İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/9 K.2024/69

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/9Karar2024/69Tarih17 Ocak 2024Okuma15 dk · 2.900 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Ocak 2024
Dosya no
2021/9
Karar no
2024/69
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL AND 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/09/2020
Esas no
2017/568
Karar no
2020/388
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
17/05/2017
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.900 kelime·15 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil ile Davalı Şirket arasında akdedilen 15.08.2015 Tarihli Çamaşır Yıkama Sözleşmesi gereğince, müvekkil Şirketin Sözleşme gereği üstlenmiş olduğu sorumluluklarını yerine getirdiğini, davalı şirketin yıkanan ve teslim edilen çamaşırların yıkama bedellerini fatura ettiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine İst. And. ....İcra Md.'nün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili, Görev, Yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak, haksız açılan davanın reddine, İlk İtiraz ve esas hakkında cevap verme hakları saklı tutularak davaya ilişkin cevap ve delillerini sunmak üzere 1 Aylık ek süre verilmesini talep etmiş, verilen süreye rağman başkaca cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "19.08.2019 Tarihli KÖK Raporda belirtildiği üzere, Davalı Şirketin 29.04.2016 Tarihli, ..., 2.018,94 TL Tutarlı Banka Ödemesini Davacı Şirkete yaptığını İspatlamış olması nedeniyle Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talep edebileceği Asıl Alacağının 9.797,25 TL olabileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Davalının İstanbul Anadolu ...

İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 9.797,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 9.75 avans faiz uygulanmasına, İİK 67/2 maddesi gereğince davalının 9.797,25 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Bilirkişi, itiraza konu raporu, yalnızca davacı tarafın ticari defter ve belgelerine dayanarak hazırlamıştır. Bu raporun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Müvekkil firmanın ticari defter ve kayıtları sunulamamıştır. Ayrıca kesin süre de verilmemiştir.

Celse talikine neden olmadan Sayın Mahkemenizden müvekkil firmanın defter ve kayıtlarını yerinde inceleme şeklinde sunmamızı müteakiben ek bir rapor alınmasını talep etmekteyiz. Zira sadece davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına dayanarak tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün değildir.

Müvekkil firmanın defter ve kayıtları da incelenmeli, ticari defterlerinde mevcut olup, davacının ticari defterlerinde mevcut olmayan cari hesap hareketlerinden kaynaklı borç tutarı olup olmadığı tespit edilmeli ve buna göre hüküm tesis edilmelidir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, taraflar arasında imzalanan çamaşır yıkama sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ...

İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davacı tarafından davalı hakkında 11.360,90 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 10/04/2017 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin davalı vekili tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde dava açılmıştır. Takibin dayanağı faturalar.

07.11.2016 tarihli ... sayılı 1.056,62.-TL’lik, 31.10.2016 tarihli ... sayılı 730,31.-TL’lik, 28.10.2016 tarihli ... sayılı 1.820,95.-TL’lik, 21.10.2016 tarihli ... sayılı 1.970,25.-TL’lik, 14.10.2016 tarihli ... sayılı 1.975,25.-TL’lik, 30.09.2016 tarihli ... sayılı 178,39.-TL’lik, 28.09.2016 tarihli ... sayılı 1.922,21.-TL’lik , 21.09.2016 tarihli ... sayılı 1.706,92.-TL’lik 8 adet faturadır.Mahkemece her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için alınan raporda; ''Davacının 31.12.2016 tarihi itibariyle davalı şirketten 12.872,81 TL, icra takip tarihi(11.04.2017) itibariyle 11.360,90 TL tutarında kayden alacaklı bulunduğu,

anlaşılmıştır. takip borçlusu-davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait mübrez tıcarı defter kayıtlarına göre takip alacaklısı-davacı şirketin takip borçlusu-davalı şirketten kayden. 31.12.2015 tarihi itibariyle 14.151,51 TL, 31.12.2016 tarihi itibariyle 6.720,16 TL, 11.04.2017 tarihi itibariyle 0,00 TL, alacaklı bulunduğu, takip borçlusu-davalı şirketin kayıtlarında, takip alacaklısı-davacı şirketçe kanuni takibe tutulan (8) adet faturasından.

29.10.2015/ ... nolu 730,31 TL bedelli yıkama bedeli konulu, 01.10.2015/ ... nolu 1.056,62 TL bedelli yıkama bedeli konulu, olmak üzere toplam 1.786,93 TL bedelli (2) adet yıkama faturasının takip borçlusu- davalı şirketin kayıtlarında yer almadığı,Takip borçlusu-davalı şirketin, 31.12.2015/... nolu 362,71 TL, 30.10.2016/... nolu 834,04 TL, 31.12.2016/... nolu 2.243,04 TL olmak üzere toplam 3.439,79 TL tutarındaki (3) adet iade faturasının TTK.m.21/2hükmüne göre takip alacaklısı-davacıya tebliğinin ispata muhtaç bulunduğu,

Takip borçlusu-davalı şirketin, aşağıda belirtilen (2) adet mahsup fişi ile takip alacaklısı-davacının borcuna kaydettiği. 31.12.2015/... 1.792,311TL, 15.12.2017/...

1.375,00 TL Toplam 3.167,31TL nın, Takip alacaklısı-davacı şirketin kabulünde olduğunu gösteren, takip alacaklısı-davacı imzalı herhangi bir belgenin (TTK.m.21/3 teyit mektubu) dosyaya sunulmamış bulunduğu anlaşılmıştır.Takip borçlusu-davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi (11.04.2017) itibariyle mevcut 6.720,16 TL tutarındaki borcuna, Takip alacaklısı-davacıya kesip de tebliğ etmediği toplam 3.439,79 TL ve Takip alacaklısı-davacının borcuna resen ve mahsup fişi ile kaydettiği 3.167,31TL olmak üzere toplam 6.607,10'TL nın,

ilave edilmesi,Takip konusu yıkama bedeli konulu toplam 1.786,93 TL bedelli (2) adet davacı faturasının takip borçlusu-davalı şirkete tebliği (TTK.m.21/2) ispata muhtaç olmakla 1.786,93 TL'nın davalının borcundan düşülmesi gerekmekle, Takip alacaklısı-davacının, takip borçlusu-davalıdan takip tarihi (11.04.2017) itibariyle (6.720,16TL + 6.607,10TL - 1.786,93TL) 11.540,33 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği, anlaşılmıştır.''Taraf itirazları üzerine başka bir mali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle.

Davacı Şirketin Takip/Dava Tarihi itibarıyla Davalı Şirketten Faturalara Dayalı Açık C/H Bakiyesinden Kaynaklanan 12.872,81 TL ASIL ALACAĞI bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf defter ibraz etmemiştir. Sayın Bilirkişi tarafından Rapor ekinde dosyaya kazandırılan Davacı ve Davalı Şirket Muavin Hesap Ekstreleri karşılaştırmalı olarak incelendiğinde.

Tarafların 2015 Yılı Sonu itibarıyla 14.151,51 TL / 14.151,52 TL (0,01 TL) kuruş Farkıyla Mutabık oldukları, Ancak 2016 Yılında gerçekleşen Kayıtlar sonucunda, DAVACI ŞİRKET Ticari Defter Kayıtlarında, Davacı Şirketin 31.12.2016 Tarihi itibarıyla Davalı Şirketten 12.872,81 TL ASIL Alacaklı durumda bulunduğu, Takip /Dava Tarihinde de aynı bakiyenin değişikliğe uğramadığı, DAVALI ŞİRKET Ticari Defter Kayıtlarında, Davacı Şirketin 31.12.2016 Tarihi itibarıyla Davalı Şirketten 6.720,16 TL ASIL Alacaklı durumda bulunduğu, Takip/Dava Tarihinde de aynı bakiyenin değişikliğe uğramadığı,

Dolayısıyla Taraflar arasında Ticari Kayıtları itibarıyla Takip/Dava Tarihinde (12.872,81 TL - 6.720,16 TLz) 6.152,65 TL Mutabakatsızlık bulunduğu tespit edilmiştir.

Taraflar Ticari Kayıtları itibarıyla 2015 Yılı sonunda 14,151,52 TL/14.151,51 TL(0,01 TL Farkla/Kuruş Farkıyla) Mutabık oldukları halde, Sayın Bilirkişi” nin 2015 Yılı içinde 31.12.2015 Tarihinde yapılan tarafların mutabık oldukları anlaşılan Devir Bakiyesine etki etmeyen 1.792,31 TL Mahsup İşlemini gereksiz yere sorgulayarak Sonuca tesir edecek şekilde değerlendirmiş olup, Gerek 2015 Yılında tarafların mutabık oldukları 1.792,31 TL/ nin, gerekse hem takip,

hem de dava tarihi sonrası işlem olan 1.375,00 TL' nin Sonuca etkili olacak şekilde Bilirkişi Raporunda sehven hatalı yapıldığını düşündüğümüz değerlendirmeleri nedeniyle Bilirkişi Raporuna İtibar edilemeyeceği, takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu, Yukarıda yer verilen Mutabakatsızlık kalemleri tek tek irdelendiğinde.

1- Davacı Şirket Kayıtlarında yer alan, ancak Davalı Şirket kayıtlarında yer almadığı tespit edilen, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenmiş, 07.11.2016 Düzenleme/kayıt Tarihli, ... Nolu, KDV Dâhil 1.056,62 TL Hizmet Satış Faturası.

Dosyada Örneği mübrez işbu Fatura incelendiğinde, Fatura içeriği Hizmetlerin Davalı Şirkete verildiğine ve Faturanın davalı Şirkete Tebliğ edildiğine dair herhangi bir Teslim/Tebliğ Şerhine ve/veya Teslim Şerhi ihtiva eden bir Sevk İrsaliyesine rastlanılmamış olup, İspat yükü altında olan Davacı Şirketin işbu Fatura içeriği hizmetleri davalı şirkete verdiğini ve faturayı davalı şirkete tebliğ ettiğini dosyada mübrez deliller çerçevesinde kanıtlayamadığı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.

2-Davalı Şirket Kayıtlarında yer alan, ancak Davacı Şirket kayıtlarında yer almadığı tespit edilen, Davalı Şirketçe Davacı Şirket adına düzenlenmiş, 30.10.2016 Düzenleme/Kayıt tarihli, ... Nolu, KDV Dâhil 834,04 TL Tutarlı ve 31.12.2016 Düzenleme/Kayıt tarihli, ...

Nolu, KDV Dâhil 2.243,04 TL Tutarlı Hizmet/Satınalma İade Faturaları: Mutabakatsızlığa Konu 2 Adet Hizmet İade Faturasının Düzenlenme gerekçelerinin ve Davacı Şirkete tebliğinin İspat yükü üzerinde olan Davalı Şirketçe İspata Muhtaç olduğu,

Dosya kapsamı incelendiğinde Mutabakatsızlık konusu 2 Adet Hizmet İade faturasının davacı şirket aleyhine Borç Külfeti getirebileceği ve/veya İade Faturalarının haklı nedenlerle düzenlendiğini ispata elverişli herhangi bir hukuki nitelikli belgenin davalı şirketçe dosyaya sunulmadığı görülmekle, davalı şirketçe tek taraflı olarak düzenlenmiş ve davacı şirket aleyhine kayıt edilmiş olan işbu 2 Adet İade Faturasının haklı nedenlerle düzenlendiğinin kanıtlanamamış olmaları gerekçesiyle,

takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere Davacı Şirket aleyhine Borç Yükü getiremeyeceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.3-Davalı Şirketçe Davacı Şirkete 29.04.2016 Tarihinde ..(...

Bankası) Vasıtasıyla Gönderildiği iddia olunan ve Davalı Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunan 2.018,94 TL Havale Bedeli: Davalı Şirketin Ticari defterlerinde kayıtlı olan bu Banka ödemesinin ispat yükü üzerinde olan Davalı Şirketçe kanıtlanmaya ihtiyacı olduğu, Yukarıda yer verdiğimiz Tespit ve Açıklamalarımız Muvacehesinde.

Davacı Şirketin 11.360,90 TL ASIL Alacak üzerinden taleple Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında, Davalı Şirketin 29.04.2016 Tarihli, ..., 2.018,94 TL Banka Havale Ödemesinin Davacı Şirkete yapıldığını İspatlaması halinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talep edebileceği Asıl Alacağının, Ekstrede yer alan 12.872,81 TL Alacaktan, Fatura İçeriği Hizmetin verildiği kanıtlanamayan 07.11.2016 Tarihli, ...

Nolu, 1.056,62 TL Hizmet Satış Faturası ile Davalı Şirketçe yapılan ancak davacı şirket kayıtlarında yer almayan 2.018,94 TL Banka Havale ödemesinin Mahsubu sonucunda (12.872,81 TL - 1.056,62 TL-2.018,94 TL) 9.797,25 TL olabileceği, Davalı Şirketin 29.04.2016 Tarihli, ..., 2.018,94 TL Banka Havale Ödemesinin Davacı Şirkete yapıldığını İspatlayamaması halinde ise, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talep edebileceği Asıl Alacağının (12.872,81 TL - 1.056,62 TL -) 11.816,19 TL olabileceği,

Davacı Şirketin Talebinin 11.360,90 TL olması ve Taleple bağlılık İlkesi gereği Davacının Alacağının talebi gibi 11.360,90 TL olabileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; itirazın kısmen iptali ile, takibin 9.797,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 9.75 avans faiz uygulanmasına, İİK 67/2 maddesi gereğince davalının 9.797,25 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, karar verilmiş, karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.

İstinaf itirazlarının incelenmesine gelince;6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere.

Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir.

Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.

Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir.

Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur.

Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya.

Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;

borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi,

şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14/01/2020 tarihli 2019/1984 E. 2020/62 K. sayılı ilamı; "..Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davalı aşamalardaki beyanları ile akdi ilişkinin varlığını kabul etmiştir.

Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, itiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.

Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. Somut olayda davacı tarafından düzenlenen ve takibe dayanak yapılan faturanın ihtarname ekinde davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafından faturaya yasal süresinde itiraz edildiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda fatura içeriğinin kesinleştiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi ve istinaf başvurusunun reddi doğru olmamış davalı yararına bozulması gerekmiştir." şeklindedir. Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesine göre; fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.

Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine göre; fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.

6102 sayılı TTK 21. maddesi uyarınca ise; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut olayda; takibe konu (8) adet faturadan.

31.10.2016/ 735489 nolu 730,31 TL bedelli yıkama bedeli konulu, 0.11.2016/ 735516 nolu 1.056,62 TL bedelli yıkama bedeli konulu, toplam 1.786,93 TL bedelli (2) adet yıkama faturasının takip borçlusu- davalı şirketin kayıtlarında yer almadığı sabittir, davacı alacaklının bu faturaları davalıya teslim ettiğine dair belge mevcut değildir.

Diğer 6 adet fatura (toplam 9.573,97 TL) davalı borçlu defterlerinde kayıtlıdır, davalı taraf 30.10.2016/... nolu 834,04 TL, 31.12.2016/... nolu 2.243,04 TL olmak üzere toplam 3.0777,44 TL bedelli 2 adet iade faturası düzenlemiş ise de, iade faturalarının hangi faturalara ilişkin olduğu, süresinde düzenlenip davacı tarafa teslim edildiği hususları davalı tarafça ispatlanamamıştır.

Davalının sunduğu 27/12/2017 tarihli posta alındısı belgesinin içeriği belli olmadığından ispata elverişli değildir. Davalının süresinden sonra düzenlediği iade faturaları alacağın varlığını etkilemez. Sonuç olarak yukarıda belirtilen içtihatlar dikkate alındığında, davacının alacak miktarı davalının defterlerinde kayıtlı olan faturalar toplamı olan 9.573,97 TL'dir.

Her ne kadar davalı taraf, defterlerinin incelenmediğini ileri sürmüş ise de; ilk raporda davalının ticari defterleri incelenmiş, ikinci raporda da bu inceleme denetlenmiştir. Davalının banka aracılığı ile yaptığı ödeme, takibe konu fatura tarihlerinden önce yapıldığından, borçtan mahsup edilmemesi gerekmektedir.

Mahkemece hesaplama hatası yapılarak hüküm kurulmuştur.HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/568 E. 2020/388 K. sayılı 23/09/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, a-Davalının İstanbul Anadolu ...

İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 9.573,97 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9.75 avans faiz uygulanmasına,b- İİK 67/2 maddesi gereğince 9.573,97 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 654,00 TL harçtan peşin yatırılan 194,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 459,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir

kaydına,b-Davacının yapmış olduğu 230,02 TL (Peşin, başvuru ve vekalet harcı), 1.116,60 TL tebligat ve yazışma gideri toplam 1.346,62 TL yargılama giderinden, kabul red oranına göre 1.134,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 9.573,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç- Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 1.786,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

d-Davalı tarafça yapılmış 800,00 TL yargılama giderinden red edilen kısma isabet eden 125,84 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,4-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Davalı tarafça yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından,

davalı tarafından yatırılan 168,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 259,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Davalı tarafça sarf edilen 365,10 TL (harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,

SONUÇ / HÜKÜM

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/01/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/9, K. 2024/69, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9
Karar No
2024/69
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/11 K.2024/71
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/11 K.2024/116
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/13 K.2024/103
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/13 K.2024/25
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/14 K.2024/107
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/17 K.2024/117

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.