KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2021/1905
- Karar no
- 2025/1230
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2019/1052
- Karar no
- 2021/286
- Dava tarihi
- 27/12/2019
- Karar tarihi
- 18/03/2021
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Gümrük Müşavirliği Hizmet bedelinden kaynaklı 67.000,00 TL borçtan dolayı Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, takipte tutarın içeriğinin ve hangi işin yapılması karşısında bu bedelin talep edildiğinin belirtilmediğini, müvekkili şirket ve yetkilisi ... tarafından alınan ve bedeli ödenmeyen bir hizmetin söz konusu olmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibinin iptalini, davalının %20 tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava, icra takibine konu edilen gümrük müşavirlik hizmet bedeli'nden dolayı borçlu olunmadığı iddiasıyla menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; uyuşmazlığın davalı takip alacaklısının davacıya gümrük müşavirlik hizmeti verip vermediği, bu nedenle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında olduğu, davacı tarafından davalı gümrükleme firmasına, Ankara 14. Noteri 01.06.2019 tarih ve ...
Yevmiye nolu vekâlet verdiği, davalının da iş bu vekalete binaen davacı yana gümrükleme hizmeti vermiş olduğu sabit halde olup, sözleşme bulunmadığının aksine iş bu vekalet ile taraflar arasında vekalete dayalı hizmet sözleşmesinin olduğu,
davalı tarafın 15.06.2019/IM115815-27.06.2014/IM125484-27.06.2019/IM124905-14.06.2019/IM115794-15.06.2016/IM115819-04.07.2019/IM130855 tarih sayılı serbest dolaşım giriş beyannamesi için hizmet ve ithalata dayalı davacı adına ödenmiş olduğu masrafların davacı yanın ödemekle yükümlü olduğu hizmet sözlemesi kapsamında davacı tarafından ibraz edilen 2019 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış noter tasdikinin mevcut olduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde, davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 10.06.2019 tarihli 97,10 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı,
31.12.2019 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan 31.843,28 TL alacaklı olduğu bu kapsamda davacının davalıya 35.156,72 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığı gerekçesiyle Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında başlatılan takipte davacının yalnızca 35.156,72-TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporun iddialarını destekler nitelikte olduğunu, alacaklı olduğunu kanıtlamak zorunda olan ve ispat yükü kendinde olan davalı tarafın icraya konu alacağını kanıtlayamadığını, süresinde olmayan davalı delil listesinde belirttilen icra dosyası münderecatında da alacağını ispata kâbil herhangi bir dayanak bulunmadığını, 16.02.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki kanaati destekleyecek ne davacı müvekkilinin ne de davalının ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını,
müvekkili şirketin tescil tarihi olan 13.02.2019 tarihinden sonra borcun sebebi olarak gösterilen gümrük müşavirliği hizmet bedeline ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalı yanın ticari defterlerindeki toplam 31.843,28 TL alacağın davacı şirket yetkilisi ... tarafından davalının Yapı ve Kredi Bankasındaki hesabına 20.06.2019 tarihinde 25.000,00 TL ve 17.07.2019 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 35.000,00 TL olarak yatırıldığını, bilirkişilerce bu ödemenin dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığı gibi 3.157,72 TL alacağı bulunduğunu belirterek,
kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, gümrük müşavirliği hizmet bedelinden kaynaklı icra takibi nedeniyle açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dairemizin 08/09/2021 Tarihli 2021/1115 E. 2021/828 K. sayılı geri çevirme kararı sonrası davalı vekilince katılma yoluyla istinaf başvurusu için yatırması gereken harçlara yönelik çıkarılan muhtıra verilen kesin sürede harçların yatırılmaması nedeniyle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.10.2021 tarihli davalı tarafın katılma yoluyla istinaf isteminin reddine dair karar verildiği, kararın davalı vekiline 13.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği,
davalı vekilince karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından yalnızca davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden dosya ele alınmıştır.Davaya konu Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti., borçlunun ise Zegem Ayakkabıcılık Sanayi Ticaret Ltd.
Şti. olduğu, 67.000,00 TL üzerinden 02.09.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde gümrük müşavirlik hizmet bedeli borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 05.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince talimat mahkemesi yoluyla davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme neticesinde mali müşavir bilirkişiden aldırılan 08.07.2020 tarihli raporda:"Davacı ...'nin 2019 yılında kurulduğu ve ana sözleşmesinin 13.02.2019 tarihinde tescil edildiği, Davacı tatafından ibraz edilen 2019 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış noter tasdikinin mevcut olduğu,
sahibi lehine delil teşkil ettiği, Davacının 2019 yılı yevmiye defterinin 2 sayfadan ibaret olduğu, defterin mevcut durumunun raporun inceleme kısmına aynen yansıtıldığı ve davacı yevmiye defterinde davalı adına açılan herhangi bir hesabın ve davalı alacağının bulunmadığı,..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince dış ticaret uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 16.02.2021 tarihli raporda:"...Dosya ekinde bulunan 6 adet Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi bulunduğu, beyannamenin 44 nolu hanesi incelendiğinde, davacı yanın davalı gümrükleme firmasına.
Ankara 14. Noterliği'nin 01.06.2019 tarih ve ... Yevmiye nolu vekalet verdiği, davalının da iş bu vekalete binaen davacı yana gümrükleme hizmeti vermiş olduğu sabit haldedir. Dolayısıyla davacı yanın sözleşme bulunmadığı ifadesinin aksine, iş bu vekalet ile taraflar arasında vekalete dayalı hizmet sözleşmesi olduğu görülmektedir.Dolayısıyla davalı ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. firmasının Dolaylı Temsilci sıfatı ile davacı adına hareketle hizmet verdiği.
15.06.2019/1M115815- 27.06.2014/1M125484- 27.06.2019/1M124905-14.06.2019/1M115794-15.06.2016/1M115819-04.07.2019/1M130855 tarih sayılı Serbest Dolaşıma Giriş beyannameleri için hizmet ve ithalata dayalı davacı adına ödemiş olduğu masrafları davacı yanın ödemekle yükümlü olacağı açık ve de nettir.Ancak dosya ekinde davalı gümrükleme firmasının davacı yana kesmiş olduğu hizmet faturası bulunmadığı, Mali İnceleme de tespit edildiği görülen ödemelerin yukarıda sıralanan ithalat beyannameleri kapsamında olduğu,
bu halde davalı yanın davacı adına yapmış olduğu ve ticari kayıtlarında 31.843,28 TL davalı yanın alacaklı olduğu tespit edilmiştir...Davalı taraftan ticari defterlerine kayıt ettiği 31.843,28 TL tutarındaki alacağa ilişkin belge ve bilgilerin talep edildiği, buna istinaden davalı tarafın banka hesap hareketlerini yolladığı, banka kayıtlarında her bir hesap/banka hareketinin açıklamalı olduğu, davacı tarafın unvanı ile birlikte işlemlerin detayının belirtildiği,
Davalı tarafından dosya muhteviyatına takip konusu hizmet bedeline ilişkin herhangi bir fatura sunulmadığı ve ticari defterlerde herhangi bir fatura kayıtlı olmadığı,.." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Somut olayda, taraf defterlerinin borç ve alacak kayıtları konusunda birbiri ile uyuşmadığı, dava konusu icra takibindeki gümrük müşavirlik hizmet bedeli borcun sebebine göre iş bu menfi tespit davasında ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu,
bilirkişi heyeti raporundaki davalı şirketin davacı şirket için 6 ayrı serbest dolaşıma giriş beyannameleri için verdiği hizmet kapsamında 31.843,28 TL alacaklı olduğuna yönelik tespitin itibar edilebilir olduğu anlaşılmakla bu miktar yönünden davalı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde "müvekkil şirket ve yetkilisi ...'in banka kayıtları" delil olarak dayanıldığı, bilirkişi raporuna karşı sunduğu 03.03.2021 tarihli itiraz dilekçesinde de şirket yetkilisi ...'in davalı şirkete 35.000,00 TL ödeme yaptığı bildirilerek 20.06.2019 tarihli 25.000,00 TL ve 17.07.2019 tarihli 10.000,00 TL bedelli banka dekont suretlerinin sunulduğu, dekontlarda "emanet" açıklamasının yer aldığı,
davalı şirkete ait muavin defter kayıtlarının yer aldığı bilirkişi raporunun 2. sayfasındaki tabloya göre de davacı şirkete yansıtılan borç kayıtlarının 20.06.2019-20.07.2019 tarihleri arasında gerçekleştiği, dekontlarda yer alan ...'in bu tarihlerde davacı şirket yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın dava dilekçesinde delil olarak dayandığı hususa ilişkin ödeme iddiasına tahkikat aşamasında dayanabileceği de gözetildiğinde davacı vekilinin sunduğu dekontlar ile ilgili banka kayıtlarının getirtilmeden,
gerekiyorsa bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmadan ve de netice olarak gerekçeli kararda bu hususta değerlendirme yapılmadan hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.Mahkemece yapılacak iş davacı vekilinin sunduğu 20.06.2019 tarihli 25.000,00 TL ve 17.07.2019 tarihli 10.000,00 TL bedelli para gönderme işlemlerine ait banka kayıtlarının getirtilmesi ve HMK'nın 31. maddesi uyarınca davalı vekilinin bu konuda beyanlarının alınmasından sonra gerekiyorsa bilirkişi heyetinde ek rapor da alınarak,
davacı şirket yetkilisi ...'in davacı şirket adına davalı şirkete ödeme yapıp yapmadığının tespit edilerek hüküm tesis edilmesinden ibarettir.Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemenin 2019/1052 E. 2021/286 K. sayılı 18/03/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/1905, K. 2025/1230, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama