olarak tedbir kararı verilmesine,
tedbir kararının mahkeme ilamının kesinleşmesine kadar devamına, davalının dava konusu "..." ibaresini kullandığı logo, tabela, vergi levhası, broşür, poşet, kutu, katalog, el ilanları, reklam panoları, bez afişler, kartvizit, fatura, ticaret ve tanıtım evrakında, işletmesinin iç ve dış kısımlarında, web sayfasında, ..., ..., ..., ..., Facebook ve instagram gibi sosyal medya mecralarında, mal ve hizmetler üzerinde ve sair her tür mecrada her türlü kullanımının durdurulmasına, her türlü tanıtım ve ticari evrakın toplatılmasına, "..." ibarelerinin bunlardan çıkarılmasına,
çıkarılması mümkün olmaz ve tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhasına, kararın kesinleşmesine kadar bu ürünlere el konularak yediemine veya yediemin sıfatıyla davalıya teslimine, teminatsız veya uygun bir teminat karşılığında bu konuda tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI;İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/11/2024 tarihli 2024/275 D.İş sayılı kararıyla.
"Davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen KABULÜNE,İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 100.000,00 TL ( YüzBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde,-Davalının dava konusu "..." ibaresini kullandığı logo, tabela, vergi levhası, broşür, poşet, kutu, katalog, el ilanları, reklam panoları, bez afişler, kartvizit, fatura, ticaret ve tanıtım evrakında, işletmesinin iç ve dış kısımlarında, web sayfasında, ..., ...,..., ..., Facebook ve instagram gibi sosyal medya mecralarında,
mal ve hizmetler üzerinde ve sair her tür mecrada her türlü kullanımının DURDURULMASINA, her türlü tanıtım ve ticari evrakın TOPLATILMASINA, "..." ibarelerinin bunlardan ÇIKARILMASINA, çıkarılması mümkün olmaz ve tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise İMHASINA, Davacının diğer taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU;Aleyhine tedbir talep edilen ... vekili ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı "..." + şekil unsurlu markasının talep edenin kullandığı "..." + şekil unsuru ve "..." + şekil unsuru markalarına karşı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında, tecavüz veya haksız rekabet teşkil edecek ibarelerden olmadığını, davacının markasında seçilen "..." ve "..." ibarelerinin tanımlayıcı olduğunu, bu ibarelerin tek bir kişinin inhisarına verilemeyeceğini, davacı markasının SMK 4 ve 5/1-a,b,c,d,e maddelerine aykırı olup mutlak olarak hükümsüz kılınması gerektiğini,
mutlak hükümsüzlük kapsamındaki ifade ve şekillerin ancak ön ve arkalarına ekler konularak ayırt edicilik fonksiyonunun yerine getirileceğini, müvekkilinin bu ifadenin önüne "bir" ifadesini getirerek ayırt edicilik fonksiyonunun yerine getirildiğini, dilim ve ... ibarelerinin talep edenin inhisarında olmadığını, bu kelimelerin önüne ve arkasına ekler getirilerek herkes tarafından kullanılabileceğini, davacının lokal bir pastahane olduğunu beyanla tedbir kararının kaldırılarak talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;İstinaf başvurusuna konu dosyada, tespit talep edenin istemi üzerine mahkemece karşı taraf adresinde ve sosyal medya hesaplarında gıda mühendisi ve bilişim uzmanı bilirkişilerce inceleme yapılarak 27/11/2024 tarihli rapor düzenlendiği, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, tedbir talep eden tarafça 29/11/2024 tarihinde teminatın yatırıldığı, aleyhine tedbir talep edilen vekilince 09/12/2024 tarihli istinaf dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulduğu ayrıca 25/12/2024 tarihli tedbire itiraz dilekçesinin de mahkemeye ibraz edildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesinin 27/11/2024 tarihli kararında;
kararın dosya üzerinde verildiği ve istinaf yolunun açık olduğu açıklanmıştır.6100 Sayılı HMK 341.Maddesinin, 28 Temmuz 2020 tarihli 31199 Sayılı RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren 22/07/2020 Tarihli 7251 Sayılı Yasa'nın 34.Maddesi ile değiştirilen 341. Maddesinin 1. Fıkrasında. "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir;A) Nihai kararlar.
B) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara" karşı istinaf yolunun açık olduğu hükmü düzenlenmiştir.
Maddenin önceki halinden farklı olarak; aleyhine tedbir kararı verilen tarafın yüzüne karşı verilen tedbir kararlarının itiraza değil istinaf başvurusuna konu edilebileceği açıklanmıştır.
Kararın verildiği tarihte ve Usul Kanunlarının derhal uygulanması ilkesi gereğince istinaf incelemesinin yapıldığı tarihte, tarafların yokluğunda verilen tedbir kararlarına karşı istinaf yolu kapalı olduğundan, aleyhine tedbir kararı verilen taraf vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, dosyanın itiraz hakkında karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
13/02/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/109, K. 2025/276, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama