KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2022
- Dosya no
- 2020/883
- Karar no
- 2022/953
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/03/2019
- Esas no
- 2018/378 Esas
- Karar no
- 2019/280
- Dava tarihi
- 11/04/2018
- Dava
- İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun, müvekkili kooperatifin 1888 nolu ortağı olup, kooperatif aidat bedellerini ödemediğini, ödenmeyen işbu aidat bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlunun takip konusu meblağı ödememiş ve 09/08/2017 tarihinde takibe karşı haksız olarak itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın yapı kooperatifi olduğunu, site işletmesi yapamayacağını, yönetim kurulunun yetkisiz olduğunu, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/424 Esas sayılı dosyası ile gündemin 8. Maddesinin iptal edildiğini, genel kurul tutanaklarının celp edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece '' Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı ...
Kooperatifi tarafından borçlu ...'ya yönelik 4.105,50 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.İddia, beyan, kooperatif kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre.
Davalının kooperatif ortağı olduğu, icra takibinden önce aidat yükümlülüklerini yerine getirdiği, 03.04.2016 tarihli Genel Kurula ait hazirun cetvelinde kayıtlı olduğu ve imzasının bulunduğu, başkaca dosyaya sunulan Genel Kurula ait hazirun cetveli bulunmadığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davalının aidat borcunun 1.1130,50 TL asıl alacak, 477,85 TL gecikme zammı olmak üzere 1.608,35 TL olduğu, raporun denetime elverişli olduğu, davalının sözkonusu aidat borcunu ödediğine dair dosyaya yansıyan bir belge ve delil bulunmadığı,
icra dosyasında takibe konu edilen miktarın Genel Kurul kararlarına uyulmadan hesaplandığı anlaşılmakla, bu haliyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı tarafın davalılar aleyhine yaptığı takipte faiz alacağı talebinde bulunduğu,
zira genel kurullarda kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan 3095 sayılı Kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2/1 maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının %100 fazlasını aşamayacağından davalıdan talep edilebilecek gecikme faizinin aylık %1.5 üzerinden hesap edilmesi gerekeceği, buna göre davacının icra takip tarihine kadar davalıdan talep edebileceği gecikme faiz alacağının ise 477,85 TL olacağı hesaplanmıştır" gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 1.130,50 TL asıl alacak ve 477,85 TL işlenmiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle aylık %1,5 üzerinden faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan 226,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine kararı verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerek Genel Kurul kararları gerekse müvekkili lehine delil vasfı taşıyan kanuni defterler ile sabit olduğu üzere takip konusu alacak bedelinin 5.266,19-TL olarak kabulü gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili talepli davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dayanağı olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; alacaklısının davacı ..., borçlusunun davalı ... olduğu, borç miktarının 5.266,19.-TL olduğu, borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, iş bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. fıkrasında, miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiştir.
Aynı yasanın, "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile, ek madde 1’de, 200’üncü, 201’inci, 341’inci, 362’inci ve 369’uncu maddelerdeki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması süreti ile uygulanacağı, ikinci fıkrada, 341’inci, 362’inci ve 369’uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı ifade edilmiştir.
İstinafa konu ilk derece mahkemesi kararının, davacı tarafından istinaf edilen kısmı, mahkemece reddedilen 3.657,84 TLdir. HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca dava değeri bakımından karar tarihi itibariyle geçerli olan kesinlik sınırı 4.400,00 TL olduğundan davacının istinaf talep hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu durumda, davacının kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, istinaf talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 352/1-b bendi gereğince miktar itibarı ile reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2020/883, K. 2022/953, 21 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama