İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2023/1278 K.2023/1233

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2023/1278Karar2023/1233Tarih13 Eylül 2023Okuma11 dk · 2.122 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Eylül 2023
Dosya no
2023/1278
Karar no
2023/1233
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2021/382
Karar no
2023/330
Karar tarihi
12/04/2023
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.122 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin bilgisayar programlama, yazılım, bakım ve destek hizmeti ve donanım ürünlerinin parça dahil donanım bakım hizmeti sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, davalı taraf ile imzalamış oldukları sözleşmeler uyarınca üzerine düşen tüm sözleşmesel edimleri yerine getirdiğini, cari hesap ilişkisi çerçesinde ifa edilen hizmet ve donanım parça satış bedelleri nedeniyle doğan alacakların müvekkili tarafından faturalandırılıp davalı yana tebliğ edildiğini, davalı borçlunun 18.124,56 TL tutarındaki borcu ödemeyerek icra takibine de itiraz ettiğini, izah edilen nedenler ile davalının İstanbul ....

İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/853 E. 2018/69 K. sayılı 24/01/2018 tarihli kararı ile; "...Her ne kadar davacı taraf davalı ile aralarında akdedilen sözleşmeler kapsamında fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini talep etmiş ise de, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunması ve alacağın davacı defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına hizmet verildiği ve fatura bedellerinin hak edildiği anlamına gelmediği, fatura konusu hizmetin davalıya sunulduğu hususunda ispat külfetinin iddia sahibi davacı üzerinde bulunduğu,

bu amaçla davacıya HMK 145 gereği hizmetin sunulduğuna ilişkin delillerini sunmak üzere ayrıca süre verilmesine rağmen fatura konusu hizmetin sunulduğu, faturaların davalıya tebliğ edildiği hususu ispat edilemediğinden davacı tarafın yemin deliline dayanmadığı da dikkate alınarak sübut bulmayan davanın reddine..." karar verilmiştir.Dairemizin 28/04/2021 tarihli 2020/201 E. 2021/478 K sayılı kararı ile; "...Somut dosyada, faturaların tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanamamış ise de, sözleşme konusu hizmetin verildiğine dair bir kısım kayıtlar sunulmuş olup, bu kayıtların incelenmesi teknik bilgi gerektirdiğinden,

uzman bilirkişi aracılığı ile bilgisayar kayıtlarında inceleme yaptırılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Taraflar arasında parça dahil donanım bakım sözleşmesi adı altında iki sözleşme, yazılım bakım ve destek sözleşmesi adı altında üç sözleşme, satış sözleşmesi adı altında iki sözleşme imzalanmış olup, sözleşmelerin hangi tarihlerde imzalandığı, faturaların hangi sözleşme kapsamında verilen hizmete ilişkin olduğu belli değildir.

Yine dosyaya sunulan sözlemelerin eksik olduğu, sonraki sayfalarındaki madde numaralarının uyumlu olmadığı tespit edilmiştir.

Davacı vekiline taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmeleri dosyaya sunması ve yukarıda belirtilen hususlara ilişkin açıklama yapması için süre verilmesi, yapılacak açıklama uyarınca bilgisayar/yazılım mühendisi bir bilirkişiden, bilgisayar kayıtlarında inceleme yaptırılarak, hizmetin verilip verilmediği, sözleşme hükümleri ve fatura içeriği ile verilen hizmetin uyumlu olup olmadığı yönünde rapor alınması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile,

eksik inceleme neticesinde verilen hükmün 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." karar verilmiştir.Kaldırma kararının ardından mahkemece yapılan yargılama neticesinde 12/04/2023 tarihli kararı ile; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, istinaf ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;

davaya konu tüm sözleşmeler dosya arasında alındıktan sonra bilgisayar / yazılım mühendisi bir bilirkişiden, bilgisayar kayıtlarında inceleme yaptırılarak alınan 23/09/2022 tarihli biilirkişi raprorunda, davacının bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı tarafından dava dosyasına sunulan 7 adet sözleşmedeki belirtilen ürün ve hizmetin verildiği, ayrıca sözleşme hükümleri ve fatura içeriği ile verilen hizmetin uygun olduğunun tespit edilmesi karşısında; davacının sözleşmelere konu hizmetin verdiği ve sözleşme hükümleri ve fatura içeriği ile verilen hizmetin uyumlu olduğunun anlaşıldığı,

taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmeleri kapsamında açık hesap usulü işleyen cari hesaba konu faturalardaki hizmetin davacı tarafından davalı şirkete verilmesi nedeniyle davacının bu suretle davasını usulünce ispatladığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle.

Hizmet ilişkisinin varlığı iddiasının ve kesilen faturaların hangi hizmet ilişkisine dayandığının davacı tarafça net bir biçimde ortaya konamadığını, faturaların tebliğ edildiği ve fatura konusu bedellerin hak edildiğine ilişkin ispat külfeti davacı üzerinde olup anılan hususların ispatlanamadığını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, yine alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve gerekçesiz olarak tanzim edildiğini,

raporda yer aldığı üzere yapılan incelemede sair donanımların bilgisayarlarda mevcut olmasının bunların davacı yanca verilen hizmete ilişkin olduğunu göstermediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme.

6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmeleri kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyasında, davacı tarafından, davalı aleyhinde 18.124,56 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle 09/07/2015 tarihinde takip başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap, faturalar, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin gösterildiği, ödeme emrinin 13/07/2015 tarihinde tebliği üzerine davalı tarafından 14/07/2015 tarihinde takibe itiraz edildiği, davanın İİK 67.maddesi uyarınca bir yıllık yasal süre içerisinde 25/08/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Kaldırma kararından önce mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığı, davacı şirket defterleri üzerinde yapılan incelemede, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,

davacının kendi kayıt ve defterlerine göre davalıdan 18.124,56 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından, faturaların davalı şirkete kargo yolu ile tebliğ edildiğine dair bir kısım kayıtlar sunulmuş ise de kargo teslim kayıtları, kargo içeriğinin belli olmaması nedeniyle faturaların tebliğ ve teslim edildiğine ilişkin ispata elverişli değildir.

Dairemizin kaldırma kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere faturaların tebliğ edildiği ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu hususları tespit edilmediğinden, hizmetin verildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir.

Dairemizin kaldırma kararı uyarınca davacı vekili tarafından, davalı şirket kaşe ve imzasının yer aldığı parça dahil donanım bakım sözleşmesi adı altında iki sözleşme, yazılım bakım ve destek sözleşmesi adı altında üç sözleşme, satış sözleşmesi adı altında iki sözleşme ibraz edilmiş, davacı vekili tarafından gerekli açıklamalar yapılmış ve dava konusu hizmetin verilip verilmediği hususunda bilişim uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır.

Bilirkişi raporunda özetle; -Taraflar arasında 24/02/2014 tarihinde imzalanan ... parça dahil donanım bakım sözleşmesine ilişkin ürünlerin davalı şirkete ait tesise 28/04/2014 tarihinde kurulduğu, sözleşme konusu hizmetler ile faturaların uyumlu olduğu, -Taraflar arasında 24/02/2014 tarihinde imzalanan ... yazılım bakım ve destek sözleşmesine ilişkin ürünlerin davalı şirkete ait tesise 28/04/2014 tarihinde kurulduğu, sözleşme konusu hizmetler ile faturaların uyumlu olduğu, -Taraflar arasında imzalanan ... parça dahil donanım bakım sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01/01/2010 olduğu, sözleşme konusu hizmetler ile faturaların uyumlu olduğu,

-Taraflar arasında 24/02/2014 tarihinde imzalanan ... yazılım bakım ve destek sözleşmesine ilişkin ürünlerin davalı şirkete ait tesise 28/04/2014 tarihinde kurulduğu, sözleşme konusu hizmetler ile faturaların uyumlu olduğu, -Taraflar arasında imzalanan ... no.lu sözleşmenin başlangıç tarihinin 01/01/2010 olduğu, sözleşme konusu hizmetler ile faturaların uyumlu olduğu, -Taraflar arasında ... no.lu satış sözleşmesinin 02/04/2014 tarihinde imzalandığı, sözleşme uyarınca satış ve kurulum hizmeti verildiği, -Taraflar arasında ... no.lu satış sözleşmesinin 14/03/2014 tarihinde imzalandığı, sözleşme uyarınca satış ve kurulum hizmeti verildiği,

Yapılan incelemeler uyarınca sözleşmelere konu ürün ve hizmetlerin davalıya verildiği, bu hususta taraflar arasında mail kayıtlarının olduğu ve faturalarda açıklanan hizmetlerin sözleşmelere ilişkin olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Alınan bilirkişi raporu uyarınca, sözleşmeye dayanan ve faturalara konu edilen hizmetin davalı tarafa verildiği ancak hizmet bedellerinin ödenmediği tespit edilmekle, davacının takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğu ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

İİK'nın 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır.

İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.

Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.

Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.

(HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı)Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29/03/2023 tarihli 2022/6-1019 E. 2023/267 K. sayılı ilamında bu husus; "...Likid alacak bakımından aranan “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olması; bu bağlamda alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmaması,

diğer bir anlatımla borçlunun, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması” ölçütü birçok tartışmayı sona erdirmekle beraber, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin, alacağın likid olup olmadığı ile ilgili başlı başına bir kıstas olarak kabul edilmesi de doğru değildir.

Çünkü mahkeme uygulamasında “hesap işi”, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerden olduğundan borçlunun, kendi başına hesaplayabilecek durumda olduğu asıl alacak ve temerrüt faizine itiraz etmesi hâlinde, mahkemenin, alacaklının alacağının miktarını, bizzat tespit etmeyip bilirkişi vasıtasıyla belirleyeceğinden, likid olan bir alacağın sırf bilirkişi incelemesi yapıldığı gerekçesi ile likid sayılmaması doğru olmayacaktır (Hukuk Genel Kurulunun 17.10.2012 tarihli ve 2012/9-838 Esas, 2012/715 Karar sayılı kararı)." şeklinde açıklanmıştır.Somut olayda;

davacı tarafça verilen hizmetlere karşılık düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediği, alacağın sözleşmeye dayalı ve likit olduğu anlaşılmakla, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir.

Dairemizin kaldırma kararı gereğince yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi tarafndan verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir hususun da bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir.

Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir.

İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 489,00 TL'den mahsubu ile bakiye 219,15 TL'nin istemi halinde davalı tarafa ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu " belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği , (1) Sayılı Tarife Yargı Harçlarının III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde " (değişik:5235/m.

52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E 2021/7367 K sayılı ilamında da ''......

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nın 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre

SONUÇ / HÜKÜM

usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına ''dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2023/1278, K. 2023/1233, 13 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1278
Karar No
2023/1233
Tarih
13 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1278 K.2023/1136
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1279 K.2023/1361
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1279 K.2023/1186
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1280 K.2023/1355
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1281 K.2023/1349
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1282 K.2023/981

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.