KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Dosya no
- 2020/1879
- Karar no
- 2023/1552
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2016/228
- Karar no
- 2020/75
- Karar tarihi
- 29/01/2020
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
2.846 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin hali hazırda birçok hatta seferleri bulunan çok sayıda deniz otobüsü, hızlı feribot ve araba vapurunu bünyesinde bulundurduğunu, asıl işi deniz taşımacılığı olduğu için kamu hizmetinde işlerin kalite standartları düşürülmeden yürütülebilmesi amacı ile özelleştirme öncesi dönemde kamu işvereni statüsünde olduğu için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında temizlik hizmetleri alımına gidildiğini, bu kapsamda davacının davalılarla hizmet alımına ilişkin sözleşmeler imzaladığını,
davalı şirketlerin davacı şirkete belli bir hizmet vermeyi davacının da bu hizmet karşılığı belli bir ücret ödemeyi üstlendiğini, davalı şirket çalışanlarının işçilik alacaklarından dolayı açılan davalar nedeni ile davacının işçilik alacaklarını ödemek zorunda kaldığını, davalıların sözleşmesel sorumluluk kapsamında işçilerin ücretlerinden sorumlu olduklarını, davacı şirketin 18.03.2014 tarihinde 56.541,36 TL ve 21.10.2014 tarihinde 12.025,69 TL olmak üzere toplam 68.567,05 TL ödediğini, bu bedelden davalıların sorumlu olduğunu, davacının icra dosyasına yaptığı ödeme nedeni ile rücu hakkına sahip olduğunu,
sözleşme konusu işçilerin her türlü yasal haklarının ödemekle yükümlü olanların davalı şirketler olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının ödediği 68.567,05 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları nispetinde sınırlı olmak kaydı ile rucuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğu, davaya konu iş davası dosyalarında davacıları işe alan ve işten çıkaranın davacı olduğunu, dava safahatında dinlenen tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu, tazminattan davalıların sorumlu olmayacaklarını, idarenin hak ediş kayıtları, puantaj ve bordro kayıtlarından da görüldüğü üzere davalılara ödenmeyen fazla mesai ücretinden davalının sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
KİK kararı gereğince o yıllarda sözleşmenin süreli olması sebebi ile kullandırılmayan ve doğal olarak da davalılara ödenmeyen yıllık izin ücretinden de davalının sorumlu tutulamayacağını, davacı ile yazışma yapıldığı fakat netice alınamadığını, işçiye yıllık izin kullandırılmadığını, genel tatil ve resmi bayram ücretlerinin de rücuya konu edilmesinin haksız olduğunu, çalışmanın davacı yararına yapıldığını, işçiye ödenmek üzere herhangi bir ödeme yapılmadığını, 4734 sayılı KİK gereği tekli fiyatının içerisinde kıdem tazminatının konulmasının hukuken mümkün olmadığını,
bu halde yaklaşık maliyetten kat be kat uzaklaşılacağını ve teklif fiyatına öngörülmeyen kalemlerin teklif fiyata dahil edilmesinin söz konusu olacağını, teklif fiyatının içerisinde yer almayan bu bedellerin davacı şirket tarafından davalıya ödenmediği için davacı şirketin mükerrer bir ödeme yapmasının söz konusu olmadığını, ihaleli işlerde ihaleye katılan isteklerin karına %3 sözleşme giderinin öngörüldüğünü, bu %3 sözleşme giderinin rücu talebine konu alacakları rakamsal olarak karşılamasının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece ''... dava davacının açmış olduğu ihalenin sonucu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işçilik alacaklarına ilişkin açılan davalar sonucu verilen kararlara istinaden icra dairelerine yapılan ödemeler nedeniyle; çalıştırılan . tarafından Yalova İş Mahkemesinin 2010/91 dosyası nedeniyle ödenen 12.245,73TL, ... tarafından Yalova İş Mahkemesinin 2010/92 dosyası nedeniyle ödenen 15.158,01TL, ... tarafından Yalova İş Mahkemesinin 2010/89 dosyası nedeniyle ödenen 17.803,68TL, ... tarafından Yalova İş Mahkemesinin 2010/90 esas sayılı dosyası nedeniyle ödenen 11.333,94 TL ile,
21/10/2014 tarihinde bakiye dosya borcu için dosya alacaklılarının vekiline dava konusu icra dosyaları yönünden ödenen 12.025,69TL olmak üzere toplam 68.567,05TL ödemenin davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. Davacı tarafından ödenen icra takiplerinde davalı ... Koruma borçlu olup, diğer davalı ... Koruma taraf olmadığından davalı ... Koruma yönünden davanın reddi gerekmiştir. 4857 Sayılı İş Kanununun 2/7 maddesine göre.
"Bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.
Bu ilişkide asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." Yukarıdaki yasa maddesi gereği; davacı ...'nun işçi alacakları nedeniyle yaptığı ödemelerle ilgili sorumluluğu 4857 sayılı İş Kanununun 2.maddesi gereği müteselsil sorumluluktan kaynaklanıp, davalı alt işveren ...
Koruma ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu tartışmasızdır ve yaptığı ödemeler nedeniyle davalı ...'dan rücuen alacaklıdır. Birlikte sorumluluğun kapsamına ihbar, kıdem, kötüniyet tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta ve bayram tatili, yıllık izin ile parayla ölçülmesi mümkün menfaatlerden olan yemek ve yol yardımı gibi işçilik alacakları girmektedir.
Açıklanan gerekçe ile davacının ödediği bedellerin tümünü ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsile hakkı olup. 68.567,05TL.nin. 56.541,36 TL. sına 18/03/2014 tarihinden, 12.025,69TL sına 21/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek %10,50 ve değişen oranlarda işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, ... aleyhine açılan davanın reddine"ne dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davalı.... Şti. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; iş bu davaya konu işçilik alacağının hak sahiplerinin, iş akitleri süresince iş görme adına davacı taraftan almış olduğu fazla mesailerin davacı tarafın isteği doğrultusunda gerçekleştirildiği, fazla mesai ücretleri ile ilgili olarak herhangi bir ödemede bulunulmadığı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/31696 E. sayılı ilamında alt işverenin 1/2 oranında sorumlu olduğunun belirtildiği ve bu nedenle davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Şti. yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek bu yön itibariyle kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve iş mahkemesi ilamı gereğince, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. ... A.Ş. ile davalı ...
A.Ş. arasında düzenlenen 2009 yılı Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi'nde; sözleşme konusunun 1 kişi proje yöneticisi, 28 kişi vardiya amiri, 55 kişi Silahlı Güvenlik Görevlisi, 316 kişi Silahsız Güvenlik Görevlisi olmak üzere toplam 400 kişi ile 12 ay süreli özel güvenlik hizmet alımı işi olduğu, bu sözleşmenin birim fiyatı sözleşme olup, idare tarafından hazırlanan cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatları çarpımı sonucunda bulunan tutarlar toplamı olan 10.348.952,50 YTL +KDV bedel üzerinden sözleşmenin düzenlendiği,
4857 sayılı Kanunun 2/f.8. maddesi gereğince 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşme gereğince, yüklenicinin çalıştırdığı personelin, bu şekilde çalışmalarına dayanarak.
1-İdareye ait kadro ve pozisyonlara atanmaya, 2-İdarenin kurum ve ortaklarına ait işyerlerinin kadro ve pozisyonlarında çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenen her türlü mali haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya hak kazanamayacağı belirtilmiştir. ... A.Ş. Özel Güvenlik Hizmet Alımı İşi Teknik Şartnamesi'nin V. bölümünde yüklenicinin kendi personeline karşı sorumluları düzenlenmiştir.
Buna göre, yüklenici, ... A.Ş. Hizmetinde çalıştıracağı personelin sigorta, vergi v.b. tüm kesinti ve ödemelerini ilgili kurumlara muntazam olarak ödemekle sorumlu olduğu, yüklenicinin ... A.Ş. hizmetinde çalıştırdığı personelin ...
A.Ş. ile hiçbir hizmet ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle yüklenicinin İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Mevzuatı, ve 5188 sayılı kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü olduğu (5.7) belirtilmektedir. Dava dışı işçiler tarafından açılan Yalova İş Mahkemesi'nin 2010/89 E., 2020/90 E., 2020/91 E., 2020/92 E. sayılı dava dosyalarında, davalılar ... A.Ş ve ...
A.Ş. aleyhine açılan İşçilik ücretleri nedeni ile alacak davasında davanın kısmen kabulü ile fazla çalışma ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, yıllık ücreti izin alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. İş Hukuk Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişi heyet tarafından düzenlenen 11/09/2017 tarihli bilirkişi raporuna özetle.
Davacıya ait işyerinde ihaleyi alan şirketler zamanla değişmiş olsa da işçilerin çalışmasının kesintisiz ve aralıksız olarak devam etmesi nedeni ile devir ilişkisi söz konusu olup devralan işverenlerin 4857 sayı/ı yasanın 2/6 ve 6.maddelerine göre bir önceki işverenin borcundan sorumlu oldukları, işyerinde çalışan işçiler tarafından açılan davalar nedeni ile üst işveren konumundaki davacının ödemek zorunda kaldığı bedelleri ödeme tarihlerinden itibaren alt işveren konumunda olan davalıdan taraftar arasındaki sözleşmenin dosyaya sunulmamış olması nedeni ile Türk Borçlar Kanunu 167/1. maddesi gereğince rücu talep edebileceği,
sözleşmenin ibraz edilmesi halinde sözleşme maddelerinin ayrıca inceleneceği bu halde 168/1. maddesine göre davalının tamamından sorumlu olup olmadığı yönünde beyanda bulunulacağı, davacının icra dosyasına ödemek zorunda kaldığı bedelden 28.270,68 TL'sini davalılardan ... Hiz. Ltd. Şti.'nden 18.03.2014 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep edebileceği, davalı ... Hiz. Ltd. Şti.’nin herhangi bir sorumluluğuna rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda ise; davacının ödediği bedellerin tümünü davalıdan talep edebileceğinin kabulü halinde; davalı personellerinden kaynaklı ödediği bedellerinin tümünü. 18.03.2014 tarihinde ödenen 56.541,36 TL, 21.10.2014 tarihinde ödenen 12.025,69 TL olmak üzere davacının 68.567,05 TL davalı ...
Koruma'dan alacaklı olabileceğinin hesaplandığı, 68.567,05 TL asıl alacağına ödeme tarihleri ile 04.03.2016 dava tarihi arasında 14.000,94 TL işlemiş faiz talep edebileceği, buna göre TCMB verilerinden 04.03.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranı talep gibi %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 68.567,05 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, kök raporda dava dosyasına davacı ve davalılarca yapılan sözleşme bulunmadığından Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/37589, K. 2017/2683, T.
01.3.2017 kararına atıfta bulunarak faiz konusunun irdelenmesi, kök rapordaki Yargıtay Kararı çerçevesinde davacının ...'nın borçlusu olduğu icra takiplerinden kaynaklı 1/2 porsiyon hesabına göre.
18.03.2014 tarihinde ödenen 28.270,68 TL, 21.10.2014 tarihinde ödenen 6.012,84 TL olmak üzere davacının 34.283,52 TL davalı ...'dan alacaklı olabileceğinin hesaplandığı, 34.283,52 TL asıl alacağına ödeme tarihleri ile 04.03.2016 dava tarihi arasında 7.000,47 TL işlemiş faiz talep edebileceği, buna göre TCMB verilerinden 04.03.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranının talep gibi %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 34.283,52 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiğini raporlarında bildirmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 68.567,05 TL'nin davalı ... Şti.'nden tahsiline dair karar verilmiş olup, iş bu davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir.
Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.
İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.
Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.
Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği görülmüş olmakla emsal Yargıtay kararı dairemizce de hukuka uygun bulunarak önceki görüşünden dönülerek sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverinin sorumluluğuna gidilemeyeceğine karar verilmiştir.
Emsal karar, TBK'nin 167. maddesinde yer alan "... borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça ..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Yalova İş mahkemesi'nde görülen işçilik alacağı davalarında, davalının alt işveren, davacının ise üst işveren konumunda olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, dava dışı işçilere ödenen bedellerden, alt işveren davalı ... ... Şti.'nin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın sunduğu istinaf sebeplerinin incelenmesi: Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı aynı tarifenin 7/2 bendi "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, davanın husumet yönünden reddedildiği hallerde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca kendilerini yargılamada vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekmekte olup, mahkemece bu husunun gözardı edildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ...
Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı avukatının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir.
Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir.
İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2020/1879, K. 2023/1552, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama