KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/718 Esas
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2020/1401
- Karar no
- 2023/849
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2016/24
- Karar no
- 2019/545
- Karar tarihi
- 24/09/2019
- Dava
- Tazminat (Asıl Dava
Karar Metni
4.246 kelime·21 dk okuma·3 bölüm
İtirazın İptali ( Birleşen Dava)
KARAR TARİHİ: 31/05/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA (Asıl dava dosyasında) Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket hidroelektrik santralleri (HES) işleten bir şirket olduğunu, davacı şirkete ait Osmaniye ili Kadirli ilçesi Kösepınar köyünde kurulu bulunan Köroğlu HES ve Regülatörü davalı sigorta şirketinin ...
Sahrayı cedit Şubesi acentesi tarafından 28/01/2015 tarih ve ... poliçe nolu kapsamlı işyeri Sigorta poliçesi İle sigortalandığını, poliçede, teminat kapsamındaki riskler sebebiyle davacının uğrayacağı kar kaybının 2.500.000,00 TL teminat limiti ile sigortalandığını, bahsi geçen Köroğlu HES ve Regülatöründe kurulu bulunan.
2 nolu ünitede 11/02/2015 günü saat 09.18'de tribün jeneratöründe arıza meydana geldiğini ve üretimin durduğunu, bu ünitede arızanın 21/04/2015 tarihinde giderilmiş ve ünite üretime başlandığını, 1 nolu ünitede ise 22/02/2015 tarihinde tribün jeneratör arızası meydana geldiğini ve üretimin durduğunu, bu ünitedeki arızanın ise 05/03/2015 tarihinde giderilmek suretiyle Ünite 1'in yeniden üretime başlandığını, davacının hasarlarının daha evvel telefon ile ve 12/03/2015 tarihinde de e-posta yolu ile davalı şirkete bildirdiğini,
davalı sigorta şirketinin hasar bildirimlerine ilişkin olarak ... nolu ve ... nolu hasar dosyalarının açıldığını davacıya bildirildiğini, hasara uğrayan makinelerin satın alınmasına ilişkin 11.10.2011 tarihli sözleşmede garanti süresinin makinelerin kabul tarihinden itibaren 12 ay veya yükleme için hazır olmasından itibaren 14 ay olarak belirlendiği,
hasara uğrayan makinelerin kabulünün ithalatından çok önce yapılmış olduğu gibi makinelerin ithalatına ilişkin ithalat gümrük beyannamesinin tarihinin 15/05/2013 olduğu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL zararın 26.04.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
(Birleşen dosya) 2 no.lu Ünitede 11.02.2015 günü saat 09:18’de, tribün jeneratöründe arıza meydana geldiğini ve üretimin durduğunu, arızanın 21.04.2015 tarihinde giderilebilecek üretime başlandığını, 1 no.lu Ünitede ise 22/02/2015 tarihinde tribün jeneratör arızası meydana geldiğini üretimin durduğunu, bu arızanın ise 05.03.2015 tarihinde giderilerek üretime başlandığını, İstanbul 7 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/24 E. sayılı dosyasında dava konusu yapılan alacağı dışındaki bakiye alacak miktarının 246.783,31 TL olduğunu değerlendirerek, itirazın iptali davasını açtığını belirterek; davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasında başlatılmış olan icra takibine davalının vaki itirazının 246.783,31 TL asıl alacak ve bu alacağa işlemiş 39.789,59 TL takip öncesi faiz olmak üzere cem’an 286.572,90 TL alacak ve takip giderleri üzerinden iptaline, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere bir miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve masraflan ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline,mahkememiz huzurunda açılan dava dosyasının aynı konuda daha evvel açılmış olan İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/24 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine,
yargılamanın birleştirilen dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen poliçede yer alan "Muafiyet" başlığı altında, her bir makine kırılması hasarında, tirbün jeneratör, altanatör, trafo için hasarın %10'nu minimum 50.000,00 USD tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiğini, yine aynı başlık altında makine kırılması kar kaybı hasarlarında her bir hasarda 21 gün muafiyet uygulanacağının hükme bağlanacağını, müvekkil şirkete yapılan ihbar üzerine,
davalı şirket nezdinde ... ve ... sayılı hasar dosyaları açılmış olup, 5664 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22. maddesi gereği bağımsız ve uzman eksper tayin edilerek hasarın miktarı ve niteliği yönünden incelemeler yapıldığını, muafiyetin her tirbün hasarında, hasarın %10'nun minimum 50.000,00 USD olduğundan.
1 USD yaklaşık 2,70 TL kabul edilirse, 50.00x2,70= 135,000 TL her bir hasarda uygulanması gereken minimum miktar olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen 212150185/1 nolu poliçede yer alan "Kloz618-makine kırılmasına bağlı kar kaybı özel şartı" gereğince kar kaybı taleplerinin teminat dışı kaldığını, 618 numaralı klozun "istisnalar" başlığı altında yer alan düzenlemede 3. maddede bakım anlaşmaları kapsamında meydana gelen hasarlarının teminat dışı kaldığının düzenlendiğini, 3.7. maddede ispat yükünün sigortalıya yüklendiğini, 21 günlük muafiyet bulunduğunu, talebin fahiş olduğunu,
dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Asıl davanın konusunun, davacı şirketin iş yerinde meydana gelen tribün jeneratör arızası sonucu yaşanan üretim kaybı ve buna bağlı olarak oluşan kar kaybının davalı sigorta şirketinden taraflar arasında düzenlenen poliçe doğrultusunda tazmini talebi olduğu görülmektedir.
Birleşen davada ise; davacı taraf dosyamız kapsamında alınan bilirkişi raporunu dikkate alarak dosyamıza konu alacak dışındaki bakiye alacak miktarını ve işlemiş faizi icra takibine konu etmiş, davalının itirazı üzerine dosyamız ile birleşen itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı savunmasında; dava konusu makine hasarının muafiyet bedelinin altında kaldığını, ayrıca kar kaybına ilişkin talebin teminat dışı olduğunu iddia etmektedir.
Davalının dayanağı, poliçede yer alan 618 numaralı makine kırılmasına bağlı kar kaybı özel şartı başlıklı klozun "istisnalar" başlığı altında yer alan 3. maddesidir. Bu maddeye göre 'gerek yasalar gerekse bir sözleşme uyarınca bir tedarikçinin, yüklenicinin veya onarımcının sorumlu olduğu ziya veya hasarlar' teminat dışıdır denilmekle bakım anlaşmaları kapsamında meydana gelen hasarların teminat dışı kaldığı ileri sürülmektedir.
6102 sayılı TTK'nin 1401/1 maddesinde sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin 1409/1 maddesi gereğince sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
Bir başka ifadeyle, sözleşmede kararlaştırılan rizikonun gerçekleştiği durumlarda sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu doğacaktır. Aynı maddenin 2. fıkrası gereği sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.Taraflar arasında düzenlenen poliçede; kar kaybı teminatından bahsedebilmek için öncelikle makine kırılması hasarının varlığı gerekmekte olup, dava konusu olayda bu hasar mevcuttur.
Meydana gelen hasarın poliçede belirtilen 50.000,00 USD muafiyet sınırının altında kalması ile makine kırılmasına bağlı kar kaybı teminatının uygulanması arasında olumsuz bir ilişki söz konusu değildir. Hasarın teminat dışı kalıp kalmadığının incelenmesine gelince; meydana gelen hasar tarihleri, 11/02/2015 ve 22/02/2015 tarihleridir.
21/12/2011 tarihli tedarik sözleşmesi ile satın alınan tribünler için genel garanti süresi, kabul tarihinden 12 ay veya yükleme için hazır olmasından itibaren 14 ay (hangisi önce gelirse) olarak belirlenmiştir. Erenköy Gümrük Müdürlüğüne verilen gümrük beyannamesi tarihi 15/03/2013 tarihidir. Buna göre 14 aylık garanti süresi sonu, 15/05/2014 tarihidir.
Kabul tarihinden itibaren 12 ay süre süre ise Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının geçici kabul tutanağına göre 20/06/2014 tarihidir. Bu kabul tarihine göre ise garanti süresi sonu 20/06/2015 tarihidir. Tedarik sözleşmesinde hangisi daha önce gelirse açıklaması dikkate alındığında 15/05/2014 tarihi önceki tarih olmakla, garanti süresinin dolmasından sonra hasar meydana gelmiştir.
Bu bağlamda davalının hasarın, garanti ve bakım süresinde meydana gelmesi sebebi ile teminat dışı olduğu savunmasına itibar edilmeyerek davacının uğradığı kar kaybının poliçe kapsamında olduğu kabul edilerek davacının tazminat talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
6102 sayılı TTK'nin 1472/2 maddesindeki 'sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteaki ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinde sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.
Maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur' ve yine 1427/4 maddesindeki ' Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer' düzenlemeleri gereği, hasar ihbar tarihi olan 12/03/2015 tarihinden itibaren 45 gün ilavesi ile 26/04/2015 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; dava konusu dönem itibari ile ve 21 günlük muafiyet süresi de dikkate alınarak 48 günlük iş kaybı karşılığı hasılat kaybı toplam tutarı hesaplanmış, hesaplamada davalı tarafın sunduğu ekspertiz raporu esas alınarak davacı tarafça talep edilebilecek kar kaybı tazminatının 296.783,31 TL olduğu bildirilmiştir.
Davacı asıl davada haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL tazminat talep etmiş, daha sonra bakiye tazminat alacağı için icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen itirazın iptali davası açmıştır.
Mahkememizce yukarıda açıklanan gerekçeler ile davacının tazminat talebinde haklı olduğu kanaatine varılarak her iki davanın da kabulüne karar verilmiş, ayrıca dava konusu likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalı da itirazında haksız olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarlarının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Davalının istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dava yönünden 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan 242,60 TL başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden davalı tarafından ayrı ayrı alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 5.731,09 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 5.371,29 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 361/1. fıkrası gereğince asıl dava yönünden kesin, birleşen dava yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
31/05/2023
MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.
Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçlarının III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı", 1/e maddesinde "(değişik:5235/m.
52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E 2021/7367 K sayılı ilamında da ''...
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nın 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre
usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle , sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2020/1401, K. 2023/849, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama